Close Menu
Siyasi HaberSiyasi Haber

    Subscribe to Updates

    Get the latest creative news from FooBar about art, design and business.

    What's Hot

    Depo işçilerine Ankara’da destek eylemi: Migros’u boykot et, depo işçisinin sesi ol!

    2 Şubat 2026

    İstanbul’da ocak ayı enflasyonu yüzde 4,56

    2 Şubat 2026

    Kadına yönelik şiddet ve tacize karşı ILO 190 Birleşik Metal-İş ile MESS arasındaki toplu sözleşmeye girdi

    2 Şubat 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    • Güncel
      • Ekonomi
      • Politika
      • Dış Haberler
        • Dünya
      • Emek
      • Kadın
      • LGBTİ+
      • Gençlik
      • Ekoloji ve Kent
      • Haklar ve özgürlükler
        • Halklar ve İnançlar
        • Göçmen
        • Çocuk
        • Engelli Hakları
      • Yaşam
        • Eğitim
        • Sağlık
        • Kültür Sanat
        • Bilim Teknoloji
    • Yazılar

      Kürtler için garanti mi, sessiz tasfiye mi?

      30 Ocak 2026

      Sermaye karanlığının “sıradanlığına” karşı…

      30 Ocak 2026

      Alt emperyalizm ve Türkiye kapitalizmi- 1

      27 Ocak 2026

      Rojava’da karşı-devrim hamlesi

      26 Ocak 2026

      Geçici ortaklıktan tasfiyeye: Suriye Demokratik Güçleri’nin yapısal yalnızlaşması

      22 Ocak 2026
    • Seçtiklerimiz

      ‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu?

      1 Şubat 2026

      Emperyalizm ve enternasyonalizm

      29 Ocak 2026

      Dayanışma yaşatır: Rojava

      28 Ocak 2026

      ABD’den genel grev manzaraları

      26 Ocak 2026

      Yaşama yolculuk: Duygu ortaklığı ve duygu kırılmasının kesişiminde Rojava

      26 Ocak 2026
    • Röportaj/Söyleşiler

      Musa Piroğlu: Halep’te yaşananlar, barış beklentilerinin ciddi biçimde zedelendiğini göstermiştir

      14 Ocak 2026

      Rüya ile gerçek arasında asılı kalan hayatlar

      12 Ocak 2026

      Piyangocu Meryem hepimiz için ilham kaynağı

      26 Aralık 2025

      Avrupa Süryaniler Birliği: “Noel Bayramı eşit yurttaşlığın bir gereğidir”

      24 Aralık 2025

      Duygusal Olan Politiktir – KESK’li Kadınların Mücadele Deneyimleri

      24 Aralık 2025
    • Dosyalar
      • “Süreç” ve Sol
      • 30 Mart Kızıldere Direnişi
      • 8 Mart Dünya Kadınlar Günü 2022
      • AKP-MHP iktidar blokunun Kürt politikası
      • Cumhurbaşkanlığı Seçimleri
      • Ekim Devrimi 103 yaşında!
      • Endüstri 4.0 üzerine yazılar
      • HDK-HDP Tartışmaları
      • Kaypakkaya’nın tarihsel mirası
      • Ölümünün 69. yılında Josef Stalin
      • Mustafa Kahya’nın anısına
    • Çeviriler
    • Arşiv
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    Anasayfa » Hatimoğulları: Kimyasal silah kullanımına dair rapor hazırlanmalı

    Hatimoğulları: Kimyasal silah kullanımına dair rapor hazırlanmalı

    Siyasi Haber10 Aralık 2021
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Reddit Tumblr Email
    Share
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    Federe Kürdistan Bölgesi’nde kullanılan kimyasal silahları gündeme getiren HDP’li Tülay Hatimoğulları, “Oluşacak bir heyetin bu konuda ciddi bir araştırma yapıp kamuoyuna ciddi bir rapor sunması gerekiyor” dedi.

    Meclis Genel Kurulu’nda Tarım ve Orman Bakanlığı, Adalet Bakanlığı, Milli Savunma Bakanlığı ve bağlı kuruluşların bütçeleri ile 2020 Kesin Hesap bütçeleri görüşülüyor. Sırasıyla yapılan görüşmelerde Milli Savunma Bakanlığı (MSB) bütçesine dair HDP Adana Milletvekili Tülay Hatimoğulları, değerlendirmelerde bulundu.

     

    “Dünyayı bir kadın aklı yürütseydi, yeryüzünde savaşlar olmaz hayat bu kadar cehenneme dönemezdi” diyerek, sözlerine başlayan Hatimoğulları, “Erkek egemen sistem, ilkel milliyetçilik, militarizm, bunlar birbiriyle hemhal olmuş bir yönetim biçimi ve ne yazık ki yüzyıllardır dünyanın başında bir beladır. Biz kadınlar barışta ısrarcıyız; militer anlayış, kadınların barış talebini sevecen ve pasif olarak bulur; oysaki bu, bizim politik tercihimizdir. Barış sevecendir ama asla pasif değildir. Savaşmak, çatışmak kolaydır, erkek aklının ürünüdür ve çok kolaydır. Aslolan, sorunları çözebilmek; aslolan, diyalog kurabilmek; aslolan, barış siyasetini yaşama geçirebilmektir” dedi.

     

    Kimyasal silah

    Övünülmesi gerekenin İHA’lar, SİHA’lar olmadığını, büyük bir barış projesi olduğunu kaydeden Hatimoğulları, “Sayın Bakan, sorumuştum; Federe Kürdistan’da kimyasal silah kullanıldığına dair iddialar var. Türkiye, Uluslararası Kimyasal Silahlar Sözleşmesi’ne taraf bir ülkedir ve bununla ilgili siz dediniz ki: ‘TSK’nin envanterinde kimyasal silah yoktur.’ Benim asıl sorduğum soru şu: Bütün dünyaca konuşulan bu konuda, bu silah kullanılmış mı, kullanılmamış mı? Türkiye’nin uluslararası mahkemelerde yargılanmasına sebep olma ihtimali olan bu konunun araştırılması için başta Türkiye Büyük Millet Meclisi, Birleşmiş Milletler olmak üzere Lahey Adalet Divanının Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütü Yürütme Komitesinden oluşacak bir heyetin bu konuda ciddi bir araştırma yapıp kamuoyuna ciddi bir rapor sunması gerekiyor” diye belirtti.

     

    “Bütçe delik, deşik”

    Açlık seslerinin yükseldiği bir dönemde bütçeyi görüştüklerini kaydeden Hatimoğulları, şunları söyledi: “Bugün bütçenin bu kadar delik deşik olmasının bir sebebi, aşırı ve paranoyak seviyesindeki güvenlikçi politikaların sonucudur. Bunu biz her daim bu kürsülerden söyledik, tekrar edeceğiz de bunları. Tehlikeli, suni düşmanlıklar; sömürgecilik… Otoriter rejimler kendi varlıklarını devam ettirmek için sürekli suni düşmanlar yaratırlar ve sürekli, ülkede sanki bir beka problemi varmış gibi bir algı yaratırlar. Bugün bütçe görüşmeleri sırasında da bütçeyle ilgili yaptığımız her konuşmada bize -tırnak içinde- ‘terör’ üzerinden cevap verilmesini Türkiye’nin bugüne kadarki yönetilme biçiminin şu sıralardaki yansıması olarak görmek mümkündür.

     

    DAİŞ’i Kuvayi Milliye yaparsanız…

    Bakın, Komisyon görüşmelerinde siz demiştiniz ki sunumunuzda: ‘Cumhuriyet tarihinin en yoğun hudut tedbirlerini aldığımız bir dönemden geçiyoruz.’ Evet; IŞİD’i, El Nusra’yı, HTŞ’yi, Kuvayı Milliye’ye benzettiğiniz ÖSO’yu komşumuz olarak yapıp bugüne kadar desteklerseniz 910 kilometrelik sınır elbette tehlikeli bir hâle gelir. Mayınlardan temizlediğiniz sınırları şimdi setler örerek, duvarlar örerek -bu da bütçenin eşantiyonu tabii- bu şekilde siz güvenlik almaya çalışıyorsunuz. Oysa biz hep söyledik: En güvenli olan şey, ülke sınırlarını en güvenli hâle getirecek olan şey Kürt sorununun barışçıl ve demokratik yöntemlerle çözülmesi; komşu ülkelerle barış sürecini inşa etmek ve Orta Doğu’da büyük barış projesi üzerinde Türkiye’nin çalışabilen bir ülke olması hâline gelebilmekti ama ne çare?

     

    Kürt halkı eşit yurttaşlık istiyor

    Bakın, Kürt savaşında bugüne kadar 50 bin insan hayatını -ki bütün dünyanın servetini bir araya getirseniz bir insanın yaşamıyla asla kıyaslanmaz; kıyasımız oradan değil ama- yaşamını kaybetti ve harcanmış milyarlarca dolar para… Evet, söz konusu vatanın bütünlüğü ise ‘Malın ve canın önemi yok’ diyeceksiniz, klasik olarak sizden gelecek cevap budur. Şüphesiz ki mesele gerçekten sizin dediğiniz gibiyse buna biz de ‘eyvallah’ deriz ama mesele şudur: Kürt halkı bugüne kadar Türkiye’de de Suriye’de de Irak’ta da İran’da da mevcut olduğu hangi ülkede yaşıyorsa o sınırlar içinde eşit yurttaşlık hakları için, ana dili için mücadele etti, bütün mesele bu. Artık herkes sadete gelmeli, ülke açlıkla kıvranırken silaha ayıracak tek kuruş paramızın artık olmaması gerekiyor.

     

    Aselsan iddiaları

    Millî Güvenlik Kurulu toplantısında ekonomik kurtuluş savaşından bahsetti Cumhurbaşkanı açıklarken Sayın Bakan, sizin de Bakanlığınız MGK’nin aynı zamanda bir üyesidir. Ben buradan sormak istiyorum: Tank Palet Fabrikasını satarak mı, ülkenin fabrikalarını, varlıklarını beleşe, yandaşa peşkeş çekerek mi? Hatta şimdi ASELSAN’ın satılacağı iddiaları var. Bu konuda da sizden bir açıklama talep ediyoruz, doğru mudur bu bilgiler? F-35’lere, S-400’lere kullanılmadığı hâlde milyarlarca dolar para harcamak mı? İkinci bir sorum da şudur: Şimdi, Rusya bir açıklama yapmış, ‘S-400’lerin ikinci pastasını almalı Türkiye’ diyor. Bunu da soruyorum size alacak mısınız?

     

    Kürt halkının nefretini kazandınız

    Evet, bütün bunlar halkın ekmeğinden, halkın yediği bir tabak yemekten kesilerek alınan silahlar. Bunlar niçin kullanıldı, ülkeye barış mı geldi? Hayır. Kendi ağzınızdan itiraf ettiniz “Cumhuriyet tarihinin bugüne kadarki en büyük hudut güvenlik önlemlerini alıyoruz.” diye. Demek ki bu kadar silaha yatırım, bu kadar düşmanca politikalara yatırımın bize karşı dönükleri ne yazık ki savaş ve şiddet olmuştur. Yine, bu politikalardan ne kazandı Türkiye? Kürt halkının nefretini kazandı, Arap dünyasından dışlandı. Şimdi, Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri dışında dostu kalmadı. Ülkeye 5 milyon mülteci geldi. Türkiye, IŞİD yuvası hâline döndü. İşte bütün bunlar buraya kalan sonuçlardır.

     

    SADAT imalatçısı AKP’dir

    Ve diyorsunuz ki: ‘Bu, bir kurtuluş savaşıdır. ‘Evet, toplum da diyor; bu, bir kurtuluş savaşıdır ama bu, sizden kurtulmak için yürütülecek bir kurtuluş savaşı mücadelesi olacaktır.  Bir de paralel savunma sistemlerinden bahsetmek istiyorum, SADAT’tan. Bu şirkete örtülü ödenekten ya da farklı kaynaklardan ne kadar para akıtılıyor? Bakın, bir ülkenin kaderi bir savaş şirketine devredilmiş ve bu savaş şirketinin para kazanmasının bir tane yolu var: O da çatışmadır, savaştır. Libya’da SADAT bu iktidarın kararıyla gidip Türkiye adına bir tarafı seçerek onunla savaştı ve şimdi, bölgelerde birçok ülkeyle aramızın bozuk olmasının temel nedenlerinden biri Libya’da uygulanan yanlış siyaset ve SADAT’ın bir tetikçi olarak orada kullanılmasıdır. SADAT gibi oluşumlar Türkiye’nin başına beladır, dünyanın başına beladır ve SADAT’ın imalatçısı AKP’dir.

     

    Merak ediyoruz, siz ve size bağlı olan kuvvetler SADAT hakkında ne düşünüyor? Çünkü ordu artık eski ordu değil, vatandaş ordu dönemi bitirilip SADAT gibi şirketler artık ülke adına savaşabilir şirketler hâline getirilmek isteniyor. Bu konuda, başta Türk Silahlı Kuvvetleri olmak üzere, sizlerin ne düşündüğünüzü merak ettiğimizi ve bu konuda açıklama beklediğimizi ifade etmek isterim. Değerli halklarımız, hatırlayacaksınız, Cumhurbaşkanı yaşanan ekonomik krizle ilgili bir konuşmasında şunları söylemişti: ‘Müminin görevi yoklukta sabretmektir.’ Parantez içinde şunu söylemek istiyorum: Buyurun gidin, siz sabredin; halka sabır telakki edeceğinize siz kendiniz gidin, açlıkla bir yüzleşin de sabredin bakalım sabredebiliyor musunuz?

     

    Halk için bütçe

    Savaşa, ranta, talana ve sömürüye değil, halk için bütçe… Bu artık asla böyle gitmez; siz gideceksiniz, bizler bu Meclislerde demokratik bir halk bütçesini yapana kadar da mücadelemiz sokakta da alanda da meydanlarda da fabrikalarda da devam edecektir.”

     

    (MA)

    Share. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Telegram Email

    İlgili İçerikler

    Depo işçilerine Ankara’da destek eylemi: Migros’u boykot et, depo işçisinin sesi ol!

    2 Şubat 2026

    İstanbul’da ocak ayı enflasyonu yüzde 4,56

    2 Şubat 2026

    Kadına yönelik şiddet ve tacize karşı ILO 190 Birleşik Metal-İş ile MESS arasındaki toplu sözleşmeye girdi

    2 Şubat 2026
    Destek Ol
    Yazılar
    Ömer Bölüm

    Kürtler için garanti mi, sessiz tasfiye mi?

    Muhsin Dalfidan

    Sermaye karanlığının “sıradanlığına” karşı…

    Volkan Yaraşır

    Alt emperyalizm ve Türkiye kapitalizmi- 1

    Tuncay Yılmaz

    Rojava’da karşı-devrim hamlesi

    Bağlantıda Kalın
    • Facebook
    • Twitter
    Seçtiklerimiz
    Fehim Taştekin

    ‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu?

    Ertuğrul Kürkçü

    Emperyalizm ve enternasyonalizm

    Ercan Jan Aktaş

    Dayanışma yaşatır: Rojava

    Kıvanç Eliaçık

    ABD’den genel grev manzaraları

    Güncel Kalın

    E Bültene üye olun gündemden ilk siz haberdar olun.

    Siyasi Haber, “tarafsız” değil “nesnel” olmayı esas alır. Siyasi Haber, işçi ve emekçiler, kadınlar, LGBTİ+’lar, gençler, doğa ve yaşam savunucuları, ezilen etnik ve inançsal topluluklardan yanadır.

    Devletten ve sermayeden bağımsızdır.

    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    EMEK

    Depo işçilerine Ankara’da destek eylemi: Migros’u boykot et, depo işçisinin sesi ol!

    2 Şubat 2026

    Kadına yönelik şiddet ve tacize karşı ILO 190 Birleşik Metal-İş ile MESS arasındaki toplu sözleşmeye girdi

    2 Şubat 2026

    Akdeniz kentlerinde liman işçilerinden savaşa karşı ortak eylem kararı

    31 Ocak 2026
    KADIN

    Kadına yönelik şiddet ve tacize karşı ILO 190 Birleşik Metal-İş ile MESS arasındaki toplu sözleşmeye girdi

    2 Şubat 2026

    İzmir’de kadın Cinayetlerine karşı yürüyüş: “Koruma, aklama, yargıla”

    29 Ocak 2026

    Barışa İhtiyacım Var Kadın İnisiyatifi: Rojava’da direnen Kürt halkının ve kadınların yanındayız

    20 Ocak 2026
    © 2026 Siyasi Haber. Designed by Fikir Meclisi.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.