Close Menu
Siyasi HaberSiyasi Haber

    Subscribe to Updates

    Get the latest creative news from FooBar about art, design and business.

    What's Hot

    İsrail-ABD ile İran arasındaki savaşta ateşkes: Hürmüz Boğazı açılıyor

    8 Nisan 2026

    Dilovası’ndaki işçi katliamının ailelerinden DEM Parti’ye ziyaret: “Araştırma komisyonu kurulsun”

    7 Nisan 2026

    Muş’ta JES projelerine tepki: “Doğa, yaşam ve inanç tehdit altında”

    7 Nisan 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    • Güncel
      • Ekonomi
      • Politika
      • Dış Haberler
        • Dünya
      • Emek
      • Kadın
      • LGBTİ+
      • Gençlik
      • Ekoloji ve Kent
      • Haklar ve özgürlükler
        • Halklar ve İnançlar
        • Göçmen
        • Çocuk
        • Engelli Hakları
      • Yaşam
        • Eğitim
        • Sağlık
        • Kültür Sanat
        • Bilim Teknoloji
    • Yazılar

      KSK70’te “toplumsal cinsiyet” krizi

      7 Nisan 2026

      Yapay zekâ: Kapitalizmin ihyası mı sonu mu?

      2 Nisan 2026

      Fedakârlık değil hak ihlali: Engelli politikalarında devletin geri çekilişi

      28 Mart 2026

      COP neyi başaramadı ve kapitalizmde yeşil dönüşüm mümkün mü?

      27 Mart 2026

      Eğitim kimin için ve ne için?

      26 Mart 2026
    • Seçtiklerimiz

      ABD-İran savaşı içeride baskı bahanesi

      7 Nisan 2026

      Yeni bir yol yapmak

      1 Nisan 2026

      İşsiz gençler, çalışan emekliler!

      30 Mart 2026

      İran savaşında gerçekliği kavramak, gerçekliği fiyatlamak

      30 Mart 2026

      Tarihimiz ve hakikat-sonrasının açmazları

      23 Mart 2026
    • Röportaj/Söyleşiler

      ABD-İran savaşı içeride baskı bahanesi

      7 Nisan 2026

      Newroz, Akitu ve Paskalya: Mezopotamya’nın kadim bayramları yeniden sahipleniliyor

      5 Nisan 2026

      Dr. Levent Koşar: ‘İşçi sağlığı bir sağlık sorunu değil, sınıf mücadelesi sorunudur!’

      1 Nisan 2026

      Gazze’de soykırım hâlâ sona ermedi

      26 Mart 2026

      Iskalanmış Hayatlar: Tarihsel ayrımcılık, deprem ve Domariyi yitirmek

      23 Mart 2026
    • Dosyalar
      • “Süreç” ve Sol
      • 30 Mart Kızıldere Direnişi
      • 8 Mart Dünya Kadınlar Günü 2022
      • AKP-MHP iktidar blokunun Kürt politikası
      • Cumhurbaşkanlığı Seçimleri
      • Ekim Devrimi 103 yaşında!
      • Endüstri 4.0 üzerine yazılar
      • HDK-HDP Tartışmaları
      • Kaypakkaya’nın tarihsel mirası
      • Ölümünün 69. yılında Josef Stalin
      • Mustafa Kahya’nın anısına
    • Çeviriler
    • Arşiv
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    Anasayfa » Gezi Direnişi 6 yaşında: Taksim Dayanışması, ‘Gezi umuttur, umut bitmez!’

    Gezi Direnişi 6 yaşında: Taksim Dayanışması, ‘Gezi umuttur, umut bitmez!’

    Siyasi Haber3 Haziran 2019
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Reddit Tumblr Email
    Share
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    Taksim Dayanışması Gezi Direnişinin 6. Yılında Gezi Parkı’na yürüyerek basın açıklaması yapmak ve Gezi’de yaşamını yitirenler için parka karanfil bırakmak istedi. TMMOB’un önünde toplanan Taksim Dayanışması ve bileşenleri yürüyüşe geçmelerinin ardından İstiklal Caddesi’nin girişinde durduruldu.

    Taksim Dayanışması Gezi Direnişinin 6. Yılında Gezi Parkı’na yürüyerek basın açıklaması yapmak ve Gezi’de yaşamını yitirenler için parka karanfil bırakmak istedi. TMMOB’un önünde toplanan Taksim Dayanışması ve bileşenleri yürüyüşe geçmelerinin ardından İstiklal Caddesi’nin girişinde durduruldu.


    Taksim Dayanışması’nın eylemine Gezi’de yaşamını yitirenlerin aileleri, CHP Milletvekilleri Ali Şeker, Sezgin Tanrıkulu, Ali Haydar Hakverdi, TİP Milletvekilleri Barış Atay ve Erkan Baş, HDP Milletvekilleri Oya Ersoy, Ahmet Şık ve Gülistan Kılıç Koçyiğit ; Sosyalist Yeniden Kuruluş Partisi (SYKP) Eşbaşkanı Cavit Uğur ve MYK üyeleri, Halkevleri Genel Başkanı Nuri Günay, HDK Eşsözcüsü Sedat Şenoğlu, ESP Genel Başkanvekili Şahin Tümüklü ve CHP Gençlik Kolları Başkanı Emre Yılmaz katıldı.


    Polisin engellemesine karşın, Taksim Dayanışması'ndan Can Atalay, "Gezi Parkı'na gidişimize engel olanlar, bilsinler  bizim için heryer direniş alanıdır. O günden beri aynı şeyi söylüyoruz. Tüm alanlar demokrasi talebinin yükseldiği alanlardır." dedi. 


    Eylemde, 24-25 Haziran'da Silivri'de görülecek Gezi davasına çağrı yapıldı.  Dayanışma, "Gezi umuttur, umut bitmez, karanlık gider Gezi kalır" pankartıyla yürüdü.


    Açıklamaya katılanlar,  "Gezi yargılanamaz", "Hepimiz gezideydik", "Biz Geziciyiz, siz gidicisiniz" dövizleri, Gezi'de yaşamını yitirenlerin fotoğraflarını taşındı.


    Kitle sık sık "Gezi umuttur yargılanamaz", "Her yer taksim her yer direniş", "Şimdi devrim zamanı", "Bu daha başlangıç mücadeleye devam", "Direne direne kazanacağız", "Katil devlet hesap verecek", "Anaların öfkesi katilleri boğacak" sloganları attı.


    Taksim Dayanışması’nın Gezi’nin 6. Yılında yaptığı açıklama ise şöyle:


    Gezi Umuttur, Umut Bitmez…


    KARANLIK GİDER GEZİ KALIR!


     


    Taksim Gezi parkında başlayıp 80 ile yayılan, ülkemizin en kitlesel ve en barışçıl hareketinin, Haziran Direnişinin;  


     


    Abdocan’ın, Mehmet’in, Ethem’in, Medeni’nin, Hasan Ferit’in, Ali İsmail’in ve Ahmet’in hayatları pahasına öne atıldıkları Gezi‘nin üzerinden altı yıl geçmiş.  


     


    Biber gazı ve polis şiddeti ile gözlerini kaybeden, büyük bedensel travmalar yaşayan arkadaşlarımızın yeni yeni iyileşip hayata dönebildikleri koskoca altı yıl.


     


    Ölümlere ve yaralanmalara yol açan polis şiddetinin açılmayan soruşturma dosyalarında, takipsizlik kararlarında, hafifletilen cezalandırmalarında yaşanan büyük adaletsizliklere rağmen; anıları hep taze, mücadeleye ve hayata dair azimleri hep omuz başımızda.


     


    Bugün Gezi direnişinin altıncı yıl dönümü.  Çok kısa ve çok uzun bir altı yıl. Berkin’in ömrünün neredeyse yarısı kadar uzun!  Ülkemizin yüzlerce yıllık özgürlük ve eşitlik mücadelesi için kısacık bir zaman dilimi…


     


    Geçen bu altı yıl en açık biçimiyle göstermiştir ki, Gezi direnişinde cisimleşen değerlerden ne kadar uzaklaşılıyorsa, ülkemiz o kadar karanlığa gömülüyor.


     


    Gezi’nin değerlerinden uzaklaşılan her an ve uzaklaştıran her tutum ülkedeki loşluğu zifiri karanlığa doğru evriltiyor.


     


    Kibir ile özverinin,  şatafat ile sefaletin, öfke ile sevginin ülke aynasındaki yansıması büyük bir tezata doğru yol alıyor. Ekonomik kriz; sosyal, siyasal ve kültürel  bir krize dönüşürken, ortaya çıkan yoksulluk;  işçilerin, emekçilerin en çok da yoksul evlerindeki kadınların sırtına biniyor.


     


    Birkaç oy daha fazla almak için hukuku, adaleti, demokrasiyi, hatta vicdanı ayaklar altına almaktan çekinmeyen bir anlayış, toplumun dokusuna nüfuz etmeye devam ediyor.


     


    Ülkemiz Gezi direnişinin yaratıcılığından, enerjisinden, duygusundan ne kadar uzaklaşıyorsa o kadar karanlık dipsiz bir kuyuya doğru yol alıyor.


     


    Ölümcül biber gazı fişeklerinin ülkede yarattığı boğucu sisin dağılması için ne yazık ki sadece zamana değil büyük bir mücadeleye de ihtiyaç var.


     


    Bencillik, çıkarcılık, güçlüden yana olmak; sömürüye, hukuksuzluğa, adaletsizliğe sessiz kalmak meşru ve olağan hale getirildi. Ülkenin kaynaklarını talan etmek, geleceğine ipotek koymak,  üretmemek, paylaşmamak ve talan düzeninden yana olmak doğal bir tutum olarak algılanır oldu.


     


    Anayasal haklarını, demokratik ve barışçıl gösteri haklarını kullanan binlerce insanı yargılamak, yüzlercesine ceza vermek yetmemiş olacak ki, daha önce mahkeme kararı ile beraat etmiş olan Taksim Dayanışması’na bir kez daha ve bu defa müebbet hapis istemiyle  dava açılmış durumda.


     


    Öncesindeki onlarca dava da olduğu gibi olmayan suçlar yaratılıp olmayan delillerle cezalandırma hazırlığı yapılıyor. Taksim Dayanışmasını, daha doğrusu bu ülkenin özgürlük umudu Gezi’yi suç kapsamına sokup, bundan sonra hiç kimsenin muhalefet etmeye cüret edememesi murat ediliyor.


     


    Oysa herkesin,  hepimizin  çok iyi bildiği gibi, Gezi Umuttur, Umut Bitmez!


     


    Şehir meydanındaki tek parkı AVM’li kışla yapmak isteyen doğa ve kent talancısı zihniyet gider. Sömürüye dayalı sermaye düzeni Kapitalizm gider…


     


    Yalancılık, çıkarcılık, riyakarlık gider. Hırsızlık ve uğursuzluk gider…


     


    Savaş çığırtkanları gider. Gericilik, mezhepçilik, ırkçılık gider.  Kadın düşmanları, Göçmen karşıtları, Homofobikler gider…


     


    Fetva veren şeyhler, hacamatçılar  ve sülükçüler gider… Karanlık sokaklardaki palalı, sopalı saldırganlar gider…


    Ankara’nın meydanında, Gülsuyu’nun, Lice’nin sokaklarında kurşun sıkan katiller  gider. Otobanlarda arabaları öldüresiye kullananlar gider. Antakya’nın Armutlu’sunda biber gazı fişekleri ile gençleri öldüren caniler gider…


     


    Emirleri uygulayan İçişleri Bakanları, Valiler, Emniyet Müdürleri gider…


     


    Ve herkes bilsin ki emri ben verdim diyenler de gider… Ama GEZİ kalır!


     


    Tüm bu kötülüklerin, şiddetin ve hukuksuzluğun hesabını soracak, yargılanmalarını sağlayacak olan GEZİ kalır!


     


    Çünkü Gezi Umuttur, Umut Kalır…


     


    Dayanışma kalır. Paylaşma kalır. Emek kalır…


     


    Paranın geçmediği komünler, bir günde oluşturulan kütüphaneler, özveriyle hasta bakan revirler kalır…


     


    Gençlerin enerjisinin, öfkesinin, coşkusunun yansıdığı konserler, tiyatrolar, şenlikler kalır…


     


    Doğrudan demokrasinin işletildiği forumlar, cinsiyet eşitsizliğini reddeden toplantılar kalır…


     


    Yeryüzü sofraları,  alternatif medya kanalları kalır…


     


    Tribünlerden caddelere yayılan “ biber gazı oley” sesleri kalır…


     


    Duvar yazılarını yazan gençler, biz de varız diyen LGBTI bireyler kalır…


     


    Annelerin zinciri, Kürtlerin halayı, Lazların horonu, Trakya’nın karşılaması, Egenin zeybeği kalır…


     


    Duran Adamlar-Kırmızılı kadınlar, piyano çalan müzisyenler, sokak çalgıcıları kalır…


     


    Laikliğin önemine ve ancak demokratik rejimlerde yaşam bulabileceğine dair bir miras kalır…   


     


    Kadınların, gençlerin, işçilerin, yoksulların, ötekileştirilenlerin taşıdığı meşaleler kalır…


     


    Gezide simgeleşen değerlerle özdeşleşen yitirdiğimiz canlar, ülkenin geleceğini aydınlatan birer deniz feneri olarak kalır…


     


    Çünkü Gezi umuttur, GEZİ Kalır!


     


    Her açıklamamızda ve her anmamızda ısrarla tekrarladığımız gibi:


    Bizler, Taksim Dayanışması ve Gezi Direnişinde demokratik ve barışçıl tepkisini gösteren milyonlarca yurttaş olarak;


     


    2012 yılının Şubat ayında ilk toplantımızı yaptığımız andaki taleplerimizin de,


     


    Gezi Parkı’ndaki ağaçların kesildiği ve çadırlarımızın yakıldığı günlerdeki tepkimizin de,


     


    Gencecik çocuklarımıza kıyan polis şiddetinden hesap soran tutumumuzun da,


     


    Parklarda, meydanlarda, sokaklarda özgürlük, demokrasi ve insanca yaşam için direnen milyonların taleplerinin de kararlılıkla arkasında durmaya devam ediyoruz.


     


    Bu taleplerimizi bir kez daha dillendirmek ve savunmak için herkesi 24-25 Haziran’da Silivri duruşma salonlarında görülecek GEZİ davasına bekliyoruz.


     


    Çünkü biliyor ve inanıyoruz ki,


     


    Gezi Umuttur, Umut Bitmez…


    Karanlık Gider GEZİ Kalır!


     


    TAKSİM   DAYANIŞMASI              


      31 Mayıs 2019


     


     

    Share. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Telegram Email

    İlgili İçerikler

    Ücretlerini alamayan işçiler vinç tepesine çıktı

    6 Nisan 2026

    Aydın, yazar ve gazetecilerden Narin Güran davası için ortak bildiri

    4 Nisan 2026

    Türkiye’de şiddet vakaları yüzde 75 arttı: Urfa ve Adana “sıcak nokta” ilan edildi

    25 Mart 2026
    Destek Ol
    Yazılar
    Elif Gamze Bozo

    KSK70’te “toplumsal cinsiyet” krizi

    Muhsin Dalfidan

    Yapay zekâ: Kapitalizmin ihyası mı sonu mu?

    Elif Gamze Bozo

    Fedakârlık değil hak ihlali: Engelli politikalarında devletin geri çekilişi

    Yekta Armanc Hatipoğlu

    COP neyi başaramadı ve kapitalizmde yeşil dönüşüm mümkün mü?

    Bağlantıda Kalın
    • Facebook
    • Twitter
    Seçtiklerimiz
    Ertuğrul Kürkçü

    ABD-İran savaşı içeride baskı bahanesi

    Ertuğrul Kürkçü

    Yeni bir yol yapmak

    Aziz Çelik

    İşsiz gençler, çalışan emekliler!

    Akdoğan Özkan

    İran savaşında gerçekliği kavramak, gerçekliği fiyatlamak

    Güncel Kalın

    E Bültene üye olun gündemden ilk siz haberdar olun.

    Siyasi Haber, “tarafsız” değil “nesnel” olmayı esas alır. Siyasi Haber, işçi ve emekçiler, kadınlar, LGBTİ+’lar, gençler, doğa ve yaşam savunucuları, ezilen etnik ve inançsal topluluklardan yanadır.

    Devletten ve sermayeden bağımsızdır.

    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    EMEK

    İnova’da sendika baskısı: 16 işçi işten çıkarıldı, üretim durdu

    7 Nisan 2026

    Dilovası’nda yine iş cinayeti: 3 işçi hayatını kaybetti

    5 Nisan 2026

    Bekeart’ta grev kararı: İşçiler 17 Nisan’da iş bırakabilir

    4 Nisan 2026
    KADIN

    KSK70’te “toplumsal cinsiyet” krizi

    7 Nisan 2026

    EŞİK’ten doğum izni düzenlemesine tepki: “Çocuk bakımı sadece kadınların sorumluluğu değildir”

    31 Mart 2026

    DEM Parti Milletvekili Saliha Aydeniz TBMM İdare Amiri görevinden istifa etti

    24 Mart 2026
    © 2026 Siyasi Haber. Designed by Fikir Meclisi.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.