Close Menu
Siyasi HaberSiyasi Haber

    Subscribe to Updates

    Get the latest creative news from FooBar about art, design and business.

    What's Hot

    Kamboçya–Tayland sınırında çatışmalar sürüyor: sınır kapıları kapatıldı

    14 Aralık 2025

    Bolivya’nın sosyalist eski Devlet Başkanı Luis Arce tutuklandı

    14 Aralık 2025

    ABD’de üniversite kampüsünde dehşet

    14 Aralık 2025
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    • Güncel
      • Ekonomi
      • Politika
      • Dış Haberler
        • Dünya
      • Emek
      • Kadın
      • LGBTİ+
      • Gençlik
      • Ekoloji ve Kent
      • Haklar ve özgürlükler
        • Halklar ve İnançlar
        • Göçmen
        • Çocuk
        • Engelli Hakları
      • Yaşam
        • Eğitim
        • Sağlık
        • Kültür Sanat
        • Bilim Teknoloji
    • Yazılar

      “Bir masa örtüsü, bir saat ve 162 gün”: Tunç Soyer’in hücreden gelen sesi

      14 Aralık 2025

      Emperyalizm işbirlikçiliğinden, ‘garantör’lüğe Kıbrıs’ta Türkiye 

      13 Aralık 2025

      CHP: Dost mu, düşman mı?

      11 Aralık 2025

      AP Milletvekili Langensiepen: “Engellilik siyaseti için değil sosyal politika yapmak için başladım”

      11 Aralık 2025

      Bir fotoğraf: Yurttaşın iradesi ayaklar altında

      9 Aralık 2025
    • Seçtiklerimiz

      Trump Doktrini: Küreselleşmenin krizi ve yeni Amerikan stratejisi

      14 Aralık 2025

      Stratejik illüzyon!

      8 Aralık 2025

      Bağımlı finansallaşmanın anatomisi ve Türkiye’nin bitmeyen kırılganlığı

      7 Aralık 2025

      Asgari ücret, gıda fiyatları ve açlık sorunu

      6 Aralık 2025

      “Darbe mekaniği”

      4 Aralık 2025
    • Röportaj/Söyleşiler

      Onur Hamzaoğlu: “Sağlık Bakanlığı’nın bütçedeki payı yüzde 15’in altında olmamalı”

      13 Aralık 2025

      AP Milletvekili Langensiepen: “Engellilik siyaseti için değil sosyal politika yapmak için başladım”

      11 Aralık 2025

      Feray Mertoğlu: Müzakere sürdürülürken faşizme karşı mücadele yükseltilmelidir

      2 Aralık 2025

      Amed Dicle: Suriye’de de Türkiye’de de Kürtler statüsüzlüğü kabul etmeyecek

      2 Aralık 2025

      Heval Sen Daha Özgürleşmedin mi?

      27 Kasım 2025
    • Dosyalar
      • “Süreç” ve Sol
      • 30 Mart Kızıldere Direnişi
      • 8 Mart Dünya Kadınlar Günü 2022
      • AKP-MHP iktidar blokunun Kürt politikası
      • Cumhurbaşkanlığı Seçimleri
      • Ekim Devrimi 103 yaşında!
      • Endüstri 4.0 üzerine yazılar
      • HDK-HDP Tartışmaları
      • Kaypakkaya’nın tarihsel mirası
      • Ölümünün 69. yılında Josef Stalin
      • Mustafa Kahya’nın anısına
    • Çeviriler
    • Arşiv
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    Anasayfa » İşçinin adı yok…

    İşçinin adı yok…

    BEDRİ TEKİN İlke TV için yazdı: Sermayedarlar için işçi sağlığı ve iş güvenliğine yaklaşım, sadece maliyet unsuru değil, işçileri değersiz gören sınıfsal bakış açısıdır. Sağlıklı ortamlarda, hastalanmadan, cinayete kurban gitmeden çalışmak, işçilerin, emekçilerin, sendikaların talebi olmalıdır. Bu talep doğrultusunda eylemler örgütlenmelidir. Ancak bu talebin dillendirildiğine, 3. Havaalanı direnişi dışında hemen hiç rastlamadık.
    Bedri Tekin7 Ekim 2024
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Reddit Tumblr Email
    Share
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    4 Ekim günü basın yayın organlarına, “Konya’da bir binanın inşaatında çalışan A.Ç isimli 79 yaşındaki işçi, inşaatın terasından düşüp yaşamını yitirdi” başlıklı bir haber düştü. İşçinin adı açık olarak yazılmamıştı çünkü işçinin bu sistemde adı yoktu.

    65 yaşın üzerinde olup çalışmakta olanların büyük bir bölümünün kayıt dışı olduğu düşünülmekle birlikte, 2023 yılı SGK kayıtlarına göre 130’u 79 yaş ve üzerinde olmak üzere, 65 yaşın üzerinde 12.718 sigortalı bulunmakta.

    Nazım Hikmet, “Yükseliyor, yükseliyor yapı kan ter içinde” demişti. Yapılar şimdi de ter içinde, kan içinde yükseliyor, her gün ölüm haberleri geliyor, her gün en az 1 işçiyi yüksekten düşme nedeniyle kaybediyoruz. Basit, alınması hiç de zor olmayan önlemler alınmadığı için, yaygın kullanımıyla “iş cinayeti”, Murat ÖZVERİ hocanın kullanımıyla “işveren cinayeti” sonucu her gün en az 5 işçiyi öldürüyoruz. Bu cinayetlerin görünen nedeni alınmayan teknik önlemler olarak görülse de, asıl neden politiktir. İnsan canına, emekçi canına önem vermeme politikasıdır. Bu nedenle basit, teknik önlemler alınmıyor.

    İşyerlerinde 14 yaş ve altındaki çocuklar, 70 yaş üzerindeki dedeler de ölüyor. Ölümler olduğunda işverenler yargılansa bile, yıllar süren yargılama sonrası sembolik para cezasına çevrilen yaptırımlarla kurtuluyorlar.

    Asıl olan cinayetlerin işlenmemesi olmakla birlikte, ölümlerin olduğu işyerlerinde iş hemen durdurulmalı, Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) tarafından belirlenecek uzman kişilerden oluşan heyet, ölümlerin teknik nedenini belirleyene ve önerilen önlemler uygulanana kadar işyerinde çalışma başlatılmamalıdır. Sorumlular ağır şekilde cezalandırılmalıdır. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, ölümün meydana geldiği işyerinin denetlenip denetlenmediği konusunda kamuoyuna açıklama yapmalıdır.

    4 Ekim günü basın yayın organlarında isim ve soy isminin baş harfleriyle, A.Ç olarak yazılan, emekli olduğu halde yaşamını sürdürebilmek için inşaatlarda çalışan Ali ÇATAL’ın çalıştığı inşaata ilişkin fotoğraflara baktığımızda, yüksekten düşmeyi engelleyecek herhangi bir önlemin alınmadığını görüyoruz. İşyerlerinde işçi sağlığı ve iş güvenliği önlemlerini almak işverenin, önlemlerin alınıp alınmadığını kontrol etmek ve aldırmak devlet/Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın yükümlülüğüdür. İşyerleri denetlense ve ağır yaptırımlar uygulansa tablo değişecektir. Ancak, işyerlerinin denetlenmediğini, denetlense de yaptırım uygulanmadığını biliyoruz. Hele 2023 yılında genel seçimler nedeniyle 5 ay, bu yıl yerel yönetim seçimleri nedeniyle 3 ay süreyle hiçbir işyeri işçi sağlığı ve güvenliği yönünden denetlenmedi.

    AKP, sosyal güvenlik sistemini yeniden değiştirme ve emeklilik yaşını yükseltme çalışması yaparken, işte Türkiye gerçeği, işte sosyal güvenlik sistemi gerçeği: İnsanca yaşanacak emekli ücreti verilmediği için emekliler inşaatlarda, fabrikalarda çalışmaya devam ediyor, işveren cinayetlerinde canlarından oluyor. 70’li yaşlarda bile emekliyi çalışmak zorunda bırakan sisteme, düzene lanet olsun desek de, lanet okumak yeter mi? Giden canları geri getirir mi? Bu cinayet düzeni örgütlenerek, mücadele ederek değiştirilebilir. Sistemin adı kapitalizm; her sınıf kendi çıkarı doğrultusunda davranır. Sermayedarlar için işçi sağlığı ve iş güvenliğine yaklaşım, sadece maliyet unsuru değil, işçileri değersiz gören sınıfsal bakış açısıdır. Sağlıklı ortamlarda, hastalanmadan, cinayete kurban gitmeden çalışmak, işçilerin, emekçilerin, sendikaların talebi olmalıdır. Bu talep doğrultusunda eylemler örgütlenmelidir. Ancak bu talebin dillendirildiğine, 3. Havaalanı direnişi dışında hemen hiç rastlamadık. Halen sürmekte olan direnişlerin gerekçesi, ekonomik talep ağırlıklı. Bu yaşam koşullarında elbette ki ekonomik taleplerle direnişler önemli, ama bununla yetinilmemeli. Çalışanlar ve emekliler için insanca yaşanacak, emeklilerin yeniden çalışmak zorunda kalmayacağı ücret talebinin yanında, emekçiler için insanca çalışılacak işyeri koşulları talebi de yükseltilmeli. Geçen yıl, 552’si inşaatlarda olmak üzere 1966, 2024 yılının ilk 9 ayında ise en az 1.300 emekçi işyerlerinde can verdi. Bu cinayetlere sendikalar, meslek örgütleri ve siyasi partilerin yeteri kadar tepki verdiğini söyleyemeyiz.

    Bir yılda 1966 can gidiyor. Yıllardır bu tablo sürüyor, ülke işçi mezarlığına dönüyor ama Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı istifa etmiyor, ölümlere ilişkin tek bir cümle etmiyor. “Koltuğunda rahatça oturuyor” dersem haksızlık etmiş olurum, AKP teşkilatlarını geziyor.

    Evet Nazım,

    Yapı türkü söyler gibi yapılmıyor, / Bu iş biraz zor. / Yapıcıların yüreği / bayram yeri gibi cıvıl cıvıl / ama yapı yeri bayram yeri değil, / yapı yeri toz toprak, / çamur, kar.

    Evet Nazım, ne yazık ki sadece bu kadar değil;

    İşyerleri işçi kanıyla sulanıyor,

    İşçilerin adı bile yok.

    Bu böyle gitmeyecek ve direnen işçiler kazanacak.

    Ve elbette ki, Nazım, dolaşacaktır elini kolunu sallaya sallaya, en şanlı elbisesiyle; işçi tulumuyla, bu güzelim memlekette hürriyet…

    Share. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Telegram Email

    İlgili İçerikler

    Trump Doktrini: Küreselleşmenin krizi ve yeni Amerikan stratejisi

    14 Aralık 2025

    Yunanistan’da üretici köylü direnişi büyüyor: Havaalanları, limanlar, sınırlar ve otobanlar felç

    11 Aralık 2025

    İşçi kıyımına karşı Divriği’de “Büyük Madenci Yürüyüşü”

    10 Aralık 2025
    Destek Ol
    Yazılar
    Mehmet Murat Yıldırım

    “Bir masa örtüsü, bir saat ve 162 gün”: Tunç Soyer’in hücreden gelen sesi

    Tolga Güney

    Emperyalizm işbirlikçiliğinden, ‘garantör’lüğe Kıbrıs’ta Türkiye 

    Halit Elçi

    CHP: Dost mu, düşman mı?

    Elif Gamze Bozo

    AP Milletvekili Langensiepen: “Engellilik siyaseti için değil sosyal politika yapmak için başladım”

    Bağlantıda Kalın
    • Facebook
    • Twitter
    Seçtiklerimiz
    Ümit Akçay

    Trump Doktrini: Küreselleşmenin krizi ve yeni Amerikan stratejisi

    Fehim Taştekin

    Stratejik illüzyon!

    Ümit Akçay

    Bağımlı finansallaşmanın anatomisi ve Türkiye’nin bitmeyen kırılganlığı

    Özgür Müftüoğlu

    Asgari ücret, gıda fiyatları ve açlık sorunu

    Güncel Kalın

    E Bültene üye olun gündemden ilk siz haberdar olun.

    Siyasi Haber, “tarafsız” değil “nesnel” olmayı esas alır. Siyasi Haber, işçi ve emekçiler, kadınlar, LGBTİ+’lar, gençler, doğa ve yaşam savunucuları, ezilen etnik ve inançsal topluluklardan yanadır.

    Devletten ve sermayeden bağımsızdır.

    Facebook X (Twitter) YouTube
    EMEK

    Yunanistan’da üretici köylü direnişi büyüyor: Havaalanları, limanlar, sınırlar ve otobanlar felç

    11 Aralık 2025

    İşçi kıyımına karşı Divriği’de “Büyük Madenci Yürüyüşü”

    10 Aralık 2025

    İzmir’de belediye işçileri sokakta: “Havuz sistemi kalksın, alacaklarımız ödensin”

    9 Aralık 2025
    KADIN

    İsviçre Parlamentosu’nun “kadın düşmanı” kararına karşı kadınlar parlamentoyu kuşattı

    10 Aralık 2025

    Serap Avcı meşru müdafaadan beraat etti

    10 Aralık 2025

    Brezilya’da On Binlerce Kadın Şiddete Karşı Sokakları Doldurdu

    9 Aralık 2025
    © 2025 Siyasi Haber. Designed by Fikir Meclisi.
    • Home
    • Buy Now

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.