Close Menu
Siyasi HaberSiyasi Haber

    Subscribe to Updates

    Get the latest creative news from FooBar about art, design and business.

    What's Hot

    Öfkenin filozofu Fanon -3- İçindeki köleyi öldürmek

    26 Eylül 2026

    Bir günde 2 kadın katledildi

    25 Eylül 2026

    Şimdi ne olacak? Berlin seçimlerinden sonra birkaç not ve Sahra Wagenknecht

    25 Eylül 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    • Güncel
      • Ekonomi
      • Politika
      • Dış Haberler
        • Dünya
      • Emek
      • Kadın
      • LGBTİ+
      • Gençlik
      • Ekoloji ve Kent
      • Haklar ve özgürlükler
        • Halklar ve İnançlar
        • Göçmen
        • Çocuk
        • Engelli Hakları
      • Yaşam
        • Eğitim
        • Sağlık
        • Kültür Sanat
        • Bilim Teknoloji
    • Yazılar

      Öfkenin filozofu Fanon -3- İçindeki köleyi öldürmek

      26 Eylül 2026

      Şimdi ne olacak? Berlin seçimlerinden sonra birkaç not ve Sahra Wagenknecht

      25 Eylül 2026

      Öfkenin filozofu Fanon -2- Efendi-köle diyalektiği

      25 Eylül 2026

      Öfkenin filozofu Fanon -1- Öfkeyi hatırlamak

      24 Eylül 2026

      İnkılap Müzesi’ne verilen 6.500 eşya nerede?

      23 Eylül 2026
    • Seçtiklerimiz

      “Onlar ümidin düşmanıdır sevgilim”

      21 Eylül 2026

      COP31’e doğru: Antroposen, kapitalosen ve ekolojik emperyalizm

      20 Eylül 2026

      Bunun adı cadı avı

      17 Eylül 2026

      Sürecin dili, Hatimoğulları’nın rolü

      15 Eylül 2026

      Almanya: Ulusalcılığın faşizmle imtihanı

      10 Eylül 2026
    • Röportaj/Söyleşiler

      DEM Partili Özgül Saki: “Hiçbir toplumsal kesim güvende değil”

      22 Eylül 2026

      NAZA’nın yönetmenleri: Gazze’de yaşananlara dair hâlâ büyük bir inkâr söz konusu

      14 Eylül 2026

      Tülay Hatimoğulları: Garanti aramanın yolu süreci dönülmez hâle getirmek

      17 Ağustos 2026

      Dr. Toros Korkmaz: “Çerçeve yasa çözüm için hukuksal zemin oluşturabilir”

      6 Ağustos 2026

      Eski FARC komutanı Lida Ortiz: “Silahlı mücadeleden siyasi mücadeleye geçiş, silah bırakmaktan çok daha zor”

      20 Temmuz 2026
    • Dosyalar
      • “Süreç” ve Sol
      • 30 Mart Kızıldere Direnişi
      • 8 Mart Dünya Kadınlar Günü 2022
      • AKP-MHP iktidar blokunun Kürt politikası
      • Cumhurbaşkanlığı Seçimleri
      • Ekim Devrimi 103 yaşında!
      • Endüstri 4.0 üzerine yazılar
      • HDK-HDP Tartışmaları
      • Kaypakkaya’nın tarihsel mirası
      • Ölümünün 69. yılında Josef Stalin
      • Mustafa Kahya’nın anısına
    • Çeviriler
    • Arşiv
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    Anasayfa » 5 Nolu’da Kadın Olmak

    5 Nolu’da Kadın Olmak

    Siyasi Haber11 Eylül 2017
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Reddit Tumblr Email
    Share
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    KORKUT AKIN yazdı: “5 Nolu deyince akla Diyarbakır geliyor. 12 Eylül’le birlikte Mamak ve Gayrettepe’de yapılan insanlığa aykırı işkenceleri kat be kat aşan bir cezaevi 5 Nolu. Üzerine ne anlatılırsa anlatılsın, daha hâlâ eksik kalan bir süreçti yaşanan.”

    Orda

    kadınlar

    flu bir fotoğraftı.

    Ama en kahramanları yine onlardı.

    Çünkü kadınsız cennetin de

    cehennemin de

    direnişin de

    teslimiyetin de

    bir anlamı olmazdı.

    Onlar…

    Orda

    kadındı.


    KORKUT AKIN


    12 Eylül’le başlayan vahşi günlerden çok insan etkilendi kuşkusuz. En çok da kadınlar… Hem içeride hem dışarıda direnmek, umut taşımak, yaşamı savunmak onlara düştü. Onlar ki hiç yüksünmediler bu taşıdıkları yükten. Onurdu, onlar için bu. İşkence gördüler, tacizi tecavüzü yaşadılar, aşağılandılar, hor görüldüler ama başları dik çıktılar bu cehennem günlerinden…


    Kolay değil be hey, be hey!


    Yaşanmışlıklarımızı bizlerden sonraki kuşaklara anlatmalıyız ki, bu cehennem günleri bir daha yaşanmasın. Sadece biz ve bizim ülkemizdekiler değil, dünyanın hiçbir köşesinde, hiç kimse yaşamasın.


    Bırakın anlatmayı, akla getirmek bile ciddi travma nedeni o günler. Kabul edilebilir değil. İşkence edenler bile ürperiyordur, utançlarını gizlemek için kimseye söyleyemiyorlardır… Buna da bağlı olarak biz, daha çok anlatmalıyız yaşadıklarımızı. Muhakkak ki, bütün ayrıntılarını anlatmak zor, kifayetsiz kalır kelimeler. Aradan geçen bunca yıldan sonra bile işkenceye nasıl dayandıklarını anlayamasalar da yürekli bir direnmenin kendilerini ayakta, başı dik ve onurlu tuttuğunu göstermeliyiz.


    Hastalıklı ruh


    5 Nolu deyince akla Diyarbakır geliyor. 12 Eylül’le birlikte Mamak ve Gayrettepe’de yapılan insanlığa aykırı işkenceleri kat be kat aşan bir cezaevi 5 Nolu. Üzerine ne anlatılırsa anlatılsın, daha hâlâ eksik kalan bir süreçti yaşanan. Anılar anlatıldı, gazetelerde dergilerde yazıldı, romanlar öyküler çıktı, filmleri çekildi, ama yine de anlatılabilmiş değil yaşananlar. Kolay da değil anlatabilmek. Bir bütün olarak yaşamın yok edilmeye, insanların geleceğinin karartılmaya çalışılması… 5 Nolu deyince akla gelen Esat Oktay Yıldıran ve diğerlerinin unutulmaması, yaşananların bir daha yaşanmaması için herkes dili döndüğünce, kalemi yettiğince anlatmalı.


    “İnat da bir murattır, dedim kendi kendime” diye başlıyor Rahime Kesici Karakaş, “5 Noluda Kadın Olmak” başlığıyla topladığı anılarına. Küfrün bini bir para, hele Esat Oktay’ın Co adlı köpeği, hele kraldan çok kralcı olan, askerlik yaptığı için orada gardiyan olarak bulunanların gaddarlığı (duyarlı olanlar da var içlerinde az da olsa, onlar da unutulmuyor kuşkusuz), hele susuzluk, hele cehennem sıcağı ve zemheri soğuğu… inat ediyor, direniyor.


    Toplumu aydınlatan ışık…


    Kadının toplumu aydınlattığını, kadınsız yaşamın kuruyacağını söylüyor Rahime Kesici, satır aralarına değil, harf aralarına gizliyor acısını, hıncını… Siz okurken yaşıyorsunuz o duyguları en tam da. Biliyorsunuz, o cümle ve/veya o sözcük yaşananların büyük bir kısmını gizliyor, örtüyor aslında. Tedirgin oluyorsunuz, tüyleriniz diken diken oluyor, içiniz eziliyor, nefret ediyorsunuz işkencecilerden, daha bir sıkı sarılıyorsunuz, daha bir sahipleniyorsunuz o acıyı yaşayan insanlara… Söz veriyorsunuz kendinize içinizden.


    Sineye çekmeyin!


    Feodal bir toplumun ikinci sınıf olarak gördüğü kadın, işkencecilerin karşısında farksızdır. Kadın erkek ayrımı yapmadan her türlü kötülük yapılabilir, her türlü işkence denenebilir… Yeni doğan bir bebek bile tutsak edilebilir, çünkü yıldırmaktır amaç, yok etmek için elden gelen her türlü kötülüğü gözünü kırpmadan yapabilir bu caniler. Rahime Kesici ve arkadaşlarının güçlü direnişi, yaşadıklarına karşın boyun eğmemeleri ailelerinin feodal yaklaşımını da kırmış artık sofrada yer bulmaya başlamış kadınlar.


    Tutuklamanın kamu davası güvencesi açısından hukuki bir tedbir olduğunu, zanlının yasaya uyularak tutuklanabileceğini, hücreye konulamayacağını, yakınlarıyla görüşebileceğini, savunmasını hazırlamak amacıyla bilgi ve belge toplayabileceğini, avukatıyla görüştürülmesine karşı çıkılamayacağını biliyoruz (Biliyoruz da ne oluyor? Aradan geçen 40 yıla yakın bir süre sonra bile işkencenin de, koşulları uymadığı halde zanlıların tutuklandığının da, hücrelere atılıp zincirlere vurulduğunun da -belki de artarak- devam ettiğini görüyoruz, tüm itirazlara karşın).


    Kitapta da yer alan, bence zaman içinde hiç önemini yitirmeyen bir anekdotla tamamlayayım: Kızılderililer, Ay’da akrabaları olduğuna inanırmış. NASA’nın Ay’a insan gönderme projesini duyduklarında, bir mektup göndermek istemişler. Olurdu, olmazdı derken görevliler kabul ettikleri mektubu açtıklarında, sadece bir cümle görmüşler: “Size bir şeyler imzalatmaya kalkarlarsa sakın imzalamayın!” Çünkü kendileri “Beyaz Adam”a inanıp anlaşma imzalamışlar, ama vahşice katledilmişler…


    5 Noluda Kadın Olmak, Rahime Kesici Karakaş, Anı, NAS Ajans Yayınları, Mayıs 2017, 203 sayfa


     

    Share. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Telegram Email

    İlgili İçerikler

    Öfkenin filozofu Fanon -3- İçindeki köleyi öldürmek

    26 Eylül 2026

    Şimdi ne olacak? Berlin seçimlerinden sonra birkaç not ve Sahra Wagenknecht

    25 Eylül 2026

    Öfkenin filozofu Fanon -2- Efendi-köle diyalektiği

    25 Eylül 2026
    Destek Ol
    Yazılar
    Volkan Yaraşır

    Öfkenin filozofu Fanon -3- İçindeki köleyi öldürmek

    İsa Can Artar

    Şimdi ne olacak? Berlin seçimlerinden sonra birkaç not ve Sahra Wagenknecht

    Volkan Yaraşır

    Öfkenin filozofu Fanon -2- Efendi-köle diyalektiği

    Volkan Yaraşır

    Öfkenin filozofu Fanon -1- Öfkeyi hatırlamak

    Bağlantıda Kalın
    • Facebook
    • Twitter
    Seçtiklerimiz
    Ercüment Çervatoğlu

    “Onlar ümidin düşmanıdır sevgilim”

    Ümit Akçay

    COP31’e doğru: Antroposen, kapitalosen ve ekolojik emperyalizm

    Ohannes Kılıçdağı

    Bunun adı cadı avı

    Musa Özuğurlu

    Sürecin dili, Hatimoğulları’nın rolü

    Güncel Kalın

    E Bültene üye olun gündemden ilk siz haberdar olun.

    Siyasi Haber, “tarafsız” değil “nesnel” olmayı esas alır. Siyasi Haber, işçi ve emekçiler, kadınlar, LGBTİ+’lar, gençler, doğa ve yaşam savunucuları, ezilen etnik ve inançsal topluluklardan yanadır.

    Devletten ve sermayeden bağımsızdır.

    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    EMEK

    BİM işçisi anlatıyor: “Beni zorla işten çıkardılar, Kod 46’dan çıkışımı verdiler”

    24 Eylül 2026

    “Güç bizimle olsun”: Karanlık çağda devrimci kitle siyaseti

    23 Eylül 2026

    Hataylı balıkçılar ‘Vira Bismillah’ dedikten 5 gün sonra kontak kapattı: “Maliyetlere dayanamıyoruz!”

    20 Eylül 2026
    KADIN

    Bir günde 2 kadın katledildi

    25 Eylül 2026

    Erkek şiddeti durmuyor: Sakarya, Konya ve Hatay’da 3 kadın katledildi!

    21 Eylül 2026

    Ayşe Tokyaz’ı katleden eski polis Cemil Koç’a ağırlaştırılmış müebbet

    9 Eylül 2026
    © 2026 Siyasi Haber. Designed by Fikir Meclisi.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.