Yerel seçimlerde seçilen muhalif belediye başkanlarına yönelik operasyonları ve kayyum uygulamalarını sert bir dille eleştiren Özgür Özel, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın siyasi müdahalelerini halkın karşısına konumlandırdı. Özel, şu değerlendirmeleri yaptı:
“Tayyip Erdoğan ‘Ben karar vereceğim’ diyor. Bir şehrin, bir ilçenin belediyesini millet bir partiye verdiyse, sen onu kayyumla veya korkutarak kendi partine alıyorsan bu millete kafa tutmaktır. ‘Senin dediğin değil benim dediğim olacak’ demektir. Sandık geldiğinde millet kimin dediğinin olacağını gösterecektir.”
“Türkiye’de sandığın olmama şıkkı yok”
Sandık güvenliği ve “Sandık hiç gelmeyebilir mi?” yönündeki karamsar iddialara da yanıt veren YENİ Parti Lideri, Türkiye’nin siyasal hafızasını hatırlattı:
- Sandık Mecburiyeti: “Türkiye çağdaş dünyadan dışlandıktan sonra ekonomisini, turizmini, ihracatını sürdüremez. Türkiye sandığa mecburdur.”
- Tarihsel Travmalar ve Sandık: “1961’deki idamlar, 1980 darbesi, Özal’ın yasakları ve Erdoğan’ın 3 aylık hapsi… Türkiye siyasi tarihi travmalar tarihidir ve millet bu travmaların cevabını hep sandıkta vermiştir. Erdoğan kendi oturduğu ilçe olan Üsküdar’ın seçim sonucunu hazmedemeyip operasyon yaptırıyor. İnsanlar bu travmanın hesabını sandıkta soracak.”
- Sandık Güvenliği ve Müşahitler: “YENİ Parti olarak son seçime girmediğimiz için resmi sandık görevlisi veremiyoruz ama müşahitlerimizle orada olacağız. Ben o gün okulların etrafını dolduracak, oyunun nöbetini tutacak bilincini şimdiden görüyorum.”
“Sokak sandığın, sandık sokağın güvencesidir”
Sokak eylemleri ve barışçıl protestolar hakkındaki çizgisini netleştiren Özel, sokağın kriminalize edilmesine izin vermeyeceklerini vurguladı:
“Benim sokak ve meydan korkum yok. Tepki ve protesto anayasal bir haktır. Yakmak, yıkmak, kamu düzenini bozmak bizim işimiz değil; ama barışçıl yollarla sokağa çıkmış milyonların kriminalize edilmesine de izin vermeyiz. Sokak sandığın güvencesidir, sandık da sokağın. Birileri sandığı kaçırmaya kalkarsa sokakta olmak meşrudur. Sandık varsa herkes evine döner; sandığa el uzatılırsa sokak sandık gelene kadar boşalmaz.”
Dervişoğlu’nun “İmralı” Uyarısına Yanıt: “Şahidimiz Gördüğümüz Zulümdür”
İYİ Parti Lideri Müsavat Dervişoğlu’nun “Butlan siyasetiyle İmralı süreci birdir, iktidarın masasına oturmayın” uyarısına yanıt veren Özel, Kürt meselesindeki tutumlarının iktidarla bir al-ver ilişkisine dayanmadığını belirtti:
“Biz AK Parti’yle oturup anlaşmış değiliz. Öyle bir şey olsa 50 kere bozulacak şey yaşandı. Şahidimiz gördüğümüz zulümdür, uğradığımız saldırılardır. Biz silahların ebediyen susması, bir daha kan akmaması ve Kürtlerle Türklerin omuz omuza Cumhuriyeti ayağa kaldırması için barışı savunuyoruz. Bizim kimseye verilmiş bir sözümüz yok, ama barışı savunan tarihsel çizgimizden de vazgeçmeyiz.”
Makam aracı tartışması: “CHP’nin arabasını parti değiştirdiğimiz gün iade ettik”
CHP Genel Merkezi’ne ait makam aracını kullanması üzerinden yapılan eleştirilere de nokta koyan Özgür Özel; geçmiş genel başkanlara gösterdikleri hürmeti hatırlatarak, “Kurultayı kazandıktan sonra önceki genel başkanımıza koruma araçlarını tahsis ettik, yemeğini dahi mesele yapmadık. 4 seçim kazanmış bir genel başkanın aracını mesele etmek ucuz bir yaklaşımdı. Parti değiştirdiğimiz gün de o aracı kendilerine iade ettik, kendi kiraladığımız araca geçtik” dedi.
