KESK Mersin Şubeler Platformu, KHK ile ihraç edilen ve dün yaşamına son veren Fatma Demirel başta olmak üzere hukuksuzca ihraç edilerek açlığa sefalete mahkum edilen tüm kamu emekçileri için basın açıklaması gerçekleştirildi.
Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) Mersin Şubeler Platformu, Diyarbakır Çocuk Hastanesinde çalışırken Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile ihraç edilen ve yaşamına son veren Fatma Demirel başta olmak üzere hukuksuzca ihraç edilip, açlığa sefalete mahkum edilen tüm kamu emekçileri için basın açıklaması gerçekleştirildi.
KESK Mersin Şubeler Platformu adına basın açıklamasını okuyan Eğitim Sen Şube Başkanı Mahmut Sümbül, “KHK rejiminden sonra hayatını kaybeden onlarca arkadaşımız gibi onu da kalbimize gömdük ve mücadelesini yaşatacağımızın sözünü veriyoruz. Hiçbir hukuki delil olmadan bir anda haksız ve hukuksuz bir şekilde işlerinden edilen son arkadaşımız göreve dönene kadar susmayacağız” dedi.
“Açlık ve sefalete mahkum etmek insanlık suçudur”
Bu zulmün yaşatılmasında payı olanların yargılanacağını ve hem kamuoyu vicdanında hem de hukuk önünde hesap vereceklerini söyleyen Sümbül, “Aileleriyle birlikte yüzbinlerce insanın, anayasal haklarının ellerinden alınarak açlık ve sefalete mahkûm ettirilerek biat ettirilmeye çalışılması aynı zamanda insanlık suçudur. Bu suça iktidar, OHAL Komisyonu üyeleri ve iktidarın ihtiyacına uygun raporlar hazırlayan yerel kamu idarecileri ortaktırlar” ifadesinde bulundu.
KHK’lar eliyle Resmi rakamlara göre 125.678 kamu görevlisinin KHK’lar eliyle ihraç edildiğini ifade eden Sümbül, “Haksız, hukuksuz şekilde 4.270’i OHAL KHK’leriyle, 431’i bu süreçteki Yüksek Disiplin Kurulu kararlarıyla ve 60’ı 375 sayılı KHK’nın geçici 35. Maddesi ile olmak üzere KESK’e bağlı sendikaların toplam 4.761 üyesi ihraç edildi” dedi.
“OHAL İnceleme Komisyonu suç işliyor”
Sümbül, “Tam beş yıldır neredeyse her gün söylüyoruz, bir kez daha ifade edelim; bir oyalama aracı olarak kurulan, iktidara bağlı, iktidarın talimatlarıyla hareket eden OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu hukuk karşısında suç işliyor. Görevde kaldığı her gün suçu katlanarak büyüyor ve çifte maaş almaya devam ediyor. Komisyonun ret ettiği dosyalara itirazların yapıldığı mahkemeler bugüne kadar KESK’lilerin 312 dosyasını karara bağlamış, bu dosyalardan sadece 10’u için iade kararı vermiştir. Burada da red oranı yüzde 99 olmuştur” şeklinde konuştu.
“OHAL Komisyonu derhal lağvedilmelidir”
Sümbül, “Hukuka ve uluslararası sözleşmelere aykırı, etkin olmayan, denetlenemeyen, kendisini anayasa ve yasalar üstü gören, hükümetin bir organı gibi çalışan ve idari bir mekanizma olan OHAL Komisyonu derhal lağvedilmelidir” diyerek haklarında memuriyeti engelleyen herhangi bir kesinleşmiş yargı kararı bulunmayan, hukuken suç olmayan gerekçelerle ihraç edilen tüm kamu görevlilerinin bütün haklarıyla birlikte derhal görevlerine iade edilmesi gerektiğini aktardı.
Ayrıca Sümbül, hukuksuz ihraçlardan dolayı mağdur olan tüm kamu emekçilerinin maddi, manevi hak kayıplarının karşılanması gerektiğini söyleyerek, mağdur olan ihraç kamu emekçilerinin mağduriyet giderilinceye ve hukuksuz ihraç edilen tüm kamu emekçileri görevlerine iade edilinceye kadar mücadele etmeye devam edeceklerini açıkladı.
Sümbül’ün konuşmasının devamı şu şekilde:
“Hukuk garabetlerinden biri de Barış Akademisyenlerine ilişkin komisyonun aldığı kararlardır. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) Barış Akademisyenleri hakkında yapılan başvuruları hükümete bildirmesinden sonra, hükümetin vereceği cevaba malzeme sağlamak üzere, 28 Ekim 2021 tarihinden itibaren peş peşe ret kararları vermektedir.
6 Kasım 2020 tarihinde gözaltına alınıp serbest bırakılan ve haklarında yürütülen adli soruşturmalarda beraat ve takipsizlik kararı verilen biri Çanakkale, biri Yalova üyesi 19’u Diyarbakır Eğitim Sen şubelerinin üyesi olmak üzere 21 arkadaşımız OHAL’in devamını sağlayan 375 sayılı KHK’nın geçici 35.maddesiyle mesleklerinden çıkarılmıştır. Hukuksuz Uygulamalar Bizi Yıldıramaz. Tutuklamalara, Baskılara ve İhraçlara Boyun Eğmedik Eğmeyeceğiz. OHAL uygulaması derhal sona ermeli ve geçici 35. madde kaldırılmalıdır.”