Eylemde İHD Kayıplar Komisyonu üyesi Sebla Arcan tarafından okunan basın metninde, devam eden çözüm ve demokratikleşme sürecinin yalnızca silah bırakanlara yönelik hukuki düzenlemelerle sınırlı kalmaması gerektiği vurgulandı. Arcan, kalıcı bir barışın ancak geçiş dönemi adaleti mekanizmalarıyla mümkün olabileceğini belirterek taleplerini şöyle sıraladı:
- Hakikat Komisyonları Kurulsun: Hakikati bilme hakkı yasal güvence altına alınmalıdır.
- Cezasızlık Son Bulsun: Zorla kaybettirmelerde cezasızlık zırhı kaldırılmalıdır.
- Arşivler Açılsın: Devlet arşivleri açılarak tüm kayıpların akıbeti resmi olarak ilan edilmelidir.
Cansız bedenine intihar süsü verilip kimsesizler mezarlığına gömüldü
Sebla Arcan, 29 Temmuz 1981’de Edirne-İstanbul otobüsünde gözaltına alınan Süleyman Cihan’ın katledilme sürecini ve ardından yürütülen karartma çabalarını şu detaylarla aktardı:
- İşkence ve İnkâr: Emniyete götürülen Cihan için ailesi ve avukatlarına “gözaltında değil” cevabı verildi. Ancak çok sayıda tanık Cihan’ı Gayrettepe Emniyeti’nde işkence altında gördüklerini beyan etti.
- Sahte İntihar Senaryosu: Emniyet yetkilileri Cihan’ın 6. kattaki boş bir daireden atlayarak intihar ettiğini öne sürdü. Oysa otopsi raporu, Cihan’ın aşağı fırlatılmadan önce öldürüldüğünü belgeledi. Ayrıca olaya dair tanzim edilen rapor 30 Temmuz tarihini taşırken, Cihan bu tarihten sonra da emniyette canlı görüldü.
- Kaybetme Girişimi: Günlerce süren işkence sonucu katledilen Cihan’ın cansız bedeni, izleri silmek amacıyla Zindanarkası Mezarlığı’nın kimsesizler bölümüne “kimliği meçhul” olarak gömüldü. Gerçekler aile ve avukatların 85 günlük mücadelesiyle ortaya çıkarıldı.
Ahmet Cihan: “Bin yıl da geçse burada olmaya devam edeceğiz”
Süleyman Cihan’ın kardeşi Ahmet Cihan, dosyada faillerin açıkça belli olduğunu ve delillerin varlığına rağmen cezasızlık politikasının sürdürüldüğünü belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Süleyman’ın soruşturmasında ismi geçen ve suç işlediklerine dair dosyada deliller bulunan kişiler devletin görevlileridir. Yetkililerin kör, sağır ve dilsiz rolü oynamayı bırakması gerekir. Failler açıkta, suç sabittir. Cezasızlık devlet politikası olarak kaldığı sürece biz değil 1115 hafta, 5000 hafta da geçse, bin yıl da geçse burada olmaya ve adalet istemeye devam edeceğiz.”
Açıklama, Galatasaray Meydanı’na kayıpların anısına karanfillerin bırakılmasıyla sona erdi.
