Close Menu
Siyasi HaberSiyasi Haber

    Subscribe to Updates

    Get the latest creative news from FooBar about art, design and business.

    What's Hot

    Pentagon açıkladı: Savaşın maliyeti 25 milyar dolara ulaştı

    30 Nisan 2026

    1 Mayıs programı belli oldu: Emekçiler alanlara çıkıyor

    30 Nisan 2026

    Yapay zeka bu kez devlet belgesini “uydurdu”: Güney Afrika’da taslak geri çekildi

    30 Nisan 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    • Güncel
      • Ekonomi
      • Politika
      • Dış Haberler
        • Dünya
      • Emek
      • Kadın
      • LGBTİ+
      • Gençlik
      • Ekoloji ve Kent
      • Haklar ve özgürlükler
        • Halklar ve İnançlar
        • Göçmen
        • Çocuk
        • Engelli Hakları
      • Yaşam
        • Eğitim
        • Sağlık
        • Kültür Sanat
        • Bilim Teknoloji
    • Yazılar

      Küresel Denizcilik krizinde Türkiye’nin artan lojistik ağırlığı

      29 Nisan 2026

      İstiklal Kadınları Hareketi ve Femonasyonalizm

      27 Nisan 2026

      2026 1 Mayıs’ı birleşik mücadelenin eşiği olmalı

      26 Nisan 2026

      Mahir Çayan Kitabı: Toplu Yazılar ve Üzerine Yazılar üzerinden bir okuma denemesi

      25 Nisan 2026

      24 Nisan 1915 Büyük Ermeni Soykırımı’nın şiddet mirası üzerine

      23 Nisan 2026
    • Seçtiklerimiz

      Dünya savaşı gölgesinde 1 Mayıs

      30 Nisan 2026

      Güney Kore’de Samsung Elektronik’te Grev Sesleri

      30 Nisan 2026

      Algoritmaların hafızası: 1915’in sosyal medyada yeniden inşası

      25 Nisan 2026

      “Bir zamanlar”dan “Şimdiki zamanlar”a geçsek mi?

      24 Nisan 2026

      Çocukları koruma gerekçesiyle internete girişe kontrol mü?

      24 Nisan 2026
    • Röportaj/Söyleşiler

      Av. Sevda Karataş: Zulüm varsa direniş de var!

      21 Nisan 2026

      ABD-İran savaşı içeride baskı bahanesi

      7 Nisan 2026

      Newroz, Akitu ve Paskalya: Mezopotamya’nın kadim bayramları yeniden sahipleniliyor

      5 Nisan 2026

      Dr. Levent Koşar: ‘İşçi sağlığı bir sağlık sorunu değil, sınıf mücadelesi sorunudur!’

      1 Nisan 2026

      Gazze’de soykırım hâlâ sona ermedi

      26 Mart 2026
    • Dosyalar
      • “Süreç” ve Sol
      • 30 Mart Kızıldere Direnişi
      • 8 Mart Dünya Kadınlar Günü 2022
      • AKP-MHP iktidar blokunun Kürt politikası
      • Cumhurbaşkanlığı Seçimleri
      • Ekim Devrimi 103 yaşında!
      • Endüstri 4.0 üzerine yazılar
      • HDK-HDP Tartışmaları
      • Kaypakkaya’nın tarihsel mirası
      • Ölümünün 69. yılında Josef Stalin
      • Mustafa Kahya’nın anısına
    • Çeviriler
    • Arşiv
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    Anasayfa » Suriyelilere karşı ırkçılığa, nefrete hayır, kardeşliğe evet

    Suriyelilere karşı ırkçılığa, nefrete hayır, kardeşliğe evet

    Siyasi Haber10 Temmuz 2016
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Reddit Tumblr Email
    Share
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’deki Suriyeli göçmenlere vatandaşlık hakkı verileceğini söyledi. Bu açıklamayla birlikte, sosyal medyada ‘‘Suriyelileri istemiyoruz’’ başlıkları açıldı ve Suriyelilere dönük ırkçılık günlerdir devam ediyor. Neredeyse her musibetin sorumluluğu Suriyelilere yükleniyor. Sanki onlar olmasa memleket güllük gülistanlık…

    AHMET SAYMADİ


    Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 3 Temmuz tarihinde Kilis’te yaptığı konuşmada, Türkiye'deki Suriyeli göçmenlere vatandaşlık hakkı verileceğini söyledi. Bu açıklamayla birlikte, sosyal medyada ‘‘Suriyelileri istemiyoruz’’ başlıkları açıldı ve Suriyelilere dönük ırkçılık günlerdir devam ediyor. Neredeyse her musibetin sorumluluğu Suriyelilere yükleniyor. Sanki onlar olmasa memleket güllük gülistanlık.


    Ancak Suriyelilerin vatandaşlığa alınması konusunda dikkatli olmak gerek. Bosna savaşından kaçan Boşnaklara, Bulgaristan’dan gelen Türklere bile vatandaşlık vermeyen, verene kadar bin bir çile çektiren devlet neden üç milyon insana vatandaşlık vermek istiyor? İkinci soru da şu, ‘‘İçişleri Bakanlığı Suriyelilerin sicillerine bakıyor’’ deniliyor. Sicil derken ne kast ediliyor?


    Bu iki soruyu cevaplamak hepimiz için çok kolay:


    AKP, 14 yıldır iktidarda. Çıkarı olmayan herhangi meseleyi kolayca hayata geçirmeyeceğini biliyoruz.


    Göçmenler kendilerine hoşnutlukla yaklaşan siyasi partilere kendilerini yakın hissediyor. Örneğin, Türkiye’de merkez sağ bir partiye oy veren Türk seçmenler Almanya’da göçmen politikaları sebebiyle sosyal demokrat partilere oy veriyor. AKP, Suriyelilerin tamamının kendisine oy vereceğini hesap ediyor.  Suriyelileri AKP’nin az oy aldığı yerlere yerleştirerek illerin dengelerini değiştirmek, AKP’nin vekil sayısını arttırmak istiyorlar. Son dönem Alevi yerleşim yerlerine Suriyelilerin yerleştirilmesi bunun basit bir örneği.


    İçişleri Bakanlığı’nın sicil meselesinden kastının ise Suriyelilerin mezhebine bakmak olduğunu biliyoruz. AKP, Sünni Suriyelilere vatandaşlık verip Alevileri ise vatandaşlığa almamayı planlıyor. AKP’nin Suriyelilere vatandaşlık vermek istemesinin, ülkedeki mezhepçiliği körüklemek, seçim hileleri yapmak, illerdeki etnik-inanç dengelerini bozmak olduğu açık.


    AKP Grup Başkanvekili Bülent Turan, "Dil biliyorsa, Türkiye'ye katma değer katacak gibi 8 -10 başlığı sağlıyorsa olabilecek" alacağız diyor. Katma değerden kasıtlarının eğitim düzeyi ve kalifikasyon olduğunu zaten itiraf ediyorlar. Savaştan kaçan 3 milyon insan AKP için pazardan seçilen domates gibi, sağlamları al, çürükleri at. Ama çürükler için düşünüleni de Sabah gazetesinin bir haberinde şöyle okuyoruz, ‘‘Türk vatandaşları başvurmadığı için yurtdışından ithal edilen imalat, inşaat ve maden sahasındaki çalışan açığını da kapatacak’’ Suriyeliye bakışlarının bir diğer noktası ise sömürülecek ucuz iş gücü. Suriyelileri, AKP’nin taşeron cumhuriyetine, hakkını bile savunamayacak köle yığınları yapmayı planlıyorlar. Ki Suriyelilerin mevcut durumu da bu zaten: Ucuz, güvencesiz iş gücü,


    Ancak vatandaşlık meselesine dair kuşkularımızı ifade ederken Suriyelilere karşı ırkçılığa ve nefret söylemine düşmemek gerekiyor. Türkiye’de ekonominin bozulmasının, eğitim ve sağlık hizmetlerine erişememenin; tacizin ve kadına şiddetin sorumlusu Suriyeliler değil. Eğitim ve sağlık hizmetlerine erişim Suriyeliler yokken de yetersizdi. Suriyelilerin hiç gitmediği illerde de sorun olması, bunun bir göstergesi. Taciz ve kadına şiddeti söylemeye gerek yok; Suriyeliler olsa da aynı olmasa da…


    Suriyelilerin göçmen olmasının en önemli sebeplerinden birisi biziz. Türkiye hükümeti, Suriye’nin yıkılması için elinden geleni yaptı. Binlerce cihatçı katili silahlandırdı, her türlü desteği sağlayarak Suriye’ye yolladı. Biz buna engel olamadık, AKP’yi durduramadık! Doğru dürüst bir savaş karşıtı kampanya örgütlemeyi bile başaramadık. Savaşın ortasında kalan milyonlarca insan, mecburen göç etmek zorunda kaldı. Suriye’deki savaşın destekçilerinden olan Avrupa Birliği de onlara kapıları kapayınca Türkiye’de sıkışıp kaldılar. Makedonya sınırında bekleyen Suriyeli bir mülteci aile, çadırına şunu yazmıştı, "Ülkene sığınmacıların gelmesini istemiyorsan, başka ülkelere bomba yağdırmaya bayılan politikacılara oy vermeyi bırak." Pekala ‘‘Ben oy vermedim’’ diyebilirsiniz. Ama dış politikada işler öyle yürümüyor, Türkiye’de hükümet kimse dünyada da bizi o temsil ediyor. Her politikasından sorumluyuz ve bedelini ödemeye mecburuz.


    Peki ne yapabiliriz. Türkiye’de yaşamak zorunda kalan bütün Suriyelilerin Türkiye’de yaşayan her yurttaş gibi sosyal haklardan faydalanması için çabalamalıyız. Onlar üzerinden yapılan sömürü planlarına engel olmalıyız. AKP’nin savaş politikalarına dur demeliyiz. AKP’nin, Suriye’deki savaşın ana aktörü olduğunu Suriyelilere anlatmalıyız. Ki kendileri muhtemelen bizden daha iyi biliyor…  


    Savaşa ve Diyanet’e ayrılan bütçenin eğitime, sağlığa hasılı halkın ihtiyaçlarına sağlaması için mücadele etmeliyiz.  


    Sosyal medyada; vaktiyle köyü yakıldığı için şehre göç etmek zorunda kalan Kürde reva görülenle, savaştan kaçtığı için Türkiye’ye sığınmak zorunda kalan Suriyeliye reva görülen şey aynı. Sorun göç edende değil, göç ettirende.


    Hasılı; Vatandaşlık meselesi Suriye’deki savaşın bitmesinden, Suriyelilerin vatanlarına dönmesinin koşulları yaratılmasından sonra konuşulacak bir mesele. O zamana kadar başımızın üstünde yerleri var. Direkt karşımıza alırsak gidecekleri yer AKP, yoldaşlaşmaya hemhal olmaya çalışırsak eğer safları bizim  yanımız olur.


    Son olarak; Araplara dönük ırkçı söylemlerde bulunanlara da şu hatırlatmayı da yapmak gerek. Mersin’de, Adana’da, Antakya’da iki milyona yakın Arap yurttaşımız var. Gezi’de yitirdiğimiz Abdullah Cömert, Ali İsmail Korkmaz, Ahmet Atakan Arap’tır. Mardin, Urfa, Siirt ve Gaziantep illerinde de Arap yurttaşlarımız var. Araplara dair nefret söylemini bir kenara bırakıp, onların zaten bu ülkenin yurttaşı olduğunu hatırlamak gerek…


    Ayrıca, bugün Ali İsmail Korkmaz'ın ölüm yıl dönümü, saygıyla anıyorum. 


     


     


     

    Share. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Telegram Email

    İlgili İçerikler

    Küresel Denizcilik krizinde Türkiye’nin artan lojistik ağırlığı

    29 Nisan 2026

    İstiklal Kadınları Hareketi ve Femonasyonalizm

    27 Nisan 2026

    2026 1 Mayıs’ı birleşik mücadelenin eşiği olmalı

    26 Nisan 2026
    Destek Ol
    Yazılar
    Altug Ç. Akalan

    Küresel Denizcilik krizinde Türkiye’nin artan lojistik ağırlığı

    İrem Kabataş

    İstiklal Kadınları Hareketi ve Femonasyonalizm

    Muhsin Dalfidan

    2026 1 Mayıs’ı birleşik mücadelenin eşiği olmalı

    Remzi Altunpolat

    Mahir Çayan Kitabı: Toplu Yazılar ve Üzerine Yazılar üzerinden bir okuma denemesi

    Bağlantıda Kalın
    • Facebook
    • Twitter
    Seçtiklerimiz
    Ertuğrul Kürkçü

    Dünya savaşı gölgesinde 1 Mayıs

    Siyasi Haber

    Güney Kore’de Samsung Elektronik’te Grev Sesleri

    Feyyaz Kerimo

    Algoritmaların hafızası: 1915’in sosyal medyada yeniden inşası

    Yetvart Danzikyan

    “Bir zamanlar”dan “Şimdiki zamanlar”a geçsek mi?

    Güncel Kalın

    E Bültene üye olun gündemden ilk siz haberdar olun.

    Siyasi Haber, “tarafsız” değil “nesnel” olmayı esas alır. Siyasi Haber, işçi ve emekçiler, kadınlar, LGBTİ+’lar, gençler, doğa ve yaşam savunucuları, ezilen etnik ve inançsal topluluklardan yanadır.

    Devletten ve sermayeden bağımsızdır.

    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    EMEK

    1 Mayıs programı belli oldu: Emekçiler alanlara çıkıyor

    30 Nisan 2026

    Güney Kore’de Samsung Elektronik’te Grev Sesleri

    30 Nisan 2026

    DİSK-AR Nisan raporu: Geniş tanımlı işsiz sayısı 13 milyona dayandı

    29 Nisan 2026
    KADIN

    İstiklal Kadınları Hareketi ve Femonasyonalizm

    27 Nisan 2026

    Kuşadası’nda kadınlardan “Cezasızlık Düzeni”ne isyan: “Faillerin arkasındaki devlet gücünü biliyoruz”

    24 Nisan 2026

    Dêrsim’de kadınlar adalet için yürüdü: “Gülistan için açılan kapı tüm failleri yakacak”

    24 Nisan 2026
    © 2026 Siyasi Haber. Designed by Fikir Meclisi.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.