Close Menu
Siyasi HaberSiyasi Haber

    Subscribe to Updates

    Get the latest creative news from FooBar about art, design and business.

    What's Hot

    Liman-İş: Limanlar silah sevkiyat merkezi değildir

    6 Şubat 2026

    Mazlum Abdi ile Mesud Barzani görüştü

    6 Şubat 2026

    “Ekmek parası için direnişteyiz” diyen Migros depo işçileri: Taleplerimiz karşılanana kadar buradayız

    6 Şubat 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    • Güncel
      • Ekonomi
      • Politika
      • Dış Haberler
        • Dünya
      • Emek
      • Kadın
      • LGBTİ+
      • Gençlik
      • Ekoloji ve Kent
      • Haklar ve özgürlükler
        • Halklar ve İnançlar
        • Göçmen
        • Çocuk
        • Engelli Hakları
      • Yaşam
        • Eğitim
        • Sağlık
        • Kültür Sanat
        • Bilim Teknoloji
    • Yazılar

      Güney Kürdistan’dan Rojava’ya Kürt siyasetinin gerçekliği

      6 Şubat 2026

      6 Şubat: Rant, beton, yıkım

      6 Şubat 2026

      İktidarın uyuşturucuyla mücadele söylemi, ahlak rejimi ve cezalandırma siyaseti

      6 Şubat 2026

      Alt emperyalizm ve Türkiye kapitalizmi- 2 / Emperyalist hiyerarşinin değişken karakteri

      5 Şubat 2026

      Kürtler için garanti mi, sessiz tasfiye mi?

      30 Ocak 2026
    • Seçtiklerimiz

      Textum Dergi’de “Otoriter Emek Rejimleri ve Fiilî İşçi Eylemleri” dosyası

      4 Şubat 2026

      ‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu?

      1 Şubat 2026

      Emperyalizm ve enternasyonalizm

      29 Ocak 2026

      Dayanışma yaşatır: Rojava

      28 Ocak 2026

      ABD’den genel grev manzaraları

      26 Ocak 2026
    • Röportaj/Söyleşiler

      Musa Piroğlu: Halep’te yaşananlar, barış beklentilerinin ciddi biçimde zedelendiğini göstermiştir

      14 Ocak 2026

      Rüya ile gerçek arasında asılı kalan hayatlar

      12 Ocak 2026

      Piyangocu Meryem hepimiz için ilham kaynağı

      26 Aralık 2025

      Avrupa Süryaniler Birliği: “Noel Bayramı eşit yurttaşlığın bir gereğidir”

      24 Aralık 2025

      Duygusal Olan Politiktir – KESK’li Kadınların Mücadele Deneyimleri

      24 Aralık 2025
    • Dosyalar
      • “Süreç” ve Sol
      • 30 Mart Kızıldere Direnişi
      • 8 Mart Dünya Kadınlar Günü 2022
      • AKP-MHP iktidar blokunun Kürt politikası
      • Cumhurbaşkanlığı Seçimleri
      • Ekim Devrimi 103 yaşında!
      • Endüstri 4.0 üzerine yazılar
      • HDK-HDP Tartışmaları
      • Kaypakkaya’nın tarihsel mirası
      • Ölümünün 69. yılında Josef Stalin
      • Mustafa Kahya’nın anısına
    • Çeviriler
    • Arşiv
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    Anasayfa » Türk Tabipleri Birliği Kadın Hekimlik ve Kadın Sağlığı Kolu: “Bedenlerimiz Üzerinde Söz Hakkı Yalnızca Bizimdir”

    Türk Tabipleri Birliği Kadın Hekimlik ve Kadın Sağlığı Kolu: “Bedenlerimiz Üzerinde Söz Hakkı Yalnızca Bizimdir”

    Siyasi Haber29 Eylül 2021
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Reddit Tumblr Email
    Share
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    Türk Tabipleri Birliği Kadın Hekimlik ve Kadın Sağlığı Kolu Dünya Güvenli Kürtaj Günü’ne ilişkin açıklamasında isteğe bağlı gebelik sonlandırılmasının bir hak olduğunu belirterek bedenleri üzerinde söz hakkının sadece kadınlara ait olduğunu söyledi.

    Türk Tabipleri Birliği Kadın Hekimlik ve Kadın Sağlığı Kolu Dünya Güvenli Kürtaj Günü’nde yazılı açıklama yayınladı. Açıklamada dünyanın birçok yerinde isteğe bağlık gebelik sonlandırılmasına farklı argümanlarla karşı çıkıldığı ve  Dünya Cinsel Sağlık Birliği Cinsel Hakları Bildirgesi’ndeki özgür ve sağduyulu üreme seçimi yapma hakkı maddesi, isteğe bağlı gebelik sonlandırılmasını bir hak olarak tanımlarken; aynı maddede çocuk sahibi olma veya olmamayı seçme hakkı, çocuk sayısını ve ne kadar aralıklı olacağına karar verme hakkı ve bu hakların düzenlenmesiyle ilgili tüm tedavilere tam erişim hakkının gerekliliğinden de söz edildiği belirtildi.

     

    Gebelik sonlandırılması hakkına erişimle ilgili kısıtlamaların bu işlemin güvenli ve uygun olmayan koşullarda, ehil olmayan kişilerce yapılmasına neden olduğu ifade edilen açıklamada bütün bunların sonucunda ciddi sağlık sorunlarının ve ölümlerin yaşandığı dile getirildi.

     

    Nüfus planlaması hakkında kanun

    Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre; dünyada sadece 52 ülkede, hamile bir kadının talebi doğrultusunda, herhangi bir gerekçe göstermeksizin yapılan kürtaj yasal sayılmaktadır. Ülkemizde 2827 Sayılı Nüfus Planlaması Hakkında Kanun’da yer alan gebeliğin sona erdirilmesine dair madde 5 kapsamında “Gebeliğin onuncu haftası doluncaya kadar annenin sağlığı açısından tıbbi sakınca olmadığı takdirde istek üzerine rahim tahliye edilir” denilerek isteğe bağlı gebelik sonlanması anayasal bir hak olarak tanımlanmıştır. Ancak ne yazık ki 2012 senesinden sonra Türkiye’de uygulanan pronatalist politikalar sonucunda, gebelikten korunma yöntemlerinin hemen tamamının devlet tarafından ücretsiz sağlanması ve bu hizmetlere ulaşımla ilgili süreç “yasal ancak ulaşılamayan” bir biçime evrilmiştir.

     

    Kondom, rahim içi araç, doğum kontrol haplarının hem tanıtımı hem ücretsiz ulaşımı ile ilgili olan sağlık düzenlemeleri son yıllarda uygulanmazken çocuk sahibi olmayı teşvik eden söylemlerin sıklıkla devlet görevlileri tarafından tekrarlandığı dikkat çekmektedir. İstenmeyen gebeliklerin sonlandırılma hakkına erişimde sorunlar yaşanmaya başlanmış ve hükümet tarafından dile getirilen tecavüz sonrası gebeliklerin bile sonlandırılmaması yönündeki olumsuz söylemler istenmeyen bir gebeliği sonlandırma hakkını kullanmak isteyen kadınlara yönelik toplumda olumsuz bir bakış açısını daha da köklendirmiştir.

     

    Kadınların zor karar verdiği ve kendilerini kırılgan hissettiği bu süreçler son yıllarda iyice zorlaştırılıp, devlet yetkilileri tarafından dini referanslarla güçlendirilen yargılayıcı bakış açısı da eklenince kadınları derin bir suçluluk duygusuna itmektedir. Toplumdaki olumsuz algı nedeniyle kadınların süreci yakın çevreleri ile paylaşımı ve yaşadığı sıkıntılarla ilgili göreceği sosyal destekte azalma olmuştur. 2018’de yapılan bir çalışmada Türkiye’de kadınlarının yaklaşık %15’i hayatlarında en az bir kez kürtaj yaptırdıklarını belirtmiştir. Ayrıca 2018 TNSA raporuna göre son 5 yılda isteyerek düşük oranı %6 olarak belirtilmiştir. Veriler, konunun ne kadar geniş bir kadın nüfusunun bir sağlık hakkı olarak kürtajı kullandığı ve bu konudaki politikaların ne kadar büyük bir kitleyi etkileyen bir halk sağlığı sorunu olduğunu gözler önüne sermektedir.

     

    İsteğe bağlı kürtaj hizmeti veren kamu hastaneleri

    Devlet hastanelerinde yasal bir dayanak olmamasına rağmen isteğe bağlı gebelik sonlandırma işlemlerinin yapılmadığının söylenmesi, işlem yapılan yerlere yeterli yönlendirme yapılmaması gibi nedenler kadınların bu işlem için özel hastanelere ve muayenehanelere yönlenmesine neden olmuştur. 2020 itibariyle 295 kamu hastanesi ile görüşülen bir çalışmada sadece 10 tanesinde; bulunduğu illerde (Ankara, Amasya, Bayburt, Burdur, Hakkari, Şanlıurfa, Tekirdağ ve Tunceli) isteğe bağlı kürtaj hizmeti herhangi bir şart gösterilmeden sağlanırken, 185’inde hiçbir biçimde sağlanmadığı bildirilmiştir. Ayrıca araştırma sonuçlarına göre sağlık bakanlığı politikası olarak ortaya çıkan kamu hastanelerinde isteğe bağlı kürtaj hizmetinin sağlanmıyor oluşu “doktorun kararı, doktorun inisiyatifi, doktor yapmıyor” gibi ifadelere bağlanarak yine doktorların omuzlarına yüklendiği tespit edilmiştir. Ekonomik alım gücü düşük kadınlar için devlet hastanesinde bu hakka ulaşamamak maddi olarak zorlanmalar ve kadınların kendisini zaten eşit hissedemediği günümüz şartlarında toplumsal cinsiyet rollerindeki geleneksel tutumun daha da baskın hale gelmesine neden olmaktadır.

     

    İstenmeyen ya da plansız gebelikler doğumla ya da kürtajla sonlandırıldığında ortaya çıkan ruhsal hastalıklarda bir değişiklik olmadığı yapılan bilimsel çalışmalarla ile gösterilmektedir. Ancak plansız ya da istenmeyen gebelik, kadının hazırlıksız ve beklenmedik bir sürece girmesine neden olan bütün bu durumların hepsi ruhsal zorlanmalara neden olabilmektedir. Öncelikle ruh sağlığı ve üreme sağlığını korumak adına isteğe bağlı düşüğe, ayrıca etkili ve ulaşabilir doğum kontrol yöntemlerine erişimi sağlamak en temel ve acil olarak gerçekleştirilmesi gerekenler arasındadır. 

     

    Anayasa Mahkemesi kararı

    2020’nin eylül ayında Resmî Gazete’de kürtajla ilgili olarak emsal bir Anayasa Mahkemesi (AYM) kararı yayımlanmıştır. Karara konu olan olaya göre cinsel istismara maruz kalan 18 yaşından küçük bir çocuğun gebeliğini sonlandırmak için kürtaj başvurusuna rağmen hukuki süreç uzamış ve çocuk doğum yapmak zorunda bırakılmıştır. Konuyla ilgili olarak AYM’ye bireysel başvuru yapılması neticesinde Yüksek Mahkeme, gebeliğin sonlandırılması imkânına erişememe iddiasını hak ihlali olarak değerlendirmiştir; ki bu yukarıda tartıştığımız istemli gebelik sonlanmasının anayasal bir hak olarak ulaşılabilirliğinin devlet tarafından sağlanması gerektiğine dair çok önemli bir hukuki dayanak oluşturmaktadır.

     

    Kadın bedeni üzerinden egemenlik kurulmasına dair kodlar çok eski ve ne yazık ki tanıdık olsa da kadınların bu konudaki mücadeleleri de bir o kadar köklü bir tarihe sahiptir. Bir gün gelip kadınların istemli gebelik sonlandırma hakkı tartışmalarının tarih olacağını ve haklı taleplerimizin karşılanacağını bilerek, 28 Eylül Dünya Güvenli Kürtaj Günü’nde kadınlar olarak tekrar bedenlerimiz üzerinde söz hakkının sadece bizim olduğunu haykırıyoruz!

    Share. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Telegram Email

    İlgili İçerikler

    Nebahat Yükçü’nün katiline ağırlaştırılmış müebbet

    5 Şubat 2026

    Afganistan’da kadınlara yönelik baskılar derinleşiyor: Taliban’ın ceza tüzüğüne ve eğitim yasağına sert tepki

    3 Şubat 2026

    Kadına yönelik şiddet ve tacize karşı ILO 190 Birleşik Metal-İş ile MESS arasındaki toplu sözleşmeye girdi

    2 Şubat 2026
    Destek Ol
    Yazılar
    Zeynel A. Göçer

    Güney Kürdistan’dan Rojava’ya Kürt siyasetinin gerçekliği

    Mehmet Murat Yıldırım

    6 Şubat: Rant, beton, yıkım

    Remzi Altunpolat

    İktidarın uyuşturucuyla mücadele söylemi, ahlak rejimi ve cezalandırma siyaseti

    Siyasi Haber

    Alt emperyalizm ve Türkiye kapitalizmi- 2 / Emperyalist hiyerarşinin değişken karakteri

    Bağlantıda Kalın
    • Facebook
    • Twitter
    Seçtiklerimiz
    Siyasi Haber

    Textum Dergi’de “Otoriter Emek Rejimleri ve Fiilî İşçi Eylemleri” dosyası

    Fehim Taştekin

    ‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu?

    Ertuğrul Kürkçü

    Emperyalizm ve enternasyonalizm

    Ercan Jan Aktaş

    Dayanışma yaşatır: Rojava

    Güncel Kalın

    E Bültene üye olun gündemden ilk siz haberdar olun.

    Siyasi Haber, “tarafsız” değil “nesnel” olmayı esas alır. Siyasi Haber, işçi ve emekçiler, kadınlar, LGBTİ+’lar, gençler, doğa ve yaşam savunucuları, ezilen etnik ve inançsal topluluklardan yanadır.

    Devletten ve sermayeden bağımsızdır.

    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    EMEK

    CHP’li Fındıklı Belediyesi’nde TİS imzalandı: İşçilere yılda 6 ikramiye

    5 Şubat 2026

    Kocaeli Emek ve Demokrasi Platformu’ndan Migros işçileriyle dayanışma çağrısı

    5 Şubat 2026

    Textum Dergi’de “Otoriter Emek Rejimleri ve Fiilî İşçi Eylemleri” dosyası

    4 Şubat 2026
    KADIN

    Nebahat Yükçü’nün katiline ağırlaştırılmış müebbet

    5 Şubat 2026

    Afganistan’da kadınlara yönelik baskılar derinleşiyor: Taliban’ın ceza tüzüğüne ve eğitim yasağına sert tepki

    3 Şubat 2026

    Kadına yönelik şiddet ve tacize karşı ILO 190 Birleşik Metal-İş ile MESS arasındaki toplu sözleşmeye girdi

    2 Şubat 2026
    © 2026 Siyasi Haber. Designed by Fikir Meclisi.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.