Son seçimlerde “Yeni Halk Cephesi” ve daha önceki birleşik sol ittifak deneyimleriyle önemli bir toplumsal enerji yaratmayı başaran Fransız solu, bugün ise çok sayıda aday, hizip ve strateji tartışması arasında parçalı bir görüntü veriyor. Bu durum, Fransa’da aşırı sağın iktidara yürümesi ya da seçmenin bir kez daha “ehveni şer” yaklaşımıyla merkez sağ etrafında hizalanması ihtimalini güçlendiriyor.
Birleşik cepheden parçalı tabloya
2024 erken genel seçimlerinde aşırı sağın önünü kesmek için kurulan “Yeni Halk Cephesi” (Nouveau Front Populaire – NFP), Boyun Eğmeyen Fransa (LFI), Sosyalist Parti (PS), Yeşiller ve Fransa Komünist Partisi’ni (PCF) ortak zeminde buluşturmuştu. İttifak, RN’nin parlamentoda mutlak çoğunluğu elde etmesini engelleyerek önemli bir siyasal başarı sağlamıştı.

Ancak seçim sonrasında birlik hızla dağıldı. Jean-Luc Mélenchon’un parlamentoda ortak sol blok çağrısı, Sosyalist Parti ve Yeşiller tarafından reddedildi. Özellikle Mélenchon’un hegemonik siyaset tarzına yönelik eleştiriler, sol içindeki fay hatlarını daha görünür hale getirdi.
Bugün gelinen noktada Fransa solu ortak aday fikrinden uzak bir tablo sergiliyor. Boyun Eğmeyen Fransa’nın lideri Jean-Luc Mélenchon cumhurbaşkanlığı adaylığını ilan ederken, eski LFI kadrolarından Clémentine Autain da ayrı bir çizgide adaylığını açıkladı. Sosyalist Parti içinde ise birlik yerine parçalanma öne çıkıyor.
Sosyalist Parti’de kriz büyüyor
Sosyalist Parti içinde farklı eğilimler arasında sert bir mücadele yaşanıyor. Parti yönetimi, eski Cumhurbaşkanı François Hollande seçeneğini tartışırken, Avrupa Parlamentosu üyesi Raphaël Glucksmann ise Mélenchon çizgisiyle herhangi bir ittifakı reddediyor.

Parti içindeki diğer kesimler ise Yeşiller’den Marine Tondelier, François Ruffin ve Clémentine Autain gibi isimlerle daha geniş birleşik bir sol hattı savunuyor. Ancak ortak aday ya da ortak program konusunda henüz somut bir uzlaşma bulunmuyor.
Fransa Komünist Partisi de kendi adayını çıkarma eğiliminde. Fransa Komünist Partisi, eski genel sekreter Fabien Roussel’i aday göstermeye hazırlanıyor. Böylece solda aday sayısı artarken ortaklaşma ihtimali daha da zayıflıyor.

Mélenchon hâlâ güçlü ama yalnız
Mélenchon, özellikle gençler, göçmenler ve emekçi mahallelerinde hâlâ önemli bir toplumsal karşılığa sahip. İsrail’in Gazze saldırıları, savaş politikaları, hayat pahalılığı ve iklim krizine karşı sert çıkışlarıyla dikkat çekiyor. Ancak Fransa siyasetinde giderek artan kutuplaşma içinde Mélenchon’un kişisel liderliğine yönelik itirazlar da büyüyor.
2022 seçimlerinde yalnızca yaklaşık 420 bin oy farkla ikinci turu kaçıran Mélenchon, bugün benzer bir toplumsal desteği yeniden üretmeye çalışıyor. Fakat bu kez karşısında yalnızca merkez sağ ya da aşırı sağ değil, parçalanmış bir sol alan da bulunuyor.

Anketler, Mélenchon ya da Autain’ın tek başına ikinci tura kalmasının oldukça zor olduğunu gösteriyor. Buna karşın birleşik bir aday formülü ortaya çıkarsa, solun ikinci tur ihtimali hâlâ tamamen ortadan kalkmış değil.
RN birlik görüntüsünü koruyor
Solun tersine, aşırı sağcı Ulusal Birlik Partisi – National Rally saflarında ise görece net bir tablo bulunuyor. Marine Le Pen hakkında süren dava nedeniyle adaylık tartışmaları yaşansa da parti tabanı ve örgütü büyük ölçüde ortak çizgide hareket ediyor.
Le Pen’in adaylığının hukuki engelle karşılaşması durumunda RN Başkanı Jordan Bardella’nın doğrudan devreye girmesi bekleniyor. Bardella’nın özellikle genç seçmenler arasındaki etkisi ve sosyal medya performansı, RN’nin seçim hazırlığını kesintiye uğratmadan sürdürmesini sağlıyor.

RN, göçmen karşıtlığı, güvenlik söylemi ve ekonomik kriz üzerinden milliyetçi-popülist çizgisini derinleştirirken, merkez siyasette yaşanan çözülmeden de yararlanıyor.
Merkez sağ “ehveni şer” hesabında
Macron sonrası döneme hazırlanan merkez sağ ise iki güçlü isim etrafında şekilleniyor. Macron’un eski başbakanları Gabriel Attal ile Édouard Philippe, ikinci tura kalabilecek adaylar arasında gösteriliyor.

Merkez sağın temel stratejisi, seçimi “cumhuriyetçi merkez ile aşırı uçlar” arasında kurmak. Attal’ın açık biçimde “LFI ile RN’nin ikinci tura kalmasını engellemek” gerektiğini söylemesi de bu yaklaşımın ifadesi olarak görülüyor.
Bu tablo, Fransa’da son yılların tekrar eden siyasal denklemine işaret ediyor: Bir tarafta aşırı sağın yükselişi, diğer tarafta ise onu durdurmak adına merkez sağ etrafında oluşturulan geçici bloklar.
Sol açısından tarihsel eşik
Fransa’da 2027 seçimlerine giderken temel sorulardan biri, solun yeniden birleşik bir halk cephesi hattı kurup kuramayacağı olacak. Son yıllarda emeklilik reformuna karşı kitlesel grevler, Filistin dayanışması, göçmen hakları ve ekolojik mücadeleler etrafında oluşan toplumsal dinamizm, hâlâ önemli bir potansiyel taşıyor.
Ancak siyasal düzlemde bu enerjiyi ortak bir hatta dönüştürecek iradenin zayıf görünmesi, aşırı sağın elini güçlendiriyor. Eğer sol parçalı tabloyu aşamazsa, Fransa seçmeni ya RN’nin iktidarıyla yüzleşecek ya da bir kez daha “faşizmi durdurma” gerekçesiyle merkez sağ adaylara yönelmek zorunda bırakılacak.
