Türk Tabipleri Birliği (TTB) Merkez Konseyi ile İşçi Sağlığı ve İşyeri Hekimliği Kolu, 12 Haziran Dünya Çocuk İşçiliği ile Mücadele Günü kapsamında çarpıcı bir yazılı açıklama yayımladı. Ekonomik kriz, derinleşen yoksulluk ve Mesleki Eğitim Merkezleri (MESEM) uygulamaları nedeniyle Türkiye’deki çocuk işçiliğinin ürkütücü boyutlara ulaştığını belirten TTB; devletin çocukları korumak adına acilen harekete geçmesi gerektiğini vurguladı.
“Kayıt dışı ve MESEM dahil çocuk işçi sayısı 4 milyon”
TTB açıklamasında, Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) resmi verileri ile sahadaki acı gerçekler arasındaki uçuruma dikkat çekildi:
- İşgücüne Katılım Hızla Artıyor: TÜİK’in 2023 raporuna göre; 15-17 yaş grubundaki çocukların işgücüne katılma oranı 2020’de %16,4 iken, 2023’te %22,1’e fırladı.
- Gerçek Rakam 4 Milyon: Resmi kayıtlarda 5-17 yaş arası çalışan çocuk sayısı yüz binlerle ifade edilse de; yaygın kayıt dışı ekonomi ve MESEM bünyesindeki çocuk işçiler eklendiğinde Türkiye’deki çocuk işçi sayısı 4 milyona ulaştı.
- Ölümler Katlanarak Artıyor: Yoksulluğun çocukları örgün eğitimden koparıp ağır iş kollarına ittiğini belirten TTB, İSİG Meclisi verilerini paylaştı: 2024 yılında 71 çocuk iş cinayetlerinde can verirken, bu sayı 2025 yılında 94’e yükseldi.
“Mesleki eğitim” kılıfı: Çocuklar şiddet görüyor, sermaye fonlanıyor
Açıklamada, son yıllarda çocuk işçiliğini yasallaştıran ve meşrulaştıran bir fonksiyona bürünen MESEM (Mesleki Eğitim Merkezleri) uygulamasına çok sert eleştiriler yöneltildi:
- Sermayeye Ucuz İşgücü: “Mesleki eğitim” kılıfı altında 560 bini aşkın çocuk sanayide, şantiyelerde ve merdiven altı atölyelerde ucuz işgücü olarak çalıştırılıyor. Çocuklar iddia edilenin aksine hiçbir eğitim almıyor ve deneyim kazanmıyor.
- Halkın Parası Patronlara Akıyor: MESEM sistemi, doğrudan işçilerin birikimlerinin toplandığı İşsizlik Sigortası Fonu ve kamu kaynaklarıyla finanse ediliyor. “İstihdam teşviki” adı altında kamu bütçesinden sermayeye aktarılan miktar 7,1 milyar TL’yi aşmış durumda.
- Şiddet ve İstismar Diz Boyu: Rapora göre MESEM kapsamında çalışan çocukların %53,6’sı işyerinde fiziksel veya psikolojik şiddete maruz kalıyor. Uzun mesailer, iptal edilen izinler ve güvencesizlikle çocukların geleceği ellerinden alınıyor.
- 18 Çocuk Can Verdi: Bugüne kadar sadece MESEM tüzüğü altında çalıştırılan 18 çocuk iş cinayetlerinde yaşamını yitirdi.
Çocuk ruh sağlığı ve gelişimi üzerinde kalıcı hasar
Çocuk işçiliğinin “normal” ya da “kaçınılmaz” bir kader olmadığının altını çizen TTB, bu durumun biyolojik ve psikolojik tahribatlarını şöyle özetledi:
“Uzun çalışma saatleri, ağır fiziksel koşullar ve düşük sosyal destek çocuklarda anksiyete, depresyon ve ağır travma riskini katlamaktadır. Eğitim hakkı elinden alınan bir çocuğun, yetişkinlik hayatında da düşük gelirli ve güvencesiz iş döngüsünden kurtulması imkansız hale gelmektedir.”
TTB’den çözüm reçetesi: “MESEM uygulamasına derhal son verilmeli”
Çocukları sağlıklarından, potansiyellerinden ve geleceklerinden mahrum bırakmanın bir devlet suçu olduğunu hatırlatan TTB, şu somut çözüm maddelerini sıraladı:
- Ailelere İstihdam ve Burs: Çocuk işçinin gelirine muhtaç yoksul ailelere yönelik sosyal yardımlar artırılmalı, yetişkin aile bireylerine güvenceli istihdam sağlanmalıdır. Yoksul çocuklara eğitim bursu bağlanmalıdır.
- Ücretsiz Eğitim ve Yemek: Örgün eğitim tamamen yaygın, ücretsiz ve kaliteli hale getirilmelidir. Tüm devlet okullarında öğrencilere günde en az bir öğün ücretsiz yemek desteği sunulmalıdır.
- Mevsimlik İşçilere Özel Çözüm: Mevsimlik tarım işçiliği yapan ailelerin çocukları için kesintisiz ve özel eğitim programları hayata geçirilmelidir.
- Ağır Cezai Yaptırımlar: İşyerleri bakanlıklarca etkin ve düzenli olarak denetlenmeli, çocuk işçi çalıştıran, onları sömüren ve şiddet uygulayan işverenlere tavizsiz, ciddi cezai yaptırımlar uygulanmalıdır.
- Atölyeler Okula Taşınmalı: Çocukların sözde mesleki eğitim adı altında sermayeye ucuz işçi yapılmasına son verilmeli; mesleki eğitim çocukların kendi okullarındaki modern laboratuvar ve atölyelerde, öğretmenlerinin gözetiminde, çağdaş ve bilimsel yöntemlerle verilmelidir.
