Rusya-Ukrayna savaşı nedeniyle Karadeniz, ABD-İsrail’in İran’a yönelik saldırıları nedeniyle de Hürmüz Boğazı, sivil gemiciler için en tehlikeli sıcak bölgeler haline gelmiş durumda. Uluslararası hukukta dokunulmazlığı bulunan tarafsız sivil ticari gemiler; dronlar, füzeler ve çeşitli mühimmatla vuruluyor. Gemi ile birlikte gemi mürettebatının da hedef alındığı bu saldırılar, insan hayatına doğrudan kast ederken, denizcilerin yaşamını yitirmesine ve yaralanmasına yol açıyor.
Küresel deniz ticaretinde sivil yük gemilerine ve tankerlere yönelik saldırılar sonucunda denizci kayıpları, 2026 yılı itibarıyla kritik ve ölümcül bir seviyeye ulaştı.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’nun 12 Eylül 2026 tarihindeki açıklamasına göre, sözü edilen tarihte, Karadeniz’de 43 Türk işletmeli sivil gemi Rusya ve Ukrayna tarafından hedef alındı.
Deniz İşçileri Platformu ve sivil izleme verilerine göre, 2022-2026 yılları arasında Karadeniz’de 388’den fazla gemi saldırıya uğradı, füze/dron isabeti aldı veya mayına çarptı. Yalnızca 2026 yılında Türkiye ile ilişkili en az 152 gemi Karadeniz’de saldırıya uğradı.
Son bir haftada dört gemi vuruldu
Karadeniz’de son bir haftada Türkiye ile ilişkili dört gemi vuruldu. Türk sahipli ya da mürettebatlı gemilerde en az 15 deniz işçisi yaşamını yitirdi.
6 Ekim’de Bulgaristan açıklarında seyreden ticaret gemileri insansız hava ve deniz araçlarıyla düzenlenen saldırıların hedefi oldu. Bir gemi saldırının ardından batarken, diğer gemide yangın çıktı. Yangın çıkan gemideki 11’i Türk, 7’si Hint vatandaşı olan 18 kişilik mürettebat kurtarıldı; iki denizcinin yaralandığı bildirildi. Batan geminin kayıp mürettebatına ise ulaşılamadı.
Bulgaristan makamları, saldırı nedeniyle batan Alfa Watan adlı geminin arama-kurtarma çalışmalarının sonuç alınamadığı için sona erdirildiğini açıkladı. Bir gün önce de Romanya açıklarında Royad Mammadov adlı yük gemisinin batması sonucu iki denizci hayatını kaybetmişti. Art arda yaşanan bu olaylar, denizcilerin karşı karşıya bulunduğu tehlikenin ağırlaştığını ortaya koyuyor.
Denizcilerin yaşamını hedef alan eylemler kabul edilemez
Deniz Çalışanları Dayanışma Derneği, (DAD-DER) Karadeniz’de işçi yaşamını tehdit eden saldırılara ilişkin yaptığı açıklamada, yeni kayıplar yaşanmadan harekete geçilmesi çağrısında bulundu ve acilen somut adım atılmasını talep etti.
“DAD-DER olarak sivil ticaret gemilerine yönelik saldırıları kınıyoruz. Saldırıyı gerçekleştiren kim olursa olsun, denizcilerin yaşamını hedef alan eylemler kabul edilemez” diyen DAD-DER, “İlgili devletleri, Birleşmiş Milletleri ve Uluslararası Denizcilik Örgütü’nü saldırıların durdurulması, güvenli seyrin sağlanması ve sorumluların hesap vermesi için sonuç alıcı adımlar atmaya çağırıyoruz. Gemi sahipleri ve işletmeciler de denizcilerin can güvenliğini bütün ticari kararların önüne koymalıdır. Seferlerin riskleri açıkça paylaşılmalı; denizcilerin güvenlik kaygıları dikkate alınmalı, tehlikeli bölgelere ilişkin uygulanabilir koruma ve tahliye planları hazırlanmalıdır. Saldırılardan kurtulan denizcilere gerekli tıbbi ve psikolojik destek sağlanmalı; kayıp denizcilerin aileleri düzenli ve doğru biçimde bilgilendirilmelidir. Denizcilerin evlerine sağ dönmesi, her seferin vazgeçilmez koşuludur. Daha kaç geminin vurulması, daha kaç denizcinin yaşamını yitirmesi bekleniyor?” dedi.
Analistler, Ukrayna’nın Karadeniz ve Azak Denizi’nde Rus gemilerine yönelik saldırılarını genişlettiğini, Rusya’nın ise Ukrayna limanlarına ve Ukrayna ile bağlantılı gemilere yönelik saldırılarını yoğunlaştırdığını ve bunun da ticari gemi taşımacılığına yönelik riskleri önemli ölçüde artırdığını belirtti. Risklerin artmasıyla birlikte, Karadeniz’e giren gemilerde görev almayı reddeden denizcilerin sayısı da giderek artıyor.
