Macaristan’da 12 Nisan 2026’da yapılan seçimler Victor Orban’ın 16 yıllık iktidarının devrilmesi ile sonuçlandı. Victor Orban’ı yerinden eden Tisza Partisi başkanı Peter Magyar’ın seçim kampanyası süresince en önemli vaatlerinden biri, Orbán’a yakın oligarklar tarafından yasadışı yollarla elde edildiği iddia edilen varlıkları geri almaktı.
Orban’ın yakın çevresinin seçim yenilgisinden önce başlayan servet transferinin seçimden sonra hızlandığı iddia edildi.
Peter Magyar, sosyal medyada yaptığı paylaşımda, “Orban’ın oligarkları, on milyarlarca dolarlık parayı Birleşik Arap Emirlikleri’ne, Amerika Birleşik Devletleri’ne, Uruguay’a ve diğer uzak ülkelere aktarıyor” iddiasında bulundu, Başsavcıya, emniyet müdürüne ve vergi dairesi başkanına “suçluları tutuklamaları” ve iadelerinin olası olmadığı ülkelere kaçmalarına izin vermemeleri çağrısında bulundu.
Magyar ayrıca, “Bana bildirilen bilgilere göre, birkaç oligark ailesi zaten ülkeyi terk etmiş durumda,” diye ekledi. “Raporlara göre, birçok nüfuzlu oligark ailesi çocuklarını okuldan almış ve ayrılmaları için güvenilir güvenlik personeli ayarlıyorlar.”
Macar araştırmacı gazeteci Szabolcs Panyi daha önce, “Sistemin önde gelen oligarkları ve figürleri, yeni Tisza Partisi hükümeti varlıklarını dondurmadan, el koymadan veya millileştirmeden önce varlıklarını Macaristan’dan çıkarmak için çılgınca çabalıyorlar” diye yazmıştı. Panyi, “Trump yönetimi iktidarda kaldığı sürece, Amerika Birleşik Devletleri bile Orban rejiminin en üst kademeleri için güvenli bir sığınak haline gelebilir” dedi.
Servet transferi seçimden önce başladı
Viktor Orban’ın çevresiyle bağlantılı şirketlerde anında transfer edilebilecek yaklaşık üç milyar euro değerinde varlık bulunduğu, Orban’a yakın oligarkların seçimden önce yurt dışına servet transferi yaptıkları iddia edilmiş ve konu ile ilgili soruşturma başlatılmıştı.
Guardian gazetesi, Fidesz kaynaklarına atıfta bulunarak, Orban’ın yakın çevresindeki üç kişinin varlıklarını Ortadoğu ülkelerine taşımaya başladığını bildirdi. Guardian’ın bilgilerine göre, Orban’ın 16 yıllık iktidarı boyunca biriktirdiği servetle dolu özel jetler Viyana’dan aralıksız kalkış yapıyor. Fidesz’den iki kaynağa göre, servet Ortadoğu ülkelerine (Suudi Arabistan, Umman ve Birleşik Arap Emirlikleri) taşınırken, diğer bir kısmı ise Avustralya ve Singapur’u hedefliyor. Bu arada diğerleri de servetlerini olabildiğince hızlı bir şekilde yurt dışına çıkarmaya çalışıyor. Orban’a yakın üst düzey isimler, MAGA bağlantılı kurumlarda iş bulma umuduyla ABD vize seçeneklerini araştırıyor.
Uzun süredir yolsuzluk ve usulsüzlük iddialarını reddeden Orban’ın ofisi ve Dışişleri Bakanlığı, Guardian’ın yorum taleplerine yanıt vermedi.
Mart ayı sonlarında, 444 adlı internet sitesi, eski merkez bankası başkanı György Matolcsy’nin oğlu Adam Matolcsy’nin, Porsche otomobil koleksiyonu da dahil olmak üzere en değerli taşınır varlıklarını konteynerlerle Macaristan’dan Dubai’ye gönderdiğini yazdı.
Adam Matolcsy, Macaristan Ulusal Bankası (MNB) etrafındaki skandalın ana aktörlerinden biriydi. Babasının kurduğu ve MNB varlıklarının yerleştirildiği vakıflardan, aşırı fiyatlandırılmış alımlar ve şeffaf olmayan yatırımlar yoluyla yüz milyarlarca forint kayboldu.
Adam Matolcsy daha önce Dubai’ye taşınmıştı; babasının da orada yaşadığı söyleniyor.
Mart ayı sonunda, Orban’ın en yakın arkadaşlarından biri olan ve doğalgaz tesisatçısı iken Macaristan’ın en zengin adamı haline gelen oligark Lőrinc Meszaros’un en karlı işletmesinin varlıklarını yöneten V-Híd Vagyonkezelő Kft. şirketinin hesabından paranın neredeyse tamamı (3,39 milyar forint veya yaklaşık 8,75 milyon Euro) Meszaros’un özel hesabına aktarıldı. Daha sonra, transfer sırasında Meszaros’un artık V-Híd Vagyonkezelő’nün ortak sahibi olmadığı ortaya çıktı. Bu transferin hangi temelde yapıldığı bugüne kadar belirsizliğini koruyor.
Meszaros, Orban’ın memleketi Felcsút’un belediye başkanlığını da yapmıştı. Orban ile arkadaş olan Meszaros, 2010’dan sonra -yani Fidesz’in anayasal çoğunlukla ilk zaferinden sonra- devlet sözleşmeleri sayesinde yavaş yavaş başarılı bir iş insanı haline geldi. Forbes’a göre bugün en zengin Macar olan Meszaros’un serveti 5,2 milyar dolar (4,4 milyar avro) civarındadır.
İş dünyası yeni iktidara göre yeniden konumlanıyor
europeanbusinessmagazin’de yer alan habere göre, Macaristan’daki iş dünyası yeni iktidara göre yeniden konumlanıyor. Haber bu konumlanışın üç belirgin kalıp izlediği yorumunu yapıyor: “Macar iş dünyası elitinin yeniden konumlanmasının mekaniği üç belirgin kalıbı izliyor. Birincisi coğrafi: Fidesz himaye ağlarıyla ilişkili üst düzey isimler, siyasi geçişe paralel olarak birçok durumda aile konutlarını ve birincil vergi ikametgahlarını değiştirerek Viyana, Zürih, Lüksemburg ve Londra’ya taşınıyorlar. İkincisi yapısal: Macaristan’daki varlıkların, genellikle gerçek mülkiyeti Macarlara ait olmayan ara holding şirketlerine devredilmesini içeren yeniden yapılandırılmış mülkiyet araçları aracılığıyla korunması. Üçüncüsü itibarla ilgili: Danışma kurullarından istifalar, danışmanlık anlaşmalarının feshi ve bazı yüksek profilli durumlarda, yeni Tisza yönetimine doğrudan işbirliği teklifinde bulunarak, kamuoyunda bilinen Fidesz bağlantılarından planlı bir şekilde uzaklaşma.”
AB fonlarına karşı ama AB fonları ile zenginleşiyorlar
Macaristan’ın yeni yandaş kapitalizmini araştıran Direkt36’nın kurucu ortaklarından gazeteci András Pethő, “Sayın Orbán yıllardır AB’yi eleştiriyor; aynı zamanda yakın çevresi AB fonları sayesinde zenginleşiyor” dedi.
2013 yılında Orbán’ın en büyük kızı Ráhel ile evlenen István Tiborcz karısı ile birlikte geçen yaz New York’a taşınmıştı. Damat István Tiborcz, 2018 yılında AB’nin yolsuzlukla mücadele ofisi Olaf’ın, Macaristan’daki kasabalara AB fonlarıyla sağlanan sokak lambalarına ilişkin sözleşmelerle ilgili iki yıllık bir soruşturmanın ardından “projelerin çoğunda ciddi usulsüzlüklerin yanı sıra çıkar çatışması da” tespit ettiğini açıklamasıyla kamuoyunun dikkatini çekti. Guardian’ın edindiği bilgilere göre usulsüzlükler, Tiborcz’un ilgili şirketin sahibi olduğu dönemde imzalanan sözleşmelerle ilgiliydi.
Direkt36’nın haberine göre, Başbakanın babası Győző Orbán’a ait bir şirket, AB fonlarıyla desteklenen iki büyük kanalizasyon projesine ve bütçesini 54 milyon avro aşan Balaton Gölü boyunca uzanan AB fonlarıyla desteklenen bir demiryolu projesine beton ve taş tedarik ediyor. Győző Orbán iddialara yanıt vermezken, ilgili şirketler kurumsal gizlilik gerekçesiyle yorum yapmaktan kaçındı.
Uluslararası Şeffaflık Örgütü Macaristan Hukuk İşleri Başkanı Miklós Ligeti, 2010 yılından bu yana Macaristan’da “denge ve denetleme sisteminin bozulduğunu ve ortadan kaldırıldığını” belirtti. Ligeti, “Bu bozulmanın yaşandığı kurumlardan biri de kamu ihale otoritesidir. Bağımsız bir kurum olması gerekirken, öyle değil, ele geçirilmiş bir kurumdur” dedi.
Macaristan’ın şu anda partinin devleti ele geçirmesi tuzağına düştüğünü söyleyen yetkili, “Kamu gücünü ele geçiren etkili lobiler veya baskı grupları değil, daha çok belirli politikacılardan, etkili kişilerden veya oligarklardan oluşan bir siyasi klik” dedi.
