Close Menu
Siyasi HaberSiyasi Haber

    Subscribe to Updates

    Get the latest creative news from FooBar about art, design and business.

    What's Hot

    Bodrum açıklarında mülteci botu battı: 18 kişi yaşamını yitirdi

    1 Nisan 2026

    8 Örgütten “Kuyu Tipi” Hapishaneler İçin İnceleme Talebi

    1 Nisan 2026

    Gazeteci Mehmet Murat Yıldırım’a “Cumhurbaşkanına hakaret” davası: Haberler ve yazılar iddianamede

    1 Nisan 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    • Güncel
      • Ekonomi
      • Politika
      • Dış Haberler
        • Dünya
      • Emek
      • Kadın
      • LGBTİ+
      • Gençlik
      • Ekoloji ve Kent
      • Haklar ve özgürlükler
        • Halklar ve İnançlar
        • Göçmen
        • Çocuk
        • Engelli Hakları
      • Yaşam
        • Eğitim
        • Sağlık
        • Kültür Sanat
        • Bilim Teknoloji
    • Yazılar

      Fedakârlık değil hak ihlali: Engelli politikalarında devletin geri çekilişi

      28 Mart 2026

      COP neyi başaramadı ve kapitalizmde yeşil dönüşüm mümkün mü?

      27 Mart 2026

      Eğitim kimin için ve ne için?

      26 Mart 2026

      Sınıf dayanışması: Mümkün olanı, mümkün kılmak gerek

      17 Mart 2026

      Rojava hakikatinin ışığında 6 – AKP-MHP İktidar Bloku’ndan kurtulmadan bölge ve ülkede barış mümkün değildir

      16 Mart 2026
    • Seçtiklerimiz

      İşsiz gençler, çalışan emekliler!

      30 Mart 2026

      İran savaşında gerçekliği kavramak, gerçekliği fiyatlamak

      30 Mart 2026

      Tarihimiz ve hakikat-sonrasının açmazları

      23 Mart 2026

      ABD kaybederse

      22 Mart 2026

      Komün dersleriyle geri geliyor

      19 Mart 2026
    • Röportaj/Söyleşiler

      Dr. Levent Koşar: ‘İşçi sağlığı bir sağlık sorunu değil, sınıf mücadelesi sorunudur!’

      1 Nisan 2026

      Gazze’de soykırım hâlâ sona ermedi

      26 Mart 2026

      Iskalanmış Hayatlar: Tarihsel ayrımcılık, deprem ve Domariyi yitirmek

      23 Mart 2026

      HRANA: İran’daki protestolarda binlerce kişi öldürüldü, yüzlerce çocuk gözaltına alındı

      25 Şubat 2026

      Hatimoğulları: “Halk erken seçim isterse, biz hazırız; mobilizasyon kapasitesi en yüksek partiyiz”

      19 Şubat 2026
    • Dosyalar
      • “Süreç” ve Sol
      • 30 Mart Kızıldere Direnişi
      • 8 Mart Dünya Kadınlar Günü 2022
      • AKP-MHP iktidar blokunun Kürt politikası
      • Cumhurbaşkanlığı Seçimleri
      • Ekim Devrimi 103 yaşında!
      • Endüstri 4.0 üzerine yazılar
      • HDK-HDP Tartışmaları
      • Kaypakkaya’nın tarihsel mirası
      • Ölümünün 69. yılında Josef Stalin
      • Mustafa Kahya’nın anısına
    • Çeviriler
    • Arşiv
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    Anasayfa » Kobane Davası: Tanıkların Tanık ifadelerine dikkat çekildi

    Kobane Davası: Tanıkların Tanık ifadelerine dikkat çekildi

    Siyasi Haber21 Ekim 2021
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Reddit Tumblr Email
    Share
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    Kobane Davası’nda savunma yapan HDP eski Sözcüsü Günay Kubilay, tanıkların “Av tüfekli, tekbir getiren grupların saldırısına uğradı, onlar öldürdü, asker tarafından ateş açıldı” şeklindeki ifadelerine dikkat çekti.

    IŞİD’in  Kobane’ye yönelik saldırıları üzerine 6-8 Ekim 2014’te yaşanan protestolar nedeniyle Halkların Demokratik Partisi (HDP) eski Eş Genel Başkanları, HDP Merkez Yürütme Kurulu (MYK) üyeleri ve yöneticilerinin de aralarında bulunduğu 108 kişi hakkında açılan Kobane Davası’nın 5’inci duruşmasının 3’üncü oturumu Sincan Cezaevi Kampüsü’nde görüldü. 

     

    Ankara 22’nci Ağır Ceza Mahkemesi tarafından görülen duruşmaya HDP milletvekilleri Kemal Peköz, Serpil Kemalbay, Ömer Faruk Gergerlioğlu, Mehmet Rüştü Tiryaki, Murat Çepni,  HDP MYK üyesi Doğan Erbaş, HDP Adana ve Ankara il, ilçe üye ve yöneticilerini yanı sıra çok sayıda avukat ve izleyici katıldı. Sincan Cezaevi’nde tutulan siyasetçiler duruşma salonunda hazır bulunurken, farklı cezaevlerinde tutulan siyasetçiler, Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla duruşmaya bağlandı. Tutuksuz yargılanan diğer siyasetçiler ise bulundukları şehirlerde SEGBİS aracılığıyla duruşmaya katıldı.

     

    “Acılar istismar edildi”

    Duruşmada savunma yapan HDP eski Sözcüsü Günay Kubilay, dosyada kendilerine isnat edilen azmettirme suçlamasına dair şunları söyledi: “Öldürme vakalarıyla bizim tweet arasında nasıl bir illiyet bağının kurulduğuna dair değerlendirmeyi siz hukukçulara bırakacağım. Ama devletin ilgili organlarının elindeki bilgileri, hayatlarını kaybeden insanların acılarını istismar ederek 6 yıl durmaksızın HDP’ye karşı kullanılmıştır.”

     

    Tanık ifadelerine dikkat çekti

    Dijital belgeleri incelediğini belirten Kubilay, olaylarda yaşamını yitirenlerle ilgili yürütülen soruşturmaları hatırlattı. Kubilay, tanıkların savcılık aşamasındaki ifadelerine işaret ederek, çoğu ifadede yer alan “Av tüfekli, tekbir getiren grupların saldırısına uğradı, onlar öldürdü, asker tarafından ateş açıldı,  IŞİD’liler tarafından öldürüldüğünü düşünüyorum” gibi söylemlere dikkati çekti. Kubilay, “Bu grupları, meçhul kişileri ya da jandarmayı şiddet içermeyen, siyasi ifade özgürlüğü kapsamındaki sosyal medya çağrısıyla nasıl azmettirmiş olabileceğimizi dikkatinize sunuyorum. Bu bilgiler, 16 ölüm ve 1 yaralıya dair yapılan soruşturma sırasında verilen ifadelerdir” dedi. 

     

    “HDP’ye iftira atarak kendilerini aklayamazlar”

    Bundan böyle kendilerine yönelik gerçeklikten uzak varsayımlara dayalı her iddia ve suçlamanın tarihsel hakikatlerin gizlenmesinden başka bir anlama gelmeyeceğine dikkati çeken Kubilay, “HDP gerek Türkiye’de gerekse demokratik değerlerin geçerli olduğu pek çok ülkede tanınan, bilinen, saygı duyulan bir partidir. Bizler Türkiye kamuoyunda tanınan, bilinen, saygı duyulan insanlarız. Yakıp yıkmak, hırsızlık ve yağma talan gibi adli suçları üzerimize atarak haklılığımıza ve meşruiyetimize kimse gölge düşüremez. Memleketi soyup soğana çevirenler, emeği ve alın terini çalıp çırpanlar, HDP’ye iftira atarak kendilerini aklayamazlar, temize çıkamazlar” ifadelerini kullandı. 

     

    “Yakılan HDP binalarına bakılsın”

    Tutukluluk devam gerekçelerine dair de konuşan Kubilay, “Bu davada ismi geçen müştekileri ve tanıkların hiçbirini tanımıyorum. Tutuk devam kararı yapılan bu kişilere baskı yapacağım yönündeki iddia hukuksuz ve temelsizdir. Unutmamak gerekir ki bu dava siyasi bir davadır. Eğer siyasi bir baskıdan söz edilecekse yüzümüzü gerçeklere dönmemiz gerekiyor. Evlerimize polis baskını yapıldığı andan itibaren itiraflarla dolu kara propagandalardan, dezenformasyonlardan söz edilmelidir. Eğer siyasi baskılardan söz edilecekse, sözde gizlilik kararı var denilerek avukatlarıma verilmeyen belgelerin yandaş medyalara nasıl verildiğinden söz edilmeli. Eğer siyasi baskılardan bahsedilecekse, HDP’nin binalarının yakılmasından, tehditlerden, kayyımlardan söz edilmelidir. Bunun aksi gerçeğin üstünü örtmekten başka bir anlama gelmez” şeklinde konuştu.  

     

    “Masumiyet karinesi ihlal ediliyor”

    Yargıya yön veren zihniyetin HDP MYK’nın sosyal medya çağrısının içeriğiyle ilgilendiğini ifade eden Kubilay, “Önce çağrı sahibi, HDP’yi suç sahibi ilan ediyor. HDP’li bir siyasetçi serbest bırakıldığında dışarıda siyasi olarak ne yapar. İsterse HDP’de demokratik siyaset yapmaya devam eder. Ama bu hakikat bilinmesine rağmen legal ve meşru bir siyasi parti olan HDP’de siyaset yapmayı da peşin suç olarak görmekte. Bu nedenle her defasında yeni suç işlememizin önüne geçilmek için hapiste tutulmamızın şart olduğunu bize empoze etmektedir. Bu da masumiyet karinesini ihlal etmektir” dedi. 

     

    “‘Siz cennete kendinize yer edinmek için bizim hayatımızı karartmaya ne hakkınız var?””

    Kubilay, savunmasına şöyle devam etti: “Saray rejimince gerçekleştirilmek istenilen; özgürlükleri yok edilmiş, tek bir kalıba gömülmüş çorak bir Türkiye. HDP’nin ön gördüğü çok renkliliğe karşı HDP’yi hedef haline getirmektedir. Türkiye’nin satranç tahtasındaki bir şah gibi kritik durumlarda öne sürülmesi ve siyasal araç gibi kullanılması aslında kendini yeniden üretme ve kendini yenileme kapasitesini bitirmiş siyasi çaresizliğini gösteriyor. Bu ülkede barış, özgürlük, eşitlik ve onurlu yaşam isteyen her yurttaşın maddi ve manevi pazarlayan insanlara şunu sormak istiyorum; ‘Siz cennete kendinize yer edinmek için bizim hayatımızı karartmaya ne hakkınız var?”

     

    “Tweet dışında delil yok”

    Hakkındaki iddialara dair dosyada tweet çağrısı dışında bir delilin gösterilmediğini ifade eden Kubilay, “Siyasi kararla tutuklu bulunuyorum. Çağrımızın Kobanê olaylarına neden olduğu gerekçesi de somut delillere dayanmadığı dosyada mevcuttur. Bu nedenle cebir ve şiddet içermeyen sadece işin saldırılar ve AKP’nin Kobanê’ye ambargosunu protesto etmek için yapılan bir çağrıdır. Çağrımızın ifade özgürlüğü kapsamında olduğu ayrıca AİHM Büyük Daire kararında tescillenmiştir” dedi. Kubilay, 37 insanın nasıl öldürüldüğünün açığa çıkarılmasını talep etti. 

     

    “Bize şiddet uygulayan personelin gözetiminde bilgisayarları kullanıyoruz”

    Kubilay’ın savunmasının ardından söz alan DBP eski Eş Genel Başkanı Sebahat Tuncel, “6 aydır buradayım, savunma için buradayım ama Sibel Akdeniz ile birlikte L3 cezaevinde bulunuyoruz ve bizi arkadaşlarımızın yanına götürmediler. Sizin mahkemeniz bizim L 3’te kalmamızı istediğiniz için ciddi sorunlarla karşılaştık. Orası bir erkek cezaevi. Bize şiddet uygulayan personelin gözetiminde bilgisayarları kullanıyoruz. Sibel Akdeniz ve beni buraya dava için getirdiniz. Bu nedenle cezaevindeki koşulların düzeltilmesinden de siz sorumlusunuz. Dosya kapsamındaki evrakları tam olarak inceleyemedim ama siz şimdi benden savunma istiyorsunuz. Geldiğim yerde işkenceye maruz kalmak zorunda mıyım? Savunmamı hazırlayamıyorum, bunun koşullarını ben mi hazırlayacağım? Gerekli koşulları hazırlamak sizin göreviniz değil mi” diye sordu. 

     

    Mahkeme başkanı, “Gerekli işlemleri yaptık. Bulunduğunuz cezaevinde böyle bir şey varsa, bunun sorumlusu ben değilim” diye yanıt verdi.

     

    “Tecrit koşullarında tutuluyoruz”

    Tuncel, sorumluluğun mahkemede olduğunu tekrarlayarak, “Haydi diyelim cezaevi sizin sorumluluğunuzda değil burada neden ayrı nezarethanelerde kalıyoruz. Siz benden savunma istiyorsunuz, ben de size diyorum ki bu koşullar sağlanmadıkça savunma yapmayacağım. Böyle bir tartışmayı sizinle yapmak zorunda mıyım? Ben neden rehineyim bunu anlatmak istiyorum. Bunun koşullarını yaratmak zorundasınız. Biz tecrit koşullarında tutuluyoruz. Sibel arkadaşımla benim dışında siyasi yok ve tecrit koşullarındayız” dedi. 

     

    Mahkeme başkanı, “Savunma hakkının yerine getirilmesi için gerekli yazıları yazdık, yine de talebiniz varsa, yazılı olarak talepte bulunun” dedi. 

     

    Tuncel ise “Yazılı değil ben burada sözlü olarak size söylüyorum, talepte bulunuyorum” yanıtını verdi. 

    Mahkeme başkanı, “Bizim cezaevlerine bir şey deme hakkımız yok” diye belirtti. Tuncel, “Yazı yazın, bizim başka bir koğuşa alınmamızı sağlayın. Kadın kapalı cezaevine geçmemiz için bir yazı yazmanız çok mu zor? Bakanlığa ya da cezaevine yazı yazmanız bu işi çözecek” dedi. 

     

    Duruşmaya, yarına kadar ara verildi. 

     

    (MA)

    Share. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Telegram Email

    İlgili İçerikler

    DEM Partili Ayhan Koç: “Belediyelere yönelik operasyonlar hukuki değil, siyasi”

    13 Mart 2026

    Öcalan’ın yeni 27 Şubat mesajında ‘barış yasaları’ ve ‘hukuk’ vurgusu

    27 Şubat 2026

    CHP’nin “Millet İradesine Sahip Çıkıyor” mitingi Yalova’da: İmamoğlu’ndan adalet vurgusu, Özel’den iktidara sert sözler

    24 Ocak 2026
    Destek Ol
    Yazılar
    Elif Gamze Bozo

    Fedakârlık değil hak ihlali: Engelli politikalarında devletin geri çekilişi

    Yekta Armanc Hatipoğlu

    COP neyi başaramadı ve kapitalizmde yeşil dönüşüm mümkün mü?

    Ertan Eroğlu

    Eğitim kimin için ve ne için?

    Muhsin Dalfidan

    Sınıf dayanışması: Mümkün olanı, mümkün kılmak gerek

    Bağlantıda Kalın
    • Facebook
    • Twitter
    Seçtiklerimiz
    Aziz Çelik

    İşsiz gençler, çalışan emekliler!

    Akdoğan Özkan

    İran savaşında gerçekliği kavramak, gerçekliği fiyatlamak

    Ertuğrul Kürkçü

    Tarihimiz ve hakikat-sonrasının açmazları

    Ümit Akçay

    ABD kaybederse

    Güncel Kalın

    E Bültene üye olun gündemden ilk siz haberdar olun.

    Siyasi Haber, “tarafsız” değil “nesnel” olmayı esas alır. Siyasi Haber, işçi ve emekçiler, kadınlar, LGBTİ+’lar, gençler, doğa ve yaşam savunucuları, ezilen etnik ve inançsal topluluklardan yanadır.

    Devletten ve sermayeden bağımsızdır.

    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    EMEK

    Dr. Levent Koşar: ‘İşçi sağlığı bir sağlık sorunu değil, sınıf mücadelesi sorunudur!’

    1 Nisan 2026

    Hatay’da TOKİ şantiyelerinde çalışan işçiler: “Aylardır maaş alamıyoruz”

    31 Mart 2026

    DİSK-AR raporu: Geniş tanımlı işsizlik 12,1 milyona ulaştı

    31 Mart 2026
    KADIN

    EŞİK’ten doğum izni düzenlemesine tepki: “Çocuk bakımı sadece kadınların sorumluluğu değildir”

    31 Mart 2026

    DEM Parti Milletvekili Saliha Aydeniz TBMM İdare Amiri görevinden istifa etti

    24 Mart 2026

    CSW70’te ABD duvarı: Kadın haklarına açık politik müdahale

    24 Mart 2026
    © 2026 Siyasi Haber. Designed by Fikir Meclisi.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.