Close Menu
Siyasi HaberSiyasi Haber

    Subscribe to Updates

    Get the latest creative news from FooBar about art, design and business.

    What's Hot

    Haziranda Ölmek Zor

    3 Haziran 2026

    Tuzla’da tersane işçilerinin direnişi: Maaşlarını isteyen 80 işçi işten çıkarıldı!

    3 Haziran 2026

    Dicle ve Fırat Havzalarında enerji kuşatması: 169 HES ve 75 GES ekolojiyi tehdit ediyor

    3 Haziran 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    • Güncel
      • Ekonomi
      • Politika
      • Dış Haberler
        • Dünya
      • Emek
      • Kadın
      • LGBTİ+
      • Gençlik
      • Ekoloji ve Kent
      • Haklar ve özgürlükler
        • Halklar ve İnançlar
        • Göçmen
        • Çocuk
        • Engelli Hakları
      • Yaşam
        • Eğitim
        • Sağlık
        • Kültür Sanat
        • Bilim Teknoloji
    • Yazılar

      Haziranda Ölmek Zor

      3 Haziran 2026

      Devlet Aklı mı, Devlet Mitolojisi mi?

      2 Haziran 2026

      Dünyanın bütün halkları, NATO haydutluğuna karşı birleşelim! -1-

      2 Haziran 2026

      Mutlak butlan krizi ve Kürt siyasetinin ilkesel tutumu

      1 Haziran 2026

      11 ayın Onur’u hoş geldin

      1 Haziran 2026
    • Seçtiklerimiz

      Butlan neyi örtüyor?

      1 Haziran 2026

      Küresel Haklar Endeksi 2026: Türkiye işçiler için en kötü 10 ülke arasında

      1 Haziran 2026

      Hiyerarşi yönetimi olarak emperyalizm

      31 Mayıs 2026

      ‘CHP’ye operasyon yüz yıllık demokratik birikimin tasfiyesine yöneliktir’

      25 Mayıs 2026

      Tukidides Tuzağı’ndan kaçarken İran ve Küba’ya çarpmak!

      17 Mayıs 2026
    • Röportaj/Söyleşiler

      “Avrupa savaşa hazırlanıyor”

      28 Mayıs 2026

      Şampiyonluk sevinciyle yurttaşlara forma dağıttı, ırkçıların hedefi oldu

      4 Mayıs 2026

      Hatimoğulları: Süreç, siyasi partilerin gündelik siyasetteki çıkarlarına kurban edilemez

      2 Mayıs 2026

      Av. Sevda Karataş: Zulüm varsa direniş de var!

      21 Nisan 2026

      ABD-İran savaşı içeride baskı bahanesi

      7 Nisan 2026
    • Dosyalar
      • “Süreç” ve Sol
      • 30 Mart Kızıldere Direnişi
      • 8 Mart Dünya Kadınlar Günü 2022
      • AKP-MHP iktidar blokunun Kürt politikası
      • Cumhurbaşkanlığı Seçimleri
      • Ekim Devrimi 103 yaşında!
      • Endüstri 4.0 üzerine yazılar
      • HDK-HDP Tartışmaları
      • Kaypakkaya’nın tarihsel mirası
      • Ölümünün 69. yılında Josef Stalin
      • Mustafa Kahya’nın anısına
    • Çeviriler
    • Arşiv
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    Anasayfa » Yılmaz Güney’in 36. ölüm yıl dönümü

    Yılmaz Güney’in 36. ölüm yıl dönümü

    Siyasi Haber8 Eylül 2020
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Reddit Tumblr Email
    Share
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    O, yaşamı boyunca sinema yaptı. Adana’nın yoksul sokaklarındaki sinema solanlarından 1984 yılının 9 Eylül’ünde yaşamını yitirdiği Paris’e kadar; bulunduğu her mekân ve zamanda, her sevinç ve acıda, hapishanede ve dışarıda, insan sohbetlerinde sinemayı düşünüyordu, hayalini kuruyordu, yazıyordu ve yapıyordu.

     


    Bugün sinemanın ‘Çirkin Kral’ı Yılmaz Güney’in ölümünün 36. yılı. Türkiye sinemasına çeyrek asırlık bir miras bırakan Güney, 26 Ekim 1982’de vatandaşlıktan çıkarıldı.


    Güney, 1937 yılında Siverekli bir baba ve Vartolu bir annenin çocuğu olarak dünyaya geldi. Kimi kaynaklar Urfa doğumlu olduğunu söylese de kendisi Adana’nın Yenice köyünde doğduğunu anlatır.


    Adana Sanat Müzesi’nde kendisine ayrılan oda da, Urfa’da doğduğunu söyleyen kaynakları yalanlar niteliktedir. Zira Güney’in hayatı, filmleri ve geride bıraktıklarıyla Adana toprağına bastığı, büyüdüğü anlaşılır. Ki 10 yaşından itibaren kimi zaman Çukurova’nın pamuk tarlalarında, kimi zaman simitçilik ve çobanlıkla geçen dönemini sinemasında ustalıkla yoğurmayı başarmıştır.


     


    Cezaevine ilk giriş: Komünizm propagandası yapma


    Https___i.pinimg.com_originals_d3_46_22_d346220d38f0c794e43c8a943e7dcd91


    Adana’dan sonra, İstanbul’a iktisat okumaya gelip Atıf Yılmaz’la tanışmasından sonra onun da desteğiyle sinema çalışmalarına başladı.


    Sinema ve yazın dünyasındaki faaliyetleri devam ederken, 1955’te kaleme aldığı “3 Bilinmeyenli Eşitsizlik Sistemleri” adlı öyküsünde komünizm propagandası yaptığı gerekçesiyle hakkında açılan dava 1961 yılında sonuçlandı. Mahkeme başlangıçta 7.5 yıl ağır hapis ve 2.5 yıl sürgün cezası verdi. Temyiz mahkemesinin kararı bozmasıyla yeniden görülen mahkeme sonucu cezası 1.5 yıl ağır hapis ve 6 ay sürgün cezasına çevrildi. Sürgün dönemini de Konya’da geçirdi.


    Başta da söylediğimiz gibi filmlerinin hamurunu yine Anadolu yoğurdu. Ezilen ‘Anadolu çocuğu’ ve başkaldırısını işlediği filmleriyle aynı dönem de ‘Çirkin Kral’ lakabını aldı. Lütfü Akad’ın yönettiği, kendisinin yazdığı ‘Hudutların Kanunu’ ise hem kendi oyunculuğuna hem de Türkiye sinemasına yeni bir soluk getirdiği dönem oldu.


    Çeyrek asıra sıkıştırmak zorunda kaldığı sinema ve sanat dünyası 1972 yılında yeniden hapse girmesiyle devam etti. ‘Devrimcilere yardım ve yataklık’ yapmanın suç sayıldığı bir dönemin mahkemesinde, yeniden 10 yıl hapse ve sürgüne mahkum edildi. Cezaevi, sinema ve sanat ile ilgili fikirlerini; şiir ve öykülerini orada da duyurmasına engel olmadı ve içeriden ‘Güney’ dergisini çıkardı.


    1974 yılında genel afla cezaevinden çıktıktan sonra, sınıfı ve kent- köy yaşamı arasındaki çelişkileri konu aldığı yönetmenliğini, yapımcılığını, senaristliğini ve başrol oyunculuğunu kendisinin yaptığı ‘Arkadaş’ filmini çekti.


    Aynı yıl ‘Endişe’ filmini çekerken, hayatının geri kalanını tamamen değiştirecek olay yaşandı. Adana’nın Yumurtalık ilçesinde bir gazinoda ilçe yargıcı Sefa Mutlu’yu öldürmekten tutuklandı ve 1976’da 19 yıl hapis cezasına çarptırıldı.


    “Bu karşılaştığım ilk haksızlık değil, son da olmayacak”


    Cinayeti kendisinin işleyip işlemediği ise tartışmalı bir konudur. Görgü tanıklarının olay hakkındaki ifadeleri birbirleriyle çelişirken, Güney’in, bu davanın duruşması sırasında verdiği ifade ise şöyle oldu:


    “İnanıyorum ki hakim Sefa Mutlu’yu benim vurmadığımı sizler de biliyorsunuz. Fakat eliniz mecburdur. Bu koşullarda objektif davranmanız mümkün olmayacaktır. Bu karşılaştığım ilk haksızlık değildir. Son haksızlık da olmayacaktır. Saygılarımla…”


    Yıllar sonra bir gazeteye verdiği demeçte, o dönem asistanlığını yapan yönetmen Ali Özgentürk ise olayı şöyle anlattı:


    “Gazino ağzına kadar doluydu. Bir süre sonra deniz kenarından karartı şeklinde bir adam gelerek gazinoya girdi. Sarhoş olduğu her halinden belliydi, ayakta bile doğru dürüst duramıyordu. Birdenbire ’Ulan sana Yılmaz Güney mi diyorlar. Yılmaz Güney kim?’ diyerek küfür etmeye başladı. Herkes şaşırmıştı. Yılmaz adama hiç cevap vermedi. Birtakım kişiler araya girerek adamı gazinodan uzaklaştırdılar. Daha sonra ağır ceza hakimi olduğunu öğrendiğimiz bu adam, yani Sefa Mutlu, ailesiyle birlikte gazinonun az ilerisinde bir kampta kalıyormuş. Bir süre sonra yine geldi. Yine sarhoştu. Bu kez Yılmaz’ın eşiyle ilgili çok ağır bir söz söyledi. Ne olduysa işte o anda oldu. Gazino birden bire karıştı. O karışıklıkta olayın nasıl olduğunu göremedim.”


     


    Yol ve Sürü


    Tarık Akan'lı üç sinema başyapıtı: 'Yol', 'Sürü' ve 'Maden' - Kıbrıs  Gazetesi - Kıbrıs Haber, KKTC Son Dakika ve Gündem Haberleri


    Üçüncü hapis cezası da Güney’in sinemayla olan bağını kesemedi. Zeki Ökten tarafından çekilen ‘Sürü’ filmini cezaevindeyken yazdı. Yine aynı dönem ‘Yol’ filmi Şerif Gören tarafından çekildi.


     


    Altın Palmiye Ödülü


    Cezaevinde de kültür- sanat dergisi çıkarmaya devam eden Güney, yazdıklarından dolayı darbe sonrası ilan edilen sıkıyönetim tarafından 10 ayrı dava ile cezalandırılmak istendi. Davalarda istenen ceza neredeyse 100 yıldı.


    1981 Ekim’iKesnde aldığı izin sonrası cezaevinden firar ederek yurt dışına yerleşmek zorunda kaldı.


    Bu firardan sonra  Yol’un kurgusunu tekrar yaptı ve Cannes Film Festivali’nde ‘Altın Palmiye’ ödülünü kazandı.


    https i.pinimg.com originals 2b 21 72 2b217248c55a503b43ff4f82b52b9c37


     


    Vatandaşlıktan çıkarılma



     


    Türkiye’den ayrıldıktan sonraki aylarda, hakkında açılan üç dava sonuçlandı ve toplam 20 yıl ağır hapis, 7 yıla yakın da sürgün cezası alması için hüküm verildi. Cezaevi firarından sonra “ülkeye dön” çağrılarına uymadığı için 1982’de vatandaşlıktan çıkartıldı.


    Vatandaşlıktan çıkarıldığı yıl, Fransa’da bir hapishanede yaşananları anlattığı ve Fransız hükümetinin de desteğini alarak senaryosunu yazıp yönettiği ‘Duvar’ (‘Le Mur’) filmini çekti.


    Son yıllarını Paris’te geçirmek zorunda kalan Güney, 1984 yılında mide kanserinden hayatını kaybetti.


    Nihat Behram, Yılmaz Güney, son günlerinde çok üşüdüğü bir an “Çok üşüyorum, beni komünarların battaniyesine sarın” dediğini aktarıyor.


    Ölümünden yıllar sonra 1994 yılında dönemin İçişleri Bakanı tarafından tekrar vatandaşlığa alındı.


    Bu durum hakkında görüşüne başvurulan eşi Fatoş Güney  “Benim için zaten vatandaşlıktan çıkarılma olayı, sadece kâğıt üzerinde bir işlemdi. Hiçbir zaman önemsemedim. Şimdi de önemsemiyorum” dedi.


    Zira Türkiye sinemasının ‘Çirkin Kral’ının ömrünün bir kısmını hapiste bir kısmını yurt dışında geçirmek zorunda olduğu gerçeği ortadayken, ölümünden 10 yıl sonra gelen vatandaşlığa iadesi kağıt üzerinde kalmaktan öteye gidemeyecekti.


     


     



     

    Share. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Telegram Email

    İlgili İçerikler

    Adalar Müzesi’nden anlamlı sergi: Büyükada Rum Yetimhanesi’nin kapıları hafızalara açılıyor

    20 Mayıs 2026

    Kadınların sesini sahneye taşıyan “Adımı Hatırla” oyunu yoğun ilgi gördü

    18 Mayıs 2026

    Bursa Belediyesi Nazım Hikmet Şiir Ödülü Jürisi istifa etti

    1 Mayıs 2026
    Destek Ol
    Yazılar
    Mehmet Murat Yıldırım

    Haziranda Ölmek Zor

    Remzi Altunpolat

    Devlet Aklı mı, Devlet Mitolojisi mi?

    H.Engin-U.T.Özbek-B.K.Somuncu

    Dünyanın bütün halkları, NATO haydutluğuna karşı birleşelim! -1-

    Yekta Armanc Hatipoğlu

    Mutlak butlan krizi ve Kürt siyasetinin ilkesel tutumu

    Bağlantıda Kalın
    • Facebook
    • Twitter
    Seçtiklerimiz
    Aziz Çelik

    Butlan neyi örtüyor?

    Kıvanç Eliaçık

    Küresel Haklar Endeksi 2026: Türkiye işçiler için en kötü 10 ülke arasında

    Ümit Akçay

    Hiyerarşi yönetimi olarak emperyalizm

    Ertuğrul Kürkçü

    ‘CHP’ye operasyon yüz yıllık demokratik birikimin tasfiyesine yöneliktir’

    Güncel Kalın

    E Bültene üye olun gündemden ilk siz haberdar olun.

    Siyasi Haber, “tarafsız” değil “nesnel” olmayı esas alır. Siyasi Haber, işçi ve emekçiler, kadınlar, LGBTİ+’lar, gençler, doğa ve yaşam savunucuları, ezilen etnik ve inançsal topluluklardan yanadır.

    Devletten ve sermayeden bağımsızdır.

    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    EMEK

    Tuzla’da tersane işçilerinin direnişi: Maaşlarını isteyen 80 işçi işten çıkarıldı!

    3 Haziran 2026

    Özşen Madencilik’te madencilere toplu mesajla tehdit: 21 işçi tazminatsız işten çıkarıldı!

    3 Haziran 2026

    Doruk Madencilik işçileri Beypazarı’nda abluka altında: “Gemileri yaktık, geri dönüş yok!”

    2 Haziran 2026
    KADIN

    Kızılay Kayseri İl Başkanı Cafer Beydilli’ye çalışan kadınları hedef alan paylaşımı nedeniyle suç duyurusu!

    20 Mayıs 2026

    EŞİK: “Eşitlikten ve laiklikten vazgeçmiyoruz”

    18 Mayıs 2026

    Kadınların sesini sahneye taşıyan “Adımı Hatırla” oyunu yoğun ilgi gördü

    18 Mayıs 2026
    © 2026 Siyasi Haber. Designed by Fikir Meclisi.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.