Close Menu
Siyasi HaberSiyasi Haber

    Subscribe to Updates

    Get the latest creative news from FooBar about art, design and business.

    What's Hot

    SAMER Anketi: CHP seçmeninin yüzde 93,5’i YENİ Parti’nin kuruluşunu olumlu karşılıyor

    8 Ağustos 2026

    “İntihar” ve “kaza” denilerek kapatılan iki çocuk dosyasında cinayet ortaya çıktı

    8 Ağustos 2026

    Adana’da iş cinayeti: Önlemsiz altyapı çalışmasında göçük altında kalan işçi yaşamını yitirdi

    8 Ağustos 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    • Güncel
      • Ekonomi
      • Politika
      • Dış Haberler
        • Dünya
      • Emek
      • Kadın
      • LGBTİ+
      • Gençlik
      • Ekoloji ve Kent
      • Haklar ve özgürlükler
        • Halklar ve İnançlar
        • Göçmen
        • Çocuk
        • Engelli Hakları
      • Yaşam
        • Eğitim
        • Sağlık
        • Kültür Sanat
        • Bilim Teknoloji
    • Yazılar

      Otoriter barışın hukuku mu, demokratik toplumun eşiği mi?

      7 Ağustos 2026

      Yasa Teklifi ve “bin kilometrelik yol”

      6 Ağustos 2026

      Kılı kırk yararak çalışma: Yasaklara ve sansüre karşı mücadele!

      5 Ağustos 2026

      1930 tarihli gizli genelge: Kadın öğretmenlere makyaj, takı ve gösterişli kıyafet yasağı

      5 Ağustos 2026

      Sürgünün çocuğu, direnişin bilgesi: George Habaş ve bugünün filistin’i

      31 Temmuz 2026
    • Seçtiklerimiz

      Üçüncü kutbun yeniden inşası

      6 Ağustos 2026

      Sınıfın kayıp asabiyesi ve sendikal arayışlar : Yapı, dönem, duygular

      3 Ağustos 2026

      Faşizmin normalleşmesi: Geç faşizm ve geç emperyalizm ilişkisi

      30 Temmuz 2026

      ILO 193 ve algoritmanın zincirleri

      29 Temmuz 2026

      “Devlet katkısı” aldatmacası!

      27 Temmuz 2026
    • Röportaj/Söyleşiler

      Dr. Toros Korkmaz: “Çerçeve yasa çözüm için hukuksal zemin oluşturabilir”

      6 Ağustos 2026

      Eski FARC komutanı Lida Ortiz: “Silahlı mücadeleden siyasi mücadeleye geçiş, silah bırakmaktan çok daha zor”

      20 Temmuz 2026

      Yıkıma karşı bir direniş ve yaşam alanı: 26. Evvel Temmuz Festivali

      16 Temmuz 2026

      İsviçre’de iltica belirsizliğine karşı direniş: Welat Aydın Federal Mahkeme önünde açlık grevinde

      3 Temmuz 2026

      Kuşadası Renkli Güvercin LGBTİ+ İnisiyatifi’nden Hikmet Hazer: “Bu yasak yalnızca bir gemiyi değil, LGBTİ+’ların kamusal yaşam hakkını hedef alıyor”

      30 Haziran 2026
    • Dosyalar
      • “Süreç” ve Sol
      • 30 Mart Kızıldere Direnişi
      • 8 Mart Dünya Kadınlar Günü 2022
      • AKP-MHP iktidar blokunun Kürt politikası
      • Cumhurbaşkanlığı Seçimleri
      • Ekim Devrimi 103 yaşında!
      • Endüstri 4.0 üzerine yazılar
      • HDK-HDP Tartışmaları
      • Kaypakkaya’nın tarihsel mirası
      • Ölümünün 69. yılında Josef Stalin
      • Mustafa Kahya’nın anısına
    • Çeviriler
    • Arşiv
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    Anasayfa » İstanbul’daki Filistinli göçmen: Buradaki ırkçılığı Gazze’de görmedim

    İstanbul’daki Filistinli göçmen: Buradaki ırkçılığı Gazze’de görmedim

    Siyasi Haber15 Temmuz 2019
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Reddit Tumblr Email
    Share
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    İstanbul’da yaşayan bir Filistinli göçmen, son dönemde başta Suriyeliler olmak üzere göçmenlere yönelik artan ırkçılık için “Bu, Gazze’de bile görmediğim türden bir ırkçılık” dedi.

    Suriye'de uzun süredir yaşanan çatışmaların tetiklediği olayların en önemlilerinden biri göç olgusu ve savaştan kaçan milyonlarca Suriyelinin en büyük uğrak noktalarından biri ise Türkiye.


    Yaşanan bu göç dalgası, Türkiye toplumunda ırkçılık tartışmalarını beraberinde getiriyor. 


    Göçmenler, Türkiye açısından bölge siyasetinin bir konusu olmakla birlikte, artan ırkçılık olaylarıyla birlikte ülkenin önemli iç gündem maddelerinden biri haline geldi.


    Özellikle İstanbul'da yaşanan ırkçı saldırıların hedefinin de yalnızca Suriyelilere değil, bir bütün olarak Arap göçmenlere yöneldiği tespiti yapılıyor.


    İstanbul'a iki yıl önce gelen 20'li yaşlarındaki Nasreen Amirah (gerçek ismi değil), Haaretz'ten Esther Solomon'a yaptığı açıklamalarda Türkiye'de Araplara yönelik ırkçı söylem ve saldırıları değerlendirdi. 


    Amirah, 'dünyaya açılan bir anahtar' olarak değerlendirdiği İstanbul'u başlarda 'kökenine göre değil, yeteneklerine göre' değerlendirileceği bir yer olarak hayal etse de, gerçeğin çok farklı olduğu görüşünde. 


    'İnsanlar düşmanca bakıyor'


    Ülkedeki Arap karşıtlığına dikkat çeken Amirah, "Irkçılık yer yerde. Metrobüste insanlar düşmanca bakıyor. Neden bu kadar incitici olmak istediklerini merak ediyorum" dedi. 


    İstanbul'da Suriyelilere yönelik ırkçılığın Araplara yönelik ırkçılığa evrildiğini söyleyen genç kadın, derin bir hayal kırıklığı içerisinde bulunduğunu belirterek şunları söyledi: 


    "Gazze'deki arkadaşlar dışarıda işlerin kolay olduğunu düşünüyor. Ancak, burada hayata sıfırdan, yeni doğmuş bir bebek gibi başlıyorsunuz. Bu sorunlar arasında birinci sırada da ırkçılık bulunuyor. Aşırı, Gazze'de bile görmediğim türden bir ırkçılık.


    'Asıl tehdit araplar'


    İstanbul'a yaptığım ziyaretlerde, bu ırkçılığın ne kadar yaygın olduğunu gördüğüm çok sayıda örnek yaşadım. İlk akşamlarından birinde, 40'lı yaşlarındaki bir turizmci bana Türklerin bir konuda ortaklaştığını söyledi: Asıl tehdit unsuru olanlar Araplar.


    Ülkede iki tür Arap karşıtlığı var. Bunlardan birincisi, doğrudan Körfez ülkelerinden gelenlere yönelik. Onlar zengin, lüks içinde yaşamak ve saç ektirmek için Türkiye'ye gelenler' olarak değerlendiriliyor. Muhafazakar bir başörtülü Türk komşum, onların Türkiye'de 'Mercedes'li bedevi' olarak adlandırıldıklarını söyledi."


    Amirah'a göre Türkler, özellikle Arap erkeklerin Körfez ülkelerinde var olan kısıtlamalardan kurtularak İstanbul'a geldiklerinde sergiledikleri davranışları 'ikiyüzlülük' olarak değerlendiriyor. 


    Amirah ayrıca, Türkiye'de iktidar partisi başta olmak üzere yaygın bir şekilde gözlemlenebilen 'Filistin'e destek' söylemlerinin günlülk yaşantısında etkisinin olmadığını söyledi. 


    Günlük yaşantısında Filistinli olduğu ayırt edilemeyeceği için Amirah 'Suriyeli' olarak değerlendiriliyor ve Türkçe biliyor olması bile durumu değiştirmeye yetmiyor. 


    'Ailemin bunları yaşamasına katlanamam'


    İstanbul'da yaşadıklarının kendisini olgunlaştırdığını söyleyen Amirah, Türkiye'ye geldiği için pişman olmasa da burada kalmak istemediğini belirtti. Amirah, İstanbul’un 'aşırı önyargısı' ve Türkiye'deki yaygın ve artan milliyetçiliğin olmadığı, çeşitliliğe değer veren ve daha kapsayıcı bir toplumda yaşamak istediğini söyledi:


    "Aileme de söyledim, buraya gelmeyi düşünmeyin bile. Onların burada hakaretlere ve bakışlara maruz kalmalarına katlanamam. İstanbul ancak son seçenek olabilir."


    Birleşmiş Milletler verilerine göre Türkiye, 3.6 milyondan fazla Suriyeliyle en fazla göçmen alan ülke konumunda. Resmi verilere göre, bu rakamın yaklaşık yarısı ise İstanbul'da yaşıyor ve şehrin nüfusunun 3.4'ünü oluşturuyor. Bu verilere göre İstanbul, dünyadaki en büyük üçüncü 'Suriyeli' şehri. 


    Solomon'a göre şehirde 'geçici misafirler' olarak değerlendirilen göçmenlerin en büyük gerilimi ise işçi sınıfıyla yaşanıyor. Kayıt dışı ve aylık 100 dolar ücret ortalamasıyla çok kötü koşullarda çalışan Arap göçmenler, Türkiye’nin aylık asgari ücretinin üçte birinden daha az bir ücrete çalışıyor olsalar da, ucuz işgücü olarak değerlendirildikleri için daha çok tercih ediliyorlar ve bu sebeple Türk çalışan sınıf tarafından 'işlerini ellerinden almakla' suçlanıyor. 


    Genellikle verilmeyen çalışma izinleri ise, kayıt dışı işçilik pazarını günden güne büyütüyor. 


    Öte yandan, bu olguları 'dengeleyen' bir diğer unsur olarak, İstanbul'da yaşayan Suriyelilerin 15 binden fazla iş kurarak yaklaşık 100 bin kişiye istihdam sundukları da biliniyor.


    Ancak, ekonomik kriz yükseldikçe ve Türk lirasının değeri düştükçe, Türkler ortaya çıkan işsizlikten ötürü Suriyelileri suçlamaya devam ediyor.  


    Suriyeliler 'şehrin kültürünü değiştirmekle' suçlanıyor


    Ayrıca, İstanbul'daki Suriyeliler 'kalabalık, şiddet eğilimli ve pis' olarak nitelendiriliyor ve 'dilleri ve kültürleri ile şehrin karakterini değiştirmekle' suçlanıyorlar. 


    Filistinli eleştirmen Muhammed Shehada da, konuyla ilgili yaptığı açıklamada Gazzeli popüler bir restoran zinciri olan Al-Taboon'un İstanbul'da Türk müşterilere hitap eden bir şube açtığını ancak kısa sürede battığını hatırlattı. Shehada, konuştuğu restoranın eski müdürünün kendisine "Türkler bir Arap restoranından bir şey almak istemiyor" dediğini aktardı. 


    Bilgi Üniversitesi'nde 2017'de yapılan bir ankette ise, İstanbul'un yüzde 86'ının 'Suriyelilerin savaştan sonra ülkelerine dönmeleri gerektiğini düşündükleri' sonucuna ulaşılmıştı.


    Öte yandan, Suriyeliler, ülkedeki siyasi parti ve figürlerin de siyasi argümanlarından biri. 


    'Göçmenler şehrin rengini değiştiremezler'


    Muhalefetin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı seçilen adayı Ekrem İmamoğlu dahi, "Bazı mahallelere girildiğinde dükkan isimlerini bile okuyamıyorsunuz. Burası Türkiye, burası İstanbul. Onlar (göçmenler) şehrin rengini değiştiremezler. Irkçı adımlar atan bir yönetim olmayacağız, ancak bu durum böyle devam edemez. Eğer gerekiyorsa, göçmenler kamplarda eğitimden geçirilmeli" demişti. 


    Bunların yanında, ülkede yükselen ırkçı söylemler, yer yer ortaya çıkan söylentilerin Suriyelilere yönelik çeşitli şiddet eylemleriyle sonuçlanmasına neden oluyor. 


    Suriyelilerin karıştıkları suçlar ve suç oranlarının dışında, göçmenlere yönelik söylentiler bile kısa süre içerisinde ırkçı saldırılara yol açabiliyor. 


    Artan ırkçılıkla birlikte, ülkedeki Suriyelilere destek olanlar da var.


    Haaretz'e konuşan Rakel Sezer, daha önce gönüllü olduğu Yunan adalarında bulunan mülteci kamplarında göçmenlerin yaşadığı travmaları ve 'umutlarının yavaşça ölmesini' izlediğini söylüyor. 


    Koç Üniversitesi Göç Araştırmaları Merkezi'nden Doğuş Şimşek'e göre ise, Türkiye'deki Suriyeli göçmenlerin genellikle 'suçlu, dilenci, soyguncu, sömürücü, fahişe, siyaset oyuncağı' olarak görüldüklerini, ancak 'birey' olarak görülmediklerini söylüyor. 


    Arap karşıtlığı eğitim sisteminde başlıyor


    Suriyeli göçmenler konusundaki tartışmalar, rakamlarla desteklendiğinde ise daha kompleks bir hale bürünüyor. Örneğin, birkaç yıl önce İstanbul'a yerleşen Suriyelilerin çocukları şimdi Türkiye'de okula gidiyor. İstanbul'da yerleşik düzene geçen Suriyeli ailelerden 346 bin 330 bebeğin dünyaya geldiği biliniyor. 


    Öte yandan, Solomon'un haberinde Türkiye'deki Arap karşıtlığının çocuklara verilen eğitimle başladığı bilgisi veriliyor. Tarih kitaplarında 'Arapların 1. Dünya Savaşı yıllarında Türklere ihanet ettiğinin aktardığını' hatırlatan Solomon, 'Türklük' kavramının yalnızca Araplara değil, Kürtler, Ermeniler ve Rumlar gibi diğer etnik unsurları ayrıştırmak için kullanıldığını vurguluyor. 


    Bu diskurun siyasi alanda da kendisini gösterdiğini belirten Solomon, yerel seçimler döneminde İmamoğlu'na yöneltilen 'Pontus' suçlamalarını bu durumun bir örneği olarak açıklıyor.


    Sputnik

    Share. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Telegram Email

    İlgili İçerikler

    Dr. Toros Korkmaz: “Çerçeve yasa çözüm için hukuksal zemin oluşturabilir”

    6 Ağustos 2026

    DFG’den katledilen gazeteciler Ferhat Tepe, Çetin Ababay ve Yahya Orhan için anma mesajı

    28 Temmuz 2026

    ÖHD’den 6 aylık cezaevi raporu: “Barış sürecine rağmen tecrit ve ayrımcılık sürüyor!”

    9 Temmuz 2026
    Destek Ol
    Yazılar
    Remzi Altunpolat

    Otoriter barışın hukuku mu, demokratik toplumun eşiği mi?

    Tuncay Yılmaz

    Yasa Teklifi ve “bin kilometrelik yol”

    Korkut Akın

    Kılı kırk yararak çalışma: Yasaklara ve sansüre karşı mücadele!

    Mahsuni Gül

    1930 tarihli gizli genelge: Kadın öğretmenlere makyaj, takı ve gösterişli kıyafet yasağı

    Bağlantıda Kalın
    • Facebook
    • Twitter
    Seçtiklerimiz
    Ertuğrul Kürkçü

    Üçüncü kutbun yeniden inşası

    Hakan Koçak

    Sınıfın kayıp asabiyesi ve sendikal arayışlar : Yapı, dönem, duygular

    Volkan Yaraşır

    Faşizmin normalleşmesi: Geç faşizm ve geç emperyalizm ilişkisi

    Kıvanç Eliaçık

    ILO 193 ve algoritmanın zincirleri

    Güncel Kalın

    E Bültene üye olun gündemden ilk siz haberdar olun.

    Siyasi Haber, “tarafsız” değil “nesnel” olmayı esas alır. Siyasi Haber, işçi ve emekçiler, kadınlar, LGBTİ+’lar, gençler, doğa ve yaşam savunucuları, ezilen etnik ve inançsal topluluklardan yanadır.

    Devletten ve sermayeden bağımsızdır.

    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    EMEK

    Adana’da iş cinayeti: Önlemsiz altyapı çalışmasında göçük altında kalan işçi yaşamını yitirdi

    8 Ağustos 2026

    DİSK-AR ve ÇSGB Verileri: Her 100 işçiden 86’sı sendikasız, kadınlarda oran daha da düşük

    7 Ağustos 2026

    İSG Uzmanı Deniz İpek: “Müfettiş gelmeden önce temizlenen fabrika güvenli değildir”

    6 Ağustos 2026
    KADIN

    TKDF Temmuz 2026 Raporu: İlk 7 ayda 231 kadın erkek şiddeti ve şüpheli ölümler sonucu hayatını kaybetti

    6 Ağustos 2026

    1930 tarihli gizli genelge: Kadın öğretmenlere makyaj, takı ve gösterişli kıyafet yasağı

    5 Ağustos 2026

    EŞİK kuruluş yıl dönümünde duyurdu: “İstanbul Sözleşmesi’nden ve haklarımızdan vazgeçmiyoruz”

    1 Ağustos 2026
    © 2026 Siyasi Haber. Designed by Fikir Meclisi.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.