Close Menu
Siyasi HaberSiyasi Haber

    Subscribe to Updates

    Get the latest creative news from FooBar about art, design and business.

    What's Hot

    Soner, Öner ve Güneş Sinop’ta anıldı: “Onlara söz, nükleer santrale izin vermeyeceğiz”

    25 Temmuz 2026

    Lilith ile Adem’in savaşının ‘’Binbir Gecesi’’ ve ‘’Binbir Gündüzü’’

    25 Temmuz 2026

    Özel sektör öğretmenlerinin direnişinde önemli kazanım: Bakanlık masayı kuruyor

    25 Temmuz 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    • Güncel
      • Ekonomi
      • Politika
      • Dış Haberler
        • Dünya
      • Emek
      • Kadın
      • LGBTİ+
      • Gençlik
      • Ekoloji ve Kent
      • Haklar ve özgürlükler
        • Halklar ve İnançlar
        • Göçmen
        • Çocuk
        • Engelli Hakları
      • Yaşam
        • Eğitim
        • Sağlık
        • Kültür Sanat
        • Bilim Teknoloji
    • Yazılar

      Lilith ile Adem’in savaşının ‘’Binbir Gecesi’’ ve ‘’Binbir Gündüzü’’

      25 Temmuz 2026

      Lozan Antlaşması’nın paradigması

      24 Temmuz 2026

      Türkiye’nin ayrıştırıcı gücü: CHP

      23 Temmuz 2026

      Bir cezaevi sevki değil, hukukun sessizliği

      22 Temmuz 2026

      Bir teşhir metni olarak Kefernahum

      16 Temmuz 2026
    • Seçtiklerimiz

      Neden KESK ?

      25 Temmuz 2026

      SGK 2025 yılı iş kazası ve meslek hastalıkları istatistikleri

      20 Temmuz 2026

      Terminatör Trump, kurtarıcı Pakistan ve sonsuz savaş…

      19 Temmuz 2026

      DEM Parti Kongresi’ne Giderken (4) – Yeniden yapılanmanın toplumsal perspektifi: Komün

      18 Temmuz 2026

      DEM Parti kongresine giderken-3 : Yeniden yapılanmanın sosyolojik zemini

      17 Temmuz 2026
    • Röportaj/Söyleşiler

      Eski FARC komutanı Lida Ortiz: “Silahlı mücadeleden siyasi mücadeleye geçiş, silah bırakmaktan çok daha zor”

      20 Temmuz 2026

      Yıkıma karşı bir direniş ve yaşam alanı: 26. Evvel Temmuz Festivali

      16 Temmuz 2026

      İsviçre’de iltica belirsizliğine karşı direniş: Welat Aydın Federal Mahkeme önünde açlık grevinde

      3 Temmuz 2026

      Kuşadası Renkli Güvercin LGBTİ+ İnisiyatifi’nden Hikmet Hazer: “Bu yasak yalnızca bir gemiyi değil, LGBTİ+’ların kamusal yaşam hakkını hedef alıyor”

      30 Haziran 2026

      “Açlık grevine biz karar vermedik, buna mecbur bırakıldık”

      27 Haziran 2026
    • Dosyalar
      • “Süreç” ve Sol
      • 30 Mart Kızıldere Direnişi
      • 8 Mart Dünya Kadınlar Günü 2022
      • AKP-MHP iktidar blokunun Kürt politikası
      • Cumhurbaşkanlığı Seçimleri
      • Ekim Devrimi 103 yaşında!
      • Endüstri 4.0 üzerine yazılar
      • HDK-HDP Tartışmaları
      • Kaypakkaya’nın tarihsel mirası
      • Ölümünün 69. yılında Josef Stalin
      • Mustafa Kahya’nın anısına
    • Çeviriler
    • Arşiv
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    Anasayfa » Koruma altındaki kadın: Beni eninde sonunda öldürecekler

    Koruma altındaki kadın: Beni eninde sonunda öldürecekler

    Siyasi Haber15 Eylül 2015
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Reddit Tumblr Email
    Share
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    siddetkadin

    “Hayatımda hiçbir şey değişmedi. Baba dövdü, koca dövdü, kayınbabam dövdü, şimdi de oğlum dövüyor. Umudum kalmadı bir şeylerin düzeleceğine. Çok yoruldum. Biri seslenmek için sırtıma vurduğunda sıçrıyorum, kafama tekme yiyeceğim zannediyorum. Gece dışarıda yürüyemiyorum, tir tir titriyorum. Dört senedir koruma altındayım. Koruma da kağıt üzerinde kalıyor. Eninde sonunda beni öldürecekler “

    Bu sözlerin sahibinin kimliği bizde saklı. Ona Sevda adını biz verdik. Kardeşi ve oğlu tarafından hala tehdit ediliyor. Bu sebeple koruma altında. Koruma süresi belirli periyodlarla uzatılıyor. Şu an yeniden koruma almak konusunda kararsız. Çünkü umutsuz. Sevda’nın anlattıkları koruma altındaki bir kadının zor yaşamını, psikolojisini ve yasaların uygulamadaki eksiklerini özetliyor. İlk şiddeti babasından görmüş. 20 yıllık evliliği boyunca kayınpederinden ve zaman zaman da eşinden şiddet gören Sevda, dört yıl önce boşanmış. Boşanmanın ardından sığınma evinde kalmaya başlayan Sevda yaşadıklarını şöyle anlatıyor:

    “Kadın sığınma evinde kalıyordum. Sonra erkek kardeşim beni aradı, tehdit etti. Boşandığım için onunla yaşamamı istedi. Yanına gidince üzerime kapıları kilitledi. ‘Çalışmayacaksın’ dedi. Üzerimdeki arazileri ona vermemi istiyordu. Sonra dayanamadım kaçtım. Kardeşim ve oğlum beni bulduklarında komalık yapana kadar dövdüler. Hastanede kaldım bir süre. Çıkınca koruma talebinde bulundum. Bu arada kalacak yerim yoktu. Sesimi duyurmak için kadın sivil toplum kuruluşları ile irtibata geçtim. Yeniden sığınma evine yerleştirildim. Burada bir süre kaldıktan sonra can güvenliği gerekçesiyle başka bir ildeki sığınma evine gönderildim. Orası da hapishane gibiydi. Çalışmam ve diğer çocuğumu okutmam lazımdı. Geri döndüm yaşadığım şehre. Hala sabit bir yerim yok. Hastanelerin acil servisinde sabahladığım oluyor. Hala beni rahatsız ediyorlar. Peşimi bırakmadılar. Korkarak yaşıyorum.”

    Korunuyorum ama bir işe yaramıyor’

    Sevda, tüm bunları yaşarken koruma altında olduğunu ancak bunun da çare olmadığını anlatıyor. Korunma tedbirlerinin de bazen hayata geçmediğini söylüyor:
“Artık o kadar yoruldum ki, yeniden koruma kararı olsa ne olacak? Kardeşim ve oğlumun uzaklaştırması vardı. Yanıma yaklaşamazlar. Ancak bir keresinde yolda kıstırıp yerlerde sürüklediler. Olayın ardından hıçkırarak koruma polisimi aradım. ‘Ben izindeyim en yakın karakola git’ dedi. En yakın karakola gittim. ‘Olduğu an çağıracaktın’ dediler. Ben yerlerde sürüklenirken nasıl arayayım polisi. Canımı mı düşüneyim, polisi mi arayayım? O anı anlatamam size, tir tir titriyorsunuz zaten.”

    “Çoğu zaman koruma polisim haftada bir kez arayıp bir sorun olup olmadığını soruyordu.  Altı ay önce korumam uzatıldı. Bir ay önce yine karşıma çıktı kardeşim ve oğlum. Bağırdım. Kalabalıktı uzaklaştılar. Aradım koruma polisimi, ‘Ben sadece sana koruma kâğıdını verdim, benle alakan yok artık’ dedi.  Şimdi yeniden uzatılması için bir şey yapmak bile istemiyorum. Yoruldum. Daha önce de kardeşim ve oğlumdan şikayetçi oldum ama hiçbir şey olmadı. ‘Hatta şikayet ediyorsun da ne oluyor?’ diye benle alay ediyorlar. Yoruldum. Üzerimdeki arazileri istiyorlar ve diğer çocuğumu okutmamı istemiyorlar. Beni eninde sonunda öldürecekler. Zaten böyle de yaşamıyorum ki. Bunları da başkalarına faydası olsun diye anlatıyorum. Bazı şeyler düzelir belki diye. Nefret ettim artık yaşamaktan. Benden geçti artık.”

    ‘Kanun uygulansa kadınlar hayatta kalır’

    6284 Sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun çok net ve kapsamlı. Ancak çoğu zaman uygulamada sorun yaşanıyor. Eskiden resmi olarak evli kadınları koruyan kanun artık tüm kadınları koruyor. Koruma kararları adliyeler üzerinden alınırken, kadınlar şimdi kendilerine en yakın karakola, adliyeye, Aile Bakanlığı’na bağlı kurulan Şiddet Önleme ve İzleme Merkezlerine (ŞÖNİM), Aile Mahkemeleri’ne başvurabiliyor. Uzun süre beklemeden koruma kararı çıkarılabiliyor. Peki sonra ne oluyor? Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu Genel Temsilcisi Gülsüm Kav, uygulamadaki sorunları şöyle anlatıyor:

    ‘Hala kocandır barış diyenler var’

    “Kadınlar tedbir almak için devlete başvurduklarında emniyette geri çevrilip, evlerine gönderiliyorlar. ‘Çok sık geliyorsun, kağıdımızı harcıyorsun, kocandır barış’ diyenler oluyor. Bütün bunlara rağmen koruma kararı alınıyor. Sonraki süreç ise daha zor. Çünkü bu koruma kararı kağıt üzerinde kalıyor. Kanuna göre pek çok tedbir var. Duruma göre çağrılı koruma ve yakın koruma verilebiliyor, saldırgana uzaklaştırma verilebiliyor. Mesela eve, kadının iş yerine veya çocuğun okuluna yaklaşamaması gibi tedbirler var. Bu tedbirler psikolojik destekten kimlik değiştirmeye kadar gidiyor. Pratikte gördüğümüz, saldırgana uzaklaştırma verilmiyor. Verilse de erkekler bu kararı delme konusunda kararlı. Erkeğin yaklaşmaması gereken yerlerde devriye olması gerekirken çoğu zaman olmuyor. Erkek, uzaklaştırma aldığı yere gidince polisle karşılaşmayacağını biliyor.”

    ‘Hazır dilekçelerle koruma kararı olmaz’

    İstanbul Barosu Kadın Hakları Merkezi Başkanı Hale Akgün de uygulamada bazı değişikliklere gitmek gerektiğine dikkat çekiyor:
“Koruma kararı çıktıktan sonra da düzenli olarak kadın hakkında hakim rapor isteyecek. Bunun uygulanması lazım. Koruma kararı için basılı dilekçelerle başvurular yaptırılıyor. Oysa kişiye özel ve durumuna özel tedbirler istenmesi gerekiyor. Genel ve hazır dilekçelerle olmaz. O kadar çok tedbir var ki. Ayrıca tedbirler içinde tedavi de var. Biz sadece hapis hayatı yaşatıyoruz kadınlara. Kanunda korunma kanununu uygulamayan kamu görevlileri hakkında görevi ihmalden ceza verilmesi var. Bunun yerine tazminat cezası olmalı.” (El Cezire – Umay Aktaş Salman)

    Share. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Telegram Email

    İlgili İçerikler

    ÖHD’den 6 aylık cezaevi raporu: “Barış sürecine rağmen tecrit ve ayrımcılık sürüyor!”

    9 Temmuz 2026

    Murat Karayılan: “Demokratik siyaset kararımız kesin, devlet güven tesis edecek yasal adımlar atmalı”

    7 Temmuz 2026

    RTÜK’ten NATO Zirvesi öncesi medyaya yayın talimatı

    6 Temmuz 2026
    Destek Ol
    Yazılar
    Asya Erdal

    Lilith ile Adem’in savaşının ‘’Binbir Gecesi’’ ve ‘’Binbir Gündüzü’’

    Toros Korkmaz

    Lozan Antlaşması’nın paradigması

    Mehmet Murat Yıldırım

    Türkiye’nin ayrıştırıcı gücü: CHP

    Ömer Bölüm

    Bir cezaevi sevki değil, hukukun sessizliği

    Bağlantıda Kalın
    • Facebook
    • Twitter
    Seçtiklerimiz
    Özgür Müftüoğlu

    Neden KESK ?

    Bedri Tekin

    SGK 2025 yılı iş kazası ve meslek hastalıkları istatistikleri

    Fehim Taştekin

    Terminatör Trump, kurtarıcı Pakistan ve sonsuz savaş…

    Cengiz Çiçek

    DEM Parti Kongresi’ne Giderken (4) – Yeniden yapılanmanın toplumsal perspektifi: Komün

    Güncel Kalın

    E Bültene üye olun gündemden ilk siz haberdar olun.

    Siyasi Haber, “tarafsız” değil “nesnel” olmayı esas alır. Siyasi Haber, işçi ve emekçiler, kadınlar, LGBTİ+’lar, gençler, doğa ve yaşam savunucuları, ezilen etnik ve inançsal topluluklardan yanadır.

    Devletten ve sermayeden bağımsızdır.

    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    EMEK

    Özel sektör öğretmenlerinin direnişinde önemli kazanım: Bakanlık masayı kuruyor

    25 Temmuz 2026

    Doruk Madencilik’te işçilerin kararlı direnişi kazandı: Brikmiş alacaklar ödendi

    24 Temmuz 2026

    Çapa Tıp Fakültesi’nde işten çıkarılan işçilerin nöbeti 15’inci gününde

    24 Temmuz 2026
    KADIN

    AKP iktidarında kadın hakları ve can güvenliği raporu: Binlerce kadın katledildi

    22 Temmuz 2026

    Cezaevi izninde vahşet: Antep’te cezaevinden izinli çıkan şahıs, boşandığı kadını katledip intihar etti!

    13 Temmuz 2026

    KCDP 2026 ilk yarı raporunu açıkladı: 150 kadın katledildi, 151 şüpheli ölüm var!

    13 Temmuz 2026
    © 2026 Siyasi Haber. Designed by Fikir Meclisi.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.