Haber Merkezi, (SH)
12 Eylül’de LGBTİ+ örgütleri, yayın organları ve toplulukların internet siteleri ile sosyal medya hesaplarına getirilen erişim engelleriyle başlayan süreç; ev, dernek ve işletmelere yönelik baskınlarla genişledi. Operasyonların ardından bir araya gelen hak savunucuları, Özgürlük İstiyoruz Kampanya Grubu adı altında örgütlendiklerini duyurdu.
Grup tarafından paylaşılan verilere göre Ankara, İstanbul, İzmir, Mersin ve Aydın merkezli olmak üzere 15 ili kapsayan soruşturmalarda:
- 162 kişi, 9 dernek ve 13 işletme hakkında adli işlem başlatıldı.
- 82 kişi tutuklandı (Mersin’de 28, İstanbul’da 20, İzmir’de 16, Ankara’da 13, Aydın’da 5 kişi). Tutuklananlar arasında dernek yöneticileri, gazeteciler, trans kadınlar ve hak savunucuları yer alıyor.
- Operasyonları protesto eden eylemlerde ise yaklaşık 130 kişi gözaltına alındı.
“Dayanışma ve destek ağlarımız da hedef alınıyor”
Açıklamada, erişim engellerinin ve adli operasyonların yalnızca LGBTİ+ dernekleriyle sınırlı kalmadığı; insan hakları örgütleri, basın kuruluşları ve meslek odalarının hesaplarına da sıçradığı vurgulandı.
Derneklerin sadece örgütlenme mekânı değil, aynı zamanda hayati destek ağları olduğu belirtilen metinde şu ifadelere yer verildi:
“Derneklerimiz; ayrımcılığa uğrayanların başvurabildiği, şiddet karşısında destek aradığı, hukuki ve psikososyal danışmanlığa, sağlıkla ilgili güvenilir bilgiye ve akran dayanışmasına ulaşabildiği yerler. Özellikle HIV alanında çalışan örgütlerin hedef alınması danışmanlığa erişim ve mahremiyet açısından büyük kaygı yaratmaktadır.”
“Hepimiz güvendeysek ailemiz güvende”
Operasyonlara verilen “Ailem Güvende” ismine tepki gösteren Kampanya Grubu, güvenliğin yalnızca dar bir aile tanımı üzerinden sağlanamayacağını savundu. Güvenli yaşamın; şiddetten uzak durabilme, barınma, güvenceli çalışma ve sağlık hizmetlerine eşit erişimle mümkün olduğunu belirten grup, “Yoksulluğun, şiddetin ve güvencesizliğin karşısında herkes için eşitlik ve adalet istiyoruz. LGBTİ+’ların hedef gösterilmesine ve dayanışma ağlarımızın dağıtılmasına itiraz ediyoruz” ifadelerini kullanaarak adil bir toplumsal düzen çağrısında bulundu.
Gazetecilere ve Yayın Kuruluşlarına Çağrı
Özgürlük İstiyoruz Kampanya Grubu, bağımsız gazeteciler, medya kuruluşları ve sosyal medya içerik üreticilerine yönelik bir dizi ilkesel çağrıda bulundu:
- Bütünlüklü Takip: Soruşturmaların, tutuklama süreçlerinin ve cezaevlerindeki hak ihlali bildirimlerinin yakından takip edilmesi.
- Çok Seslilik: Haberlerde yalnızca resmi makamların açıklamalarıyla yetinilmeyip; savunma makamının, avukatların, hedef alınanların ve hak örgütlerinin görüşlerine yer verilmesi.
- Masumiyet Karinesi ve Hak Odaklı Dil: Henüz kesinleşmemiş suçlamaların hüküm gibi sunulmaması; kişilerin mahremiyetini koruyan ve ayrımcılığı yeniden üretmeyen hak odaklı bir haber dilinin benimsenmesi.
Açıklama, “Tutuklanan arkadaşlarımızın özgürlüğünü, baskıların ve sansürün son bulmasını istiyoruz. Sözümüzü, mücadelemizi ve dayanışmamızı büyütmek için buradayız” sözleriyle tamamlandı.
