Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, partisinin haftalık Meclis grup toplantısında gündemdeki gelişmelere dair çarpıcı değerlendirmelerde bulundu. Konuşmasına yakın zamanda yaşamını yitiren sanatçı Kadir İnanır ile Barış Annesi Behiye Sevim’i anarak başlayan Bakırhan, Ankara’da düzenlenecek NATO Zirvesi’ni ve “Barış ve Demokratik Toplum Süreci” kapsamında Meclis gündemine gelmesi beklenen yasal düzenlemeleri hedef aldı.
“Güvenlik büyüdükçe demokrasi küçüldü; NATO bir savaş aygıtıdır”
Ankara’da düzenlenecek olan 2026 NATO Zirvesi’nin tesadüf olmadığını, küresel siyasetin düğüm noktası olan Ortadoğu’da yeni bir savaş ve güvenlik mimarisinin parçası olarak planlandığını belirten Bakırhan, ittifakın politikalarını sert sözlerle eleştirdi:
“Dünyada kurallara dayalı sistem artık çözülüyor, çöküyor. Gücü yeten yetene mantığı dünyada egemen. NATO, bir dönem savunma ittifakı olarak kurulmuştu ancak artık bir hegemonya ve savaş aygıtına dönüştü. Son 5 yıla baktığımızda net olarak görürüz; güvenlik büyüdükçe demokrasi küçüldü. Bu dönüşümün faturasını halklar, emekçiler ve ezilenler ödüyor.”
Zirve için halkın bütçesinden 12 milyar TL harcandığını, protokol yolları ve dikey bahçeler için milyonlarca liranın savrulduğunu ifade eden Bakırhan, Hakkâri yolunun sel nedeniyle bir ay kapalı kalmasını hatırlatarak bütçenin şeffaf yönetilmediğini dile getirdi.
“Zirve bahanesiyle Ankara açık cezaevine çevrildi, yüzlerce arkadaşımız gözaltında”
NATO Zirvesi öncesinde Ankara’da muhalif unsurlara ve demokratik kitle örgütlerine yönelik gerçekleştirilen operasyonlara değinen Bakırhan, kentin bir “açık cezaevine” dönüştürüldüğünü savundu:
“Zirve başlamadan bir sürü operasyon yapıldı. Yüzlerce arkadaşımız asılsız iddialarla gözaltına alındı, tutuklandı. Ortada henüz bir protesto yok ama camlar pencereler kırılarak sabahın köründe yapılan operasyonlar var. Ankara’yı susturarak dünyaya demokrasi gösterisi yapamazsınız. Savaş karşıtı bir hareket olarak dünyada yeni savaş kararları alacak bir zirveyi alkışlamamızı mı bekliyorsunuz?”
Kurtulmuş’un “Af olmaz” çıkışına yanıt: “Çerçeve yasa dar tutulmamalı, kapsayıcı olmalıdır”
Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş’un süreçle ilgili “Yasa herkesi kapsamaz, asla af niteliğinde olmaz, bir infaz düzenlemesi olmalıdır” yönündeki açıklamalarına dolaylı olarak yanıt veren Bakırhan, Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nin ikinci yılına girmek üzere olduğunu hatırlatarak “çerçeve yasa” çağrısını yineledi. Yasanın sonbahara bırakılmadan hemen Meclis’e gelmesi gerektiğini belirten Bakırhan, şu ifadeleri kullandı:
“Kürt meselesinde demokratik çözümü gecikmeden hayata geçirmek için yol, çerçeve yasadır. 100 yıllık bir meseleyi şiddet zemininden hukuk zeminine çekmek önemli bir iştir. Bazı yetkililerden ‘şunu kapsar, bunu daha az kapsar’ gibi sesler duyuyoruz; böyle bir barış olmaz. Dönenler arasında ayrım yapılmamalı, barışın kapısına girmek isteyen herkese o kapı açık olmalıdır. İnsanların geleceğini bir memurun, bir savcının keyfine teslim edemezsiniz. Söz ile başlayan, yasayla mühürlenmek zorundadır. Bu yasa kim kazandı kim kaybetti hesabıyla ele alınamaz.”
“AYM ve AİHM kararlarını uygulayın, Abdullah Öcalan’ın koşullarını sürece uygun hale getirin”
Konuşmasında yargı kararlarının uygulanmamasına ve cezaevi koşullarına da dikkat çeken DEM Parti lideri, iki yıldır kanser tedavisi gören eski Eş Genel Başkan Yardımcısı Ali Ürküt hakkında AİHM ve AYM’nin verdiği ihlal kararlarının derhal uygulanarak Ürküt ile yarı felçli olan Nazmi Gür’ün serbest bırakılmasını istedi.
Hafta sonu İstanbul, Diyarbakır (Amed), Mersin ve Van’da gerçekleştirilen özgürlük mitinglerindeki temel talebin Abdullah Öcalan ile buluşmak olduğunu aktaran Bakırhan, “Toplum bu süreçte Sayın Öcalan’a daha fazla alan açılmasını istiyor. Muhatapsa alanını aç o halde. Sayın Öcalan’ın iletişim, yaşam ve çalışma şartları artık bu sürece uygun bir şekilde kavuşmak zorundadır” dedi. Bakırhan, iki yıldır süren masaya rağmen bölgede kayyım siyasetinin devam etmesini de eleştirerek yerel demokrasinin önünün açılması gerektiğinin altını çizdi.
