Şırnak’ın Cizre ilçesinde 9 Ekim 2009 tarihinde, henüz 18 aylık bir bebekken evinin balkonunda annesinin kucağında olduğu sırada asker Hakan Alkan tarafından atılan gaz fişeğinin başına isabet etmesi sonucu yaşamını yitiren Mehmet Uytun davasında skandal bir karar çıktı. Davanın 8’inci duruşmasında, Cizre 4’üncü Asliye Ceza Mahkemesi somut delil bulunmadığını ileri sürerek sanık asker hakkında beraat kararı verdi.
Cizre 4’üncü Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya Uytun ailesinin avukatları salonda hazır bulunarak katılırken; sanık asker Hakan Alkan ve avukatı ise bulundukları kentin adliyesinden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla bağlandı. Duruşmayı İnsan Hakları Derneği (İHD) ile Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD) Şırnak şube temsilcileri de yakından takip etti.
Sanık asker: “Muhatap ben değilim, devlettir”
Kimlik tespitiyle başlayan duruşmada savunma yapan sanık Hakan Alkan, hakkındaki iddiaları reddederek sorumluluğu devlete attı. Alkan savunmasında şu ifadeleri kullandı:
“Benim silahımdan atılan mühimmat kesinlikle hedef şaşırmaz. Toplumsal bir olayda bana taş atanları hedef almayıp doğrudan bir çocuğu hedef almam insan psikolojisine uygun mu? Silah kullanma yetkisini aştığımız söyleniyor. Bize taş atan topluluğa taş mı atacağız? Bize verilen emirle biber gazı ve tazyikli su sıkıyoruz. Bu davanın muhatabı ben değilim, devlettir.”
Avukatlar: “Cezasızlık politikası kolluğa keyfi silah kullanma hakkı veriyor”
Uytun ailesinin avukatları ise bölgedeki cezasızlık politikalarına sert tepki göstererek davanın Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmesi gerektiğini belirtti. Savcının mütalaasının hukuka aykırı olduğunu vurgulayan avukatlar, sanığın “kasten öldürme” suçundan yargılanmasını ve tutuklanmasını talep etti:
- Lazerli Silahla Nişan Alındı: “2009 yılından bu yana etkin bir soruşturma yürütülmesi için çabalıyoruz. Olayda nişangahlı ve lazerli bir silah kullanılmıştır, yani istem dışı bir durum söz konusu değildir. Kolluk güçleri cezasızlık zırhına güvenerek kendilerine verilen silah kullanma yetkisini keyfi olarak uygulamaktadır.”
- Nihat Kazanhan Davası Hatırlatıldı: Cizre’de 2015 yılında polisin açtığı ateşle katledilen 12 yaşındaki Nihat Kazanhan dosyasını anımsatan avukatlar, “O dönem emniyet amiri suçu işleyen polise ‘Terörle mücadele ediyorsunuz, bu dosyadan bir şey çıkmaz’ demişti. Fail kolluk olunca hep adaletsizlikle karşılaşıyoruz. Kazanhan davasında sanığa ağırlaştırılmış müebbet verildi ancak sanık kayıplara karıştı ve hâlâ bulunamadı. Benzer bir durumun bu dosyada yaşanmasını istemiyoruz” dedi.
Mahkemeden beraat kararı
Avukatların, davanın Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderilmesi yönündeki “görevsizlik” talebini reddeden mahkeme heyeti karara gitti. İddia makamı (savcı), sanık Alkan’ın “taksirle adam öldürme” suçundan cezalandırılmasını talep eden bir mütalaa sundu. Ancak mahkeme heyeti, dosyada “somut delil bulunmadığını” iddia ederek sanık asker Hakan Alkan hakkında oy birliğiyle beraat kararı verdi.
17 yıllık hukuk mücadelesinde ne olmuştu?
- 9 Ekim 2009: 18 aylık Mehmet Uytun, Cizre’deki evinin balkonunda annesinin kucağındayken başına isabet eden gaz fişeği nedeniyle yaşamını yitirdi.
- İlk Karar (2021): Yaklaşık 11 yıl süren hukuki engellerin ardından AYM başvurusuyla açılan davada, Cizre Asliye Ceza Mahkemesi sanığa “taksirle ölüme neden olma” suçundan 3 yıl hapis cezası verdi ancak bu cezayı 18 bin 200 TL adli para cezasına çevirdi.
- İstinaf Süreci: Ailenin itirazı üzerine İstinaf Mahkemesi kararı bozdu. Yeniden görülen davada sanığa bu kez 3 yıl 4 ay hapis cezası verildi. Sanık avukatlarının başvurusu üzerine Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 3’üncü Ceza Dairesi “eksik araştırma” gerekçesiyle kararı bir kez daha bozdu.
- “Envanterde Yok” İddiası: Yeniden başlayan yargılama sürecinde mahkemenin keşif kararlarına rağmen olay yerinde keşif yapılamadı. Mahkemenin suç aleti olan gaz fişeğine ilişkin Cizre İlçe Jandarma Komutanlığı ve İstanbul İl Jandarma Komutanlığı’na yazdığı yazılara, her iki komutanlık da söz konusu mühimmatın “envanterlerinde bulunmadığı” yönünde cevap verdi.
