Close Menu
Siyasi HaberSiyasi Haber

    Subscribe to Updates

    Get the latest creative news from FooBar about art, design and business.

    What's Hot

    Kürt kentlerinde uyuşturucu ve özel savaş kıskacı: Güvenlikçi politikalar ve yoksulluk gençliği hedef alıyor

    25 Ekim 2026

    Cezaevlerindeki kız çocuklarının yaşam koşulları TBMM gündeminde: Asu Kaya’dan Adalet Bakanlığına soru önergesi

    25 Ekim 2026

    Özgür Özel’den Manisa Sarıgöl’de üzüm üreticilerine destek: Bağlar çürümeye terk edildi, iktidar sermaye kârı peşinde

    25 Ekim 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    • Güncel
      • Ekonomi
      • Politika
      • Dış Haberler
        • Dünya
      • Emek
      • Kadın
      • LGBTİ+
      • Gençlik
      • Ekoloji ve Kent
      • Haklar ve özgürlükler
        • Halklar ve İnançlar
        • Göçmen
        • Çocuk
        • Engelli Hakları
      • Yaşam
        • Eğitim
        • Sağlık
        • Kültür Sanat
        • Bilim Teknoloji
    • Yazılar

      Ölümünün 55. yılında Kıvılcımlı kitapları (III) Sahtekârlığı ifşa: 3. yazı

      21 Ekim 2026

      Hacı Bektaş Dergâhı Çelebilerine yönelik takibatlar: Yasaklar, soruşturmalar ve polis gözetimi

      20 Ekim 2026

      Ölümünün 55. yılında Kıvılcımlı kitapları (III) Sahtekârlığı ifşa: 2. yazı

      19 Ekim 2026

      Ölümünün 55. yılında Kıvılcımlı kitapları (III) Sahtekârlığı ifşa: 1. yazı

      18 Ekim 2026

      Neşenin devrimci anlamı üzerine

      15 Ekim 2026
    • Seçtiklerimiz

      Uçum kim gibi?

      21 Ekim 2026

      Dekadans, faşizm ve kapitalist rasyon

      14 Ekim 2026

      Ucuz hammadde avı

      12 Ekim 2026

      Şimdi Che okuma zamanı

      9 Ekim 2026

      Türkiye Osmanlı gibi büyük kaybeder

      7 Ekim 2026
    • Röportaj/Söyleşiler

      DEM Partili Özgül Saki: “Hiçbir toplumsal kesim güvende değil”

      22 Eylül 2026

      NAZA’nın yönetmenleri: Gazze’de yaşananlara dair hâlâ büyük bir inkâr söz konusu

      14 Eylül 2026

      Tülay Hatimoğulları: Garanti aramanın yolu süreci dönülmez hâle getirmek

      17 Ağustos 2026

      Dr. Toros Korkmaz: “Çerçeve yasa çözüm için hukuksal zemin oluşturabilir”

      6 Ağustos 2026

      Eski FARC komutanı Lida Ortiz: “Silahlı mücadeleden siyasi mücadeleye geçiş, silah bırakmaktan çok daha zor”

      20 Temmuz 2026
    • Dosyalar
      • “Süreç” ve Sol
      • 30 Mart Kızıldere Direnişi
      • 8 Mart Dünya Kadınlar Günü 2022
      • AKP-MHP iktidar blokunun Kürt politikası
      • Cumhurbaşkanlığı Seçimleri
      • Ekim Devrimi 103 yaşında!
      • Endüstri 4.0 üzerine yazılar
      • HDK-HDP Tartışmaları
      • Kaypakkaya’nın tarihsel mirası
      • Ölümünün 69. yılında Josef Stalin
      • Mustafa Kahya’nın anısına
    • Çeviriler
    • Arşiv
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    Anasayfa » Bu meclis kurucu meclis olabilir mi?

    Bu meclis kurucu meclis olabilir mi?

    Siyasi Haber15 Eylül 2015
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Reddit Tumblr Email
    Share
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    TUNCAY YILMAZ-Diğer Yazıları

    Bu Meclis Kurucu Meclis Olabilir Mi?

    Seçim sonuçlarının Türkiye siyasi hayatını yeni dengeler kurmaya zorladığı aşikar. Şimdi hiçbir siyasi özne 7 Haziran öncesindeki pozisyonunu aynen koruyarak sürece etkili bir müdahalede bulunamaz, kendini güçlendiremez. Yeni pozisyon alışlar, taktik hamleler, zorlamalar, geri çekilmeler, esnemeler, net duruşlar, vs… bunların hepsi politikaya dairdir. Sadece kitabın orta yerinden konuşarak politika olmaz. Bunu çok iyi biliyoruz. Ancak tüm bu manevralar aynı zamanda da stratejik konumlanışlarımızla uyum içerisinde, bu konumlanışı güçlendirir minvalde olmalı.

    Seçim sonrasının en canlı tartışma alanı şüphesiz koalisyon meselesi. Kim kiminle, nerede, ne zaman, nasıl koalisyon yapacak? Gece yatarken zihnimizin içerisinde dört dönen, sabah kalktığımızda gözümüzün önünde beliren meselemiz. Doğalı da bu. Herkes var gücüyle çalıştı, seçimlerden mevcut sonuçları aldı. Şimdi de bu sonuçlarla siyasette etkili olacak formülasyon arayışında.

    HDP programıyla, kuruluşuyla, bileşenleriyle, hedefleri ve mücadele tarzıyla diğer üç partiden, düzen partilerinden bambaşka bir noktada elbette. Seçimlere giriyor, parlamentoyu kullanıyor olması onu tüm değişimin parlamentodan olacağına inanan şaşkın parlamenter anlayışla aynılaştırmaz. HDP’nin içerisinde bu görüşte olanlar olsa da ezici çoğunluk gerçek dönüşümün ve demokrasinin ancak sokağın, fabrikaların, okulların, mahallelerin örgütlenmesiyle olabileceğini çok iyi bilir.

    Bilir bilmesinde de, bunu biliyor olmak gündelik politikanın tuzakları karşısında şerbetlenmek anlamına da gelmez. Bu “teorik” bilgi hayatın yeşili içerisinde hergün hergün yeniden vücut bulur. İşte dananın kuyruğu da asıl oralar da kopar.

    Konuya gelirsek. Tam hız sürmekte olan koalisyon tartışmalarıyla birlikte HDP saflarında, yani bizim mahallede bir “kurucu meclis” tartışması da cereyan edip durmakta. Özellikle Kürt Hareketinin temsilcilerinden duyuyoruz bu meclisin “kurucu meclis” rolünü üstlenebileceği varsayımını. En son olarak Cemil Bayık da ANF’ye verdiği röportajda bunu ayrıntılı olarak işlemiş (http://anfturkce.net/kurdistan/onder-apo-ozgur-kosullarda-muzakere-yapmadan-cozum-sureci-olmaz ).

    Peki gerçeklik böyle mi? Bu meclis “kurucu meclis” olabilir mi? Bu tezi savunan yoldaşlarımızın HDP’nin yüzde 13 oy alıp Meclis’e 80 milletvekili sokmasıyla bu iddiayı ortaya atıklarını biliyoruz. HDP saflarından Meclis’e giren farklı halk ve inanç temsilcileriyle birlikte bu Meclis’in tüm halk ve inançları temsil edebileceğine ve böylece buna uygun bir Anayasal düzenleme yapabileceğine ilişkin bir vurgu yapılıyor. Bu vurgu yapılırken de Kürt Hareketi’nin sıkça yaptığı gibi 1920 Anayasasına gönderme yapılıyor.

    Komünistleri Karadeniz’de boğduran, sokak aralarında kurşunlatan, Kürtleri Koçgiri’de katleden, 350 bin Pontus Rum’unun katlinde imzası olan 1920 Meclisi’nin, Anayasasının neresinin olumlu sayıldığı ayrı bir tartışma konusu. Ama biz bugünün tartışmasına dönecek olursak, lafı hiç dolandırmadan, inceltmeden söyleyelim: Bu yaklaşım yanlış ve problemlidir. Mevcut bileşimiyle Meclis kurucu murucu olamaz! HDP vekilleri ve CHP’nin içerisinde az sayıdaki demokrat vekiller dışındakilerin tamamı halk düşmanıdırlar. Yaşanan katliamların, katmerlenen sömürünün, pazarlanan doğanın, yağmalanan kentlerin, köleleştirilen kadının, yok sayılan Alevinin, Ezidi’nin, ötekileştirilen LGBTİ’lerin, soykırımları devam ettiren zihniyetin imzacısıdırlar. Bunlardan bırakalım kurucu meclisi, demokratik bir meclis bile çıkmaz, çıkamaz!

    Şimdi AKP “biz değiştik, demokrasi istiyoruz” dese inanacak mıyız gerçekten? Seçimin son saniyesine kadar, hatta seçimden sonra AKP cenahından gelen hangi açıklama onlarda “kurucu meclisi” oluşturacak bir zihniyet işareti taşıyor? MHP parçalanıp atılmadan, faşist, ırkçı, savaşçı bir parti olarak halkın çoğunluğunun gözünde teşhir edilmeden ve meclise giremez hale getirilemeden nasıl bir “kurucu meclis” oluşturacağız? CHP’de devamı gelip gelmeyeceği belli bile olmayan olumluya doğru bebek adımları kalıcılaşmadan Kemalizm’den başka ne savunacaklar “kurucu meclis”te?

    40 yıldır bu devletle en acımasız bir savaşı sürdüren, büyük bedeller ödeyen, Ortadoğu alanında dünya çapında siyaset yürüten bir hareket bunları bilmez mi, bilir elbette. Bu yaklaşım şüphesiz ki taktik bir yaklaşımdır. Ancak taktik olarak da doğru olmadığını söylemek zorundayız.

    HDP’nin bugün taktik olarak durması gereken nokta, kendi farkını düzen partilerinden açıkça ortaya koyacak pozisyonda ısrardır. Barajı yıkıp atmamızdan sonra üzerimize gelen “makul olun” baskısını bu tür esnemeler ve nezaketlerle göğüsleyemeyiz. Zira bu baskıların ardı arkası kesilmeyecektir. Biz oyunu onların istediği alana çekilerek değil, kendi alanımızda kurmalıyız. Meclise girdik diye onların sitilinde oynamak zorunda değiliz, kendi sitilimizi yaratabiliriz. “Sizin makullük dediğiniz bu düzenin tüm rezilliğiyle sürmesi demektir. Eğer makulunuz buysa biz makul değiliz” diyebilmelidir HDP. Çok dikkatli davrandıklarını bilsek de eşbaşkanlarımızın dönem dönem ağızlarından dökülen “Türkiye’yi hükümetsiz bırakmayız”,  “sorumlu davranacağız”, “istikrarı bozmayız” değerlendirmeler HDP’yi durması gereken pozisyondan uzaklaştırmaktan başka işe yaramaz. Biz taktiklerimizi belirlerken ve kelimelerimizi seçerken siyasi elitin, köşe yazarlarının, uyduruk analizcilerin, PR’cı anket firmalarının değil yoksul halklarımızın ve emekçilerin gözlerinin içine bakmaya devam etmeliyiz.

    Bizim önerimiz, HDP’nin net bir biçimde bu düzenin olduğu gibi gitmesine yol açacak hiçbir pozisyona ortak olmayacağını belirginleştirmesi yönündedir. Koşulları, süreçleri, özneleri farklı olsa da SYRİZA’nın ilerleme yolu bize bir örnek teşkil edebilir. Geri adım, yanlış tarz ve gereksiz esnemeler bizi sıradanlaştıracak ve kazanamayacağımız bir alana çekecektir. Bizden en önemli silahımızı, bu düzenin dışına çıkabileceğimize, başka bir dünyayı mümkün kılabileceğimize ilişkin umudumuzu silikleştirmemizi istiyorlar. Kabul etmeyelim.

     

    Share. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Telegram Email

    İlgili İçerikler

    Kürt edebiyatının başyapıtı Mem û Zîn dijitalde

    22 Ekim 2026

    Diyarbakır Şehir Hastanesi şantiyesinde zafer: Yapı Yol-İş üyesi işçilerin direnişi 17’nci gününde kazandı

    18 Ekim 2026

    Avrupa Parlamentosu’nda Kürt Konferansı: “Abdullah Öcalan derhal serbest bırakılsın”

    14 Ekim 2026
    Destek Ol
    Yazılar
    Ahmet Kale

    Ölümünün 55. yılında Kıvılcımlı kitapları (III) Sahtekârlığı ifşa: 3. yazı

    Mahsuni Gül

    Hacı Bektaş Dergâhı Çelebilerine yönelik takibatlar: Yasaklar, soruşturmalar ve polis gözetimi

    Ahmet Kale

    Ölümünün 55. yılında Kıvılcımlı kitapları (III) Sahtekârlığı ifşa: 2. yazı

    Siyasi Haber

    Ölümünün 55. yılında Kıvılcımlı kitapları (III) Sahtekârlığı ifşa: 1. yazı

    Bağlantıda Kalın
    • Facebook
    • Twitter
    Seçtiklerimiz
    Ertuğrul Kürkçü

    Uçum kim gibi?

    Volkan Yaraşır

    Dekadans, faşizm ve kapitalist rasyon

    Alp Altınörs

    Ucuz hammadde avı

    M. Ender Öndeş

    Şimdi Che okuma zamanı

    Güncel Kalın

    E Bültene üye olun gündemden ilk siz haberdar olun.

    Siyasi Haber, “tarafsız” değil “nesnel” olmayı esas alır. Siyasi Haber, işçi ve emekçiler, kadınlar, LGBTİ+’lar, gençler, doğa ve yaşam savunucuları, ezilen etnik ve inançsal topluluklardan yanadır.

    Devletten ve sermayeden bağımsızdır.

    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    EMEK

    Basın emekçilerinden ortak ses: “Sansüre hayır, habere özgürlük!”

    24 Ekim 2026

    DİSK’e bağlı sendikalardan Kartal Meydanı’nda miting kararı: 29 Kasım’da yoksulluğa ve kayyımlara karşı kitlesel buluşma

    23 Ekim 2026

    Zonguldak’ta madende grizu patlaması: 3 işçi yaşamını yitirdi

    23 Ekim 2026
    KADIN

    AYM’nin süresiz nafaka iptaline kadınlardan tepki: “Haklarımızdan da hayatlarımızdan da vazgeçmeyeceğiz”

    23 Ekim 2026

    Kadınlar Fatmanur ve Hifa İkra için Taksim’de sokakta

    18 Ekim 2026

    Gülistan Doku dosyası: Tuncay Sonel ve siber çete üyesinin uyuşturucu yazışmaları dava dosyasında!

    5 Ekim 2026
    © 2026 Siyasi Haber. Designed by Fikir Meclisi.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.