(DW Türkçe)
Milyonlarca öğrenci için yaz tatili başlarken, Türkiye’de sayıları 1,5 milyonu aşan mesleki ve teknik ortaöğretim öğrencilerinden biri olan 16 yaşındaki Efe için okulun kapanması yalnızca derslerin bitmesi anlamına geliyor. İzmir’de yaşayan, meslek lisesi elektrik bölümü 10. sınıf öğrencisi Efe, kağıt üzerinde öğrenci görünse de yaz boyunca bir klima firmasında montaj işçisi olarak erkenden kalkıp mesaiye gitmeye devam edecek. Yaşadığı gerçekliği “Biz meslek liseleri için tatil diye bir şey yok maalesef. Çocuk hakkımız olan bu üç aylık dinlenme sürecinde sömürülmeye devam ediyoruz” sözleriyle özetleyen Efe, yaşıtlarına “Bu sisteme, bu sömürü düzenine karşı çıkmamız gerekiyor” diye sesleniyor.
“Tatil deyince aklıma sadece evde uzanıp dinlenmek geliyor”
Efe’nin hayatında tatil kavramı; deniz, yolculuk ya da yeni yerler görmek değil, sadece fiziksel ve zihinsel yorgunluğu atabilmek için “dinlenmek” anlamına geliyor. En son 7 yaşında tatile gidebildiğini belirten Efe, okul döneminde de sabah 06.30’da kalkıp derslere girdiğini, okul çıkışında ise hemen patronu tarafından işe çağrıldığını anlatıyor. Hafta içi okul çıkışlarında, cumartesi günleri ise tam gün çalışan Efe, akşam 21.00 gibi eve döndüğünde yorgunluktan direkt uyumak zorunda kaldığını ve derslerine odaklanamadığını söylüyor. Gelecek yıl 11. sınıfa geçtiğinde ise haftada üç gün işletmede, iki gün okulda olacağı daha ağır bir çalışma temposu onu bekliyor.
“Çalışma saatleri patronun keyfine bağlı, okul müdürü ise izin haklarımızı kullandırmıyor”
Kağıt üzerinde 30 gün izin hakkı olduğunu bildiklerini ancak bunun kendilerine kullandırılmadığını belirten Efe, bu durumdan sadece patronu değil okul yönetimini de sorumlu tutuyor: “Okul müdürü kullandırtmıyor bizi daha çok işyerine götürebilsinler diye”. Çalışma saatlerinin tamamen patronun inisiyatifinde olduğunu, bazen sabaha kadar çalıştırıldıklarını ve ağır iş koşullarına itiraz ettiklerinde devlet tarafından ödenen 6 bin liralık staj ücretinin bir baskı unsuru olarak önlerine sürüldüğünü ifade eden Efe, bu parayı da kendisine harcamayıp ailesine verdiğini dile getiriyor.
“İşi öğrenmek için değil, yapmak için varız; patronun gözünde işçiden farkımız yok”
Elektrik bölümünde okumasına rağmen günlerinin klima motoru taşımak, malzeme indirmek ve vida sıkmakla geçtiğini söyleyen Efe, meslek öğrenmekle üretimin doğrudan bir parçası olmak arasındaki sınırın nasıl ortadan kalktığını şu sözlerle eleştiriyor:
“Bir işi öğrenmek için değil, yapmak için varız aslında. Bizim elektriği bağlamayı öğrenmemiz gerekirken bize klimanın motorunu taşıyın deniyor. Yapamadığında da patron normal bir işçi gibi davranıyor.”
Efe, eğitim sisteminin gençleri erken yaşta işçi yapmaya odaklandığını, MESEM öğrencilerine sınavlarda telefon izni verilmesi gibi uygulamaların da insanların okumasını değil, sadece çalışmasını istemelerinden kaynaklandığını düşünüyor.
Yüksek katlarda güvenlik önlemi olmadan çalışma ve iş kazası korkusu
Çalışma koşullarının ağırlığı kadar tehlikesine de dikkat çeken Efe, klima montajı için çıktıkları yüksek katlarda, altı uçurum olan yerlerde hiçbir iş sağlığı ve güvenliği önlemi alınmadan iki çocuk işçi olarak vidalama yaptıklarını anlatıyor. Kendisi henüz bir kaza geçirmemiş olsa da topraklaması olmayan bir binada arkadaşının klimanın fişini prize takmasıyla yaşanan elektrik patlamasına tanıklık ettiğini söylüyor. İş güvenliği önlemlerinin sadece denetimlerden kaçmak için alındığını belirten Efe, her gün işe giderken ciddi anlamda korku yaşadığını gizlemiyor.
“Bu şartlarda çalıştırılmak ne öğrenci olmaktır ne de çocuk olmak”
Yoğun tempo nedeniyle kendisini ne bir öğrenci ne de bir çocuk olarak görebildiğini söyleyen Efe, “Bu yaşta çalıştırılan bir çocuk, sistem karşısında bir işçi, olgun bir insan gibi gözüküyor” diyerek çocukluğunu yaşayamadığından dert yanıyor. Sosyal medyada tatil fotoğrafları paylaşan yaşıtlarına imrenerek baktığını ancak sömürü düzeni içinde elleri kolları bağlı olduğu için sadece bakıp geçmekle yetindiğini ifade ediyor. Tüm bu zorluklara rağmen geleceğe dair hayallerini koruyan Efe, liseden sonra çalışırken üniversite sınavına hazırlanıp uluslararası ilişkiler bölümü okumak istiyor.
