Close Menu
Siyasi HaberSiyasi Haber

    Subscribe to Updates

    Get the latest creative news from FooBar about art, design and business.

    What's Hot

    Türkiye’de cezaevlerinde “kapasite patlaması”: Doluluk %40’a ulaştı, zorunlu sevkler hak ihlallerini derinleştiriyor

    26 Temmuz 2026

    Kocaeli’de Kürtçe stand-up gösterisinde krizi: Gösteriye 8 dakika kala gelen “izin” tepki çekti

    26 Temmuz 2026

    Devrimci sendikacı Kenan Budak katledilişinin 45. yılında anıldı  

    26 Temmuz 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    • Güncel
      • Ekonomi
      • Politika
      • Dış Haberler
        • Dünya
      • Emek
      • Kadın
      • LGBTİ+
      • Gençlik
      • Ekoloji ve Kent
      • Haklar ve özgürlükler
        • Halklar ve İnançlar
        • Göçmen
        • Çocuk
        • Engelli Hakları
      • Yaşam
        • Eğitim
        • Sağlık
        • Kültür Sanat
        • Bilim Teknoloji
    • Yazılar

      Lilith ile Adem’in savaşının ‘’Binbir Gece’’si ve ‘’Binbir Gündüz’’ü

      25 Temmuz 2026

      Lozan Antlaşması’nın paradigması

      24 Temmuz 2026

      Türkiye’nin ayrıştırıcı gücü: CHP

      23 Temmuz 2026

      Bir cezaevi sevki değil, hukukun sessizliği

      22 Temmuz 2026

      Bir teşhir metni olarak Kefernahum

      16 Temmuz 2026
    • Seçtiklerimiz

      En zayıf olanın kudreti!

      26 Temmuz 2026

      Neden KESK ?

      25 Temmuz 2026

      SGK 2025 yılı iş kazası ve meslek hastalıkları istatistikleri

      20 Temmuz 2026

      Terminatör Trump, kurtarıcı Pakistan ve sonsuz savaş…

      19 Temmuz 2026

      DEM Parti Kongresi’ne Giderken (4) – Yeniden yapılanmanın toplumsal perspektifi: Komün

      18 Temmuz 2026
    • Röportaj/Söyleşiler

      Eski FARC komutanı Lida Ortiz: “Silahlı mücadeleden siyasi mücadeleye geçiş, silah bırakmaktan çok daha zor”

      20 Temmuz 2026

      Yıkıma karşı bir direniş ve yaşam alanı: 26. Evvel Temmuz Festivali

      16 Temmuz 2026

      İsviçre’de iltica belirsizliğine karşı direniş: Welat Aydın Federal Mahkeme önünde açlık grevinde

      3 Temmuz 2026

      Kuşadası Renkli Güvercin LGBTİ+ İnisiyatifi’nden Hikmet Hazer: “Bu yasak yalnızca bir gemiyi değil, LGBTİ+’ların kamusal yaşam hakkını hedef alıyor”

      30 Haziran 2026

      “Açlık grevine biz karar vermedik, buna mecbur bırakıldık”

      27 Haziran 2026
    • Dosyalar
      • “Süreç” ve Sol
      • 30 Mart Kızıldere Direnişi
      • 8 Mart Dünya Kadınlar Günü 2022
      • AKP-MHP iktidar blokunun Kürt politikası
      • Cumhurbaşkanlığı Seçimleri
      • Ekim Devrimi 103 yaşında!
      • Endüstri 4.0 üzerine yazılar
      • HDK-HDP Tartışmaları
      • Kaypakkaya’nın tarihsel mirası
      • Ölümünün 69. yılında Josef Stalin
      • Mustafa Kahya’nın anısına
    • Çeviriler
    • Arşiv
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    Anasayfa » HDP’li Beştaş: Mehmet Altun bir örgütlülüğün, bir organizasyonun içinde

    HDP’li Beştaş: Mehmet Altun bir örgütlülüğün, bir organizasyonun içinde

    Siyasi Haber31 Ocak 2022
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Reddit Tumblr Email
    Share
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    Konya Meram’da yaşanan katliamı değerlendiren HDP Grup Başkanvekili Meral Danış Beştaş, “Arkasında bir güç olmadan böyle bir cinayete girişemeyeceklerini görebiliriz. Mehmet Altun tek bir kişi değil. Bu hayatın olağan akışına aykırı” ifadelerini kullandı.

    Geçen yıl 30 Temmuz’da Konya’da yaşanan ve Dedeoğulları ailesinden 7 kişinin öldüğü katliamı gerçekleştiren Mehmet Altun’un yaptığı yolculuklar, katliamdan önce İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa ve Eskişehir’de kaldığı lüks oteller ve yaşadığı mahalleler de katilin üzerindeki soru işaretlerini artırdı.

     

    Katliamdan önce 124 bin 199 TL kredi çekti

    Mali Suçları Araştırma Kurulu’nun (MASAK) hazırladığı rapor, Altun’un nasıl krediler kullandığını rakamlarıyla ortaya koydu. Altun gibi işsiz birinin, tam da Keleş ve Dedeoğulları aileleri arasındaki gerginlik hat safhaya ulaştığı ve Mayıs 2021’de yaralamalı kavgaya dönüştüğü dönemin öncesinde iki ayrı bankadan 15 gün içinde tam 124 bin 199 TL kredi çektiği görüldü.

     

    Ağırlıkla alüminyum doğramacılarda işçi olarak çalışan Mehmet Altun’un yaşamı, Keleş ailesinin  Dedeoğulları’na yönelik 12 Mayıs’taki saldırısından sonra birden değişmeye başladı. 

     

    Lüks otellerde konaklamış

    Mehmet Altun, geçen yıl Mayıs ayının ortalarından sonra Konya dışına çıkmaya başladı. Kendisinin savunmalarına göre çektiği kredilerle iş kuracaktı. Bunun için Ankara’da, İstanbul’da, Bursa’da, Eskişehir’de dolaşıyor, işportacılık yapmak istiyor, araştırmalar yapıyordu. Bunlar Altun’un iddialarıydı ama yaşayış şekli ve uğradığı yerlerin bu projeyle hiç ilgisi yoktu.

     

    Nitekim, HTS kayıtları da ortaya koydu ki Altun’un telefonu 20 Mayıs’ta Antalya Lale Apart Otel’den sinyal verdi, iki gün sonra da Muğla Milas’taydı. Orada da kısa kaldı, üç gün sonra İzmir-Gaziemir’e, 27 Mayıs’ta da İstanbul’a geçti. İstanbul’da kaldığı yer, Hilton Oteli’ydi. Telefonu buradan iki gün boyunca sinyal verdi.

     

    Gazeteci Ersan Atar, Kısa Dalga’da yayınlanan podcast’te, bütün bu gelişmeler ışığında tetikçinin nasıl bir sosyo-ekonomik ortamda yaşadığını, yolculuklarını, siyasi söylemin etkisiyle artan ayrımcılığını HDP Grup Başkanvekili Meral Danış Beştaş ile konuştu. Beştaş’a göre Meram katliamının tetikçisi Mehmet Altun, “Bir örgütlülüğün, bir organizasyonun içinde yer alıyor.”

     

    “Arkasında bir güç olmadan böyle bir cinayete girişemeyeceklerini görebiliriz”

    “Mehmet Altun’u diğer tetikçilerden, Onur Gencer mesela Deniz Poyraz’ın katili ya da Hrant Dink cinayetindeki şahıslara bakarak genel olarak bir tahlil yapmak gerekirse bunların arkasında bir güç olmadan böyle bir cinayete girişemeyeceklerini görebiliriz. Hem maddi açıdan hem yaşadıkları ortam hem de geleceklerinin güvensiz olması sebebiyle” diye söze başlayan Beştaş, konuşmasını şöyle sürdürdü:

     

    “Şimdi milliyetçilik, ırkçılık, ülkücülük maalesef farklı demografik yapılarda, toplumsal katmanlarda değişik şekillerde ortaya çıkabiliyor. Ama maalesef şöyle bir reailete de var: Birçok araştırmada da okuduğum kadarıyla ortaya çıkıyor, şu anda örnek veremeyeceğim ama yoksul, işsiz ve benzeri kişilerde, kesimlerde bu fikrin daha çabuk tutulduğu hatta ‘eğitim düzeyi’ konusunda da etken olduğu tahlil ediliyor. Yani şunu söylemeye çalışıyoruz; bir kere Mehmet Altun tek bir kişi değil. Bu hayatın olağan akışına aykırı. 

     

    Konya’da yaşayan biri, işsiz biri. Tek başına bu cinayeti düşünüp, planlayıp gidip işleyecek bir konumda değil. Kaldığı beş yıldızlı otelleri ve benzeri şeyleri de düşünecek olursak arkasında ciddi bir lojistik desteğin, parasal desteğin olduğunu da görebiliyoruz. Yani işte taksi kullanıyor, lüks otellerde kalıyor ama yaşamı bunlarda tezat arz ediyor. 

     

    Bence Mehmet Altun bir örgütlülüğün, bir organizasyonun içinde. Ve bu tabi ki diğer meselelerde olduğu gibi siyasi iradeden, bu konuda yapılan yayınlardan, ayrımcılıktan, hedef göstermeden bağımsız değil. Mehmet Altun’un tek olmadığını, çok net bir şekilde ifade edebilirim. İnancım da bu, veriler de bu. Benzer olaylarda da bunu doğrulayan çok sayıda veri var.”

    Ersan Atar, Beştaş’a “Konya – Meram’daki saldırının ırkçı saiklerle işlendiğini iddia ettiniz, sizi bu sonuca götüren neydi?” sorusunu sordu. Beştaş’ın cevabı tetikçi Mehmet Altun’un yaşadığı toplumsal ve siyasi atmosferi de özetliyor:

     

    “Kürtler’e karşı açık bir adı konulmamış ‘savaş’ var ”

    “Bu sonuca nasıl varıyoruz? Birincisi Kürt düşmanlığının geldiği aşama. Şu anda Kürtler’e karşı açık bir adı konulmamış ‘savaş’ var diyeceğim ama bunu bildiğimiz anlamda bir savaş olarak algılamayın lütfen. Söylemsel olarak, siyasi olarak kendi kimliğini ifade etmek isteyen, talep eden, Kürtlüğünü yaşamak isteyen, Kürt meselesinin çözümünü isteyen insanların tamamı bir kere terörize ediliyor, terörist ilan ediliyor. 

     

    Bu konuda özellikle AKP ve MHP bloğu bunu çok çok yüksek bir noktaya taşıdılar ve onları dinleyen herhangi bir Türkiye yurttaşı -bu Türk de olabilir, Çerkez de olabilir, başka bir kimlikte de olabilir-  Kürtler’e karşı bir öfke duyuyor. Bir nefret duyuyor. Ve tabi ki o ‘Türkçülük’ dediğimiz, önünde Türklük sözleşmesinin tarihten beri süzülen etkileriyle birleşince de bu ırkçılığın saldırganlığa dönüştüğünü görebiliyoruz.

     

    Aslında bu sadece Konya – Meram değil. Bu mevsimlik tarım işçilerine olan saldırılardan, birçok ilde Kürtçe konuştuğu için ya da çeşitli bahanelerle Kürtler’e saldırıldığını, öldürüldüğünü biliyoruz. Ve genellikle iktidar bloğunca bunun Kürtler’e karşı olmadığı -her seferinde farklı bir gerekçeyle mesela ‘Meram’da kediyle ilgili bir tartışma var, başka bir yerde işle ilgili bir tartışma var, başka bir yerde ekonomik bir sebep’ gibi-  kamufle edilmeye çalışılıyor. 

     

    Sanki biz ‘ırkçı bir cinayettir’ derken bunu büyütmek istiyoruz gibi bir algı yaratıyorlar. Aksine biz Türkiye’de ırkçılığın bitmesi için mücadele eden bir partiyiz. Biz Türkiye’de Türklerin, Kürtlerin ya da diğer kimlik ve inançların ayrımsız yaşaması için mücadele eden bir partiyiz. Bu nedenle (bu konunun nedeninin) ırkçılık olmasını en son isteyecek kişiler ve parti biziz. Fakat bu sorunun çözümünün, adını koymadan mümkün olmadığına inanıyoruz. 

     

    Bir mesele neyse önce yüzleşmek gerekiyor. Hakikat temelinde yaklaşmak gerekiyor. ‘Irkçılık değildir ya da ırkçı yaklaşımla, saikle işlenmemiştir’ dediğimizde gerçek ortadan kaybolmuyor. Meram’la ilgili de bunu söylemeye çalıştım. Keşke böyle olmasaydı ama maalesef durum bu.”

     

    “Oradaki komşular, Kürtler’i orada yaşama hakkı olmayan yurttaşlar olarak görüyorlar”

    Meral Danış Beştaş, “Bu ve benzeri saldırıların planlı bir şekilde gerçekleşmesi için bundan birilerinin çıkarının olması gerekir. Size göre bu saldırıyı planlayanların amacı neydi?” sorusunu ise şöyle yanıtlıyor:

     

    “Özgün olarak bu meseleye yoğunlaşırsak, mesela Barış Dedeoğlu bu 12 Mayıs saldırısından sonra ifade veriyor hatırladığım kadarıyla ve diyor ki ‘orada yaşayan tek Kürt aileyiz. Ve 15 yılı aşkın bir süredir bizim de zaman zaman komşularımız, akrabaları bize sataşıyorlar, işte bize saldırıyorlar ve diyorlar ki burada Kürtleri barındırmayacağız.’ 

     

    Bu saldırıya da böyle geliyorlar ve saldırıyorlar. Bu özel olay için söylüyorum, Meram için. Ve buradan bu özgün olay için şunu anlıyoruz: Türkler, oradaki komşular, Kürtler’i orada yaşama hakkı olmayan yurttaşlar olarak görüyorlar. Sanki dışarıdan yabancılar gelmiş, kendi topraklarını, kendi illerinde, ilçelerinde, köylerinde, ne dersek diyelim, kendi rızkına, hakkına el koyacak insanlar olarak görüyor. 

    Bunun kökeninde de ‘biz Türkler olarak bu ülkenin sahibiyiz, Kürtler misafir, gitsinler kendi bölgelerinde yaşasınlar’ gibi bir arka plan olduğu kanaatindeyim sosyolojik olarak. Bunu farklı olaylarda da görebiliyoruz, farklı değerlendirmelerde. Çok örneği var. Konya’nın geneline ilişkin de, bildiğim kadarıyla, -hani Konya’da yaşamadım ama okumalarımızdan ve yansıyanlardan- bütün Konya’ya yığılmadan ziyade belirli bölgelerde yoğunlaşmış Kürt nüfus var. Orada bir arada oldukları için belki bu saldırılar çok olmuyor ama bir iki ailenin, birkaç ailenin başka bir yerde tamamen Türkler arasında olması bu meseleye neden olabiliyor. Onları çıkaralım, rahat edelim, burada yaşama hakları yok gibi tam da ırkçı bir saikle yaklaşım oluyor. Ama totalde de Kürtlere yaklaşımda maalesef böyle bir olgu var. Sosyolojik olarak da var… Bu ırkçılığın yaygınlaştığını görüyoruz. Bu çok tehlikeli bir durum tabi ki. Bunun hep birlikte önüne geçmemiz gerekiyor.”

     

    Mehmet Altun’la ilgili ayrıntılı bilgilerin paylaşıldığı ve özel olarak Hrant Dink’i katleden Ogün Samast ve Danıştay saldırısını gerçekleştiren Alparslan Arslan ile arasındaki benzerlikleri gösteren söyleşinin tamamını okumak ya da dinlemek için buraya tıklayın.

    Share. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Telegram Email

    İlgili İçerikler

    Türkiye’de cezaevlerinde “kapasite patlaması”: Doluluk %40’a ulaştı, zorunlu sevkler hak ihlallerini derinleştiriyor

    26 Temmuz 2026

    Kocaeli’de Kürtçe stand-up gösterisinde krizi: Gösteriye 8 dakika kala gelen “izin” tepki çekti

    26 Temmuz 2026

    Devrimci sendikacı Kenan Budak katledilişinin 45. yılında anıldı  

    26 Temmuz 2026
    Destek Ol
    Yazılar
    Asya Erdal

    Lilith ile Adem’in savaşının ‘’Binbir Gece’’si ve ‘’Binbir Gündüz’’ü

    Toros Korkmaz

    Lozan Antlaşması’nın paradigması

    Mehmet Murat Yıldırım

    Türkiye’nin ayrıştırıcı gücü: CHP

    Ömer Bölüm

    Bir cezaevi sevki değil, hukukun sessizliği

    Bağlantıda Kalın
    • Facebook
    • Twitter
    Seçtiklerimiz
    Fehim Taştekin

    En zayıf olanın kudreti!

    Özgür Müftüoğlu

    Neden KESK ?

    Bedri Tekin

    SGK 2025 yılı iş kazası ve meslek hastalıkları istatistikleri

    Fehim Taştekin

    Terminatör Trump, kurtarıcı Pakistan ve sonsuz savaş…

    Güncel Kalın

    E Bültene üye olun gündemden ilk siz haberdar olun.

    Siyasi Haber, “tarafsız” değil “nesnel” olmayı esas alır. Siyasi Haber, işçi ve emekçiler, kadınlar, LGBTİ+’lar, gençler, doğa ve yaşam savunucuları, ezilen etnik ve inançsal topluluklardan yanadır.

    Devletten ve sermayeden bağımsızdır.

    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    EMEK

    Devrimci sendikacı Kenan Budak katledilişinin 45. yılında anıldı  

    26 Temmuz 2026

    Özel sektör öğretmenlerinin direnişinde önemli kazanım: Bakanlık masayı kuruyor

    25 Temmuz 2026

    Doruk Madencilik’te işçilerin kararlı direnişi kazandı: Brikmiş alacaklar ödendi

    24 Temmuz 2026
    KADIN

    AKP iktidarında kadın hakları ve can güvenliği raporu: Binlerce kadın katledildi

    22 Temmuz 2026

    Cezaevi izninde vahşet: Antep’te cezaevinden izinli çıkan şahıs, boşandığı kadını katledip intihar etti!

    13 Temmuz 2026

    KCDP 2026 ilk yarı raporunu açıkladı: 150 kadın katledildi, 151 şüpheli ölüm var!

    13 Temmuz 2026
    © 2026 Siyasi Haber. Designed by Fikir Meclisi.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.