Close Menu
Siyasi HaberSiyasi Haber

    Subscribe to Updates

    Get the latest creative news from FooBar about art, design and business.

    What's Hot

    Derya Okatan’ın tutuklandı: “Gazetecilik suç değildir, derhal serbest bırakılsın”

    2 Ekim 2026

    Gültan Kışanak: “Daha yolun başındayız”

    2 Ekim 2026

    Birleşik Metal-İş’ten Soma’daki iş cinayetine tepki: “301 madenciyi kaybettiğimiz Soma Katliamı’ndan beri hiçbir şey değişmedi”

    2 Ekim 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    • Güncel
      • Ekonomi
      • Politika
      • Dış Haberler
        • Dünya
      • Emek
      • Kadın
      • LGBTİ+
      • Gençlik
      • Ekoloji ve Kent
      • Haklar ve özgürlükler
        • Halklar ve İnançlar
        • Göçmen
        • Çocuk
        • Engelli Hakları
      • Yaşam
        • Eğitim
        • Sağlık
        • Kültür Sanat
        • Bilim Teknoloji
    • Yazılar

      Üniversitelerde “huzur” aranırken: 1976-1977 raporlarının satır araları

      2 Ekim 2026

      Öfkenin filozofu Fanon -4- Devrimci sınıf ya da devrimci özneye bakışı

      27 Eylül 2026

      Öfkenin filozofu Fanon -3- İçindeki köleyi öldürmek

      26 Eylül 2026

      Şimdi ne olacak? Berlin seçimlerinden sonra birkaç not ve Sahra Wagenknecht

      25 Eylül 2026

      Öfkenin filozofu Fanon -2- Efendi-köle diyalektiği

      25 Eylül 2026
    • Seçtiklerimiz

      Rejimin ‘kültür savaşı’ davetiyesi – gönderene iade

      1 Ekim 2026

      14 maddede faşizm: Umberto Eco

      29 Eylül 2026

      “Onlar ümidin düşmanıdır sevgilim”

      21 Eylül 2026

      COP31’e doğru: Antroposen, kapitalosen ve ekolojik emperyalizm

      20 Eylül 2026

      Bunun adı cadı avı

      17 Eylül 2026
    • Röportaj/Söyleşiler

      DEM Partili Özgül Saki: “Hiçbir toplumsal kesim güvende değil”

      22 Eylül 2026

      NAZA’nın yönetmenleri: Gazze’de yaşananlara dair hâlâ büyük bir inkâr söz konusu

      14 Eylül 2026

      Tülay Hatimoğulları: Garanti aramanın yolu süreci dönülmez hâle getirmek

      17 Ağustos 2026

      Dr. Toros Korkmaz: “Çerçeve yasa çözüm için hukuksal zemin oluşturabilir”

      6 Ağustos 2026

      Eski FARC komutanı Lida Ortiz: “Silahlı mücadeleden siyasi mücadeleye geçiş, silah bırakmaktan çok daha zor”

      20 Temmuz 2026
    • Dosyalar
      • “Süreç” ve Sol
      • 30 Mart Kızıldere Direnişi
      • 8 Mart Dünya Kadınlar Günü 2022
      • AKP-MHP iktidar blokunun Kürt politikası
      • Cumhurbaşkanlığı Seçimleri
      • Ekim Devrimi 103 yaşında!
      • Endüstri 4.0 üzerine yazılar
      • HDK-HDP Tartışmaları
      • Kaypakkaya’nın tarihsel mirası
      • Ölümünün 69. yılında Josef Stalin
      • Mustafa Kahya’nın anısına
    • Çeviriler
    • Arşiv
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    Anasayfa » Eylül trafiği neyin habercisi: Suriye’de dehşet dengesi değişiyor mu?

    Eylül trafiği neyin habercisi: Suriye’de dehşet dengesi değişiyor mu?

    Siyasi Haber4 Ekim 2021
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Reddit Tumblr Email
    Share
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    SEÇTİKLERİMİZ – Fehim TAŞTEKİN Gazete Duvar için yazdı: Erdoğan 2016’dan beri Putin’le mutabakatlar sayesinde Suriye dosyasının ‘eş başkanı’ gibi hareket ediyor. Hazirandaki Putin-Biden zirvesini takiben ABD ile Rusya arasında Suriye pazarlıkları ivme kazandı ve Erdoğan’ın huzuru kaçtı.

    Eylül ayı dört bir tarafta çapraz Suriye trafiğine sahne oldu. Bir şey çıkmasa da çıkmış gibi oldu.
    Suriye Devlet Başkanı Beşşar el Esad sürpriz bir ziyaretle Kremlin’de Rusya Federasyonu Başkanı Vladimir Vladimiroviç Putin’le görüştü.

    Suriye Dışişleri Bakanı Faysal Mikdad, New York’ta BM Genel Kurulu sırasında Rusya, İran, Mısır, Tunus, Ürdün ve Iraklı mevkidaşlarıyla bir araya geldi.

    Suriye Savunma Bakanı Ali Abdullah Eyyüb Amman’ı ziyaret edip iki ülke ilişkilerini normalleştirmeye dönük kapsamlı bir görüşme yaptı. Ardından Suriye Ekonomi ve Dış Ticaret, Su Kaynakları, Tarım ve Toprak Reformu ve Elektrik bakanları Ürdünlü mevkidaşlarıyla bir araya geldi. Bundan hemen önce Lübnanlı üç bakan ve istihbarat şefi Şam’daydı.

    İlham Ahmed başkanlığındaki Kuzey ve Doğu Suriye Demokratik Özerk Yönetimi temsilcileri Moskova’nın ardından Washington’da ağırlandı. Bu sırada Türkiye’de üslenmiş Suriye Ulusal Konseyi temsilcileri de ABD’deydi.

    Yine eylülde BM Suriye Özel Temsilcisi Geir Pedersen uzun bir aradan sonra anayasa komitesini canlandırmak için Şam’a gitti.

    ABD Ulusal Güvenlik Konseyi MENA Koordinatörü Brett McGurk, Cenevre’de Rus temsilcilerle buluştu.
    Ve son olarak Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Suriye dahil geniş bir gündemle Soçi’de Putin’le 2 saat 45 dakika baş başa görüştü. Suriye temalı görüşmeler listesi daha da uzatılabilir.
    Her bir tarafta belirsizlikle malul politikalarda değişiklikler olacak mı diye bu buluşmaları dikizliyoruz.

    ***

    Birkaç gündür de Soçi’de yeni bir İdlib mutabakatı çıktı mı diye sahaya bakıyoruz. Erdoğan’ın sözü S-400’ün bazı parçalarının Türkiye’de üretilmesinin yanı sıra uçak motoru ve savaş uçaklarıyla ilgili işbirliğinin geliştirilmesi, müşterek denizaltı ve gemi üretimine yönelik adımlar atılması, Ruslar tarafında Türkiye için karada ve havada iki uzay istasyonu kurulması, Akkuyu nükleer santraline ilaveten iki santral inşasından açtığı düşünülürse Putin’den Suriye’de beklediği anlayışı görmesi muhtemeldir.

     

    Özellikle baş döndürücü öneriler sayesinde İdlib’deki ev ödevini biraz daha öteleyebilir. Ama bu, Rusya’nın kendini tamamen tutacağı ya da Suriye ordusunu frenleyeceği anlamına gelmez. Zirve sonrası sahaya bakıldığında mevcut oyunun karşılıklı olarak aynen sürdürüldüğü görülüyor.

    Muhalif kaynakların iddiasına göre TSK ve sahadaki müttefik milis güçlerine Suriye ordusuna misliyle karşılık verilmesi talimatı gitti. Ardından birkaç yerde Suriye ordusuna ait mevziler vuruldu. Fırat’ın doğusunda ve batısında Kürtlerin bulunduğu bölgelere saldırılarda zaten kesinti yok. İdlib’de bir aydır görülen yüksek gerilim Putin’in vereceği işarete bağlı olarak M-4’ün el değiştirmesi hedefiyle daha büyük bir tırmanışa dönüşebilir. Şam’ın acelesi var ama Moskova’nın hesapları kontrollü gitmeyi gerektiriyor. New York’ta Joe Biden’la randevu alamayınca ABD ile ilişkilerde gidişatın hayra alamet olmadığını belirtip büyük övgülerle Putin’e giden Erdoğan, 30-31 Ekim’de Roma’daki G-20 zirvesi ve 1-12 Kasım’da Glasgow’da düzenlenecek BM İklim Konferansı’nda ABD başkanı ile görüşme umudunu hayra alamet gelişme olarak niteliyor. Her koşulda Erdoğan’ı ihtiyatla dinleyen Putin de eksen değişimi vaat eden sözlerin değerini görmek için Biden-Erdoğan buluşmasını bekleyecektir. Hem Rusya hem ABD Erdoğan’ın iki gücü birbirine karşı kullanma siyasetinin bilincinde. Suriye bağlamında Erdoğan, ABD’nin Kürtlerle ortaklığına ne kadar kızarsa kızsın Fırat’ın batısında NATO müttefiklerinin ‘destekleyici’ pozisyonunu önemsiyor. Washington, BM’nin terör örgütleri listesindeki örgütlerin elinde olmasına rağmen İdlib’deki statükoyu ve Türk askeri varlığını Şam ve müttefikleri üzerindeki baskıyı sürdürmek için bir kart olarak görüyor. Farklı değerlendirmelere rağmen bu bakış açısı politik tercih olarak hâlâ geçerli. Ancak Erdoğan’ı geren yeni bir durum var: Erdoğan 2016’dan beri Putin’le mutabakatlar sayesinde Suriye dosyasının ‘eş başkanı’ gibi hareket ediyor. Hazirandaki Putin-Biden zirvesini takiben ABD ile Rusya arasında Suriye pazarlıkları ivme kazandı ve Erdoğan’ın huzuru kaçtı. Putin Kürtler bağlamında Türk-Amerikan çelişkisini; Erdoğan da bölgedeki Rus-Amerikan rekabetini kendi çıkarları için kullanageldi. Erdoğan’ın Biden yönetimi yerine bir memurunu hedef alması bir yansıtma siyaseti. Bu öfke kendi rolünü düşüren mevcut denklemin bozulmasından kaynaklanıyor.

     

    Soçi’de Erdoğan, Moskova ile gerilimli işbirliğine rağmen Suriye meselesinin Türk-Rus kazanında pişmesinden yana olduğunu gösteren bir laf etti. Birincisi Suriye barışının Türkiye ile Rusya arasındaki ilişkilere bağlı olduğunu vurguladı. Çelişkiler barındıran ilişkileri farklı kompartımanlarda tutma eğilimine rağmen durumun tersine dönmemesi için Suriye’yi genel ilişkilere bağlıyor.

    İkincisi ABD’ye Suriye’den çekilmesi çağrısı yaptı. Aslında bunu, “ABD, Kürtlere destek veren rolünden çekilsin ama NATO müttefiki olarak Türk ordusunun sahada Suriye, Rusya ve İran’a karşı pozisyonunu desteklesin” diye tevil etmek gerekiyor. Herkes Türkiye’nin Rusya ya da Suriye ordularıyla karşı karşıya kaldığında Erdoğan’ın NATO’nun kapısını çalacağını biliyor. 2015’te Rus uçağını düşürdüklerinde yaptıkları da buydu. 2014’ten itibaren Erdoğan defalarca Amerikan başkanlarına YPG-SDG’yi bırakın Türk ordusu ve Özgür Suriye Ordusu ile birlikte Suriye’nin işini bitirelim minvalinde tekliflerde bulundu. Bu teklifi Biden başkan olduğunda da yineledi. Her seferinde karşılıksız kaldığı için Ruslarla çetrefilli bir ortaklığa girdi. Bu ortaklığın yönünü tayin edecek olan ABD’nin Ruslarla pazarlıklarından çıkacak sonuçtur. Ve iki taraf da ABD’nin çekilme stratejisinin Suriye’yi kapsayıp kapsamayacağını merakla bekliyor.

    ***

    Amerikan Merkez Kuvvetler Komutanı General Kenneth McKenzie geçen ay Rojava’ya giderek Afganistan senaryosunun Suriye’de tekrarlanmayacağına dair mesajlar verdi. İlham Ahmed de ABD Dışişleri yetkililerinden benzer sözler duydu. Tabii Kürtler siyasi çözüme ulaşıncaya kadar Amerikan güçlerinin bölgede kalmasını isterken Şam’la müzakereler için Biden yönetiminden destek istiyor. Bunu İlham Ahmed 10 gün süren temasların ardından net olarak dile getirdi: “Suriye hükümetiyle doğrudan görüşmeler istiyoruz. Ortaklarımızdan Suriye hükümetiyle bir çözüm bulmamızda olumlu bir rol oynamalarını istiyoruz.”

    Ahmed’in açıklamalarına bakılırsa ABD’den iki şey daha istendi: “Özerk yönetime Sezar Yasası yaptırımlarından muafiyet verilmesi”, “BM destekli barış sürecinde Kürtlerin temsil edilmesi için Rusya’nın sıkıştırılması.”

    Beyaz Saray, Dışişleri ve Pentagon’dan yetkililerle görüşen Suriye Ulusal Konseyi’nin (SUK) başkanı Salim Meslet’in açıklamalarına bakılırsa onlar da ABD’den muhalif güçlerin arz ettiği avantajı kullanmasını, sadece SDG değil diğer muhalif güçlere destek vermesini ve Suriye’ye karşı Sezar Yasası yaptırımlarının sürdürülmesini istedi. Amerikalıların mesajları her iki taraf açısından da olumlu noktalar içeriyor. SUK temsilcilerinin ağırlanması Türkiye’yi yatıştırmaya yönelik bir jest olarak da görülebilir.

    Fiiliyatta Kürtlerin yalnız bırakılmaması yönündeki taahhüt Kongre’ye sunulan 2022 bütçesindeki SDG payında görüldüğü üzere sürerken öteki muhalif güçlerle ilgili destek tablosu belirsizliğini koruyor. Bunun nedeni Türkiye destekli grupların arz ettiği kullanım değerinin düşmesi. Rus-Amerikan pazarlığının yol aldığı noktalara bakıldığında ABD’nin 2012’nin koşullarına dönme niyetinin olmadığı görülüyor. Sadece mevcut dengeden maksimum sonuç elde etmenin derdindeler. Arap ülkelerinin Şam’la temaslarını hızlandırması da Biden yönetiminin yaklaşımından bağımsız ele alınamaz. Özellikle Ürdün’ün Şam’la ilişkileri hızlı normalleştirme adımları Amerikan esnekliği ya da Amerikan yeşil ışığına bağlı. Yine Ürdün’den Suriye hatlarını kullanarak Lübnan’a elektrik gönderilmesi veya Mısır doğalgazının Ürdün-Suriye bağlantılı Arap Boru Hattı ile taşınması ABD’nin yaptırımlardan muafiyet sözü vermesine bağlı gelişmeler. Sonuçta Dünya Bankası bu hatların yenilenmesi için kredi açacak. ABD’nin onayı olmadan bu süreç bir milim yol alamaz. Beri taraftan da Mısır Suriye’nin Arap Birliği’ne dönüşünün önündeki takozları kaldırmaya çalışıyor. Dışişleri Bakanı Sami Şükri, 26 Eylül’de New York’taki buluşmaya dair açıklamasında, Suriye’nin krizden çıkışı, egemenliğini yeniden kazanması ve Arap dünyasına geri dönmesi için Mısır’ın nasıl katkıda bulunacağını keşfetmek için Suriye heyetiyle görüştüğünü söyledi.

     

    Fehim TAŞTEKİN’in Gazete Duvar’daki yazısının tamamını okumak için TIKLAYIN

    Share. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Telegram Email

    İlgili İçerikler

    Hak savunucusu avukat Ahmet Çevik hayatını kaybetti

    25 Eylül 2026

    Kadınlardan kalıcı barış ve eşitlik için çağrı: “Yan yanayız, geleceği konuşuyoruz!”

    21 Eylül 2026

    COP31 ev sahibi Türkiye sera gazı salımlarını en hızlı artıran ülke oldu: Yıllık artış yüzde 4,2!

    17 Eylül 2026
    Destek Ol
    Yazılar
    Mahsuni Gül

    Üniversitelerde “huzur” aranırken: 1976-1977 raporlarının satır araları

    Volkan Yaraşır

    Öfkenin filozofu Fanon -4- Devrimci sınıf ya da devrimci özneye bakışı

    Volkan Yaraşır

    Öfkenin filozofu Fanon -3- İçindeki köleyi öldürmek

    İsa Can Artar

    Şimdi ne olacak? Berlin seçimlerinden sonra birkaç not ve Sahra Wagenknecht

    Bağlantıda Kalın
    • Facebook
    • Twitter
    Seçtiklerimiz
    Ertuğrul Kürkçü

    Rejimin ‘kültür savaşı’ davetiyesi – gönderene iade

    Volkan Yaraşır

    14 maddede faşizm: Umberto Eco

    Ercüment Çervatoğlu

    “Onlar ümidin düşmanıdır sevgilim”

    Ümit Akçay

    COP31’e doğru: Antroposen, kapitalosen ve ekolojik emperyalizm

    Güncel Kalın

    E Bültene üye olun gündemden ilk siz haberdar olun.

    Siyasi Haber, “tarafsız” değil “nesnel” olmayı esas alır. Siyasi Haber, işçi ve emekçiler, kadınlar, LGBTİ+’lar, gençler, doğa ve yaşam savunucuları, ezilen etnik ve inançsal topluluklardan yanadır.

    Devletten ve sermayeden bağımsızdır.

    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    EMEK

    Birleşik Metal-İş’ten Soma’daki iş cinayetine tepki: “301 madenciyi kaybettiğimiz Soma Katliamı’ndan beri hiçbir şey değişmedi”

    2 Ekim 2026

    DİSK Sosyal-İş’ten A101 önlerinde 4 ilde eş zamanlı eylem: “Satan biziz, suyu bile parayla içiyoruz!”

    2 Ekim 2026

    İSİG Meclisi Ağustos 2026 raporunu açıkladı: Bir ayda 226 işçi iş cinayetlerinde yaşamını yitirdi

    29 Eylül 2026
    KADIN

    DEM Parti’li erkeklerden kadın katliamlarına karşı yürüyüş: “Kadını öldüren erkeklikten utanıyoruz”

    1 Ekim 2026

    Süresiz nafaka iptal edildi, mağduriyet kapıda

    30 Eylül 2026

    Erkekler kadın cinayetleri ve şiddete karşı yürüyecek

    28 Eylül 2026
    © 2026 Siyasi Haber. Designed by Fikir Meclisi.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.