Close Menu
Siyasi HaberSiyasi Haber

    Subscribe to Updates

    Get the latest creative news from FooBar about art, design and business.

    What's Hot

    Ankara’da “Ailem Güvende” operasyonu: Gazeteci Tuğba Tekerek ve Kaos GL yöneticileri tutuklandı!

    15 Eylül 2026

    Uzaya silah yerleştirildiğini ilk kez resmen kabul ettiler!

    15 Eylül 2026

    “Ailem Güvende” operasyonu: Mersin’de 27 LGBTİ+ bireyi ve hak savunucusu tutuklandı

    15 Eylül 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    • Güncel
      • Ekonomi
      • Politika
      • Dış Haberler
        • Dünya
      • Emek
      • Kadın
      • LGBTİ+
      • Gençlik
      • Ekoloji ve Kent
      • Haklar ve özgürlükler
        • Halklar ve İnançlar
        • Göçmen
        • Çocuk
        • Engelli Hakları
      • Yaşam
        • Eğitim
        • Sağlık
        • Kültür Sanat
        • Bilim Teknoloji
    • Yazılar

      Sürecin dili, Hatimoğulları’nın rolü

      15 Eylül 2026

      Bir bedenin sınırları, diğer kadının yapabildikleri değildir

      10 Eylül 2026

      Soldaki şovenizmin tezahürleri ve devrimci mücadele hattı

      9 Eylül 2026

      Belgelerle Türkiye’nin mezarlık politikası: Cumhuriyetten günümüze kültür kırımı ve hafıza tasfiyesi

      9 Eylül 2026

      6-7 Eylül faili Başbakan Menderes’in fiilleri

      8 Eylül 2026
    • Seçtiklerimiz

      Almanya: Ulusalcılığın faşizmle imtihanı

      10 Eylül 2026

      Okullar açılırken

      6 Eylül 2026

      Sendikalar ve hak arama özgürlüğü üzerine

      31 Ağustos 2026

      Türk usulü vulger Schmittçilik: Mehmet Uçum’un “yurtsever sol demokratlığı” ve neo-faşist rejimin ideolojik grameri

      31 Ağustos 2026

      Müzakere ve mücadele

      28 Ağustos 2026
    • Röportaj/Söyleşiler

      NAZA’nın yönetmenleri: Gazze’de yaşananlara dair hâlâ büyük bir inkâr söz konusu

      14 Eylül 2026

      Tülay Hatimoğulları: Garanti aramanın yolu süreci dönülmez hâle getirmek

      17 Ağustos 2026

      Dr. Toros Korkmaz: “Çerçeve yasa çözüm için hukuksal zemin oluşturabilir”

      6 Ağustos 2026

      Eski FARC komutanı Lida Ortiz: “Silahlı mücadeleden siyasi mücadeleye geçiş, silah bırakmaktan çok daha zor”

      20 Temmuz 2026

      Yıkıma karşı bir direniş ve yaşam alanı: 26. Evvel Temmuz Festivali

      16 Temmuz 2026
    • Dosyalar
      • “Süreç” ve Sol
      • 30 Mart Kızıldere Direnişi
      • 8 Mart Dünya Kadınlar Günü 2022
      • AKP-MHP iktidar blokunun Kürt politikası
      • Cumhurbaşkanlığı Seçimleri
      • Ekim Devrimi 103 yaşında!
      • Endüstri 4.0 üzerine yazılar
      • HDK-HDP Tartışmaları
      • Kaypakkaya’nın tarihsel mirası
      • Ölümünün 69. yılında Josef Stalin
      • Mustafa Kahya’nın anısına
    • Çeviriler
    • Arşiv
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    Anasayfa » İşçinin adı yok…

    İşçinin adı yok…

    BEDRİ TEKİN İlke TV için yazdı: Sermayedarlar için işçi sağlığı ve iş güvenliğine yaklaşım, sadece maliyet unsuru değil, işçileri değersiz gören sınıfsal bakış açısıdır. Sağlıklı ortamlarda, hastalanmadan, cinayete kurban gitmeden çalışmak, işçilerin, emekçilerin, sendikaların talebi olmalıdır. Bu talep doğrultusunda eylemler örgütlenmelidir. Ancak bu talebin dillendirildiğine, 3. Havaalanı direnişi dışında hemen hiç rastlamadık.
    Bedri Tekin7 Ekim 2024
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Reddit Tumblr Email
    Share
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    4 Ekim günü basın yayın organlarına, “Konya’da bir binanın inşaatında çalışan A.Ç isimli 79 yaşındaki işçi, inşaatın terasından düşüp yaşamını yitirdi” başlıklı bir haber düştü. İşçinin adı açık olarak yazılmamıştı çünkü işçinin bu sistemde adı yoktu.

    65 yaşın üzerinde olup çalışmakta olanların büyük bir bölümünün kayıt dışı olduğu düşünülmekle birlikte, 2023 yılı SGK kayıtlarına göre 130’u 79 yaş ve üzerinde olmak üzere, 65 yaşın üzerinde 12.718 sigortalı bulunmakta.

    Nazım Hikmet, “Yükseliyor, yükseliyor yapı kan ter içinde” demişti. Yapılar şimdi de ter içinde, kan içinde yükseliyor, her gün ölüm haberleri geliyor, her gün en az 1 işçiyi yüksekten düşme nedeniyle kaybediyoruz. Basit, alınması hiç de zor olmayan önlemler alınmadığı için, yaygın kullanımıyla “iş cinayeti”, Murat ÖZVERİ hocanın kullanımıyla “işveren cinayeti” sonucu her gün en az 5 işçiyi öldürüyoruz. Bu cinayetlerin görünen nedeni alınmayan teknik önlemler olarak görülse de, asıl neden politiktir. İnsan canına, emekçi canına önem vermeme politikasıdır. Bu nedenle basit, teknik önlemler alınmıyor.

    İşyerlerinde 14 yaş ve altındaki çocuklar, 70 yaş üzerindeki dedeler de ölüyor. Ölümler olduğunda işverenler yargılansa bile, yıllar süren yargılama sonrası sembolik para cezasına çevrilen yaptırımlarla kurtuluyorlar.

    Asıl olan cinayetlerin işlenmemesi olmakla birlikte, ölümlerin olduğu işyerlerinde iş hemen durdurulmalı, Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) tarafından belirlenecek uzman kişilerden oluşan heyet, ölümlerin teknik nedenini belirleyene ve önerilen önlemler uygulanana kadar işyerinde çalışma başlatılmamalıdır. Sorumlular ağır şekilde cezalandırılmalıdır. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, ölümün meydana geldiği işyerinin denetlenip denetlenmediği konusunda kamuoyuna açıklama yapmalıdır.

    4 Ekim günü basın yayın organlarında isim ve soy isminin baş harfleriyle, A.Ç olarak yazılan, emekli olduğu halde yaşamını sürdürebilmek için inşaatlarda çalışan Ali ÇATAL’ın çalıştığı inşaata ilişkin fotoğraflara baktığımızda, yüksekten düşmeyi engelleyecek herhangi bir önlemin alınmadığını görüyoruz. İşyerlerinde işçi sağlığı ve iş güvenliği önlemlerini almak işverenin, önlemlerin alınıp alınmadığını kontrol etmek ve aldırmak devlet/Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın yükümlülüğüdür. İşyerleri denetlense ve ağır yaptırımlar uygulansa tablo değişecektir. Ancak, işyerlerinin denetlenmediğini, denetlense de yaptırım uygulanmadığını biliyoruz. Hele 2023 yılında genel seçimler nedeniyle 5 ay, bu yıl yerel yönetim seçimleri nedeniyle 3 ay süreyle hiçbir işyeri işçi sağlığı ve güvenliği yönünden denetlenmedi.

    AKP, sosyal güvenlik sistemini yeniden değiştirme ve emeklilik yaşını yükseltme çalışması yaparken, işte Türkiye gerçeği, işte sosyal güvenlik sistemi gerçeği: İnsanca yaşanacak emekli ücreti verilmediği için emekliler inşaatlarda, fabrikalarda çalışmaya devam ediyor, işveren cinayetlerinde canlarından oluyor. 70’li yaşlarda bile emekliyi çalışmak zorunda bırakan sisteme, düzene lanet olsun desek de, lanet okumak yeter mi? Giden canları geri getirir mi? Bu cinayet düzeni örgütlenerek, mücadele ederek değiştirilebilir. Sistemin adı kapitalizm; her sınıf kendi çıkarı doğrultusunda davranır. Sermayedarlar için işçi sağlığı ve iş güvenliğine yaklaşım, sadece maliyet unsuru değil, işçileri değersiz gören sınıfsal bakış açısıdır. Sağlıklı ortamlarda, hastalanmadan, cinayete kurban gitmeden çalışmak, işçilerin, emekçilerin, sendikaların talebi olmalıdır. Bu talep doğrultusunda eylemler örgütlenmelidir. Ancak bu talebin dillendirildiğine, 3. Havaalanı direnişi dışında hemen hiç rastlamadık. Halen sürmekte olan direnişlerin gerekçesi, ekonomik talep ağırlıklı. Bu yaşam koşullarında elbette ki ekonomik taleplerle direnişler önemli, ama bununla yetinilmemeli. Çalışanlar ve emekliler için insanca yaşanacak, emeklilerin yeniden çalışmak zorunda kalmayacağı ücret talebinin yanında, emekçiler için insanca çalışılacak işyeri koşulları talebi de yükseltilmeli. Geçen yıl, 552’si inşaatlarda olmak üzere 1966, 2024 yılının ilk 9 ayında ise en az 1.300 emekçi işyerlerinde can verdi. Bu cinayetlere sendikalar, meslek örgütleri ve siyasi partilerin yeteri kadar tepki verdiğini söyleyemeyiz.

    Bir yılda 1966 can gidiyor. Yıllardır bu tablo sürüyor, ülke işçi mezarlığına dönüyor ama Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı istifa etmiyor, ölümlere ilişkin tek bir cümle etmiyor. “Koltuğunda rahatça oturuyor” dersem haksızlık etmiş olurum, AKP teşkilatlarını geziyor.

    Evet Nazım,

    Yapı türkü söyler gibi yapılmıyor, / Bu iş biraz zor. / Yapıcıların yüreği / bayram yeri gibi cıvıl cıvıl / ama yapı yeri bayram yeri değil, / yapı yeri toz toprak, / çamur, kar.

    Evet Nazım, ne yazık ki sadece bu kadar değil;

    İşyerleri işçi kanıyla sulanıyor,

    İşçilerin adı bile yok.

    Bu böyle gitmeyecek ve direnen işçiler kazanacak.

    Ve elbette ki, Nazım, dolaşacaktır elini kolunu sallaya sallaya, en şanlı elbisesiyle; işçi tulumuyla, bu güzelim memlekette hürriyet…

    Share. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Telegram Email

    İlgili İçerikler

    Smart Güneş işçileri üretimi durdurdu: “Arkadaşlarımız işe dönene kadar fabrikayı terk etmiyoruz!”

    12 Eylül 2026

    İSİG Meclisi raporu açıklandı: Ağustos’ta en az 226, sekiz ayda 1509 işçi iş cinayetlerinde katledildi!

    11 Eylül 2026

    Boğaz köprüleri ve otoyolların peşkeş çekilmesine karşı Yol-İş sokaklara çıkıyor: “Kâr sermayeye, zarar kamuya devredilemez”

    10 Eylül 2026
    Destek Ol
    Yazılar
    Siyasi Haber

    Sürecin dili, Hatimoğulları’nın rolü

    Elif Gamze Bozo

    Bir bedenin sınırları, diğer kadının yapabildikleri değildir

    Kerem Berk

    Soldaki şovenizmin tezahürleri ve devrimci mücadele hattı

    Mahsuni Gül

    Belgelerle Türkiye’nin mezarlık politikası: Cumhuriyetten günümüze kültür kırımı ve hafıza tasfiyesi

    Bağlantıda Kalın
    • Facebook
    • Twitter
    Seçtiklerimiz
    Ertuğrul Kürkçü

    Almanya: Ulusalcılığın faşizmle imtihanı

    Ebru Z. Yıldırım

    Okullar açılırken

    Bedri Tekin

    Sendikalar ve hak arama özgürlüğü üzerine

    Remzi Altunpolat

    Türk usulü vulger Schmittçilik: Mehmet Uçum’un “yurtsever sol demokratlığı” ve neo-faşist rejimin ideolojik grameri

    Güncel Kalın

    E Bültene üye olun gündemden ilk siz haberdar olun.

    Siyasi Haber, “tarafsız” değil “nesnel” olmayı esas alır. Siyasi Haber, işçi ve emekçiler, kadınlar, LGBTİ+’lar, gençler, doğa ve yaşam savunucuları, ezilen etnik ve inançsal topluluklardan yanadır.

    Devletten ve sermayeden bağımsızdır.

    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    EMEK

    Smart Güneş işçileri üretimi durdurdu: “Arkadaşlarımız işe dönene kadar fabrikayı terk etmiyoruz!”

    12 Eylül 2026

    İSİG Meclisi raporu açıklandı: Ağustos’ta en az 226, sekiz ayda 1509 işçi iş cinayetlerinde katledildi!

    11 Eylül 2026

    Boğaz köprüleri ve otoyolların peşkeş çekilmesine karşı Yol-İş sokaklara çıkıyor: “Kâr sermayeye, zarar kamuya devredilemez”

    10 Eylül 2026
    KADIN

    Ayşe Tokyaz’ı katleden eski polis Cemil Koç’a ağırlaştırılmış müebbet

    9 Eylül 2026

    bianet Ağustos 2026 Çetelesi: Erkekler en az 25 kadını katletti, 35 kadının ölümü şüpheli

    8 Eylül 2026

    Mor Çatı’dan şiddete maruz bırakılan kadınlar için feminist rehber: “Ruhsal destek hayati önemde”

    7 Eylül 2026
    © 2026 Siyasi Haber. Designed by Fikir Meclisi.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.