Close Menu
Siyasi HaberSiyasi Haber

    Subscribe to Updates

    Get the latest creative news from FooBar about art, design and business.

    What's Hot

    Cinsiyetçi ifadeler gerekçesiyle Tüm Bel-Sen Genel Başkanı’nın üyeliği 3 ay askıya alındı

    9 Ocak 2026

    Kuşadası’nda iş cinayeti: Fırtınada çalışmaya zorlanan İşçi hayatını kaybetti

    9 Ocak 2026

    EFFP: Caracas’tan Halep’e, Gazze’den Tahran’a barış ve özgürlük mücadelesini büyütelim

    9 Ocak 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    • Güncel
      • Ekonomi
      • Politika
      • Dış Haberler
        • Dünya
      • Emek
      • Kadın
      • LGBTİ+
      • Gençlik
      • Ekoloji ve Kent
      • Haklar ve özgürlükler
        • Halklar ve İnançlar
        • Göçmen
        • Çocuk
        • Engelli Hakları
      • Yaşam
        • Eğitim
        • Sağlık
        • Kültür Sanat
        • Bilim Teknoloji
    • Yazılar

      Venezuela’da yaşananlara sol muhalefet ne diyor?

      8 Ocak 2026

      Bir fotoğraf karesine sığmayan hakikat

      8 Ocak 2026

      Venezuela: Uluslararası hukukun çöküşü, emperyalist barbarlık rejimi ve kapitalizm

      7 Ocak 2026

      ABD’nin Venezuela’ya saldırmasını görmek

      5 Ocak 2026

      Emperyalist müdahaleler ve “kurtarıcılık” yanılgısı

      5 Ocak 2026
    • Seçtiklerimiz

      ‘Barış Bildirisi’nin 10’uncu yılında hali pür melalimiz

      9 Ocak 2026

      İlk Kürtçe ilkokul

      7 Ocak 2026

      Gangsterin dönüşü!

      5 Ocak 2026

      Faşizme ve emperyalizme karşı daha fazla enternasyonalizm, daha fazla sosyalizm

      5 Ocak 2026

      Belirsizlikler yılı 2025 geride kalırken 2026 ne getirecek?

      4 Ocak 2026
    • Röportaj/Söyleşiler

      Piyangocu Meryem hepimiz için ilham kaynağı

      26 Aralık 2025

      Avrupa Süryaniler Birliği: “Noel Bayramı eşit yurttaşlığın bir gereğidir”

      24 Aralık 2025

      Duygusal Olan Politiktir – KESK’li Kadınların Mücadele Deneyimleri

      24 Aralık 2025

      Özlem Tolu: 2026 bütçesi eğitimin daha fazla piyasalaşacağı bir dönemin habercisi.

      15 Aralık 2025

      Onur Hamzaoğlu: “Sağlık Bakanlığı’nın bütçedeki payı yüzde 15’in altında olmamalı”

      13 Aralık 2025
    • Dosyalar
      • “Süreç” ve Sol
      • 30 Mart Kızıldere Direnişi
      • 8 Mart Dünya Kadınlar Günü 2022
      • AKP-MHP iktidar blokunun Kürt politikası
      • Cumhurbaşkanlığı Seçimleri
      • Ekim Devrimi 103 yaşında!
      • Endüstri 4.0 üzerine yazılar
      • HDK-HDP Tartışmaları
      • Kaypakkaya’nın tarihsel mirası
      • Ölümünün 69. yılında Josef Stalin
      • Mustafa Kahya’nın anısına
    • Çeviriler
    • Arşiv
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    Anasayfa » İmralı Heyeti’nden hükümete: Heyet ya da avukat derhal İmralı’ya gitmeli

    İmralı Heyeti’nden hükümete: Heyet ya da avukat derhal İmralı’ya gitmeli

    Siyasi Haber19 Ekim 2017
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Reddit Tumblr Email
    Share
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın durumuna ilişkin hükümete iki öneri yapan İmralı Heyeti, “Öcalan’ın ailesinden birinin, avukatının ya da İmralı Heyeti’nin derhal İmralı’ya gitmesi gerekiyor” dedi.

    İmralı Heyeti, PKK Lideri Abdullah Öcalan'ın cezaevi koşulları ve Öcalan ile ilgili son dönemde medyada çıkan haberlere ilişkin Halkların Demokratik Partisi (HDP) İstanbul İl Örgütü'nde basın toplantısı düzenledi. Toplantıya İmralı Heyeti’nden Ceylan Bağrıyanık, HDP Ankara Milletvekili Sırrı Süreyya Önder ve TBMM Başkanvekili Pervin Buldan katıldı. Açıklamayı heyet adına Önder yaptı.  


    Başından beri barış ve demokrasi için mücadele eden Kandıra F Tipi Kapalı Cezaevi'nde bulunan İmralı Heyeti üyesi İdris Baluken’in eksik olduğunu belirterek konuşmasına başlayan Önder, “Her gün çürüyen, paçavraya dönen palavralarla rehin tutuluyor. Tıpkı eş başkanlarımız, milletvekili ve üyelerimiz gibi” dedi. Önder, “Türkiye’nin barışını hem de bölgenin barışı ve demokratikleşmesini mevcut siyasi aktörler içerisinde kavramsallaştırabilen ve demokratik bir teklif olarak ortaya çıkarabilen tek siyasi aktör olarak Sayın Öcalan üzerinde uygulanan tecrit ve mutlak izolasyon ile sosyal medyada dolaşıma giren, onun sağlık durumuna ilişkin çıkan durum üzerine bu toplantıyı yapıyoruz” dedi. 


    'Sağlık koşullarının yerinde olduğuna inanmamızı bekliyorlar’


    Devletin, hükümetin Öcalan’a yaklaşımı onun bu siyasi gücüne ve demokratikleşme iradesine uygun bir ciddiyetle olması gerektiğini sözlerine ekleyen Önder, “Sayın Öcalan bu ülkede sıradan bir tutsak, bir mahkum değildir. 11 Eylül 2016 tarihinden bu yana ve 11 Eylül 2016 tarihinden önce de uzunca bir süredir gerçekleşen tecridin altında sadece kardeşi ile görüştürülmüştür. Bırakın Sayın Öcalan’ın taşıdığı ağırlık ve ağır işler, sıradan bir mahkuma bile uygulanmayacak bir tecridin muhatabıdır. Şu durumda, ailesi, avukatları ve İmralı Heyeti ile yıllardır görüştürülmüyor. Hükümet riyakar bir şekilde, onun sağlık ve güvenlik koşullarının yerinde olduğu saçmalığına bizim de, halkın da inanmasını bekliyor. Sayın Öcalan’ın hak etmesine rağmen en yasal en temek hakkı gasp edilmiştir" diye kaydetti. 


    ‘Uyarı görevini defalarca yapmıştır’


    Önder konuşmasını şöyle sürdürdü: “Buna dair hiçbir şey söylemeyen iktidara bir ad koymak gerekir. Niye böyle yapıyor? Bunu sormak gerekiyor, bunun için geriye dönüp baktığımızda şöyle bir gerçek ile karşı karşıyayız; Öcalan, bölge bu kaotik ve trajik duruma sürüklenmeden önce tabiri caizse her şey güllük gülistanlıkmış gibi gözükürken tüm bu olacak olanları neredeyse harfiyen haber verir öngörmüştür. Buna 15 Temmuz Darbesi de dahildir. Uyarı görevini defalarca yapmış ve bunu belgeleriyle, emareleriyle desteklemiş, bunu tarihsel arka planını çok net bir şekilde ortaya koymuş olmasına rağmen hiç kimse bu duruma uymadı. Bunu ciddiye almadı ve gerek ülke gerekse de bölge Sayın Öcalan’ın 'şunları yapmazsanız demokratikleşmeyi geliştirmezseniz, bu konuda cesur olmazsanız hegamonik yaklaşımlarınızı terk etmezseniz olacak olan bunlardır dediği noktaya geldik.  Egemenlerim muktedirlerin bundan zarar gördüğü söylenemez; ama bölgenin ve bütün halkları ödenemez bir toplumsal maliyetle karşı karşıya getirdiler. Birinci zarar gören kesim bu, ikincisi demokratikleşme umudumuz ve çocuklarımızın geleceği çalındı. Bunlar da yerine konulabilecek, taklidi yapılacak şeyler değildir. Bu söylediğim sadece İmralı Heyeti olarak bizim görüşümüz değil bunu en yetkili hükümet yetkilileri, Adalet Bakanlığı, siyasi işlerden sorumlu devlet bakanlarından, Cumhurbaşkanına varana değin barış ve demokratikleşme süresince rol ve sorumluluk üstlenen herkes nerede ise bizden daha fazla Sayın Öcalan’ın tespitlerine vurgu yaptılar.”


    ‘Ne oldu da tecrit katılaştı’


    Hükümet yetkililerinin söylediklerine değinen Önder, “Sayın Öcalan’ın bu konudaki öngörüsü HDP’den daha ileri düzeyde diyordu, bu ülkenin süreçten sorumlu Devlet Bakanı. Kendileri seçim derdine düştüğünde 'Öcalan bunları görürse bunlar İmralı’ya gittiklerinde onları sopa ile kovalayacak' diyordu. Bu ve benzeri onlarca demecin ortak noktası Sayın Öcalan tüm bu gelişmeleri harfiyen yüksek bir öngörü ile büyük  bir sezgi ve demokratik bir noktadan değerlendirmesiydi. Hükümetten bu yaklaşımı dillendirmeyen bakan kalmamıştı. Ne oldu da öngörüsünü kabul-takdir ettikleri bir insana bu kadar katı tecrit uyguluyorlar. Bunun biricik açıklaması vardı. Bölgede ve ülkede bütün politikalarını tercihlerini Kürt düşmanlığı üzerinden belirleme paradigması, hem bu tecridin günceldeki halinin gerekçesiydi, hem sürdürülmesinin gerekçesidir, hem de bölgenin barış ve demokratikleşmesinin önündeki en büyük engeldir” diye ifade etti. 


    ‘Öcalan’ın sesine kulak verildiğinde huzur oluyor’


    İnsanlar diğer canlılardan ayıran bir hususun olduğunu sözlerine ekleyen Önder, “İnsanlar ders alırlar. Yönetimlerinde böyle bir sorumlulukları vardı. Hele bir ülke  yönetenlerin bu anlamda çok daha büyük ve tarihsel bir sorumlulukları vardır. Tarih daha kaç kere bu ülkeye, yöneticilerine, Türkiye halklarına şunu kanıtlamak zorunda kalacaktır. Sayın Öcalan’a yaklaşımınız barışa olan yaklaşımdır. Ve ona dönük geliştireceğiniz tecrit ve izolasyon ve her türlü demokratik olmayan yol ve yöntem, bu ülkeye  büyük bir toplumsal  maliyet olarak daima çıkagelmiştir. Öte yandan tüm bir İmralı sürecinin hatta İmralı sürecinde önce demokratikleşme hamlesi olarak tanımladı bizlere. Suriye’den çıkmaya karar  vermesi, Avrupa’ya dönük çalışmaları ile başlayan süreçte Sayın Öcalan ne zaman sesine kulak verilse bu ülkeye huzur, kardeşlik en önemlisi demokratikleşme anlamında önemli bir umut iklimi hakim olmuştur” dedi. 


    'İFLAH OLMAZ KÜRT KARŞITLIĞI'


    “Son 40 yılın iktidarlarında görev ve sorumluluk alan hiç kimse Sayın Öcalan bizi şu konuda yanılttı diyemez” diyen Önder, “Biz bunu en yetkiliği ağızlarından defalarca duyduk. Hepsinin ortak belirlemesi ‘tüm bu gelişmeleri bizden önce gördü. Söylediğinde çok anlayamadık. Yeterince cevap olamadık’ şeklinde değerlendirmeleri vardı. Bütün bunlar ortadayken, bütün bunlar gözlerimiz ile görmüş, kulaklarımız ile işitmiş bir heyet olarak, biz bu gün gelinen noktayı sadece iki temel açıklayıcı etmenle açıklayabiliriz” diye belirtti.  


    Bunları da Önder şöyle açıkladı: “Birisi bölgede iflah olmaz bir Kürt karşıtlığı üzerinden oluşturulan bütün politikalar, bir  diğeri de barış yerine savaşın kendi iktidarını sürdürülebilir kılmak anlamında daha elverişli bir vasfı olduğu gerçekliğidir. Belki kısa dönem üstelik toplumların tarihlerinde önemsiz sayılabilecek 3-5 ay 1 yıl bu amaca  hizmet edebilir; ama hiçbirimizin bu ülkenin ortak geleceğine ve bölgenin ortak geleceğine kendi siyasi hegamonik arzularını uğruna harap etmeye, tahrip etmeye , imha etmeye hakkımız olmadığını düşünüyoruz.”  


    'Kabul etmemiz düşünülemez' 


    Öcalan’a tecrit temelli yaklaşımın bu  ülkeyi ve bölgeyi her zaman felakete sürüklediğini kaydeden Önder, “Ona gereken ciddiyet ile yaklaşıldığında da her zaman bir demokratik umut iklimini yeşerttiğini bilen insanlar olarak, bizim bu tecridi kabul etmemiz düşünülemez, imkan ve ihtimal dışıdır. Hem bunu  gördük hem de ona ciddiyetle yaklaşıldığı zaman olabilecekleri gördük. Bunu bütün ülke gördü” dedi.  


    Önder, “Süreci kesmek için ortaya koydukları mazeretler, çatışma sonrası çözüm süreci yaşayan hiçbir ülkede görüşmeleri kesme gerekçesi değildir. Tam tersine bu tür arızalar, bu tür kırılmanın yaşanması, gerçekleşmesi ancak görüşmelerin  yükseltilerek daha da  ciddileştirerek, geliştirilmesi  ile aşılabilmiştir” diyerek insanlık tarihinin bunu deneyimlediğini söyledi.  


    'Devlet izin vermez ise bunlar olmaz' 


    Kimsenin bu ülke halklarının geleceğini karartmaya hakkının olmadığını söyleyen Önder, "Kendi hurafelerinizi bu ülkede savaş gerekçesi olarak sunamazsınız, buna hakkınız yok. HDP ve DBP'ye dönük imha operasyonları başladığı günden beri sürdürdükleri bir yalan var. Belediyelerimizin Kandil'e para, araç taşıdığını iddia ediyordu. Yalancı, riyakarlar! İnsan bugüne kadar bir tane delil getirmez mı? Koymaz mı ortaya? Hani başkanlarımız yolsuzluk yapmıştı? Bunun yanında sosyal medya meselesi de bizim için önemli bir meseledir. Hem devlet nezdinde hem siyasi ve askeri muhataplar nezdinde, 3 yıllık süreci yakından takip etmiş arkadaşlarınız olarak şunu söylüyoruz; devlet izin vermese bunlar olmaz. Yayılan bu söylentiler bizi derinden endişelendiriyor" dedi. 


    'Uyarıyoruz'


    Hükümete tarihsel bir uyarıda bulunduklarının altını çizen Önder, "Barış sürecinin seçilmişleri olarak; bu ülkede sadece barışın değil, halkın daha çok yoksullaşması, gençlerin yozlaşması, ekolojik mücadelemiz, kadın mücadelemizi tanıyan birileri olarak bu savaşın sonlanması için Sayın Öcalan ile görüşülmesi gerektiğini tekrarlıyoruz. Demokrasinin yolu İmralı'dan geçiyor. Bu durum asla kabullenemez ve ağır toplumsal sonuçlar çıkarır. Bu yılların tespitidir, tehdit değildir. Her ikisini de denediniz, ikisinin de sonuçlarını gördünüz. Yıllarca geri adım atmamış bir halk ile karşı karşıyasınız. Henüz çareler tükenmemiştir. Çağrımızı yapmak istiyoruz; tankla, tüfekle bir sonuca varamazsınız. Tek yolunuz var o da bölgeye demokratik bir teklifte bulunmak. Bu demokratik teklif pratikte kanıtlanmalıdır" diye dile getirdi.


    ‘Birinci ağızdan duymak istiyoruz’ 


    Son olarak hükümete çağrı yaparak iki öneride bulunan Önder, "Öncelikle Sayın Öcalan'ın sağlık durumunun öğrenilmesi için ailesinden birinin, avukatının ya da İmralı Heyeti'nin derhal İmralı'ya gitmesi ve zaman sektirmeden gitmesi gerekir. Öcalan'ın sağlık durumunu birinci ağızdan duymak istiyoruz; müzakere sürecini ciddiyet içeren bir yaklaşım ile yeniden görüşülmesi gerekiyor" dedi.  


    Adalet Bakanlığı başvuruya dönüş yapmadı 


    Adalet Bakanlığı ile telefon görüşmesi yapığını belirten heyet üyesi Pervin Buldan da, "Sosyal medyada çıkan haberler üzerine kaygılı olduğumuzu ilettim. Adalet Bakanlığı Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı'nın açıklama yaptığını söyledi. Ben de bunun yeterli olmadığını ve ailesinden, avukatlarından ya da siyasi heyetimizden birisinin gitmesi gerektiğini söyledim. Bu konuda henüz bir dönüş yapılmış değil" dedi. 


    Mezopotamya Ajansı

    Share. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Telegram Email

    İlgili İçerikler

    İlham Ehmed: Halep’teki saldırılar Kürtlere karşı soykırım harekâtıdır

    7 Ocak 2026

    İlerici Enternasyonal’in ABD’nin Venezuela’yı işgaline dair açıklaması: “Sessizlik suç ortaklığıdır!”

    4 Ocak 2026

    Cumartesi Anneleri’nden yeni yıl çağrısı: Hakikatle yüzleşmeden adalet gelmez

    3 Ocak 2026
    Destek Ol
    Yazılar
    Fatoş Osmanağaoğlu

    Venezuela’da yaşananlara sol muhalefet ne diyor?

    Elif Gamze Bozo

    Bir fotoğraf karesine sığmayan hakikat

    Remzi Altunpolat

    Venezuela: Uluslararası hukukun çöküşü, emperyalist barbarlık rejimi ve kapitalizm

    Muhsin Dalfidan

    ABD’nin Venezuela’ya saldırmasını görmek

    Bağlantıda Kalın
    • Facebook
    • Twitter
    Seçtiklerimiz
    Murat Sevinç

    ‘Barış Bildirisi’nin 10’uncu yılında hali pür melalimiz

    Alp Altınörs

    İlk Kürtçe ilkokul

    Fehim Taştekin

    Gangsterin dönüşü!

    Remzi Altunpolat

    Faşizme ve emperyalizme karşı daha fazla enternasyonalizm, daha fazla sosyalizm

    Güncel Kalın

    E Bültene üye olun gündemden ilk siz haberdar olun.

    Siyasi Haber, “tarafsız” değil “nesnel” olmayı esas alır. Siyasi Haber, işçi ve emekçiler, kadınlar, LGBTİ+’lar, gençler, doğa ve yaşam savunucuları, ezilen etnik ve inançsal topluluklardan yanadır.

    Devletten ve sermayeden bağımsızdır.

    Facebook X (Twitter) YouTube
    EMEK

    Kuşadası’nda iş cinayeti: Fırtınada çalışmaya zorlanan İşçi hayatını kaybetti

    9 Ocak 2026

    2025’te en az 94 çocuk işçi hayatını kaybetti: iş cinayetleri rejimi derinleşiyor

    9 Ocak 2026

    Gökhan Günaydın: Meclis çalıştırılamıyor, emekli açlığa mahkûm ediliyor

    8 Ocak 2026
    KADIN

    Kadınlardan 10 Ocak’ta Ankara’da büyük buluşma çağrısı: “Haklarımıza ve hayatlarımıza sahip çıkıyoruz”

    7 Ocak 2026

    Kadınlar 10 Ocak’ta yan yana: “En güçlü yanıt örgütlü mücadeledir”

    5 Ocak 2026

    Kadınlardan “Aile Yılı” politikalarına karşı ortak çağrı: 10 Ocak’ta Ankara’da kadın mitingi

    3 Ocak 2026
    © 2026 Siyasi Haber. Designed by Fikir Meclisi.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.