Haber Merkezi
DEM Parti’nin Meclis grup toplantısında konuşan Eş Genel Başkan Tülay Hatimoğulları, NATO Zirvesi öncesinde yüzlerce kişinin gözaltına alınmasını sert sözlerle eleştirdi. Hatimoğulları, sabaha karşı gerçekleştirilen operasyonların yalnızca gözaltına alınan kişileri değil, demokratik hak ve özgürlükleri hedef aldığını belirtti.
NATO’nun dünya genelinde emperyalist politikaların ve militarizmin temel araçlarından biri olduğunu söyleyen Hatimoğulları, NATO karşıtı tutumun savaş politikalarına ve sömürü düzenine karşı çıkmak anlamına geldiğini ifade etti.
“Ankara adeta açık cezaevine dönüştürüldü”
Hatimoğulları, NATO toplantısı gerekçe gösterilerek Ankara’da getirilen yasakları da eleştirdi. Başkentin iki hafta boyunca eylem ve etkinlik yasaklarıyla kuşatıldığını belirten Hatimoğulları, güvenlik politikalarının demokratik hakların önüne geçirildiğini söyledi.
“NATO zirvesi için Ankara’nın adeta bir cezaevine çevrilmesi kabul edilemez” diyen Hatimoğulları, halkın barış talebinin gözaltılarla ve yasaklarla bastırılamayacağını vurguladı.
Gözaltındaki sosyalistler ve hak savunucuları için çağrı
DEM Parti lideri, gözaltına alınan sosyalistler, demokratik kitle örgütü temsilcileri ve hak savunucularının derhal serbest bırakılması gerektiğini belirtti. Demokratik protesto hakkının kriminalize edilmesine karşı olduklarını söyleyen Hatimoğulları, muhalif kesimlere yönelik baskıların toplumsal barışı zedelediğini ifade etti.
Siyasi tutuklular gündemi
Konuşmasında Sincan Cezaevi’nde bulunan siyasi tutuklularla yaptığı görüşmelere de değinen Hatimoğulları, Kobani Davası tutuklularının ve diğer siyasi mahpusların barış ve demokratik çözüm konusundaki kararlılıklarını koruduklarını söyledi.
Ayşe Gökkan hakkında verilen 19,5 yıllık hapis cezasını da eleştiren Hatimoğulları, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarının uygulanması gerektiğini belirterek Selahattin Demirtaş, Figen Yüksekdağ, Leyla Güven ve diğer siyasi tutukluların serbest bırakılması çağrısını yineledi.
LGBTİ+’lara yönelik baskılar da gündemdeydi
Hatimoğulları, Onur Haftası kapsamında yapılan paylaşımlara erişim engeli getirilmesini ve LGBTİ+ etkinliklerine yönelik polis müdahalelerini de eleştirdi. Baskı ve yasaklarla LGBTİ+’ların görünmez kılınamayacağını belirten Hatimoğulları, ifade özgürlüğü ve örgütlenme hakkını savunmaya devam edeceklerini söyledi.
“Kazanan savaş lobileri, kaybeden halklar”
Dünyada derinleşen savaş ve kriz ortamına dikkat çeken Hatimoğulları, küresel gerilimlerden en çok silah şirketleri ve sermaye gruplarının kazanç sağladığını ifade etti. NATO ülkelerinin askeri harcamalarını artırma kararına işaret eden Hatimoğulları, halkların kaynaklarının savaşa ayrıldığını, buna karşılık emekçilerin ve yoksulların daha fazla yoksullaştığını dile getirdi.
“Türkiye’nin ihtiyacı güvenlik değil demokrasi”
Ortadoğu’da büyüyen çatışma ortamına değinen Hatimoğulları, Türkiye’nin güvenlikçi politikalarla değil demokrasi, hukuk ve toplumsal barışla güçlenebileceğini söyledi. Bölgesel savaşların parçası olmak yerine demokratik çözümün öncüsü olunması gerektiğini belirten Hatimoğulları, Kürt sorununun çözümü konusunda somut adımlar atılması çağrısında bulundu.
“Çerçeve yasa Temmuz’u geçmemeli”
Barış sürecine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Hatimoğulları, hükümet ve Meclis’in artık sözden öteye geçmesi gerektiğini söyledi. Kürt sorununun demokratik çözümüne ilişkin çerçeve yasanın bu yasama dönemi sona ermeden Meclis gündemine getirilmesi gerektiğini belirten Hatimoğulları, “İyi niyet açıklamalarıyla süreç ilerlemez. Kalıcı çözümün güvencesi demokratik ve hukuki adımlardır” dedi.
Özgürlük mitingleri çağrısı
DEM Parti’nin önümüzdeki günlerde Amed, İstanbul, Van ve Mersin’de özgürlük mitingleri düzenleyeceğini açıklayan Hatimoğulları, barışın toplumsallaşmasının örgütlü mücadeleden geçtiğini söyledi. Demokratikleşme, adalet ve özgürlük taleplerinin alanlarda yükselmeye devam edeceğini belirten Hatimoğulları, baskılara rağmen mücadeleden vazgeçmeyeceklerini ifade etti.
