FİSA Çocuk Hakları Merkezi, 2026 yılının ilk beş ayını kapsayan “Türkiye’de Çocuğun Yaşam Hakkı İhlalleri Bilgi Notu” raporunu yayımladı. Ortaya çıkan veriler, devletin çocukları koruma ve yaşam hakkını güvenceye alma yükümlülüğünü yerine getirmediğini sarsıcı bir tabloyla gözler önüne serdi. Rapora göre, yılın ilk 5 ayında en az 303 çocuk hayatını kaybetti; yaşamını yitiren çocukların 82’si kız, 213’ü erkek iken, 8’inin ise cinsiyeti tespit edilemedi.
Çocuk ölümlerinin kentlere göre dağılımında en acı tablo Şanlıurfa’da yaşandı. Urfa’da 18 çocuk yaşamını yitirirken, Antalya’da 16, Kahramanmaraş ve İstanbul’da ise 14’er çocuğun ölümü kayıtlara geçti.
Kamu ihmalleri can aldı: Hizmet alırken öldüler
Rapora göre, kamu kurumlarının ya da kamu görevlilerinin bizzat yaptıkları veya ihmal ederek yapmadıkları düzenlemeler yüzünden en az 46 çocuk hayatını kaybetti. Çocukların en güvenli olması gereken alanlarda can verdiği bu ihmallerin dökümü şöyle paylaşıldı:
- Sağlık hizmeti alırken: En az 22 çocuk yaşamını yitirdi.
- Eğitim hizmeti alırken: En az 20 çocuk hayatını kaybetti.
- Bakım hizmeti alırken: En az 2 çocuk can verdi.
- Yerel yönetim hizmetlerinde: En az 2 çocuk yaşam hakkından koparıldı.
Devlet koruyamadı: İntiharlar, iş cinayetleri ve güvensiz alanlar
FİSA’nın raporu, devletin denetleme ve düzenleme görevlerini yapmaması sebebiyle en az 257 çocuğun yaşamını kaybettiğini ortaya koydu. Raporda öne çıkan diğer yaşam hakkı ihlalleri şu başlıklarla sıralandı:
- Bireysel Silahlanma ve İntiharlar: Beş ayda en az 26 çocuk yaşamına son verdi. Çoğunlukla ateşli silahlarla gerçekleşen bu olayların yanı sıra bireysel silahlanma da çocukları vurdu. Evdeki silahla oynarken kazara kendisini veya bir akranını vuran en az 8 çocuk yaşamını yitirdi.
- DSİ Kanallarında ve Açık Alanlarda Boğulmalar: Kentsel ve kırsal açık alanlarda en az 39 çocuk hayatını kaybetti. Bu çocukların 31’i baraj, nehir ve özellikle Devlet Su İşleri’ne (DSİ) ait güvenlik önlemi alınmamış sulama kanallarında boğularak can verdi.
- Ev Kazaları ve Balkondan Düşmeler: Ev içi kazalarda yaşamını yitiren 11 çocuğun 8’inin açık pencere ve balkonlardan düşerek öldüğü kayda geçti.
- Şiddet Kıskacı: Şiddet sonucu en az 24 çocuk hayatını kaybetti. Bu ölümlerin 13’ü akran şiddeti, 6’sı toplumsal cinsiyet temelli şiddet, 4’ü ev içi şiddet ve 1’i çocuk cinayeti olarak rapora yansıdı.
MESEM ve sömürü çarkı: İş cinayetlerinde 27 çocuk
Çocuk işçiliği ve güvencesiz çalışma ortamları 5 ayda en az 27 çocuğun iş cinayetlerinde yaşamını yitirmesine neden oldu.
- Çalışırken can veren 21 çocuğun 11’i tarım ve hayvancılık işlerinde, 3’ü inşaatlarda yüksekten düşerek, 1’i ise sanayide can verdi.
- Hayatını kaybeden çocukların en az 2’sinin Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı MESEM (Mesleki Eğitim Merkezleri) kapsamında çalıştırıldığı belgelendi.
- İşçi olmadıkları halde ailelerinin yanında iş yeri ihmallerinden etkilenen 6 çocuk da iş yeri kazalarında öldü. Bu 6 çocuğun tamamının mülteci olduğu ve mevsimlik tarım işçisi aileleriyle gittikleri kentlerde, riskli geçici barınma alanlarında iş cinayetine kurban gittiği belirlendi.
Mülteci çocuklar için acil “Koruma Sistemi” çağrısı
Yılın ilk beş ayında en az 32 göçmen ve mülteci çocuğun yaşamını yitirdiğini belirten FİSA Çocuk Hakları Merkezi, mülteci çocukların uğradığı çok boyutlu hak ihlallerine karşı bütüncül bir sistem kurulması gerektiğinin altını çizdi. Raporun sonuç bölümünde şu ifadelere yer verildi:
“Basına yansıyan bu ölümler; sağlık hizmetlerine erişimden barınmaya, çocuk işçiliğinden şiddete kadar farklı pek çok alanda çok boyutlu risklerle karşı karşıya bırakılan mülteci çocuklar için hak temelli ve bütüncül bir çocuk koruma sistemine duyulan acil ihtiyacı gösteriyor.”
