Close Menu
Siyasi HaberSiyasi Haber

    Subscribe to Updates

    Get the latest creative news from FooBar about art, design and business.

    What's Hot

    MEB verileri ortaya koydu: Taşımalı eğitimdeki düşüş sürüyor, öğrenciler eğitim hakkından mahrum kalıyor

    4 Ekim 2026

    TBB Başkanı Sağkan’dan Bolu Grand Kartal Otel katliamı aileleriyle dayanışma: “Tüm sorumlular cezasız kalmadan yargılanmalı”

    4 Ekim 2026

    30 kişilik koğuşta 85 kişi: “Ailem Güvende” tutukluları cezaevinde tuvalet yanında uyuyor

    4 Ekim 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    • Güncel
      • Ekonomi
      • Politika
      • Dış Haberler
        • Dünya
      • Emek
      • Kadın
      • LGBTİ+
      • Gençlik
      • Ekoloji ve Kent
      • Haklar ve özgürlükler
        • Halklar ve İnançlar
        • Göçmen
        • Çocuk
        • Engelli Hakları
      • Yaşam
        • Eğitim
        • Sağlık
        • Kültür Sanat
        • Bilim Teknoloji
    • Yazılar

      Üniversitelerde “huzur” aranırken: 1976-1977 raporlarının satır araları

      2 Ekim 2026

      Öfkenin filozofu Fanon -4- Devrimci sınıf ya da devrimci özneye bakışı

      27 Eylül 2026

      Öfkenin filozofu Fanon -3- İçindeki köleyi öldürmek

      26 Eylül 2026

      Şimdi ne olacak? Berlin seçimlerinden sonra birkaç not ve Sahra Wagenknecht

      25 Eylül 2026

      Öfkenin filozofu Fanon -2- Efendi-köle diyalektiği

      25 Eylül 2026
    • Seçtiklerimiz

      Biraz da var olacağımıza inanmak

      3 Ekim 2026

      Rejimin ‘kültür savaşı’ davetiyesi – gönderene iade

      1 Ekim 2026

      14 maddede faşizm: Umberto Eco

      29 Eylül 2026

      “Onlar ümidin düşmanıdır sevgilim”

      21 Eylül 2026

      COP31’e doğru: Antroposen, kapitalosen ve ekolojik emperyalizm

      20 Eylül 2026
    • Röportaj/Söyleşiler

      DEM Partili Özgül Saki: “Hiçbir toplumsal kesim güvende değil”

      22 Eylül 2026

      NAZA’nın yönetmenleri: Gazze’de yaşananlara dair hâlâ büyük bir inkâr söz konusu

      14 Eylül 2026

      Tülay Hatimoğulları: Garanti aramanın yolu süreci dönülmez hâle getirmek

      17 Ağustos 2026

      Dr. Toros Korkmaz: “Çerçeve yasa çözüm için hukuksal zemin oluşturabilir”

      6 Ağustos 2026

      Eski FARC komutanı Lida Ortiz: “Silahlı mücadeleden siyasi mücadeleye geçiş, silah bırakmaktan çok daha zor”

      20 Temmuz 2026
    • Dosyalar
      • “Süreç” ve Sol
      • 30 Mart Kızıldere Direnişi
      • 8 Mart Dünya Kadınlar Günü 2022
      • AKP-MHP iktidar blokunun Kürt politikası
      • Cumhurbaşkanlığı Seçimleri
      • Ekim Devrimi 103 yaşında!
      • Endüstri 4.0 üzerine yazılar
      • HDK-HDP Tartışmaları
      • Kaypakkaya’nın tarihsel mirası
      • Ölümünün 69. yılında Josef Stalin
      • Mustafa Kahya’nın anısına
    • Çeviriler
    • Arşiv
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    Anasayfa » İstanbul Emek Barış ve Demokrasi Güçleri: Yasaklara sessiz kalmayacağız

    İstanbul Emek Barış ve Demokrasi Güçleri: Yasaklara sessiz kalmayacağız

    Siyasi Haber7 Mart 2020
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Reddit Tumblr Email
    Share
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    İstanbul Emek, Barış ve Demokrasi Güçleri, İstanbul Valiliğinin barış etkinliklerini yasaklamasına karşı bir basın açıklaması gerçekleştirdi.

     


    SiyasiHaber


    İstanbul Emek Barış ve Demokrasi Güçleri  Eğitim-Sen Beyoğlu binasında bir araya gelerek İstanbul Valiliğinin barış etkinliklerini yasaklamasına tepki gösterdi.  


    Yasaklarla acıların üstünün örtülemeyeceğine dikkat çekilerek, “Barış, özgürlük ve insanca yaşam isteyen halkın sesi kısılamaz!” denildi. 


    Açıklama KESK Dönem Sözcüsü Mesut Mike tarafından okundu. 


    Açıklamada, "Cumhuriyet tarihi boyunca görülmedik bir huzursuzluk hali yediden yetmişe halkın genel tablosu. Özgürlüklerini kullanamayan ve örgütsüz kalmış emekçilerin işsizlik ve borç bunalımlarının intiharla sonuçlandığı haberleri gazete sayfalarından eksik olmuyor. Halkın ahvali böyleyken kaynaklar iktidar ve yandaş çevrelerine, en çok da savaş giderlerine harcanıyor. Halkın itirazları yok sayılarak ‘çılgınlıklarda’ ısrar ediliyor. Tek parti yönetimi geçen kısa zaman içinde halkın açıklarını büyütmüş, dış politikalardaki hatalar ve saldırgan siyaset kayıplarımızı arttırmıştır. Kaynaklar tüketilmekte, özgürlükler çiğnenmekte, barış hakkımız ve geleceğimiz köreltilmektedir. Bu hak, hukuk, kural tanımazlık son bulmalıdır. Halkımızın acılarını, kayıplarını büyüten, birikimlerimizden ve geleceğimizden çalan savaş siyaseti son bulmalı, askerler ülkeye dönmelidir. Mülteciler için evrensel insanlık kuralları uygulanmalı, sınırlar açılmalıdır. Bizler İstanbul Emek ve Demokrasi Güçleri olarak tüm halkımızı özgürlük ve barış mücadelesini büyütmeye çağırıyoruz." ifadeleri kullanıldı.


     


    Açıklamanın tam metni:


     


    Yasaklara sessiz kalmayacağız!


    Barış, özgürlük ve insanca yaşam isteyen halkın sesi kısılamaz!


    Çetin günlerden geçiyoruz.


    Kriz ekonomik, sosyal, siyasal boyutlarıyla bütün toplumu sarsıyor. Cumhuriyet tarihi boyunca görülmedik bir huzursuzluk hali yediden yetmişe halkın genel tablosu. Özgürlüklerini kullanamayan ve örgütsüz kalmış emekçilerin işsizlik ve borç bunalımlarının intiharla sonuçlandığı haberleri gazete sayfalarından eksik olmuyor. Halkın ahvali böyleyken kaynaklar iktidar ve yandaş çevrelerine, en çok da savaş giderlerine harcanıyor. Halkın itirazları yok sayılarak “çılgınlıklarda” ısrar ediliyor.


    Hukuk kuralları, kişi güvenliği, yargı bağımsızlığı epeydir gündemden kalktı. Evrensel normların yerini tek parti yönetiminin başı Erdoğan’ın kuralları, tercihleri almış durumda. Muhalefet eden siyasetçi, vatandaş cezaevini boyluyor, gerçeklerin peşindeki gazeteci azarlanıp, tehdit ediliyor. Bu baskı ortamında önce Rudaw muhabiri Rawin Sterk Edirne’de mültecileri takip ederken ardından ODA TV yazarları Barış Terkoğlu ve Barış Pehlivan geçmişte kullanılan yöntemlerin izinden yürünerek tutuklandı.


    Ancak faşizm dönemlerinin uygulamaları olan “ne söylenmesi gerektiği” sivil topluma, kurumlara, vakıflara, Cumhurbaşkanlığı birimlerince dikte ediliyor.


    Dış politikada izlenen yayılmacı siyaset nedeniyle bir tarafıyla ABD ve Rusya gibi emperyalist güçlerin elinde oyuncak muamelesi görüyor, diğer tarafıyla Suriye-Libya ekseninde sürdürülen savaş siyaseti her türlü kayıpları büyütüyor, Türkiye’yi halklar nezdinde tehlikeli bir ülke derekesine koyuyor.


    Ülke yönetiminin başı Cumhurbaşkanı, Osmanlı dönemlerine atıf yaparak komşu coğrafyayı vatan toprağı ilan edebiliyor. Böylelikle sınırlar ötesindeki bir haksız savaşta ölenler ve kayıplarla şehitlik tepesini yükseltmeyi normal, olması gereken bir durum olarak bütün topluma dayatıyor. Bu izi takip eden İstanbul Valisi bugüne dek görülmemiş bir kararla TSK’nın yürüttüğü savaşı destekleyen açıklamalara izin verirken, savaşı onaylamayan ve barış talep eden etkinliklere yasak getirebiliyor. Putin görüşmesinde el pençe divan duranlar, içerde savaşa karşı sesleri susturmaya çalışıyor. Önce bu savaşı neden çıkardıklarının hesabını vermeliler. Yasak koyarak yenilgilerini gizleyemezler Yasak koyarak halkın yaşadığı acıların üstünü örtemezler.


    Halkın büyük kesiminin sorduğu “ne işimiz var orada?” sorusu “teröre, düşmana teslim mi olalım?” laf kalabalığı ile boğulmak, meclisteki muhalefetin soruları kapalı oturumlarla duyulmaz hale getirilmek isteniyor. Ve yılları geride bırakan bu savaş halinin en somut sonuçlarından biri olan sığınmacılar şantaj ve tüccar siyasetiyle sefalete terk ediliyor. Ülke yönetimine egemen olan anlayış şimdiye kadar imzaladığımız tüm uluslararası anlaşmaları yok sayan bir ağır ihlal halini yansıtıyor.


    Bu yönetim tarzı ve siyaset anlayışı kabul edilemez.


    Tek parti yönetimi geçen kısa zaman içinde halkın açıklarını büyütmüş, dış politikalardaki hatalar ve saldırgan siyaset kayıplarımızı arttırmıştır. Kaynaklar tüketilmekte, özgürlükler çiğnenmekte, barış hakkımız ve geleceğimiz köreltilmektedir. Bu hak, hukuk, kural tanımazlık son bulmalıdır. Halkımızın acılarını, kayıplarını büyüten, birikimlerimizden ve geleceğimizden çalan savaş siyaseti son bulmalı, askerler ülkeye dönmelidir. Mülteciler için evrensel insanlık kuralları uygulanmalı, sınırlar açılmalıdır.


    Bizler İstanbul Emek ve Demokrasi Güçleri olarak tüm halkımızı özgürlük ve barış mücadelesini büyütmeye çağırıyoruz.


    İSTANBUL EMEK BARIŞ VE DEMOKRASİ GÜÇLERİ

    Share. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Telegram Email

    İlgili İçerikler

    Ahmet Saymadi gözaltına alındı

    3 Ekim 2026

    Hak savunucusu avukat Ahmet Çevik hayatını kaybetti

    25 Eylül 2026

    Kadınlardan kalıcı barış ve eşitlik için çağrı: “Yan yanayız, geleceği konuşuyoruz!”

    21 Eylül 2026
    Destek Ol
    Yazılar
    Mahsuni Gül

    Üniversitelerde “huzur” aranırken: 1976-1977 raporlarının satır araları

    Volkan Yaraşır

    Öfkenin filozofu Fanon -4- Devrimci sınıf ya da devrimci özneye bakışı

    Volkan Yaraşır

    Öfkenin filozofu Fanon -3- İçindeki köleyi öldürmek

    İsa Can Artar

    Şimdi ne olacak? Berlin seçimlerinden sonra birkaç not ve Sahra Wagenknecht

    Bağlantıda Kalın
    • Facebook
    • Twitter
    Seçtiklerimiz
    Maral Dink

    Biraz da var olacağımıza inanmak

    Ertuğrul Kürkçü

    Rejimin ‘kültür savaşı’ davetiyesi – gönderene iade

    Volkan Yaraşır

    14 maddede faşizm: Umberto Eco

    Ercüment Çervatoğlu

    “Onlar ümidin düşmanıdır sevgilim”

    Güncel Kalın

    E Bültene üye olun gündemden ilk siz haberdar olun.

    Siyasi Haber, “tarafsız” değil “nesnel” olmayı esas alır. Siyasi Haber, işçi ve emekçiler, kadınlar, LGBTİ+’lar, gençler, doğa ve yaşam savunucuları, ezilen etnik ve inançsal topluluklardan yanadır.

    Devletten ve sermayeden bağımsızdır.

    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    EMEK

    Kayıt dışı istihdam alanı: Ev işçiliği

    3 Ekim 2026

    Birleşik Metal-İş’ten Soma’daki iş cinayetine tepki: “301 madenciyi kaybettiğimiz Soma Katliamı’ndan beri hiçbir şey değişmedi”

    2 Ekim 2026

    DİSK Sosyal-İş’ten A101 önlerinde 4 ilde eş zamanlı eylem: “Satan biziz, suyu bile parayla içiyoruz!”

    2 Ekim 2026
    KADIN

    DEM Parti’li erkeklerden kadın katliamlarına karşı yürüyüş: “Kadını öldüren erkeklikten utanıyoruz”

    1 Ekim 2026

    Süresiz nafaka iptal edildi, mağduriyet kapıda

    30 Eylül 2026

    Erkekler kadın cinayetleri ve şiddete karşı yürüyecek

    28 Eylül 2026
    © 2026 Siyasi Haber. Designed by Fikir Meclisi.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.