Close Menu
Siyasi HaberSiyasi Haber

    Subscribe to Updates

    Get the latest creative news from FooBar about art, design and business.

    What's Hot

    Şili’de kaybolanları arama planı personelinin işten çıkarılması protesto edildi

    9 Nisan 2026

    Halk TV’de işten çıkarmalar ve mobbing iddiaları tartışma yarattı

    9 Nisan 2026

    Lübnan’da İsrail saldırıları devam ediyor: 254 ölü, 1165 yaralı

    9 Nisan 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    • Güncel
      • Ekonomi
      • Politika
      • Dış Haberler
        • Dünya
      • Emek
      • Kadın
      • LGBTİ+
      • Gençlik
      • Ekoloji ve Kent
      • Haklar ve özgürlükler
        • Halklar ve İnançlar
        • Göçmen
        • Çocuk
        • Engelli Hakları
      • Yaşam
        • Eğitim
        • Sağlık
        • Kültür Sanat
        • Bilim Teknoloji
    • Yazılar

      KSK70’te “toplumsal cinsiyet” krizi

      7 Nisan 2026

      Yapay zekâ: Kapitalizmin ihyası mı sonu mu?

      2 Nisan 2026

      Fedakârlık değil hak ihlali: Engelli politikalarında devletin geri çekilişi

      28 Mart 2026

      COP neyi başaramadı ve kapitalizmde yeşil dönüşüm mümkün mü?

      27 Mart 2026

      Eğitim kimin için ve ne için?

      26 Mart 2026
    • Seçtiklerimiz

      ABD-İran savaşı içeride baskı bahanesi

      7 Nisan 2026

      Yeni bir yol yapmak

      1 Nisan 2026

      İşsiz gençler, çalışan emekliler!

      30 Mart 2026

      İran savaşında gerçekliği kavramak, gerçekliği fiyatlamak

      30 Mart 2026

      Tarihimiz ve hakikat-sonrasının açmazları

      23 Mart 2026
    • Röportaj/Söyleşiler

      ABD-İran savaşı içeride baskı bahanesi

      7 Nisan 2026

      Newroz, Akitu ve Paskalya: Mezopotamya’nın kadim bayramları yeniden sahipleniliyor

      5 Nisan 2026

      Dr. Levent Koşar: ‘İşçi sağlığı bir sağlık sorunu değil, sınıf mücadelesi sorunudur!’

      1 Nisan 2026

      Gazze’de soykırım hâlâ sona ermedi

      26 Mart 2026

      Iskalanmış Hayatlar: Tarihsel ayrımcılık, deprem ve Domariyi yitirmek

      23 Mart 2026
    • Dosyalar
      • “Süreç” ve Sol
      • 30 Mart Kızıldere Direnişi
      • 8 Mart Dünya Kadınlar Günü 2022
      • AKP-MHP iktidar blokunun Kürt politikası
      • Cumhurbaşkanlığı Seçimleri
      • Ekim Devrimi 103 yaşında!
      • Endüstri 4.0 üzerine yazılar
      • HDK-HDP Tartışmaları
      • Kaypakkaya’nın tarihsel mirası
      • Ölümünün 69. yılında Josef Stalin
      • Mustafa Kahya’nın anısına
    • Çeviriler
    • Arşiv
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    Anasayfa » Ertuğrul Kürkçü: Sedat Peker topluma devleti anlatıyor

    Ertuğrul Kürkçü: Sedat Peker topluma devleti anlatıyor

    Siyasi Haber24 Mayıs 2021
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Reddit Tumblr Email
    Share
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    Artı TV’de yayınlanan Söz Sırası programında konuşan Ertuğrul Kürkçü, “Şimdi bu suçlar, hangi nedenle olursa olsun, bir tanık tarafından doğrulanıyor ve rejim de gözüne fener tutulmuş bir tavşan gibi kalakalıyorsa söz sırası topluma gelmiş demektir.” dedi.

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) Onursal Başkanı Ertuğrul Kürkçü Artı TV’de yayınlanan “Söz Sırası”nda konuştu. 

     

    “Türkiye siyasetine 6 Mayıs’tan bu yana kendi tabiriyle “ömrü devlette geçmiş” bir “suç örgütü lideri” yön veriyor: Sedat Peker.

     

    Peker’in kendisiyle böbürlenmeyi sevdiği anlaşılıyor ama, “ömrünün devlette geçtiği”ni söylerken o kadar abartıyor sayılmaz. 49 yaşındaki Peker’in 25 yıl önce ‘devlette bıraktığı ayak izleri’ ‘Susurluk Raporu’ndan çıkıp bugüne kadar uzanıyor.

     

    3 Kasım 1996’da bir kamyonun altına giren Mercedes’te olağan koşullarda bir arada yolculuk yapmaları düşünülemeyecek üç kişi ölmüş, biri ağır yaralanmıştı. Ölenler, Bahçeli’nin ülküdaşı, devrimci katili Abdullah Çatlı, olağan koşullarda işi onu yakalamak olması gereken İstanbul Emniyet Müdür yardımcısı Hüseyin Kocadağ, ve güzellik kraliçesi Gonca Us’tu. Yaralı kurtulan Sedat Bucak ise Şanlıurfalı bir Kürt aşiret mensubu, iktidardaki koalisyon ortağı DYP’nin Şanlıurfa milletvekiliydi. Çatlı’nın üzerinden İçişleri Bakanı Mehmet Ağar imzalı başka bir ada çıkarılmış sahici bir pasaport da bulunmuştu.

     

    Bu insanların İçişleri Bakanı’nın himayesinde bir ‘suç örgütü’nde bir araya gelmelerine karşı toplum, ‘Sürekli Aydınlık’ çağrısıyla ayağa kalktı. DYP-ANAP koalisyonunun Başbakanı Mesut Yılmaz, 9 ay sonra Başbakanlık Teftiş Kurulu Başkanı Kutlu Savaş’ı, ‘skandal’ı araştırmakla görevlendirmek zorunda kaldı. Kazadan 14 ay sonra gelen rapor “malumu ilam”ın ötesine geçmese de kamuoyundaki yaygın kanaati belgeliyor ve olan biteni kayıt altına alıyordu. Savaş’ın örtük anlatımı eşyayı adıyla çağırmaktan kaçınıyordu ama örtük ifadelerinden arındırıldığında şöyle diyordu:

     

    “Devlet, Kürt isyanını bastırmak için nihai çözüme yöneldi. Kamuda ve sermaye sahipleri arasında isyanla bağlantılı saydığı unsurları yok etmeye karar verdi. Bu, cinayet, sabotaj, suikast, kundaklama, insan kaçırma vb. “suçların” işlenmesini şart koşuyordu. ‘Devlet’, ‘örgütlü suç’u yardıma çağırdı. Katillere, haydutlara, öldürme, çalma, çırpma, uyuşturucu ve silah kaçakçılığı yapma yetkisi verdi. Onlar da ellerine geçen yetkiyi, ‘devlet’ için değil, servet ve iktidar için kullandılar. İhalelere fesat karıştırdılar, gereksiz cinayetler işlediler, sınır ötesine taşan ağlar içinde bir habis ura dönüştüler.”

     

    Sedat Peker adı ilk kez bu raporda “Kumarhaneler Kralı” Ömer Lütfü Topal’ın öldürülmesi öncesindeki telefon trafiğinde görünüyordu. Veli Küçük, Sami Hoştan, Abdullah Çatlı, Hadi Özcan ve… evet bildiniz Yeşil ile aynı ağ içinde kayıtlara geçmişti. Bu ağın ve başka ağların birbirine bağlandığı şebekenin başında da elbette… gene bildiniz Mehmet Ağar vardı. 

     

    Peker’in videolarının asıl önemi güncelliğinin ötesinde, Ağar’ın şahsında “devletin devamlılığı”na tuttuğu bu ışıkta.   Geçen  25 yılda siyasal alan bir başbakanlar mezarlığına döndü. Ordu, istihbarat, medya, sermaye, bürokrasi ve akademinin bütün namlı yıldızları çöp oldu ama, “örgütlü suç” devletteki devamlılığıyla bir istikrar anıtı gibi parıldıyor: Susurluk kadrosu, ölümler dışında, Mehmet Ağar himayesinde çalışmaya devam ediyor.

     

    Bu devamlılığın tılsımını Kutlu Savaş “Susurluk Raporu”nun, Behçet Cantürk’ün öldürülmesini değerlendirdiği bölümünde açıkça anlatıyor: “Kim olduğu ve ne yaptığı aşikar olmasına rağmen Devlet, Cantürk’le baş edememiştir.” diyor Savaş: “Yasal yollar yetmemiş -buraya dikkat- neticede ‘Özgür Gündem’ gazetesi plastik patlayıcılarla havaya uçurulmuş, Cantürk’ün devlete biat etmesi beklenirken adı geçenin yeni bir tesis kurmak üzere harekete geçmesi üzerine, Türk Emniyet Teşkilatı tarafından öldürülmesi kararlaştırılmış ve karar infaz edilmiştir.” Böylece “PKK finansörü iş adamlarının elde olan listesi”nden bir kişi eksilmiştir. Bu uygulama tüm dünya ülkelerinde olduğuna göre bizde de olacaktır.   Ama (cümle sayın Başbakan’a ters gelse de) Hukuk Devleti kuralları içinde bu tip kararlar alınacak ve Devlet ciddiyeti içinde uygulanacaktır.”

     

    Özetle, “Türk Emniyet Teşkilatı” öyle takdir ederse”, diyor Savaş, “usulü dairesinde olmak üzere insanların öldürülmesini kararlaştırır ve infaz eder.   Gerekirse işi taşerona verir ve kimse de bir şey diyemez.” Sedat Peker, işte bu devlet anlayışı ve işleyişinin canlı bir örneği olarak devletini anlatıyor aslında.   Bir devlet taşeronu olarak işlediği suçları ifşa edişini dudak bükerek küçümsemek ve ifşaatını yersiz bir gururla bir “Mafya” mensubunun sayıklamaları olarak bir kenara atmak, gerçekten özgürlük, demokrasi ve barış siyasi mücadele sürdürenlerin harcı olamaz. 

     

    Devletin lağımlarından Peker üzerinden taşanlar, hep orada olduğunu bildiğimiz ve sezdiğimiz hakikatin bir bölümü sadece. Uğur Mumcu’nun, Kutlu Adalı’nın, Musa Anter’in, Behçet Cantürk’ün katlinde Mehmet Ağar’ın elinin olduğu hangimiz için sırdı? Ama şimdi bu suçlar, hangi nedenle olursa olsun, bir tanık tarafından doğrulanıyor ve rejim de gözüne fener tutulmuş bir tavşan gibi kalakalıyorsa söz sırası topluma gelmiş demektir.

     

    Bu rejim daha kurulurken kendisini “suç”un bir fonksiyonu olarak nitelememiş miydi? Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin ebesi Bahçeli rejimin suçtan doğuşunu şöyle haber vermemiş miydi: “Anayasaya göre Cumhurbaşkanı olarak, her gün suç işliyorsun. Ya suç işlemekten vaz geç ya da Anayasayı senin suçuna uyduralım.” Uydu işte. Şimdi, suçtan doğmuş, aradaki bütün dolayımlar kalkarak suçun bizzat devlet haline geldiği rejimin, halka vermesi gereken bir hesap var. 

     

    Bugün devlette suçun devamlılığı bahsinde “Susurluk” günlerinden bir adım ileride değiliz. Devlet Kürtlerin özgürlük, toplumun demokrasi talebini bastırmak için “örgütlü suçla bir yastıkta kocamayı” gözümüzün içine baka baka toplumu “bir suçlular ittifakı” eliyle yönetmeyi kendisine hak gördükçe, devletin kendi şiddetinden doğup sokağa taşan bu lağım, hep hayatımızın içinden akıp gitmeye devam edecek.  Buna layık mıyız gerçekten?”

     

    Share. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Telegram Email

    İlgili İçerikler

    DEM Partili Ayhan Koç: “Belediyelere yönelik operasyonlar hukuki değil, siyasi”

    13 Mart 2026

    Öcalan’ın yeni 27 Şubat mesajında ‘barış yasaları’ ve ‘hukuk’ vurgusu

    27 Şubat 2026

    CHP’nin “Millet İradesine Sahip Çıkıyor” mitingi Yalova’da: İmamoğlu’ndan adalet vurgusu, Özel’den iktidara sert sözler

    24 Ocak 2026
    Destek Ol
    Yazılar
    Elif Gamze Bozo

    KSK70’te “toplumsal cinsiyet” krizi

    Muhsin Dalfidan

    Yapay zekâ: Kapitalizmin ihyası mı sonu mu?

    Elif Gamze Bozo

    Fedakârlık değil hak ihlali: Engelli politikalarında devletin geri çekilişi

    Yekta Armanc Hatipoğlu

    COP neyi başaramadı ve kapitalizmde yeşil dönüşüm mümkün mü?

    Bağlantıda Kalın
    • Facebook
    • Twitter
    Seçtiklerimiz
    Ertuğrul Kürkçü

    ABD-İran savaşı içeride baskı bahanesi

    Ertuğrul Kürkçü

    Yeni bir yol yapmak

    Aziz Çelik

    İşsiz gençler, çalışan emekliler!

    Akdoğan Özkan

    İran savaşında gerçekliği kavramak, gerçekliği fiyatlamak

    Güncel Kalın

    E Bültene üye olun gündemden ilk siz haberdar olun.

    Siyasi Haber, “tarafsız” değil “nesnel” olmayı esas alır. Siyasi Haber, işçi ve emekçiler, kadınlar, LGBTİ+’lar, gençler, doğa ve yaşam savunucuları, ezilen etnik ve inançsal topluluklardan yanadır.

    Devletten ve sermayeden bağımsızdır.

    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    EMEK

    DİSK, KESK, TMMOB ve TTB’den 1 Mayıs çağrısı: “Birleşelim, değiştirelim”

    9 Nisan 2026

    İnova’da sendika baskısı: 16 işçi işten çıkarıldı, üretim durdu

    7 Nisan 2026

    Dilovası’nda yine iş cinayeti: 3 işçi hayatını kaybetti

    5 Nisan 2026
    KADIN

    Tedbir var, koruma yok: 2025’te 1 milyonu aşkın karar, şiddet sürüyor

    9 Nisan 2026

    KSK70’te “toplumsal cinsiyet” krizi

    7 Nisan 2026

    EŞİK’ten doğum izni düzenlemesine tepki: “Çocuk bakımı sadece kadınların sorumluluğu değildir”

    31 Mart 2026
    © 2026 Siyasi Haber. Designed by Fikir Meclisi.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.