Close Menu
Siyasi HaberSiyasi Haber

    Subscribe to Updates

    Get the latest creative news from FooBar about art, design and business.

    What's Hot

    Dr. Toros Korkmaz: “Çerçeve yasa çözüm için hukuksal zemin oluşturabilir”

    6 Ağustos 2026

    DEM Parti’den Adana’da plastik çöp protestosu: “İthalat derhal ve tamamen yasaklanmalı”

    6 Ağustos 2026

    İSG Uzmanı Deniz İpek: “Müfettiş gelmeden önce temizlenen fabrika güvenli değildir”

    6 Ağustos 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    • Güncel
      • Ekonomi
      • Politika
      • Dış Haberler
        • Dünya
      • Emek
      • Kadın
      • LGBTİ+
      • Gençlik
      • Ekoloji ve Kent
      • Haklar ve özgürlükler
        • Halklar ve İnançlar
        • Göçmen
        • Çocuk
        • Engelli Hakları
      • Yaşam
        • Eğitim
        • Sağlık
        • Kültür Sanat
        • Bilim Teknoloji
    • Yazılar

      Yasa Teklifi ve “bin kilometrelik yol”

      6 Ağustos 2026

      Kılı kırk yararak çalışma: Yasaklara ve sansüre karşı mücadele!

      5 Ağustos 2026

      1930 tarihli gizli genelge: Kadın öğretmenlere makyaj, takı ve gösterişli kıyafet yasağı

      5 Ağustos 2026

      Sürgünün çocuğu, direnişin bilgesi: George Habaş ve bugünün filistin’i

      31 Temmuz 2026

      Derelerin birliği

      30 Temmuz 2026
    • Seçtiklerimiz

      Üçüncü kutbun yeniden inşası

      6 Ağustos 2026

      Sınıfın kayıp asabiyesi ve sendikal arayışlar : Yapı, dönem, duygular

      3 Ağustos 2026

      Faşizmin normalleşmesi: Geç faşizm ve geç emperyalizm ilişkisi

      30 Temmuz 2026

      ILO 193 ve algoritmanın zincirleri

      29 Temmuz 2026

      “Devlet katkısı” aldatmacası!

      27 Temmuz 2026
    • Röportaj/Söyleşiler

      Dr. Toros Korkmaz: “Çerçeve yasa çözüm için hukuksal zemin oluşturabilir”

      6 Ağustos 2026

      Eski FARC komutanı Lida Ortiz: “Silahlı mücadeleden siyasi mücadeleye geçiş, silah bırakmaktan çok daha zor”

      20 Temmuz 2026

      Yıkıma karşı bir direniş ve yaşam alanı: 26. Evvel Temmuz Festivali

      16 Temmuz 2026

      İsviçre’de iltica belirsizliğine karşı direniş: Welat Aydın Federal Mahkeme önünde açlık grevinde

      3 Temmuz 2026

      Kuşadası Renkli Güvercin LGBTİ+ İnisiyatifi’nden Hikmet Hazer: “Bu yasak yalnızca bir gemiyi değil, LGBTİ+’ların kamusal yaşam hakkını hedef alıyor”

      30 Haziran 2026
    • Dosyalar
      • “Süreç” ve Sol
      • 30 Mart Kızıldere Direnişi
      • 8 Mart Dünya Kadınlar Günü 2022
      • AKP-MHP iktidar blokunun Kürt politikası
      • Cumhurbaşkanlığı Seçimleri
      • Ekim Devrimi 103 yaşında!
      • Endüstri 4.0 üzerine yazılar
      • HDK-HDP Tartışmaları
      • Kaypakkaya’nın tarihsel mirası
      • Ölümünün 69. yılında Josef Stalin
      • Mustafa Kahya’nın anısına
    • Çeviriler
    • Arşiv
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    Anasayfa » İktidarın rotası: ABD-AB-NATO ekseni

    İktidarın rotası: ABD-AB-NATO ekseni

    YUSUF KARADAŞ Evrensel için yazdı: "Erdoğan iktidarının Türkiye’yi siyasi, ekonomik ve askeri olarak ABD, AB ve NATO’ya daha fazla bağımlı hale getiren hamleleri bir yandan ülkeyi bölgedeki gerilim ve çatışmaların içine sürüklüyor ve öte yandan IMF’siz sermaye programlarıyla işçi sınıfı ve emekçi halkın yaşam koşullarını giderek zorlaştırıyor. "
    Yusuf Karadaş30 Ağustos 2024
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Reddit Tumblr Email
    Share
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, dün Brüksel’de Türkiye’nin 5 yıl aradan sonra tekrar davet edildiği Avrupa Birliği (AB) dışişleri bakanları gayriresmi toplantısına katıldı. AB’nin 5 yıl sonra yaptığı bu davet ve Türkiye’nin bu daveti memnuniyetle karşılaması, beklentileri farklı olsa da her iki tarafın ilişkilerde yeni bir dönemi başlatma isteğini ortaya koyuyor. Öte yandan önümüzdeki günlerde görev süresi dolacak olan ABD Ankara Büyükelçisi Jeff Flake, son dönemlerde ABD-Türkiye ilişkileri ve Türkiye’nin NATO içindeki önemine dair dikkat çekici açıklamalar yapıyor. Özellikle 2016’daki darbe girişiminden sonra Erdoğan iktidarı ile ilişkileri bozulan bu güçlerin son dönemlerde Türkiye’ye ilgisinin artması, Türkiye’yi kuşatan bölgelerdeki gelişmelerden ve bu bölgelerde Türkiye’ye biçilen görevlerden bağımsız değil. Ancak bu ilgide ve ilişkilerin hızlı bir seyir ilerlemesinde Erdoğan iktidarının ABD, NATO ve AB eksenine daha fazla bağlanma yönünde attığı adımların da önemli bir rolü bulunuyor.

    ABD Ankara Büyükelçisi Flake, haziran ayında Reuters haber ajansına verdiği röportajda “Ukrayna’daki savaşın Ankara’nın NATO’ya ve Batı’ya olan bağlılığını gösterdiğini” belirterek “Türkiye’nin Batı ile ilişkilerinin ve ABD ile ortaklığının hiç olmadığı kadar güçlü olduğunu” söylemişti. Flake, geçtiğimiz günlerde Politico dergisine verdiği röportajda da 2016’daki darbe girişiminden sonra ABD’nin Erdoğan iktidarını desteklemekte yavaş kaldığı konusunda öz eleştiri yapıyor -ki, darbe girişiminden hemen sonra Rusya Lideri Putin tarafından aranan Erdoğan, dönemin ABD Başkanı Obama tarafından aranmamıştı. Ancak bu ayın başında Ankara’da aralarında ABD, Rusya ve Almanya’nın da yer aldığı 7 ülke arasındaki esir takasındaki rolü konusunda Erdoğan iktidarından övgüyle söz eden Flake, bu takastan sonra Erdoğan’ın Biden tarafından aranırken bu kez Putin tarafından aranmadığını ve dolayısıyla ilişkilerin tersine döndüğü vurguluyordu. Flake ayrıca kendisinden sonra gelecek büyükelçiye de “Büyüyen bir bölgesel güç ve NATO’nun ikinci büyük ordusuna sahip Türkiye ile ilişkilerin geliştirilmesi için her cephede çalışması” nasihatini vermeyi de unutmuyor.

    Ukrayna savaşı; ABD, AB ve NATO’nun Rusya ve Çin ile hegemonya mücadelesinin önemli alanlarından birini oluşturuyor. Türkiye’deki iktidar bu savaş sürecinde Ukrayna’ya askeri destek (başta Bayraktar TB2 SİHA’ları) vermekle kalmadı, NATO’nun çizdiği hattın da dışına çıkmadı. Dolayısıyla Ukrayna savaşı, Batılı emperyalistlerle yaşadığı kimi sorunlara rağmen Erdoğan iktidarının emperyalistler arasındaki egemenlik mücadelesinin hangi tarafında yer aldığını açık bir biçimde gösterdi.

    Haziran ayında İsviçre’de yapılan ve Rusya’nın davet edilmediği ‘Ukrayna barış zirvesi’nin sonuç bildirgesinde barış görüşmelerinin başlaması için Rusya’nın işgal ettiği topraklardan çekilmesi maddesi yer almıştı. Türkiye’nin de aralarında yer aldığı 80 ülke tarafından imzalanan bu bildirgeye Brezilya, Hindistan, S. Arabistan, BAE’nin de aralarında yer aldığı 8 ülke imza koymamıştı. Hindistan Başbakanı Modi’nin 23 Ağustos’ta Ukrayna’ya gerçekleştirdiği ziyaret sonrasında açıklamalar yapan Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy, Hindistan ilk bildirgeye imza atmadığı için kasım ayında yapılması planlanan ikinci barış zirvesinin Hindistan’da yapılmayacağını; bu konuda Türkiye’nin de aralarında yer aldığı ve bildirgeye imza atan 4 ülke ile görüşmeler yaptıklarını belirtmişti.

    Böylesi bir süreçte ABD ve NATO’nun Türkiye’nin rolünden övgüyle söz ettiği Ukrayna savaşının en önemli gündem maddelerinden birini oluşturduğu AB dışişleri bakanları gayriresmi toplantısına Türkiye’nin davet edilmesi daha anlaşılır oluyor. Bu yazı yazılırken sonuçları henüz açıklanmamış olan bu toplantıda Ukrayna savaşının yanı sıra Ortadoğu, Doğu Akdeniz ve Kıbrıs, Karadeniz, Kafkasya, mülteci sorunu gibi Türkiye’yi doğrudan ilgilendiren birçok önemli gündem maddesi yer alıyor.

    ABD, NATO ve AB’nin Türkiye konusundaki beklentilerindeki yükselişi, Erdoğan iktidarının yaşadığı ekonomik ve siyasi sıkışmışlığın da etkisiyle son dönemde bu beklentileri karşılama yönünde attığı adımlardan bağımsız düşünmemek gerekiyor.

    Ukrayna savaşının yarattığı saflaşmanın en önemli dönemeçlerinden biri Finlandiya ve İsveç’in NATO üyeliklerinin onaylanması idi. Erdoğan iktidarı bu konuyu ilk başlarda bir pazarlık konusu yapmaya çalışsa da ABD’nin baskısı karşısında geri adım attı.

    Türkiye’nin ABD-NATO ile yakın dönemde yaşadığı en önemli sorunlardan biri de Rusya’dan S-400 hava savunma sisteminin satın alınmasıydı. Erdoğan iktidarının “acil savunma ihtiyacı” gerekçesiyle 2017’de 2.5 milyar dolara satın aldığı ve ilk parçaları 2019’da teslim edilen S-400’ler o gün bugündür hangarlarda bekletiliyor. Son günlerde Erdoğan yönetiminin S-400’lerden kurtulmak için onları Pakistan ya da Hindistan’a satması senaryoları konuşuluyor.

    Bu dönemde Türkiye’nin en büyük enerji tedarikçisi Rusya’ya olan bağımlılığın azaltılması ve ABD-NATO eksenine bağlanma yönünde atılan bir diğer önemli adım da BOTAŞ ile ABD’li enerji tekeli ExxonMobil arasında 10 yıllık LNG (sıvılaştırılmış doğal gaz) anlaşması yapılmasıydı.

    İsrail’deki Netanyahu yönetimi Gazze’deki saldırı, işgal ve katliamlarını bölgesel bir savaşa çevirecek hamleler yaparken ABD emperyalizmi de bu saldırganlığa desteğinin bir ifadesi olarak Doğu Akdeniz’deki askeri varlığını arttırıyor. Filistin ve Gazze konusunda en başından itibaren iç kamuoyunu yedeklemeye yönelik istismarcı bir tutum takınan iktidar partisi AKP’nin Sözcüsü Ömer Çelik, ABD’nin Doğu Akdeniz’e gönderdiği savaş gemilerini “Oraya başka devletlerin gönderdiği her savaş gemisi, her uçak gemisi şiddet sürsün, şiddet bölgeye daha çok yayılsın diyenlerin işine yarayacak bir vesile sunmuş olacak” sözleriyle eleştirmişti. Ancak Çelik’in “eleştirisinin” üzerinden çok geçmeden 13-17 Ağustos tarihleri arasında ABD ve ilk amfibi savaş gemisi TCG Anadolu’nun da yer aldığı Türk savaş gemilerinin Doğu Akdeniz’de ortak bir deniz tatbikatı düzenledikleri ortaya çıktı.

    Tıpkı Ukrayna savaşı gibi Doğu Akdeniz’de Türkiye-ABD ortak deniz tatbikatı da Erdoğan iktidarının bölgedeki egemenlik mücadelesi ve olası bölgesel savaşın hangi tarafında yer aldığını açık bir biçimde ortaya koyuyor.

    Erdoğan iktidarının Türkiye’yi çevreleyen gelişmeler ve emperyalist egemenlik mücadelesi karşısındaki tutumunu ve attığı adımları anlamak için Milli Savunma Bakanı Güler’in geçtiğimiz günlerde Reuters haber ajansına yaptığı “Önceliğimiz önemli bir müttefik olarak NATO’ya karşı sorumluluklarımızı yerine getirmek ve müttefiklerimizle dayanışmayı güçlendirmektir” açıklamasına dikkat çekmek gerekiyor.

    İktidarın askeri ve siyasal alanda attığı bu adımları ekonomik alanda Şimşek’in IMF’siz IMF programı olarak adlandırılan işçi ve emekçilere yönelik saldırı programı tamamlıyor. Bu yüzden ücretlerin düşürülmesi, vergilerin arttırılması ve zamların devam etmesi üzerinden işçileri, emeklileri ve üreticileri açlık, işsizlik ve yoksullukla karşı karşıya bırakan bu ekonomik program IMF’nin “Türkiye’de uygulanan ekonomik politikaların önemli bir dönüşüm geçirdiği ve bu dönüşümün(…) kriz risklerini belirgin bir şekilde azalttığı ve güveni artırdığı” değerlendirmesinin yer aldığı raporunda da övülüyor.

    Erdoğan iktidarının Türkiye’yi siyasi, ekonomik ve askeri olarak ABD, AB ve NATO’ya daha fazla bağımlı hale getiren hamleleri bir yandan ülkeyi bölgedeki gerilim ve çatışmaların içine sürüklüyor ve öte yandan IMF’siz sermaye programlarıyla işçi sınıfı ve emekçi halkın yaşam koşullarını giderek zorlaştırıyor. Bu süreç, işçi-emekçilerin iş ve ekmeği ile ülkenin bağımsızlığı ve bölgede barış mücadelesini daha önce olmadığı kadar birbirine bağlıyor.

    Share. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Telegram Email

    İlgili İçerikler

    Üçüncü kutbun yeniden inşası

    6 Ağustos 2026

    Sınıfın kayıp asabiyesi ve sendikal arayışlar : Yapı, dönem, duygular

    3 Ağustos 2026

    Ankara Emek ve Demokrasi Güçleri: “NATO tutsaklarına özgürlük”

    2 Ağustos 2026
    Destek Ol
    Yazılar
    Tuncay Yılmaz

    Yasa Teklifi ve “bin kilometrelik yol”

    Korkut Akın

    Kılı kırk yararak çalışma: Yasaklara ve sansüre karşı mücadele!

    Mahsuni Gül

    1930 tarihli gizli genelge: Kadın öğretmenlere makyaj, takı ve gösterişli kıyafet yasağı

    Asya Erdal

    Sürgünün çocuğu, direnişin bilgesi: George Habaş ve bugünün filistin’i

    Bağlantıda Kalın
    • Facebook
    • Twitter
    Seçtiklerimiz
    Ertuğrul Kürkçü

    Üçüncü kutbun yeniden inşası

    Hakan Koçak

    Sınıfın kayıp asabiyesi ve sendikal arayışlar : Yapı, dönem, duygular

    Volkan Yaraşır

    Faşizmin normalleşmesi: Geç faşizm ve geç emperyalizm ilişkisi

    Kıvanç Eliaçık

    ILO 193 ve algoritmanın zincirleri

    Güncel Kalın

    E Bültene üye olun gündemden ilk siz haberdar olun.

    Siyasi Haber, “tarafsız” değil “nesnel” olmayı esas alır. Siyasi Haber, işçi ve emekçiler, kadınlar, LGBTİ+’lar, gençler, doğa ve yaşam savunucuları, ezilen etnik ve inançsal topluluklardan yanadır.

    Devletten ve sermayeden bağımsızdır.

    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    EMEK

    İSG Uzmanı Deniz İpek: “Müfettiş gelmeden önce temizlenen fabrika güvenli değildir”

    6 Ağustos 2026

    Panelsan işçileri sendikal hakları için fabrika önünde direnişe başladı

    4 Ağustos 2026

    Doruk Madencilik işçilerinin Meclis yürüyüşü engellendi: “Haklarımızı alana kadar Ankara’dan ayrılmayacağız”

    4 Ağustos 2026
    KADIN

    TKDF Temmuz 2026 Raporu: İlk 7 ayda 231 kadın erkek şiddeti ve şüpheli ölümler sonucu hayatını kaybetti

    6 Ağustos 2026

    1930 tarihli gizli genelge: Kadın öğretmenlere makyaj, takı ve gösterişli kıyafet yasağı

    5 Ağustos 2026

    EŞİK kuruluş yıl dönümünde duyurdu: “İstanbul Sözleşmesi’nden ve haklarımızdan vazgeçmiyoruz”

    1 Ağustos 2026
    © 2026 Siyasi Haber. Designed by Fikir Meclisi.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.