İHD Eş Genel Başkanı Avukat Eren Keskin’in evi 2,5 yıl önce Dersim’de yaptığı konuşma nedeniyle başlatılan soruşturma kapsamında dün polis tarafından basıldı. İHD Keskin’in gözaltına alınmadığın duyurdu.
İnsan Hakları Derneği (İHD) Eş Genel Başkanı Eren Keskin’in annesinin evine polis baskın düzenlendi.
İki buçuk yıl kadar önce Dersim’de yaptığı bir konuşma nedeniyle hakkında soruşturma açılan Keskin’i polis annesi Fatma Sevgi Keskin’in evinde aradı.
“Arasalardı giderdim”
Evde Eren Keskin’i bulamayan polis daha sonra kendisini telefonla arayarak ifadeye çağırdı. Keskin duruma tepki gösterdi. Salı günü ifade vermeye gideceğini söyledi.
Bianet’e konuşan Keskin, “İkametgahım annemin evi gözüküyor. Annem değil ama kardeşim evdeydi. İfadem olduğu gerekçesiyle 1 saat önce gelmiş polisler. 2,5 yıl önce Dersim’de yaptığım bir konuşma nedeniyle propagandadan bir soruşturma açılmıştı hakkımda. O soruşturma için beni ifadeye götüreceklermiş; ama bu saatte eve gelmek ne demek? Bu saatte ifade mi olur? Zaten beni ifadeye sözlü çağırsalar giderim. Kaldı ki dosyaya avukat arkadaşlarım vekalet koydular. Çağırın geleyim. Baskın yaptıktan sonra arıyorlar” dedi.
Keskin, polislerle yaptığı konuşma neticesinde Salı günü ifade vermeye gideceği bilgisini verdi.
Keskin, evine yapılan baskına Twitter’dan tepki göstererek, “Arkamızda bir devlet gücü yok. İnandığımız insan Hakları değerleri ve ölülerimize olan borcumuz bize yeter” dedi.
İfade özgürlüğünü bu çağda konuşmanın çok acı olduğunu söyleyen Keskin, “Biz muhalif avukatlar çok iyi tanırız bu sistemi. Bugün değil eskiden de aynıydı. Hakkımızda birçok dava ve ceza kararı olmasına rağmen ‘buradayız’ diyen avukatlarız biz. Gitmiyoruz bir yere” dedi.
Keskin’in Twitter hesabından yaptığı açıklama şöyle:
“Herkese çok teşekkür ederim verdikleri destek için. Biz muhalif avukatlar çok iyi tanırız bu sistemi. Bugün değil eskiden de aynıydı. Hakkımızda birçok dava ve ceza kararı olmasına rağmen ‘buradayız’ diyen avukatlarız biz. Gitmiyoruz bir yere. Ofislerimiz belli çağırın geliriz. Evlerimize gelmeyin ailelerimizi rahatsız etmeyin. Düşünce ve ifade özgürlüğünü bu çağda konuşmak çok acı gerçekten. Alaaddin Çakıcı’nın ve onun gibilerin toplumu tehdit etme özgürlüğünün olduğu bir coğrafya burası.
Arkamızda bir devlet gücü yok. İnandığımız insan Hakları değerleri ve ölülerimize olan borcumuz bize yeter.”