Close Menu
Siyasi HaberSiyasi Haber

    Subscribe to Updates

    Get the latest creative news from FooBar about art, design and business.

    What's Hot

    ÖHD: Newroz sonrası çocuklara yönelik gözaltı ve tutuklamalar hak ihlali

    30 Mart 2026

    AB’de yeni göç dönemi: Sert politikalar yürürlüğe giriyor

    30 Mart 2026

    Jet yakıtı fiyatları artıyor: uçak biletlerine zam, sefer sayısında azalma yolda

    30 Mart 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    • Güncel
      • Ekonomi
      • Politika
      • Dış Haberler
        • Dünya
      • Emek
      • Kadın
      • LGBTİ+
      • Gençlik
      • Ekoloji ve Kent
      • Haklar ve özgürlükler
        • Halklar ve İnançlar
        • Göçmen
        • Çocuk
        • Engelli Hakları
      • Yaşam
        • Eğitim
        • Sağlık
        • Kültür Sanat
        • Bilim Teknoloji
    • Yazılar

      Fedakârlık değil hak ihlali: Engelli politikalarında devletin geri çekilişi

      28 Mart 2026

      COP neyi başaramadı ve kapitalizmde yeşil dönüşüm mümkün mü?

      27 Mart 2026

      Eğitim kimin için ve ne için?

      26 Mart 2026

      Sınıf dayanışması: Mümkün olanı, mümkün kılmak gerek

      17 Mart 2026

      Rojava hakikatinin ışığında 6 – AKP-MHP İktidar Bloku’ndan kurtulmadan bölge ve ülkede barış mümkün değildir

      16 Mart 2026
    • Seçtiklerimiz

      İran savaşında gerçekliği kavramak, gerçekliği fiyatlamak

      30 Mart 2026

      Tarihimiz ve hakikat-sonrasının açmazları

      23 Mart 2026

      ABD kaybederse

      22 Mart 2026

      Komün dersleriyle geri geliyor

      19 Mart 2026

      ‘Cereyanlar’ kitabında yapılan yanlışlar üzerine

      19 Mart 2026
    • Röportaj/Söyleşiler

      Gazze’de soykırım hâlâ sona ermedi

      26 Mart 2026

      Iskalanmış Hayatlar: Tarihsel ayrımcılık, deprem ve Domariyi yitirmek

      23 Mart 2026

      HRANA: İran’daki protestolarda binlerce kişi öldürüldü, yüzlerce çocuk gözaltına alındı

      25 Şubat 2026

      Hatimoğulları: “Halk erken seçim isterse, biz hazırız; mobilizasyon kapasitesi en yüksek partiyiz”

      19 Şubat 2026

      Maden işkolunda bir kadın sendikacı

      15 Şubat 2026
    • Dosyalar
      • “Süreç” ve Sol
      • 30 Mart Kızıldere Direnişi
      • 8 Mart Dünya Kadınlar Günü 2022
      • AKP-MHP iktidar blokunun Kürt politikası
      • Cumhurbaşkanlığı Seçimleri
      • Ekim Devrimi 103 yaşında!
      • Endüstri 4.0 üzerine yazılar
      • HDK-HDP Tartışmaları
      • Kaypakkaya’nın tarihsel mirası
      • Ölümünün 69. yılında Josef Stalin
      • Mustafa Kahya’nın anısına
    • Çeviriler
    • Arşiv
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    Anasayfa » Bekir Ağırdır: Sistemin anahtarı HDP olacak

    Bekir Ağırdır: Sistemin anahtarı HDP olacak

    Siyasi Haber22 Kasım 2021
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Reddit Tumblr Email
    Share
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    Sistemin anahtarının HDP olduğunu belirten Bekir Ağırdır, “Tüm siyasi kısıtlamalara, örgütündeki tutuklamalara karşı HDP’nin oy desteği gerilemiyor” dedi.

    Bekir Ağırdır, Gazete Oksijen’de yazdığı ‘İktidar kaybetmeye daha yakın’ başlıklı yazısında HDP’nin kilit parti olduğunun altını çizdi. 

     

    Ağırdır’ın yazısının bazı bölümleri şöyle: 

     

    Erdoğan’ın şapkadan tavşan çıkarması bekleniyor

    “…Kanaatim sonbaharda bir erken seçimin güçlü ihtimal olduğu. İktidarı oluşturan zihni koalisyon içindeki gerilim açıktan çatışmaya dönebilir Tüm bu ihtimallerin ve iktidarın oyun planının belirleyicisi şimdilik Erdoğan görünüyor. Ama Erdoğan’ın o karar iradesini etkileyecek iki unsur var. Birisi iktidarı oluşturan zihni koalisyonun aktörleri arasındaki çatışma ve bozulma ihtimali. Diğeri de dış dinamikler ve görünür olan ya da olmayan dış aktörlerin hamleleri. Henüz muhalefet iktidarı erken seçime zorlayacak siyasi güce ulaşmış görünmüyor. 

     

    İktidarı oluşturan zihni koalisyon içinde farklı aktörlerin farklı senaryoları olduğunu görüyor, yaşıyoruz.

    Açık bir koalisyon olmadığı için Ak Parti ve MHP dışındaki aktörlerini görmüyoruz belki ama askeri ve sivil bürokrasinin bazı kanatları, bazı cemaat ve örgütlenmelerin de iktidara ortak olduklarını deneyimledik. En azından İslamcı referanslardan beslenenler ile milliyetçi referanslardan beslenenler olarak gruplanabilecek iki ana damar olduğunu söylemek mümkün. Bu iki kanat bazen sert bazen yumuşak da olsa çatışıyorlar. Nitekim bir yıl önce Erdoğan sonrasının lider adayı olarak konuşulan iki isme, Albayrak ve Soylu’nun başına gelenlere, ikisinin de sahneden indirilmelerine bakılırsa çatışma oldukça sert yürüyor. 

     

    İktidar blokunun erken veya zamanında da olsa henüz seçime dönük stratejisi kurulmuş değil. Tüm iktidar ortakları hala Erdoğan’ın şapkadan tavşan çıkaracak bir stratejisi ve hamlesi olacağı umuduna sarılarak beklemeye geçmiş durumdalar. Kamuoyuna yansıyan demeçlerden anlaşılıyor ki iktidar aktörleri seçimi kaybetme ihtimalini artık ciddi biçimde görüyorlar, dillendiriyorlar da. “ 

     

    Seçmenin ana dürtüsü ekonomik buhran olacak

    “Ekonomik buhranın boyutları her gün daha da ağırlaşıyor. Enflasyon ve işsizlik kontrol edilemediği gibi giderek hem yurttaşlar hem de ekonomik aktör ve kurumlarda belirsizliğe dair panik daha çok hissedilir hale gelmiş durumda. Buhranın hala iktidar tarafından anlaşılmadığı, o nedenle de yönetilemediği kanaati giderek yoğunlaşıyor. 

    Ak Parti hem dayandığı ve büyüttüğü “aksermaye aktörlerinde” hem beslendiği “Akyakalılarda” hem de “Ak Partili ahali”de kayda değer biçimde destek kaybediyor. 

     

    Toplum çok kaygılı ve yorgun. Gerçek hayat dertlerinin harareti o denli yükseldi ki artık son 10 yılda olduğu gibi kimliklere dayalı siyasi düşünüş o hararet karşısında eriyor. İktidar bloku Erdoğan’ın bir kez daha bu toplumsal dalgayı lehlerine bükecek seçim stratejisini geliştireceğini umuyorsa da bu kez çok mümkün görünmüyor.

     

    Erdoğan ve çevresindeki kadro eski siyasi maharetine sahip değil, tasarımı kağıt üzerinde doğru olan bir stratejiye geliştirilebilse de hayata geçirecek örgüt, destekçiler, medya eski etki gücünde değil. İktidarın ekonomik buhrana verdiği tepkiler, pandemiden enflasyona, bütçeden projelere açıkladığı veriler, gerçeklikle ilişkisinin bozulduğunu gösteriyor. Daha da önemlisi iktidar kendi kitlesi üzerinde bile inandırıcılığını yitiriyor. 

     

    Gündemi artık muhalefet belirliyor ama

    “ …Gerçek gündem ekonomik buhran ve muhalefet bu gündemi ele geçirmiş durumda. Daha da önemlisi muhalefet 20 yıldır ilk kez hem toplumsal destek hem de toplumda seçimi kazanabilirler algısı bakımından öne geçmiş durumda. İktidar söylemini kutuplaşma üzerinden kurmaya devam etse de muhalefet tüm toplumu kapsayan ve gündelik hayatın gerçek dertlerini esas alan söylemiyle daha yakından izleniyor. Ama bugünden bu pozisyonun gücü henüz muhalefet ittifakına sistemi değiştirecek siyasal gücü vadetmiyor.    

     

    Tüm gözler muhalefetteki ittifakın aktörlerine ve kapsamına odaklı. Muhalefetin belki de beklenenden daha hızlı ve kararlı bir araya gelişinin iktidarı ve çevresini afallattığı anlaşılıyor. İktidar aday ismi üzerinden bir gerilim tasarlarken muhalefet aday ismine değil yapılacaklara odaklanarak iktidarı boşa düşürdü şimdilik. Hepsinden önemlisi liderler seviyesinde kararlı bir duruş sergileniyor. Bu da iktidarın geniş muhalefet ittifakını dağıtmak üzerine kurduğu taktik ve söylemleri boşa çıkarıyor. 

     

    Muhalefetin handikapı kapsayıcılıkta

    “Henüz muhalefetteki geniş ittifaka HDP ve sol partiler davet edilmiş değil. Bunun CHP ve İyi Parti tarafından çok da arzu edilmediği anlaşılıyor. Bu eksikliğin önemli bir sorunu var. Muhalefet ittifakı bu tercihiyle süreci iktidar karşıtlığı içine sıkışarak yönetmek gibi bir handikapa kendini mecbur bırakıyor. Yine bu eksiklik, sistemi değiştirecek siyasal güce ulaşmanın da önündeki en büyük engel. Muhalefet ittifakı tüm kimlikleri dikkate alan ve kapsayan ama kimliklere değil ortak hayatın gerektirdiği kurum ve kuralları yeniden yapma, denge denetleme mekanizmalarını kurma, her kimliğin ortak hayattaki onurlu yaşam hakkını inşa etme gibi büyük iddianın peşine düşecekse geniş ittifak şart. Kürtler, yeşil hareket, kadın hareketi, emek hareketi gibi enerjiler ittifaka dahil olmaz ise seçimi kazanmak mümkün olsa da İstanbul Büyükşehir yönetiminde olduğu gibi taksi plakası tahsisi meselesini bile çözemeyen bir iktidar dönemi riski var. 

     

    Kılıçdaroğlu’nun son çıkışları, söylemleri ve özellikle de helalleşme çağrısı bir bakıma bu eksikliğin farkında olunduğunu gösteriyor. Belki de Kılıçdaroğlu meseleleri ve fikriyatı ittifaka taşımayı hedefliyor. 

    Kılıçdaroğlu’nun bu hamlesinin önündeki engel, diğer ittifak ortaklarından çok belki de kendi örgütü ve tabanından gelecektir. CHP seçmen tabanı esas itibarıyla iki ana damara sahip. Birisi ne kadar ulusalcı, devletçi, elitist ise diğeri o kadar demokrat ve özgürlükçü. Uzun süredir parti yönetimleri ve Kılıçdaroğlu ulusalcı kanatı dikkate daha çok alan bir siyaset üretti ise de son çıkışlar demokrat kanadı umutlandırıyor. Paradoksal biçimde diğer partiler gibi lider partisi olan CHP’de Kılıçdaroğlu partisine tümüyle hâkim. O nedenle içeriden bazı itirazlar gelse de parti Kılıçdaroğlu’nu takip edecek esas itibarıyla. Kılıçdaroğlu ise seçimlere kadar ittifakı sürdürmek ve ittifakın liderliğini korumak konusunda kararlı görünüyor.

     

    Ama gün sonunda adayın kim olacağı meselesi gündeme geldiğinde Kılıçdaroğlu’nun aday olup olmayacağı ya da kimi aday olarak göstereceği meselesi en kritik mesele olarak önünde duruyor.”

     

    CHP kadar İYİ Parti’nin stratejisi de belirleyici
    “Buna karşılık bu konuda İyi Parti rahatlamış durumda. Akşener Cumhurbaşkanı adayı olmayacağını söyleyerek iki hedefi gerçekleştirmiş oldu. Birincisi iktidarın peşinde olduğu muhalefetteki ittifakı bozmaya yönelik tahrik alanını kapatmış oldu. Daha önemli olan ikinci hedefi de Kılıçdaroğlu’na güvenini kamuoyuna beyan etmiş oldu. Ama aynı zamanda olası bir seçim kaybının sorumluluğunu da Kılıçdaroğlu’nun kucağına bıraktı. 

     

    Aslında Akşener Başbakan adayı olduğunu söylerken, son haftalardaki kampanyasının sloganlarına da bakarak şunu söylemek mümkün, Akşener bu seçimde ana muhalefetin liderliği pozisyonunu sağlayacak bir oy oranını yakalamayı da hedefliyor olabilir. Ama bir handikapı var. Son bir yıldaki söylemlerinden farklı olarak adalet kavramını kullanırken hukuku ve yargıyı yeniden yapılandırmak vurgusu yerine dini bir söylemden referans alan kampanya esas itibariyle şu kabule dayanıldığını gösteriyor: Ak Parti’den desteğini çeken seçmen grubu bugünün reel sorunlarından, ekonomik buhrandan yola çıkarak değil muhafazakar kimliğinden hareket edecek. Ama sorun bu kabulün yanlışlığında. Ak Parti’den çözülen seçmen Ak Parti artık kimliğinin gerektirdiği politikadan uzaklaştığı için değil tam tersine reel sorunlardan uzaklaştığı için çözülüyor. Hele seçmenin üçte birini oluşturan genç seçmenlere Ömer’in adaleti söyleminin ne ifade ettiği ve edeceği de ayrı bahis.

     

    Yine de her ne kadar seçmende ‘kimliğe sadakat’ azalıyor olsa da karşı kimliğe olan olumsuz duyguların hala geçerli olduğunu not etmek gerek. Bu duygu hali de Ak Parti’den çözülen seçmenin büyük kısmının önündeki seçeneklerin içinde CHP’yi düşünmelerine engel oluyor. Bu seçmen kümesi Babacan ve Davutoğlu’nun partilerine değil en azından şimdilik İyi Parti’ye daha yakın duruyor. Ak Parti seçmeninin kentli “aksermaye” ve “akyakalılar” gözünde İyi Parti’yi güçlü seçenek haline getiriyor. Saadet Partisi ise kendi seçmenini de iktidarın her türlü çabasına karşın pozisyonunu da korumaya devam ediyor. Karamollaoğlu, Babacan ve Davutoğlu gibi oy oranından daha fazla bir siyasi role sahip olacak gibi görünüyor. 

     

    Sistem değişikliğinin anahtarı HDP’den

    Hala en kritik rolün HDP ve seçmeninde olacağı anlaşılıyor. Tüm siyasi kısıtlamalara, örgütündeki tutuklamalara karşı HDP’nin oy desteği gerilemiyor. Ama oyunu değiştirecek radikal bir hamleyi de geliştiremiyor. 

    HDP’nin sol partilerle ayrı bir ittifak oluşturup oluşturamayacağı veya seçimlerde hangi tercihte bulunacağı da elbette seçimin sonucu için kritik olacak. Ama ne olursa olsun sistemi değiştirecek siyasal güce ulaşmak, en azından bugünkü tablo içinden bakılınca HDP’nin dahil olmadığı bir süreçle mümkün olmayacak.

     

    Seçime kadar tüm bu taktik ve stratejik hamleler değişecek. İç ve dış dinamikler de değişecek doğal olarak. Süreç her bir aktörün ana stratejisi ve günlük taktik hamleleriyle değişecek de. Ama bugünden seçmen gözünde artık iktidar kaybetmeye daha yakın duruyor.

     

    Muhalefet ise en geniş ittifakı oluşturamaz ve iktidara değil sisteme muhalefet üzerinden bir strateji oluşturamazsa benim “sıçrayarak seçim” dediğim bir-iki yıl arayla iki seçim kaçınılmaz olacak.”

    Share. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Telegram Email

    İlgili İçerikler

    DEM Partili Ayhan Koç: “Belediyelere yönelik operasyonlar hukuki değil, siyasi”

    13 Mart 2026

    Öcalan’ın yeni 27 Şubat mesajında ‘barış yasaları’ ve ‘hukuk’ vurgusu

    27 Şubat 2026

    CHP’nin “Millet İradesine Sahip Çıkıyor” mitingi Yalova’da: İmamoğlu’ndan adalet vurgusu, Özel’den iktidara sert sözler

    24 Ocak 2026
    Destek Ol
    Yazılar
    Elif Gamze Bozo

    Fedakârlık değil hak ihlali: Engelli politikalarında devletin geri çekilişi

    Yekta Armanc Hatipoğlu

    COP neyi başaramadı ve kapitalizmde yeşil dönüşüm mümkün mü?

    Ertan Eroğlu

    Eğitim kimin için ve ne için?

    Muhsin Dalfidan

    Sınıf dayanışması: Mümkün olanı, mümkün kılmak gerek

    Bağlantıda Kalın
    • Facebook
    • Twitter
    Seçtiklerimiz
    Akdoğan Özkan

    İran savaşında gerçekliği kavramak, gerçekliği fiyatlamak

    Ertuğrul Kürkçü

    Tarihimiz ve hakikat-sonrasının açmazları

    Ümit Akçay

    ABD kaybederse

    Ertuğrul Kürkçü

    Komün dersleriyle geri geliyor

    Güncel Kalın

    E Bültene üye olun gündemden ilk siz haberdar olun.

    Siyasi Haber, “tarafsız” değil “nesnel” olmayı esas alır. Siyasi Haber, işçi ve emekçiler, kadınlar, LGBTİ+’lar, gençler, doğa ve yaşam savunucuları, ezilen etnik ve inançsal topluluklardan yanadır.

    Devletten ve sermayeden bağımsızdır.

    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    EMEK

    İzmir İşçi Sağlığı Günleri 4-5 Nisan’da: İşçi Sağlığı Bir Sağlık Sorunu Değildir

    28 Mart 2026

    Dilovası’nda Ravive Kozmetik faciası davasında tahliye kararı

    27 Mart 2026

    Divriği madeninde işten çıkarmalara tepki: Hak ihlali vurgusu

    27 Mart 2026
    KADIN

    DEM Parti Milletvekili Saliha Aydeniz TBMM İdare Amiri görevinden istifa etti

    24 Mart 2026

    CSW70’te ABD duvarı: Kadın haklarına açık politik müdahale

    24 Mart 2026

    Aksaray ve Kayseri’de iki kadın katledildi

    21 Mart 2026
    © 2026 Siyasi Haber. Designed by Fikir Meclisi.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.