Urfa’nın Siverek ilçesinde Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Lisesi’ne düzenlenen saldırıda 16 kişi yaralandı. Okulun eski öğrencisi olduğu belirtilen ve rastgele ateş açan saldırgan, olayın ardından yaşamına son verdi. Urfa’daki saldırının ertesi günü Maraş’ta bir okula silahlı saldırı düzenlendi. Okulun bir öğrencisi tarafından yapılan saldırıda 9 kişi hayatını kaybetti, 6’sı ağır 13 kişi yaralandı. Bu saldırıda da failin yakalanırken yaralandığı ve kan kaybından öldüğü bildirildi.
Okullarda yaşanan şiddet olaylarının artması kamuoyunda ciddi bir endişe yarattı. Okullarda yaşanan şiddetin giderek artması, Türkiye’de eğitim sisteminin çok ciddi bir tehdit ile karşı karşıya olduğu gerçeğini bir kere daha gün yüzüne çıkardı.
Çözüm önerileri olarak her okula güvenlik görevlisi atanması, kamera sistemlerinin artırılması, hatta bazı çevrelerce okullara polis görevlendirilmesi gibi güvenlikçi politikalar gündeme getiriliyor. Uzmanlar ise okullarda yaşanan şiddet olaylarını yalnızca güvenlik sorunu olarak görmenin, meselenin özünü gözden kaçırmak anlamına geldiğini, okullarda şiddetin önlenmesi için güvenlik görevlilerinden çok rehberlik ve psikolojik danışmanlık hizmetlerinin güçlendirilmesi ve sosyologların görevlendirilmesi gerektiğini belirtiyorlar.
Sendikalar, Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in istifasını istedi
Eğitim Sen, Eğitim-İş, Hürriyetçi Eğitim Sen, Öğretmen Sendikası, Anadolu Eğitim Sendikası, Tüm Öğretmenler Sendikası ve Türk Eğitim Sendikası üyeleri, okullarda artan şiddet olaylarını protesto etmek için ülke genelinde yürüyüş yaptılar. İl ve ilçe müdürlükleri önünde açıklama yapan sendikalar, okullarda artan şiddet ve güvensizliğe dikkat çekti, Bakan Yusuf Tekin’i istifaya çağırdı, şiddetin “toplumsal eşitsizliğin derinleştiği, geleceksizliğin yaygınlaştığı bir ortamda ortaya çıktığının” altını çizdi.
Eğitim-İş Genel Başkanı Kadem Özbay, Milli Eğitim Bakanlığı önündeki polis barikatına tepki göstererek, “Okulda öğretmenini koruyamayan, çocuklarını aç, susuz bırakan bakanlık, öğretmenin önüne barikat kurmuş” dedi. “Bu cinayetlerin faili onu işleyenler değil, bu tedbirleri almayan, sorumluluklarını yerine getirmeyen, sorumsuz olan Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’dır” diye konuştu.
Okullarda şiddetin önlenmesine yönelik verilen önergeler AKP-MHP oylarıyla reddedildi
Muhalefet partileri, okullarda artan şiddet olaylarının araştırılması için Meclis araştırma komisyonu kurulmasını defalarca önerdi. Öğretmene yönelik şiddet, akran zorbalığı, okul güvenliği eksiklikleri gibi başlıkların incelenmesi talep edildi ancak tüm bu önergeler AKP-MHP milletvekillerinin oylarıyla reddedildi.
Rehberlik ve psikolojik destek sisteminin güçlendirilmesi, risk altındaki öğrencilerin erken tespiti, travma ve şiddet eğilimi takibi gibi mekanizmaların oluşturulması talepleri, bütçe ve kadro gerekçeleriyle reddedildi
Okullarda güvenlik personeli zorunluluğu, giriş-çıkış kontrol sistemlerinin standartlaştırılması önergeleri, mevcut uygulamaların yeterli olduğu gerekçesiyle reddedildi.
Okullardaki şiddet vakalarının düzenli olarak kamuoyuna açıklanması, konu ile ilgili veri tabanı oluşturulması önerisi, “kurumsal işleyiş içinde zaten takip ediliyor” gerekçesiyle reddedildi.
“Acının siyaseti olmaz”
Okullardaki artan şiddetin önlenmesine yönelik muhalefet partilerinin bütün önergeleri reddedilirken, 2014 yılında 301 madencinin hayatını kaybettiği Soma maden faciasının ardından “İşin fıtratında var” diye açıklama yapan AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, saldırgan dahil on kişinin hayatını kaybettiği Maraş’ta okula yapılan saldırının ardından yayınladığı sosyal medya mesajında ise saldırının siyasi polemiklere malzeme yapılmaması gerektiğini belirtti, “Acının siyaseti olmaz” dedi.
Son iki yılda okullarda yaşanan şiddet olayları
Şubat 2024’te Batman’da Yahya Kemal Beyatlı Anadolu Lisesi’nde çalışan öğretmen A.K., okul kantininde oturan ve öğrenci olmayan Abdullah B. tarafından bıçaklanmıştı. Öğretmen, saldırı sonrası kolundan yaralanmıştı.
26 Nisan 2024’te İstanbul Sarıyer Prof. Dr. Kemal Yiğitoğlu Ortaokulu’nda öğretmen N.Ö., akran zorbalığından dolayı uyardığı bir öğrencinin velisi Ali Ç. tarafından yumruklu saldırıya uğramıştı. Ali Ç., Ocak 2025’te 4 bin TL para cezasına çarptırılmıştı.
7 Mayıs 2024’te ise İstanbul Özel Eyüpsultan Final Akademi Anadolu Lisesi’nde okul müdürü İbrahim Oktugan, okuldan atılan Y.K. adlı 17 yaşındaki öğrenci tarafından silahla vurularak öldürülmüştü. Saldırgan savcılıkta verdiği ifadede saldırıyı 10 bin TL’ye satın aldığı bir silahla düzenlediğini söylemişti. Olay ülke çapında infial yaratırken sendikalar ülke genelinde iş bırakarak protesto yürüyüşleri düzenlemişti.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, öğretmenlere yönelik şiddete ilişkin “kapsamlı bir düzenleme” sözü verse de şiddet olayları devam etti.
5 Haziran 2024’te Çorum’da Başöğretmen Anadolu İmam Hatip Ortaokulu’nda Ö.A. ve hizmetli M.Ö., okula gelen bir öğrenci velisi ve yanındaki bir kişinin zincirli saldırısına uğradı. Yabancı uyruklu saldırganlar, olaydan sonra ülkeyi terk etti.
15 Ocak 2025’te İstanbul Kumburgaz Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde 16 yaşındaki B.Y.E. adlı bir öğrenci, devamsızlığını silmeyen müdür yardımcısı S.Ç.’yi boğazından bıçaklamıştı. S.Ç. olayı yaralı atlatırken, öğrenci B.Y.E. tutuklanmıştı.
Son olarak İstanbul Çekmeköy’de bulunan Borsa İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde çalışan biyoloji öğretmeni Fatma Nur Çelik’in 17 yaşındaki öğrencisi tarafından bıçaklanarak öldürülmesi kamuoyunda infial yaratmıştı. Çelik’in öldürülmesi üzerine eğitim sendikaları iş bırakma eylemi yaparken, olayla ilgili idari ve adli soruşturma başlatılmıştı.
Siyasi Haber
