Close Menu
Siyasi HaberSiyasi Haber

    Subscribe to Updates

    Get the latest creative news from FooBar about art, design and business.

    What's Hot

    YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel Karadeniz saha çalışmalarını Trabzon’dan başlattı

    21 Ağustos 2026

    AKP-MHP kendi görüşlerini yasa haline getirdi, Kürtlere ve tüm topluma dayatıyor

    21 Ağustos 2026

    Florida’da Angie Nixon sürprizi: Demokrat Parti’nin solunda Mamdani dalgası mı büyüyor?

    19 Ağustos 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    • Güncel
      • Ekonomi
      • Politika
      • Dış Haberler
        • Dünya
      • Emek
      • Kadın
      • LGBTİ+
      • Gençlik
      • Ekoloji ve Kent
      • Haklar ve özgürlükler
        • Halklar ve İnançlar
        • Göçmen
        • Çocuk
        • Engelli Hakları
      • Yaşam
        • Eğitim
        • Sağlık
        • Kültür Sanat
        • Bilim Teknoloji
    • Yazılar

      AKP-MHP kendi görüşlerini yasa haline getirdi, Kürtlere ve tüm topluma dayatıyor

      21 Ağustos 2026

      Kürtler yüzme biliyor…

      19 Ağustos 2026

      Ertelemeciliğin ve soyut devrimciliğin çıkmazı

      19 Ağustos 2026

      Yirmi beş yıllık tasallut: AKP’nin siyasal ve sınıfsal anatomisi

      15 Ağustos 2026

      1935’ten bugüne uzanan soru: Tekke ve zaviyelerden kalan eserler nerede?

      14 Ağustos 2026
    • Seçtiklerimiz

      Modern çitleme: İlk ve son sömürge kadınlar

      19 Ağustos 2026

      25 yıl 25 başlık: AKP’nin emek bilançosu!

      17 Ağustos 2026

      Bakanlık verileri şüpheli!

      10 Ağustos 2026

      Cumhuriyet’in bastıramadığı ilk Kürt isyanı

      9 Ağustos 2026

      Üçüncü kutbun yeniden inşası

      6 Ağustos 2026
    • Röportaj/Söyleşiler

      Tülay Hatimoğulları: Garanti aramanın yolu süreci dönülmez hâle getirmek

      17 Ağustos 2026

      Dr. Toros Korkmaz: “Çerçeve yasa çözüm için hukuksal zemin oluşturabilir”

      6 Ağustos 2026

      Eski FARC komutanı Lida Ortiz: “Silahlı mücadeleden siyasi mücadeleye geçiş, silah bırakmaktan çok daha zor”

      20 Temmuz 2026

      Yıkıma karşı bir direniş ve yaşam alanı: 26. Evvel Temmuz Festivali

      16 Temmuz 2026

      İsviçre’de iltica belirsizliğine karşı direniş: Welat Aydın Federal Mahkeme önünde açlık grevinde

      3 Temmuz 2026
    • Dosyalar
      • “Süreç” ve Sol
      • 30 Mart Kızıldere Direnişi
      • 8 Mart Dünya Kadınlar Günü 2022
      • AKP-MHP iktidar blokunun Kürt politikası
      • Cumhurbaşkanlığı Seçimleri
      • Ekim Devrimi 103 yaşında!
      • Endüstri 4.0 üzerine yazılar
      • HDK-HDP Tartışmaları
      • Kaypakkaya’nın tarihsel mirası
      • Ölümünün 69. yılında Josef Stalin
      • Mustafa Kahya’nın anısına
    • Çeviriler
    • Arşiv
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    Anasayfa » Arat Dink’ten Ahmet Şık’a mektup: Kardeşim Ahmet

    Arat Dink’ten Ahmet Şık’a mektup: Kardeşim Ahmet

    Siyasi Haber14 Şubat 2017
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Reddit Tumblr Email
    Share
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    10 yıl önce katledilen Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink’in oğlu Arat Dink, tutuklu gazeteci Ahmet Şık için bir mektup kaleme aldı. Dink, “Herhalde şu gerçeği artık herkes anlamıştır: Sen herhangi bir davadan tutuklanıyorsan, o dava anlatıldığı gibi bir dava olmayacaktır” diye yazdı.

    10 yıl önce gazetesinin önünde katledilen Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink'in oğlu Arat Dink, "FETÖ, DHKP-C ve PKK propagandası yaptığı" iddiasıyla 46 gündür tutuklu bulunan gazeteci Ahmet Şık hakkında bir yazı kaleme aldı. Dink, "Herhalde şu gerçeği artık herkes anlamıştır: Sen herhangi bir davadan tutuklanıyorsan, o dava anlatıldığı gibi bir dava olmayacaktır. Dava bitmiştir. Devlet içindeki “cemaatçi” yapılanmayla ciddi bir hesaplaşma olacağını umanların da bu gerçeği bir an önce kabullenip ona göre tavır almalarında fayda var" diye yazdı.


    Arat Dink'in Cumhuriyet gazetesinin bugünkü (14 Şubat 2017) nüshasında 'İçeriye mektuplar' köşesinde yayımlanan 'Kardeşim Ahmet' başlıklı yazısı şöyle:


    Sana yine böyle sesleneli altı yıl olmuş. Her seferinde daha bir kalabalık oluyorsunuz içeride. Yazayım da ne yazayım? “Görüldü”cüden kaçıracağım imla hatalarına kaç testere gizleyebilirim acaba. Kitaptan bomba oluyor da benim mektuptan bir lokum olsun bir şey çıkmaz mı? Keşke bütün kapıları açacak bir anahtar gizleyebilsem şu mektuba.


    En son bir grup arkadaş, “Birbirimizi dünya gözüyle son bir görelim” deyip bir araya gelmiştik. Olan şeylerin neden olmuş olamayacağı ve olamayacak şeylerin nasıl olacağı gibi şeyler konuşmuştuk sanırım. Hepimiz nasıl da endişeliydik gelecek için. En çok da senin için… O gün de tutuklu gazetecilerden konuşmuştuk. Zamanında senin tutuklanmanda bilerek veya bilmeyerek rolü olmuş veya en azından “sorun etmemiş” kişilerin de, yani çok öfkeli olmak için yeterince sebebin olan meslektaşlarının dahi tutukluluklarının seni nasıl rahatsız ettiğini hatırlıyorum. Herhalde şu gerçeği artık herkes anlamıştır: Sen herhangi bir davadan tutuklanıyorsan, o dava anlatıldığı gibi bir dava olmayacaktır. Dava bitmiştir. Devlet içindeki “cemaatçi” yapılanmayla ciddi bir hesaplaşma olacağını umanların da bu gerçeği bir an önce kabullenip ona göre tavır almalarında fayda var. Sonra “aldatılmışım”larla topyekûn suçlarken gösterdikleri gayretkeşliği topyekûn aklarken de göstermelerine gerek kalmaz. Senin henüz yayımlamadığın bir kitabının eskizlerinden yargılanman epeyce şaşırtmıştı insanları. Şimdiyse senin o gün işaret ettiğin örgütlenmeye karşı delil olarak kullanıyorlar. Üstelik sen içerideyken utanmadan… O kitap için gündeme gelen isimlerden olan ama yanılmıyorsam koymamayı düşündüğün “imamın ordusu” ise 15 Temmuz’da kendi adını koydu. Sahi o gün ne oldu? Bu sorunun cevabına en yakın kişilerden biri, belki de olayın içindeki aktörlerin bir kısmından bile daha yakın olabilirdin.


    Çünkü doğru soruları soruyor ve cevaplarını arıyordun. Tutuklanmanın bir işlevselliği de o günün gerçekliğini anlamamızı geciktirmeleri olacaktır. Hadi şimdiden düşünmeye başlayalım. Bu, “ben yapmadım miki yaptı” ve ardından “miki de değilmiş” örüntüsünde bir sonraki ihale kime kalacak sence. Devletin içindeki hangi grup bu dönemin sorumlusu ilan edilecek, bir sonraki “soruşturma dalgaları”na mazhar olacak? Peki biz, aslı yerine taslaklarıyla uğraşmaktan ne zaman vazgeçeceğiz? Senin FETÖ’cü olmadığını en iyi sana bu yaftayı yapıştıranlar biliyor. PKK’li olmadığını da… Tıpkı zamanında Ergenekoncu olmadığını da bildikleri gibi… Değil sen, senin eskizin yeter Ahmet bu ülkede dönen kirli oyunları ayan etmeye. Ama yok işte. Biz tutuklanmayanlar, “dışarıdakiler” beceremiyoruz bu işi, biz dostların, hakkını veremiyoruz dostluğun. Utanç içinde eziliyoruz. Senin bir adım önde olmanın sebebiyse sarih aslında. Haberin değil gerçeğin peşinde olman. Habere ulaşmak için değil, gerçeğe ulaşmak için doğru soruları sorman ve cevaba ulaşana kadar da peşini bırakmaman.


    Cevaba ulaştığındaysa, istediği kadar senin tezini doğruluyor olsun, gerçeğin tamamını kapsamadıkça o cevapla yetinmemen ve yeni soruyu sorman. Senin sosyalistliğinin gazeteciliğinin önünde olduğunu söyleyenler oldu. Sanki ceza kanununda suçmuş gibi. Gazeteciliğinin önünde mi arkasında mı bilmem ama şimdi herkesin dilinden düşürmediğini ilk yazanlardan değil misin? Sen şimdi tutuklusun ve seni onların bugün söylediklerini daha önce söylediğin için yuhalayanlar dışarıda. Bununla barışık nasıl yaşıyorlar utanmadan. Bu ülkenin gerçekleri daha uzun süre “iyi haber” olacak. Ve onları sen ve senin gibiler yazacaksınız. En iyi kitabını henüz yayımlamadın. O yüzden henüz yapmadığın şeylerden korkmaları çok normal. Bu ülke hangi ülkenin eskizi Ahmet? Neden böyle yarım yamalak her şeyimiz? Kimin hangi suçunun cezasını yatıyoruz? Kimin hangi yalanına kelepçeledik kendimizi? Elbet devran dönecek.


    Ama üç gün su verilmediğini, “üçüncü gün verdik” diyerek yalanlama cüretine sahip utanmazlarınki gibi olmayacak adalet.


    Suları eksik edilmeyecek. Sende yoktur ya hiç, yüreği kararanlara, beklemekten bıkmakta olanlara olsun sözüm. Babamın beklenenin ağzından yazdığı iki satırı gelir aklıma böyle zamanlarda: “Sakın unuttum sanma güzelim geleceğim elbet / Gecikmeme neden aslında bu fazla yakınlığın / Soranlara böyle bellet, geleceğim elbet.” Bak diplerde birikerek çoğalan nehir, bir gün İstanbul’da “hepimiz Ermeniyiz” diyerek, bir gün New York’ta “hepimiz Müslümanız” diyerek yüzeye çıkıyor. Daha hava yeni kararırken müjdelemiştim ya; hiçbir mağduru olmayacak düşlerinin müstakbel zaferinin. Bu koyulaşan karanlığa aldırmam. Gecikmesi gelişinin yakınlığına işaret… Sarılıyorum, Not: 15 Şubat Çarşamba günü, 6 yıl önceki davanın –umarız- son celsesine gelip, birkaç dakikalığına da olsa sesini duymak, yüzünü görmek için bütün dostların orada olacağız. Yanlış ve yavaş birleşince, hem ona karşı hem onunla bir olmaktan, aynı anda yargılanabiliyorsun bu ülkede.

    Share. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Telegram Email

    İlgili İçerikler

    İstanbul Finans Merkezi şantiyesinde inşaat işçilerinin direnişi kazanımla sonuçlandı

    18 Ağustos 2026

    Bursa’da su havzası ve yangın görmüş orman alanına mermer ocağı onayı: ÇED süreci devre dışı bırakıldı

    9 Ağustos 2026

    Dr. Toros Korkmaz: “Çerçeve yasa çözüm için hukuksal zemin oluşturabilir”

    6 Ağustos 2026
    Destek Ol
    Yazılar
    Mahir Sayın

    AKP-MHP kendi görüşlerini yasa haline getirdi, Kürtlere ve tüm topluma dayatıyor

    Zeki Yaş

    Kürtler yüzme biliyor…

    Burhan Kaan Somuncu

    Ertelemeciliğin ve soyut devrimciliğin çıkmazı

    Remzi Altunpolat

    Yirmi beş yıllık tasallut: AKP’nin siyasal ve sınıfsal anatomisi

    Bağlantıda Kalın
    • Facebook
    • Twitter
    Seçtiklerimiz
    Volkan Yaraşır

    Modern çitleme: İlk ve son sömürge kadınlar

    Aziz Çelik

    25 yıl 25 başlık: AKP’nin emek bilançosu!

    Aziz Çelik

    Bakanlık verileri şüpheli!

    Tuncay Yılmaz

    Cumhuriyet’in bastıramadığı ilk Kürt isyanı

    Güncel Kalın

    E Bültene üye olun gündemden ilk siz haberdar olun.

    Siyasi Haber, “tarafsız” değil “nesnel” olmayı esas alır. Siyasi Haber, işçi ve emekçiler, kadınlar, LGBTİ+’lar, gençler, doğa ve yaşam savunucuları, ezilen etnik ve inançsal topluluklardan yanadır.

    Devletten ve sermayeden bağımsızdır.

    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    EMEK

    Madencilerin Enerji Bakanlığı önündeki eylemi 10. gününde

    19 Ağustos 2026

    Başaran Aksu ve Gökay Çakır adli kontrolle serbest bırakıldı

    18 Ağustos 2026

    DEM Partili Cengiz Çiçek’ten Enerji Bakanı’na beş soru

    18 Ağustos 2026
    KADIN

    TKDF Temmuz 2026 Raporu: İlk 7 ayda 231 kadın erkek şiddeti ve şüpheli ölümler sonucu hayatını kaybetti

    6 Ağustos 2026

    1930 tarihli gizli genelge: Kadın öğretmenlere makyaj, takı ve gösterişli kıyafet yasağı

    5 Ağustos 2026

    EŞİK kuruluş yıl dönümünde duyurdu: “İstanbul Sözleşmesi’nden ve haklarımızdan vazgeçmiyoruz”

    1 Ağustos 2026
    © 2026 Siyasi Haber. Designed by Fikir Meclisi.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.