Close Menu
Siyasi HaberSiyasi Haber

    Subscribe to Updates

    Get the latest creative news from FooBar about art, design and business.

    What's Hot

    İSİG: Ocak ayında en az 146 işçi iş cinayetlerinde hayatını kaybetti

    8 Şubat 2026

    Deyrizor’da aşiretler arasında çatışma: Evler ve petrol kuyuları ateşe verildi

    7 Şubat 2026

    New York’tan ICE’a sınırlama: Belediye tesislerine yargı kararı olmadan giremeyecekler

    7 Şubat 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    • Güncel
      • Ekonomi
      • Politika
      • Dış Haberler
        • Dünya
      • Emek
      • Kadın
      • LGBTİ+
      • Gençlik
      • Ekoloji ve Kent
      • Haklar ve özgürlükler
        • Halklar ve İnançlar
        • Göçmen
        • Çocuk
        • Engelli Hakları
      • Yaşam
        • Eğitim
        • Sağlık
        • Kültür Sanat
        • Bilim Teknoloji
    • Yazılar

      Güney Kürdistan’dan Rojava’ya Kürt siyasetinin gerçekliği

      6 Şubat 2026

      6 Şubat: Rant, beton, yıkım

      6 Şubat 2026

      İktidarın uyuşturucuyla mücadele söylemi, ahlak rejimi ve cezalandırma siyaseti

      6 Şubat 2026

      Alt emperyalizm ve Türkiye kapitalizmi- 2 / Emperyalist hiyerarşinin değişken karakteri

      5 Şubat 2026

      Kürtler için garanti mi, sessiz tasfiye mi?

      30 Ocak 2026
    • Seçtiklerimiz

      Textum Dergi’de “Otoriter Emek Rejimleri ve Fiilî İşçi Eylemleri” dosyası

      4 Şubat 2026

      ‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu?

      1 Şubat 2026

      Emperyalizm ve enternasyonalizm

      29 Ocak 2026

      Dayanışma yaşatır: Rojava

      28 Ocak 2026

      ABD’den genel grev manzaraları

      26 Ocak 2026
    • Röportaj/Söyleşiler

      Musa Piroğlu: Halep’te yaşananlar, barış beklentilerinin ciddi biçimde zedelendiğini göstermiştir

      14 Ocak 2026

      Rüya ile gerçek arasında asılı kalan hayatlar

      12 Ocak 2026

      Piyangocu Meryem hepimiz için ilham kaynağı

      26 Aralık 2025

      Avrupa Süryaniler Birliği: “Noel Bayramı eşit yurttaşlığın bir gereğidir”

      24 Aralık 2025

      Duygusal Olan Politiktir – KESK’li Kadınların Mücadele Deneyimleri

      24 Aralık 2025
    • Dosyalar
      • “Süreç” ve Sol
      • 30 Mart Kızıldere Direnişi
      • 8 Mart Dünya Kadınlar Günü 2022
      • AKP-MHP iktidar blokunun Kürt politikası
      • Cumhurbaşkanlığı Seçimleri
      • Ekim Devrimi 103 yaşında!
      • Endüstri 4.0 üzerine yazılar
      • HDK-HDP Tartışmaları
      • Kaypakkaya’nın tarihsel mirası
      • Ölümünün 69. yılında Josef Stalin
      • Mustafa Kahya’nın anısına
    • Çeviriler
    • Arşiv
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    Anasayfa » Mücella Yapıcı: Seçimlere HDK ve BHH birlikte girmeli

    Mücella Yapıcı: Seçimlere HDK ve BHH birlikte girmeli

    Siyasi Haber15 Eylül 2015
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Reddit Tumblr Email
    Share
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    Taksim Dayanışması sekretaryasından yaklaşan seçimler üzerine konuşan Yüksek Mimar Mühendis Mücella Yapıcı, hükümetin Gezi’den korkmasının nedenini, toplumun her kesiminin temel talepler doğrultusunda bir araya gelmesine bağlıyor. Bunun için de seçimlere doğru giderken, başta Birleşik Haziran Hareketi ve Halkların Demokratik Kongresi olmak üzere, bu ülkede barış, özgürlük ve demokrasi isteyen tüm kesimlere mesajı var: Bir araya gelme hali artık yaşamsal bir önem kazanıyor. Buna naz etmenin, ‘Sen neredeydin, ben neredeydim’ demenin zamanı değil.

    Çok ilginç bir dönem yaşıyoruz, 2003’lerden beri yaşıyoruz da; hız 2010’lardan sonra arttı. Dünyada kapitalizm, içine düştüğü bir krizi çözmek için, 1970’lerden başlayarak yeni bir aşamaya girdi; iktisatçılar buna neoliberalizm diyorlar. 80 darbesinin ardından gelen 24 Ocak kararları, kamudaki yeniden yapılandırmalar vs. bütün bunlar yeni liberal ekonomilerin Türkiye’de de yerleşmesidir ve 1980’den başlayarak kentler ve mekan, çevre kapitalist sermaye birikiminin birer öznesi ve nesnesi oldular. Bu açıdan baktığınızda, yeni küresel sermayenin ülkemizdeki ve bu coğrafyadaki en başarılı temsilcisidir AKP Hükümeti. Onun için de yaptığı hiçbir şey aslında bu küresel kapitalizmin kararlarından ayrı bir şekilde düşünülemez.
    Neoliberalizm içine düştüğü bu krizleri mekan üzerinden de çözüyor. Turizm Teşvik Yasası, Orman Yasası gibi kararların ilk adımları 12 Eylül karanlığında atılmıştır. TMMOB’ye dair kararlar da öyle. O dönem doğaya, çevreye, emeğe dair yapılmayan şeyler 2003’ten sonra gündeme getirilmiştir.

    Gezi’yi doğru değerlendirmek lazım. Neden bir araya gelmeyecek kesimler bunlar? Hayır, herkes temel talepleri doğrultusunda, kendi derdini dillendirerek bir araya geldi. Neydi telep? Özgürlük, kendini ifade etme. Neydi? Yaşam tarzına karışmama talebiydi. Geleceksizleştirme, işsizlik, eğitim sistemi, sistemin kadın bedeninden beynine kadar her şeye karışması. LGBTİ’lerin talepleri, Kürt halkının talepleri… Herkesin bir araya geldiği şey, aslında bugün herkesin ihtiyacı olan birleşme hali. Onun için Gezi bunun mümkün olduğuna dair bir sonuç gösterdi bize.

    Evet kesinlikle. Yani mümkünsüz hale getiren her türlü engelleyici faktörden kurtulmamız gerek. Bence reel siyaset biraz da şu anda; neoliberal ideolojinin yarışmacı mantığıyla da gölgelenmiş durumda.. Neoliberal kapitalizmin, özellikle kendi alanımdan söylersem, ülkelere,kentlere, mahallelere önerisi, birbiriyle yarışan yerelliklerdir aslında… Sermayeyi çağırmada sürekli rekabet hali… Sadece ticari ya da ekonomik alanda düşünmeyin, her türlü alanda. Bir de bireyin kendi kendini kontrol mekanizmasını yarattı neoliberal ideoloji: ‘Siz öyle bir korkuyla’ sistemin çarkı içinde olmazsanız, yalnızlaşır ve ölürsünüz.’korkusunu yarattı. Yaşam tarzınıza kadar sizi tüketim toplumunun bir bireyi yapmaya çalıştı. Ve sizi kontrol etmesine gerek kalmadan kendi kendinizi kontrol ediyorsunuz. Müthiş bir korku hali vardı biliyorsunuz hepimizde. Gezi’de bu korku eşiği aşıldı.Tam da bu nedenle buna karşı ayağa kalkma, başka bir dünyayı inşa etme, bir araya gelme hali artık yaşamsal bir önem kazanıyor. Buna naz etmenin ‘Sen neredeydin, ben neredeydim’ demenin zamanı değil. Eğer böyle yapıp artık bir araya gelmezsek, kapitalizmin ve sermayenin AKP Hükümeti var karşımızda, mücadelemizi sürdürmezsek, sonunda hepimiz yok olacağız.

    Her türlü bir araya geliş bence son derece değerli. Bugün, Birleşik Haziran Hareketi diye bir araya gelen arkadaşlar da, HDK adıyla bir araya gelen arkadaşlar önemli işler yapıyor.
    Benim umudum bütün bu güçlerin birlikteliğini yaratacak bir siyasi dalga. Her ikisini de çok önemsiyorum. Beni mutlu edecek şey; bu birlikteliktir. Cumhurbaşkanlığı ve yerel seçimlerde böyle bir birliktelik doğmadı, doğabilirdi. İki güç, AKP karşısındaki birleşip tek bir aday çıkarabilirlerdi, insanlar bunu özlediler. Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde bence çok büyük bir fırsatı heba ettik… Gezi ise başka bir şey; Gezi’de asla bir araya gelemeyeceğini düşündüğümüz bayrakları taşıyanlar bir arada kaçtılar saldırıdan. Dindarlar namaz kılarken, ateistler nöbet tuttu. Demek ki bir araya gelinebiliyor. Bu potansiyel bu coğrafyada var. Bugün emekçiler olarak, sadece beden emekçileri değil; beyaz yakalılar, mavi yakalılar, teknik, mesleki, bedeni, bütün emek bizim elimizdeyken ve bu sistemi biz kendi elimizde taşıyorken, nasıl oluyor da bu kadar aciz duruma düşebiliyoruz. Bir araya geldiğimiz zaman başaramayacağımız iş yok. Ama ne yazık ki oturup konuşmayı beceremeyen, kavgayı öne çıkaran o yarışmacı mantık, şimdilik bu baharı bizim için erteliyor ve erteledikçe biz kaybediyoruz.

    Umarım. Bugün olmazsa yarın. Fark edebilirsek bugün tüm dünyada esen rüzgar, bu baharın kokusunu taşıyor.

    Bu baraj için mücadele dahi bir ittifakı gerektiriyor. Parlamento içi muhalefeti esas aldığımdan değil ama yüzde 10 barajına rağmen Meclise emeğin demokrasinin ve barışın sesi olacak ne kadar çok vekil sokarsanız o kadar iyi. Kendi görüşünden fedakarlık etmeye de gerek yok . Bu ülkede önce barış için, sonra demokrasi ve özgürlükler için hatta doğaya, kültüre karşı bütün bu saldırıyı göğüslemek için, bir araya gelmek hepimizin yararına değil midir? Yoksa hiç bir kesim AKP iktidarının iş birliğindeki sermayenin gittikçe artan saldırganlığına karşı bugün bir araya gelememenin gerekçesini tarihe anlatamayacaktır.

    Budur bence Gezi ruhu. Aslolan barış, demokrasi ve özgürlüğün, emeğin selameti ise bu konuda bütün dinamikler tekrar bir araya gelip bunu yapmak zorundalar. Ben bunu uzak da görmüyorum. Gezi’den hükümetin korkmasının asıl nedeni bu birlikteliğin yarattığı güç ve umuttur.

    Bu evrensel.net sitesinden alınmıştır.

    Share. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Telegram Email

    İlgili İçerikler

    Textum Dergi’de “Otoriter Emek Rejimleri ve Fiilî İşçi Eylemleri” dosyası

    4 Şubat 2026

    ‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu?

    1 Şubat 2026

    Emperyalizm ve enternasyonalizm

    29 Ocak 2026
    Destek Ol
    Yazılar
    Zeynel A. Göçer

    Güney Kürdistan’dan Rojava’ya Kürt siyasetinin gerçekliği

    Mehmet Murat Yıldırım

    6 Şubat: Rant, beton, yıkım

    Remzi Altunpolat

    İktidarın uyuşturucuyla mücadele söylemi, ahlak rejimi ve cezalandırma siyaseti

    Siyasi Haber

    Alt emperyalizm ve Türkiye kapitalizmi- 2 / Emperyalist hiyerarşinin değişken karakteri

    Bağlantıda Kalın
    • Facebook
    • Twitter
    Seçtiklerimiz
    Siyasi Haber

    Textum Dergi’de “Otoriter Emek Rejimleri ve Fiilî İşçi Eylemleri” dosyası

    Fehim Taştekin

    ‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu?

    Ertuğrul Kürkçü

    Emperyalizm ve enternasyonalizm

    Ercan Jan Aktaş

    Dayanışma yaşatır: Rojava

    Güncel Kalın

    E Bültene üye olun gündemden ilk siz haberdar olun.

    Siyasi Haber, “tarafsız” değil “nesnel” olmayı esas alır. Siyasi Haber, işçi ve emekçiler, kadınlar, LGBTİ+’lar, gençler, doğa ve yaşam savunucuları, ezilen etnik ve inançsal topluluklardan yanadır.

    Devletten ve sermayeden bağımsızdır.

    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    EMEK

    İSİG: Ocak ayında en az 146 işçi iş cinayetlerinde hayatını kaybetti

    8 Şubat 2026

    Mersin Limanı’nda sendikalı oldukları için işten atıldılar: 185 işçi direnişte

    7 Şubat 2026

    CHP’li Fındıklı Belediyesi’nde TİS imzalandı: İşçilere yılda 6 ikramiye

    5 Şubat 2026
    KADIN

    Nebahat Yükçü’nün katiline ağırlaştırılmış müebbet

    5 Şubat 2026

    Afganistan’da kadınlara yönelik baskılar derinleşiyor: Taliban’ın ceza tüzüğüne ve eğitim yasağına sert tepki

    3 Şubat 2026

    Kadına yönelik şiddet ve tacize karşı ILO 190 Birleşik Metal-İş ile MESS arasındaki toplu sözleşmeye girdi

    2 Şubat 2026
    © 2026 Siyasi Haber. Designed by Fikir Meclisi.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.