Mersin’de TÜMTİS üyeleri, Özgüneş Taşımacılık’ta (Özgüneş Taşımacılık Forklift Hizmetleri Tic. Ve San. Ltd. Şti.) yapılan işçi kıyımına ve sendika düşmanlığına “Dur” demek için yürüyüş ve basın açıklaması yaptı.
TÜMTİS‘in internet sitesinde yer alan habere göre, Sendika Mersin Limanında taşımacılık ve forklift hizmetleri veren Özgüneş Taşımacılıkta Toplu İş Sözleşmesi (TİS) yetkisi aldıktan sonra görüşmelere başlamıştı. Ancak işveren, ana firma MIP (Mersin Uluslararası Liman İşletmeciliği AŞ) ile olan ‘ihalenin sona erdiği’ gerekçesiyle 1 Ocak 2026 tarihinde 150’yi aşkın işçinin işine son verdi. TÜMTİS Mersin Şubesi tarafından bugün limanın A kapısı önünde düzenlenen basın açıklamasına Özgüneş Taşımacılık’ta işten çıkarılan liman işçileri, eş ve çocuklarıyla birlikte katıldı.
Açıklamaya, Mersin Emek ve Demokrasi Platformu bileşenlerinin de aralarında bulunduğu emek örgütü temsilcileri ile siyasi parti temsilcileri de destek verdi. Sendikanın Mersin ve Adana Şubeleri ile bu şubelere bağlı kargo, taşımacılık işyerlerinden üyeler eylemde yer aldılar.
Gürkan: İşçileri geri alın, sendika hakkına saygı gösterin
Burada bir konuşma yapan TÜMTİS Mersin Şube Başkanı Savaş Gürkan; “22 gündür bu kapının önünde onurlu direnişini sürdüren Özgüneş işçileri, aileleri ve ilk günden beri yanımızda olan sınıf kardeşlerimizle beraber bir kez daha yan yanayız. Buradan bir kez daha işverene sesleniyoruz; İşimizi geri verin, sendika hakkımıza saygı duyun, hukuka uygun davranın” dedi.
Basın açıklamasını okuyan Şube Başkanı Savaş Gürkan; “İşveren, ana firma ile ihalenin bittiğini söylemektedir; ancak hepimiz çok iyi biliyoruz ki burada esas amaç işçilerin sendikalı olmasını engellemektir. İşçiyi ne kadar sendikasız çalıştırırsam o kadar kâr ederim anlayışıyla hareket edenler, emeği, hakkı ve hukuku yok saymaktadır. İşverenin derdi işin sürmesi değil; işçiyi daha güvencesiz, daha ucuz ve örgütsüz çalıştırmaktır. Yükleme boşaltma işi limanın asıl işidir. Bir işletme asıl işini taşerona yaptırmaz. MIP yıllardır işçi maliyetini düşürmek için taşeron firmalara yaptırmaktadır” dedi.
Özgüneş işçilerinin insanca çalışma ve insanca yaşama koşullarına sahip olmak için TÜMTİS’e üye olduklarını belirten Gürkan; “Çünkü, günde 10–12 saat, bazen limanın işlerini yetiştirmek için 24 saat çalıştırılan, fazla mesai ücretleri dahi ödenmeyen işçilerin hiçbir güvencesi yoktur. Bu işçilerin tek güvencesi sendikadır. İşveren de bunun farkındadır. Bu nedenle her türlü yol ve yöntemi denemektedir. Ama buradan açıkça söylüyoruz: Öyle yağma yok! Bu işçiler kimsenin kölesi değildir. Sendika hakkı anayasal bir haktır. Hiçbir işveren bu hakkı gasp edemez” diye konuştu.
Gürkan açıklamanın devamında işçilerin hiçbir alacaklarının ödenmediğini belirterek “Bu, yalnızca işçileri değil, onların ailelerini de açlığa mahkûm etmek demektir. Yıllarca emek veren işçiye reva görülen muamele budur. Bu tutum, işverenin kârdan başka hiçbir şey düşünmediğinin açık göstergesidir. Bu, hukuksuzluktur. Buradan bir kez daha çağrımızı yineliyoruz: İşten atılan tüm işçileri derhal geri alın, tüm hak ve alacaklarını eksiksiz ödeyin. Anayasal bir hak olan sendika hakkına saygı gösterin” dedi.
Göksoy: İşçilere en ağır işi yaptırıp haklarını gaspetmek kabul edilemez
Daha sonra söz alan Mersin Emek ve Demokrasi Platformu dönem sözcüsü DİSK Çukurova Bölge Temsilcisi Kemal Göksoy da, sendikal hakların gaspına izin vermeyeceklerini söyleyerek, “Bizler Mersin emek ve demokrasi güçleri olarak sonuna kadar işçilerin yanında olacağız” dedi. Göksoy, direnişin yalnızca liman işçilerinin değil, tüm emek kesimlerinin meselesi olduğunu ifade etti: “Bu mesele sadece sizin meseleniz değil. Siz burada direnirken yalnız değilsiniz. Emekten, demokrasiden yana olan herkes sizin yanınızda.”
Muhatabın uluslararası bir şirket olduğuna dikkat çekerek, sermayenin büyümesini işçilerin emeği üzerinden yaptığını belirten Göksoy, “Bugün buranın muhatabı uluslararası bir şirkettir. Paralarına para katarken, sermayelerini yüceltenin işçilerin ve emekçilerin sırtı olduğunu gözden kaçırmamalıdırlar” diye konuştu.
Açıklamada sık sık “Sendika hakkımız engellenemez”, “Yaşasın sınıf dayanışması”, “İşçilerin birliği sermayeyi yenecek” sloganları atıldı.




