Close Menu
Siyasi HaberSiyasi Haber

    Subscribe to Updates

    Get the latest creative news from FooBar about art, design and business.

    What's Hot

    Uluslararası eylem çağrısı: “Türkiye, soykırım vanalarını kapat!”

    27 Ocak 2026

    ABD’den genel grev manzaraları

    26 Ocak 2026

    Rojava’da karşı-devrim hamlesi

    26 Ocak 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    • Güncel
      • Ekonomi
      • Politika
      • Dış Haberler
        • Dünya
      • Emek
      • Kadın
      • LGBTİ+
      • Gençlik
      • Ekoloji ve Kent
      • Haklar ve özgürlükler
        • Halklar ve İnançlar
        • Göçmen
        • Çocuk
        • Engelli Hakları
      • Yaşam
        • Eğitim
        • Sağlık
        • Kültür Sanat
        • Bilim Teknoloji
    • Yazılar

      Rojava’da karşı-devrim hamlesi

      26 Ocak 2026

      Geçici ortaklıktan tasfiyeye: Suriye Demokratik Güçleri’nin yapısal yalnızlaşması

      22 Ocak 2026

      21. yüzyılda küresel savaş düzeni ve ütopyamız

      20 Ocak 2026

      Emperyal düzen, taşeron iktidarlar ve Rojava’ya karşı ortak sessizlik

      20 Ocak 2026

      Öldürülen bir beden, yaşayan bir vicdan: Hrant Dink

      18 Ocak 2026
    • Seçtiklerimiz

      ABD’den genel grev manzaraları

      26 Ocak 2026

      Yaşama yolculuk

      26 Ocak 2026

      Neden Rojava’yı savunmalıyız?

      25 Ocak 2026

      Saatler yine savaşa kuruldu

      25 Ocak 2026

      Davos’ta yankılanan büyük ikame korkusu: Göç, robotlar ve Çin

      23 Ocak 2026
    • Röportaj/Söyleşiler

      Musa Piroğlu: Halep’te yaşananlar, barış beklentilerinin ciddi biçimde zedelendiğini göstermiştir

      14 Ocak 2026

      Rüya ile gerçek arasında asılı kalan hayatlar

      12 Ocak 2026

      Piyangocu Meryem hepimiz için ilham kaynağı

      26 Aralık 2025

      Avrupa Süryaniler Birliği: “Noel Bayramı eşit yurttaşlığın bir gereğidir”

      24 Aralık 2025

      Duygusal Olan Politiktir – KESK’li Kadınların Mücadele Deneyimleri

      24 Aralık 2025
    • Dosyalar
      • “Süreç” ve Sol
      • 30 Mart Kızıldere Direnişi
      • 8 Mart Dünya Kadınlar Günü 2022
      • AKP-MHP iktidar blokunun Kürt politikası
      • Cumhurbaşkanlığı Seçimleri
      • Ekim Devrimi 103 yaşında!
      • Endüstri 4.0 üzerine yazılar
      • HDK-HDP Tartışmaları
      • Kaypakkaya’nın tarihsel mirası
      • Ölümünün 69. yılında Josef Stalin
      • Mustafa Kahya’nın anısına
    • Çeviriler
    • Arşiv
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    Anasayfa » İdris Baluken: Yol haritası ve eylem planı halka sunulmalı

    İdris Baluken: Yol haritası ve eylem planı halka sunulmalı

    İlk çözüm sürecinde ve Dolmabahçe Mutabakatı heyetide yer alan İdris Baluken, "Sürece dair, siyasi ve bilimsel bir yol haritası, eylem planı ve takvimlendirmenin halka sunulması faydalı olacak" dedi.
    Siyasi Haber3 Mart 2025
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Reddit Tumblr Email
    Share
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    Eski HDP Grup Başkanvekili ve Diyarbakır Milletvekili İdris Baluken, 2013 ile 2015 yılları arasında İmralı Heyeti’nde ve 2015’te yapılan Dolmabahçe Mutabakatı’nda yer aldı. PKK lideri Abdullah Öcalan’ın çağrısını ve PKK’nin ateşkes ilan etmesini değerlendiren İdris Baluken, Öcalan’ın mektubununa ilişkin “27 Şubat metni, bence 28 Şubat Dolmabahçe Mutabakatının revize edilerek güncellenmesidir” dedi.

    İdris Baluken ile Abdullah Öcalan’ın çağrısını, PKK’nin ateşkes ilan etmesini ve yeni süreçle ilgili beklentilerini Gazete Duvar’dan Ferhat Ferhat Yaşar anlattı…

    Siz ilk çözüm sürecinde İmralı Heyeti’nde yer alıyordunuz. Abdullah Öcalan’ın 27 Şubat’taki çağrısını nasıl değerlendiriyorsunuz?

    Tıbbi bir jargonla ifade edecek olursam, 27 Şubat çağrısı, sokakta kalmış ve son nefesini vermek üzere olan barış bünyesinin entübe edilmesi ve yoğun bakıma alınması hüneridir. Hasta kurtuldu, bu doğru, ancak kritik süreç hâlâ devam ediyor, hatta asıl iş şimdi başlıyor. Yoğun bakım takibi, bilimsel, disipliner, ciddi ve son derece hassas yaklaşımı gerektirir. Aksi durumda, küçük rehavetler dahi büyük gayretlerle yaşatılan hastayı kaybetmenize yol açar. Bugüne dek, barışı sokakta bırakıp sahip çıkmayanlar, onu deyim yerindeyse ölümün kıyısına taşıyanlar, böylesi bir müdahaleden memnuniyet duyup dersler çıkaracaklarına ya da onun üstüne titreyeceklerine, yapılan müdahaleyi sorgulama haddi gösteriyorlar. Bu ne etiktir ne de vicdani ve insanidir. Dışarıdaki milyonların yerine bu kurtarıcı müdahalenin, birkaç metrekarelik bir hücrede yıllarını geçiren biri tarafından gerçekleşmiş olması da herkes için ciddi bir özeleştiri hususudur. Şu gerçeği kimse inkar edemez; Öcalan’a ait bu hamle, savaşa dair karanlığın içinde adeta bir yıldız gibi parlamış, barışa dair aydınlığı bir kez daha her birimize göstermeyi başarmıştır.

    Çağrıdan bir gün sonra PKK ateşkes ilan etti. Bundan sonra nasıl bir yol haritası göreceğiz?

    Taraflar adına konuşmak zor ve gereksiz. Ancak sürece dair, siyasi ve bilimsel bir yol haritası, eylem planı ve takvimlendirmenin halka sunulmasında fayda olduğu kanaatindeyim. Sürecin temel iki amacı yani silahların bırakılması ile hukuki ve siyasi zeminin hazırlanması meselelerini birbirinden kopuk veya birbirini izleyen süreçlerden çok, birbiriyle ilişkili ve iç içe süreçler olarak değerlendirmek daha kolaylaştırıcı olabilir.

    ‘Baskıcı ve siyasi operasyonlar durmalı’

    Öcalan’ın çağrısının ardından Kürtler arasında ‘tek taraflı bir adım’ endişesi oluşmasına yol açtı. Siz bu endişelere nasıl bakıyorsunuz? Sizce kayyım atamaları ve operasyonlar duracak mı? Barış görüşmeleri sürerken yeni kayyım atamaları ve operasyonlar bekliyor musunuz? 

    Öcalan’ı bilen, onun siyasi ve düşünsel yolculuğunu takip eden ya da öngörenler için herhangi bir kafa karışıklığı veya muğlaklık olduğu kanaatinde değilim. Onu tanımayan, takip etme zahmetine katlanmayanlar açısından ise her dönemde olduğu gibi ne yapmaya çalıştığını anlamaktan çok, kafalarında taşıdıkları ön yargılar üzerinden bir yaklaşım söz konusudur. Bu yaklaşım, çoğunlukla karalama, itibarsızlaştırma ya da çarpıtma faaliyetine dayanıyor. Oysa ki, Öcalan, uzun bir süredir hayatı barışla anlamlandırma adına zorlu bir yola çıkmış, yolculuktaki güçlüklere takılmadan menziline ulaşmak için yoğun bir çaba içerisine girmiştir.

    Yolunu değiştirenler, şaşıranlar ya da farklı yöntemlerle onu oyalayıp kandıracağını sananlar, gide gele, farklı yolları deneye deneye yeniden onun olduğu yere geldiler. Sorgulanması gerekenler bunlardır, Öcalan değil. O, en son, on yıl önce biten çözüm sürecinde de nerede duruyor, nerede yürüyorsa yine aynı yerde, aynı yol üzerindedir. Bu anlamda, samimi yaklaşılması durumunda Öcalan’ın yolculuğunun nereye varacağını kestirebiliyorum ancak muhatapları için böylesi köşeli cümleler kulanmam mümkün değildir…

    Güncel uygulamalar açısından konuşursak, olması gereken, kayyumlar başta olmak üzere bütün baskıcı ve siyasi operasyonların durması, ilerletici demokratik adımların atılmasıdır. Otoriter ve hegemonik her türlü yaklaşım barışla bağdaşmaz, tersine büyük zarar getirir. Demokratik kültür ve onu içselleştiren bir anlayış elzemdir. Bu konuda devlet veya hükümetin yapacakları kadar siyasal ve toplumsal muhalefetin yapacakları da belirleyici niteliktedir.

    ‘Hızlı hareket edilirse süreç, dışsal etkilerden korunur’

    28 Şubat 2015’te imzalanan Dolmabahçe Mutabakatı heyetinde yer aldınız. Önümüzdeki süreçte benzer ya da revize edilmiş bir mutabakat metnini bekliyor musunuz?

    27 Şubat metni, bence 28 Şubat Dolmabahçe Mutabakatı’nın revize edilerek güncellenmesidir. Dolayısıyla yeni bir metin ihtiyacından çok metinde belirtilen hususlarla ilgili tarafların harekete geçmesi ve adım atmasına ihtiyaç vardır. Yeni süreci, geçmişteki çözüm çabalarını içeren süreçlerden bağımsız olarak değil, aksine onlara ait bilgi, deneyim ve muktesebatın üzerine inşa edilen bir yerden ele almak daha doğrudur. Bu açıdan zaman veya süre bakımından sahip olunan bir avantajdan söz edilebilir. Bununla birlikte, yüzyılı aşan bir Kürt meselesi ve demokratikleşme sorununun, tüm neden ve sonuçları ile beraber, birkaç ay içinde çözülmesini beklemek pek de gerçekçi görünmüyor. Birkaç ay içinde, nihai bir sonuçtan çok, o sonuca götürecek müzakere mekanizmalarının tamamlanması ya da müzakere başlıklarıyla ilgili çalışmaların başlaması üzerinden beklemek daha gerçekçi gibi görünüyor. Şunu da gözardı etmemek gerek: Ortadoğu başta olmak üzere bölgesel ve küresel bazdaki baş döndürücü gelişmeler göz önünde bulundurulduğunda, ne kadar hızlı hareket edilir ve sonuca ne kadar çabuk ulaşılırsa süreç o düzeyde dışsal etkilerden korunmuş ve amacına ulaşmış olur.

    İlk çözüm süreci iki yıl sürmüştü, tabii arka planı vardı, Oslo görüşmeleri vs. ancak süreç ilerlemedi ve tekrar çatışma dönemine girildi. 22 Ekim’de başlayan sürecin 4 ay sonra sonuçlanacağı yorumları yapılıyor. Süreci bu kadar hızlandıran şey nedir?

    Öngörüden çok olması gereken ya da genel beklentileri sıralayabilirim. Zaten metnin içeriğinde de bu hususlar vardı. Demokratik siyasetin önündeki engellerin kaldırılması, yasal ve hukuki açıdan bugüne kadar ki tahribatların telafisine dönük adımların atılması iyi bir başlangıç olabilir. Cezaevindeki Kürt siyasetçilerin bırakılması, kayyumlarla gasp edilen halk iradesinin geri iadesi, tecritin kaldırılarak Öcalan’ın sağlıklı çalışma ve müzakere koşullarına kavuşması gibi iyileştirici adımlar için herhangi bir yasal düzenlemeye dahi gerek yoktur. Hükümetin, antidemokratik olsa da halen yürürlükte olan yasa ve anayasaya uyması veya verilmiş AİHM kararlarının gereğini yerine getirmesi durumunda bile bu hususta epeyce yol alınabilir. Sonrası için, düşünce, ifade ve örgütlenme özgürlüğü önündeki engellerin kaldırılmasından tutalım da Kürt halkı başta olmak üzere Türkiye’de dışlanan ötekileştirilen bütün kimliklerin haklarını garanti altına alacak yasal ve anayasal düzenlemelere ihtiyaç olduğu aşikardır…

    Share. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Telegram Email

    İlgili İçerikler

    Rojava’da karşı-devrim hamlesi

    26 Ocak 2026

    CHP’nin “Millet İradesine Sahip Çıkıyor” mitingi Yalova’da: İmamoğlu’ndan adalet vurgusu, Özel’den iktidara sert sözler

    24 Ocak 2026

    Abdullah Öcalan: Suriye’de yaşananlar süreci baltalama girişimidir

    18 Ocak 2026
    Destek Ol
    Yazılar
    Tuncay Yılmaz

    Rojava’da karşı-devrim hamlesi

    Ömer Bölüm

    Geçici ortaklıktan tasfiyeye: Suriye Demokratik Güçleri’nin yapısal yalnızlaşması

    Muhsin Dalfidan

    21. yüzyılda küresel savaş düzeni ve ütopyamız

    Remzi Altunpolat

    Emperyal düzen, taşeron iktidarlar ve Rojava’ya karşı ortak sessizlik

    Bağlantıda Kalın
    • Facebook
    • Twitter
    Seçtiklerimiz
    Kıvanç Eliaçık

    ABD’den genel grev manzaraları

    Tülay Hatimoğulları

    Yaşama yolculuk

    Siyasi Haber

    Neden Rojava’yı savunmalıyız?

    Fehim Taştekin

    Saatler yine savaşa kuruldu

    Güncel Kalın

    E Bültene üye olun gündemden ilk siz haberdar olun.

    Siyasi Haber, “tarafsız” değil “nesnel” olmayı esas alır. Siyasi Haber, işçi ve emekçiler, kadınlar, LGBTİ+’lar, gençler, doğa ve yaşam savunucuları, ezilen etnik ve inançsal topluluklardan yanadır.

    Devletten ve sermayeden bağımsızdır.

    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    EMEK

    Migros depolarında isyan büyüyor: Sefalet zammına karşı direniş 12 depoya yayıldı

    25 Ocak 2026

    Torbalı’daki Migros deposunda iş bırakma: Yüzde 28’lik zam teklifi reddedildi

    24 Ocak 2026

    Direnen metal işçileri kazandı

    21 Ocak 2026
    KADIN

    Barışa İhtiyacım Var Kadın İnisiyatifi: Rojava’da direnen Kürt halkının ve kadınların yanındayız

    20 Ocak 2026

    Kuşadalı kadınlar barış için buluştu

    16 Ocak 2026

    Kadın cezaevlerinde hak ihlali iddiaları Meclis’te: Sağlık ve iletişim kısıtlamaları gündemde

    15 Ocak 2026
    © 2026 Siyasi Haber. Designed by Fikir Meclisi.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.