Close Menu
Siyasi HaberSiyasi Haber

    Subscribe to Updates

    Get the latest creative news from FooBar about art, design and business.

    What's Hot

    Adana’da iş cinayeti: Önlemsiz altyapı çalışmasında göçük altında kalan işçi yaşamını yitirdi

    8 Ağustos 2026

    Cumartesi Anneleri 1115. haftada Süleyman Cihan için adalet istedi: “Hakikat komisyonları kurulsun”

    8 Ağustos 2026

    Adalet Komisyonu “çerçeve yasa” teklifini kabul etti: DEM Parti’den “Bu yasa bir başlangıçtır” vurgusu

    8 Ağustos 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    • Güncel
      • Ekonomi
      • Politika
      • Dış Haberler
        • Dünya
      • Emek
      • Kadın
      • LGBTİ+
      • Gençlik
      • Ekoloji ve Kent
      • Haklar ve özgürlükler
        • Halklar ve İnançlar
        • Göçmen
        • Çocuk
        • Engelli Hakları
      • Yaşam
        • Eğitim
        • Sağlık
        • Kültür Sanat
        • Bilim Teknoloji
    • Yazılar

      Otoriter barışın hukuku mu, demokratik toplumun eşiği mi?

      7 Ağustos 2026

      Yasa Teklifi ve “bin kilometrelik yol”

      6 Ağustos 2026

      Kılı kırk yararak çalışma: Yasaklara ve sansüre karşı mücadele!

      5 Ağustos 2026

      1930 tarihli gizli genelge: Kadın öğretmenlere makyaj, takı ve gösterişli kıyafet yasağı

      5 Ağustos 2026

      Sürgünün çocuğu, direnişin bilgesi: George Habaş ve bugünün filistin’i

      31 Temmuz 2026
    • Seçtiklerimiz

      Üçüncü kutbun yeniden inşası

      6 Ağustos 2026

      Sınıfın kayıp asabiyesi ve sendikal arayışlar : Yapı, dönem, duygular

      3 Ağustos 2026

      Faşizmin normalleşmesi: Geç faşizm ve geç emperyalizm ilişkisi

      30 Temmuz 2026

      ILO 193 ve algoritmanın zincirleri

      29 Temmuz 2026

      “Devlet katkısı” aldatmacası!

      27 Temmuz 2026
    • Röportaj/Söyleşiler

      Dr. Toros Korkmaz: “Çerçeve yasa çözüm için hukuksal zemin oluşturabilir”

      6 Ağustos 2026

      Eski FARC komutanı Lida Ortiz: “Silahlı mücadeleden siyasi mücadeleye geçiş, silah bırakmaktan çok daha zor”

      20 Temmuz 2026

      Yıkıma karşı bir direniş ve yaşam alanı: 26. Evvel Temmuz Festivali

      16 Temmuz 2026

      İsviçre’de iltica belirsizliğine karşı direniş: Welat Aydın Federal Mahkeme önünde açlık grevinde

      3 Temmuz 2026

      Kuşadası Renkli Güvercin LGBTİ+ İnisiyatifi’nden Hikmet Hazer: “Bu yasak yalnızca bir gemiyi değil, LGBTİ+’ların kamusal yaşam hakkını hedef alıyor”

      30 Haziran 2026
    • Dosyalar
      • “Süreç” ve Sol
      • 30 Mart Kızıldere Direnişi
      • 8 Mart Dünya Kadınlar Günü 2022
      • AKP-MHP iktidar blokunun Kürt politikası
      • Cumhurbaşkanlığı Seçimleri
      • Ekim Devrimi 103 yaşında!
      • Endüstri 4.0 üzerine yazılar
      • HDK-HDP Tartışmaları
      • Kaypakkaya’nın tarihsel mirası
      • Ölümünün 69. yılında Josef Stalin
      • Mustafa Kahya’nın anısına
    • Çeviriler
    • Arşiv
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    Anasayfa » Pervin Buldan: “İstanbul Sözleşmesi’yle değil Okçular Vakfı’nızla uğraşın”

    Pervin Buldan: “İstanbul Sözleşmesi’yle değil Okçular Vakfı’nızla uğraşın”

    Siyasi Haber16 Temmuz 2019
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Reddit Tumblr Email
    Share
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    “Kadınlar olarak İstanbul’u 23 Haziran’da nasıl kurtardıysak, İstanbul Sözleşmesini de aynı kararlılıkla sahipleneceğiz ve asla gasp ettirmeyeceğiz” diyen HDP EŞ Genel Başkanı Pervin Buldan, “Kadınların İstanbul Sözleşmesi’yle uğraşacağınıza gidin Okçuluk Vakfı’nızla uğraşın” diye konuştu.

    HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan HDP Grup Toplantısı’nda konuştu. Buldan, iktidarın kadınların kazanımı olan ‘istanbul Sözleşmesi’ni ortadan kaldırmak için çalıştığını belirterek, "Kadınların İstanbul Sözleşmesi'yle uğraşacağınıza gidin Okçuluk Vakfı'nızla uğraşın" dedi.


    Kadınlar olarak İstanbul’u 23 Haziran’da nasıl kurtardıysak, İstanbul Sözleşmesini de aynı kararlılıkla sahipleneceğiz ve asla gasp ettirmeyeceğiz” diye konuşan Pervin Buldan’ın partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmasından satır başları şöyle:


     


    Dersim’de patlamada ölen Nupelda ve Ayaz’ın acısını yüreğimizde yaşıyoruz


    Dersim Ovacık’ta dün yaşanan patlamada iki canımızı, 8 yaşındaki Ayaz ve 4 yaşındaki Nupelda’yı kaybettik. Acımız ve üzüntümüz çok büyük. Kederli ailesine başsağlığı ve sabırlar diliyorum. Acılar paylaşıldığında hafiflediğini bildiğimiz için, ailemizin acısını yürekten paylaşıyorum.


     


    Demirtaş’ın bir an önce özgürlüğüne kavuşmasını diliyoruz


    Bugün Sincan Adliyesi’nde Türkiye’nin önemli bir davası görülüyor. Sevgili Selahattin Demirtaş’ın duruşmasına bugün ve yarın Ankara’da devam ediliyor. Sevgili Demirtaş’a buradan kucak dolusu selam ve sevgilerimizi gönderiyoruz. Sevgili Demirtaş’ın ve tutuklu olan bütün arkadaşlarımızın bir an önce özgürlüğüne kavuşmasını diliyoruz.


     


    Meclis’i erkek anlayışına teslim etmeyeceğiz


    Sevgili kadınlar, bu meclis aynı zamanda kadınların meclisidir. Öyle kalmaya da devam edecek. Meclisi erkek anlayışına asla teslim etmeyeceğiz. Buranın erkek meclisine dönüştürülmesine fırsat vermeyeceğiz. Bu çatı altından kadınların sesi hep yükselmeye devam edecek. Meclis kadınlarla renklenecek, kadınlarla irade bulacak.



     


    Davaları takip etmeye devam edeceğiz


    Geçen hafta Şule Çet davasını hepimiz takip ettik. Dosyada olayın bir cinayet olduğu açıkça görülmesine rağmen üzeri örtülmeye çalışılıyor. Tıpkı Rabia Naz’ın ölümünde olduğu gibi. Biz bu davaları takip etmeye devam edeceğiz.


     


     


    Kravat ittifakını kimse kurtaramayacak


    Yine İskenderun’da 19 yaşındaki Berfin, bir erkek saldrıganın asitli saldırısı yüzünden yüzü yandı ve tanınmaz hale geldi. Kadınların mücadelesi sonucu devletin tedavi masraflarını ödemeyi kabul etmemesi bir utanç meselesidir. 4 Temmuz’da davası görülen Berfin’in yaptığı ‘Kravatla kurtulamazsınız’ çağrısına biz de destek veriyoruz. Sevgili Berfin, yalnız değilsin, bu dava hepimizin davasıdır, kadıların davasıdır. Kadınlar olarak gerçek adaleti getirdiğimizde, kravat ittifakını kimse kurtaramayacak.


     


    Kadınlar kurulu erkek düzenlerini sarsıyor


    Kadınlara yönelik işlenen her suçta, bu suçlar nedeniyle kurulan her mahkemede ve bu mahkemelerin kararlarında, medyanın bu suçları yansıtırken kullandığı dilde bu eril dayanışmayı ve erkek failler için örülen koruma zırhını çok net olarak görmekteyiz. Çünkü kadınlar onların iktidarını, statükosunu ve kurulu erkek düzenlerini sarsıyor. Bu yüzden kadınlardan korkuyorlar.


     


    İktidarın atadığı kadrolar Kürt kadınlara karşı sayısız suç işlemiştir


    Çok yakın zamanda özellikle bölgede kamu görevlilerinin organize bir şekilde kadına yönelik taciz ve tecavüze dâhil oldukları kamuoyuna yansıdı. Mardin Büyükşehir Belediyesinde kayyımın görevlendirdiği Mardin Kent A.Ş Müdürü’nün belediyeye iş başvurusunda bulunan kadınlara yaptığı tekliflerin ses kayıtları ortaya çıktı. AKP’nin gönül belediyeciliğinin yansıması Mardin’deki kayyımın rezaletidir. Kadınların yoksulluğundan faydalanmaya çalışan bu alçak zihniyeti ve arkasındakileri tüm kamuoyu tanımalıdır.


    Aynı anlayış Bingöl’de de ortaya çıktı. Kadınları fuhuşa zorlayan bir çetenin üyeleri arasında, uzman çavuş, korucu, AKP üyesi olan ve kamu kuruluşlarında görev yapan kişilerin bulunduğu yapılan operasyonla ortaya çıktı. Bu çetenin faaliyetleri 2016’dan bu yana bilinmesine rağmen ne yazık ki göz yumuldu. Yine Dersim’de Munzur Üniversitesi Bilgi İşlem Dairesi Başkanı’nın bazı kadın öğrencileri tehdit ederek üst düzey kamu görevlileri ile para karşılığı fuhuşa zorladığını dehşetle öğrendik. Bir eğitim kurumunda yaşanan bu rezaletler karşısında kadınların bunlara karşı ses çıkarması gerektiğini ifade etmek isteriz.


    Kim bunlar? İktidarın atadığı kadrolar. Çok açık ve net bir şekilde buradan ifade etmek isterim ki gayet organize bir şekilde Kürt kadınların kamu görevlileri eliyle fuhuşa zorlanması suçunun ortağı ve hatta faili devlet adına hareket edenlerdir, kamu görevlileridir. Güçlerini de iktidardan alıyorlar. Özellikle son 40 yıldır çatışmalı ortamla birlikte devlet gücünü arkasına alan sayısız düzeyde güvenlik ve kamu görevlisi özellikle Kürt kadınlarına karşı sayısız suç işlemiştir. Bu suçların her defasında cezasız bırakılması bu çete faaliyetlerinin devamını da ne yazık ki sağlamıştır.


     


    Kadın, çocuk ve hiçbir bireyin korunmak için ne S-400’lere, ne F-35’lere ihtiyacı vardır


    Bu ülkede kadınların, çocukların ve hiçbir bireyin korunmak için ne S-400’lere, ne F-35’lere ihtiyacı vardır. Bir toplumu ayakta tutacak ve koruyacak olan güç silah değildir. Toplumu koruyacak olan; barıştır, gerçek adalettir, gerçek demokrasidir, özgürlüklerdir, bireysel silahlanmanın önlenmesidir. Eşitlik ilkesidir. Kadınların ve toplumun bütün kesimlerinin yaşamlarının hukuk yoluyla güvence altına alınmasıdır. Bunu çok iyi biliyoruz ve bu temel ilkelerin hayata geçirilmesi adına sonuna kadar mücadele etmeye devam edeceğiz. Onların baskıcı erkek sistemi varsa biz kadınların da onurlu direnişi var. Kadının iradesini asla teslim alamayacaklar. Kadınlar canı pahasına da olsa bu erkek sistemin kölesi olmayı reddeceklerdir. Kadın, yaşamın her alanında kendi özgür iradesiyle dimdik ayakta olmaya devam edecektir.


     


    Kadınların kadın üniversiteleri talebi yok


    Biz kadınlar buradan sesleniyoruz. Yeni binalar yapacak bütçeniz varsa eğer, beton duvarlara harcayıp yandaş müteahhitlere peşkeş çekmeyin. Daha fazla kadının güvenceli işi, sofrasında aşı, çalışırken çocuğunu bırakabileceği bir kreşi olsun diye harcayın. Onlar sormasalar da biz kadınlar olarak buradan fikrimizi söyleyelim. Kadınların kadın üniversiteleri talebi yok! Kadınların; üniversiteler konusunda eşit, parasız, anadilinde, bilimsel ve toplumsal cinsiyet eşitliğini temel alan üniversite talebi var. Kadınların katledilmeden, şiddete, tacize uğramadan güven içerisinde yaşam talebi var. Aynı zamanda kadınların çok daha acil sorunları var. Yoksulluk derdi, güvencesizlik sorunu, işsizlik meselesi var kadınların. İnanın kadınların bu konudaki ağır sorunlarına bir kulak verseler, kadınlara yönelik vaatlerinin ne kadar yersiz ve gülünç olduğunu kendileri de fark edecekler.


     


    Kadınlar için işsizlik, yoksulluk demek, şiddete karşı korunmasız kalmak demektir.


    Biz kadınlar dünyanın yükünü sırtımızda taşıyoruz. Buna rağmen mesaisi günün 24 saati bitmeyen kadınlar ne yazık ki toplumun en yoksul kesimi. Yoksulluk en çok kadınların belini büküyor. Kadınlar her türlü eziyete katlanmak zorunda kalıyor. Enflasyonun yaktığı mutfağın, ekonomik krizin ezdiği yaşamın, işsizliğin yarattığı çaresizliğin kahrını biz kadınlar çekiyoruz. KHK’lerle 25 binin üzerinde kadın işten atıldı. Kadınlar için işsizlik, yoksulluk demek, şiddete karşı korunmasız kalmak demektir. Kadınları işsiz ve yoksul bırakan sistem kadına yönelik şiddete zemin oluşturmaktadır. Bu da iktidarın yürüttüğü bilinçli bir politikadır.


     


    Nafaka hakkını gasp etme girişimleri açıkça kadın düşmanlığıdır


    İşte aynı zihniyeti nafaka konusunda da görüyoruz. Poşeti parayla satan zihniyet kadınların yoksulluk nafakası hakkına da göz dikiyor. Nafakanın kaldırılması kadına yönelik ekonomik şiddet anlamına gelmektedir. Kadınların büyük bir çoğunluğu zaten yaşamını idame ettirecek bir gelire sahip değil. Bu nedenle kadının nafaka hakkını gasp etme girişimleri açıkça kadın düşmanlığıdır. Nafaka karşıtlığı, anayasanın koruma altına aldığı toplumsal cinsiyet eşitliği ilkesini, CEDAW ve İstanbul Sözleşmesini yok saymaktadır.


     


    İstanbul Sözleşmesini kararlılıkla sahipleneceğiz, gasp ettirmeyeceğiz


    İstanbul Sözleşmesi kadın kazanımlarının bir sonucudur. Şimdi bu kazanımı ortadan kaldırmak için zemin yaratmaya çalışıyorlar, tartıştırıyorlar. Ancak başaramayacaklar, kadınlar bu sözleşmeden asla geri adım atmayacaktır. Kadınlar olarak İstanbul’u 23 Haziran’da nasıl kurtardıysak, İstanbul Sözleşmesini de aynı kararlılıkla sahipleneceğiz ve asla gasp ettirmeyeceğiz!


     


    Cezaevlerinde de kadına yönelik saldırılar had safhada


    Sevgili kadın arkadaşlarım; sadece dışarıda değil cezaevlerinde de kadına yönelik saldırılar had safhada. Bildiğiniz üzere bir de cezaevlerinde bulunan kadın yoldaşlarımız var. Sevgili Figen Yüksekdağ’a, Sevgili Gültan Kışanak’a, Sevgili Sebahat Tuncel’e, Sevgili Selma Irmak’a, Sevgili Çağlar Demirel’, Sevgili Burcu Çelik’e, Sevgili Gülser Yıldırım’a, Sevgili Mülkiye Birtane’ye, Sevgili Nurhayat Altun’a, Sevgili Aysel Tuğluk’a ve buradan ismini sayamadığım yüzlerce, binlerce kadın yoldaşıma, her birine ayrı ayrı kucak dolusu selamlarımızı sevgilerimizi iletiyorum. 2000 yılından bu yana cezaevlerinde bulunan kadın sayısı sürekli artış göstermektedir. Kadınların büyük bir çoğunluğu siyasi tutsaklardır. Cezaevlerinde bulunan kadınlar; görüş ve iletişim engeli, kitap engeli, keyfi disiplin cezaları, ortak sohbet ve aktivitelerin kısıtlanması, keyfi koğuş baskınları, çıplak arama, kelepçeli muayene ve temel yaşam gereksinimlerinden mahrum bırakma gibi birçok baskı türüne maruz bırakılmaktadırlar.


     


    Tüm kadınların umudu ve cesaret kaynağı HDP’dir


    Bizler bir kadın partisi olarak her geçen gün kendimizi daha da yenileyerek, daha da güçlendirerek yolumuza devam ediyoruz. İddiamız çok büyük. Tüm kadınların umudu ve cesaret kaynağı HDP’dir. Geçtiğimiz Mayıs ayında  “özgürlüğümüz için örgütlülüğümüzü büyütüyoruz” şiarıyla 7 bölgede geniş katılımlı kadın bölge toplantılarımızı gerçekleştirdik. Yine Haziran ayında kadın örgütlenme konferansımızı gerçekleştirdik. Son olarak Van’da 4 günlük Demokratik Yerel Yönetimler Çalıştayı’nın ilk iki gününü kadın eş başkanlarımız ve kadın belediye meclis üyelerimizle yaptık.


     


    3’ncü yol siyasetinin özgürlükçü iradesi ile kadınlar lehine yeni yaşamı inşa edeceğiz


    Tüm bu çalışmalarımız kadın partisi olan partimizin hem parti içerisinde hem de toplumsal yaşamda kadın örgütlülüğünü yükseltmek ve kadın kazanımlarına sahip çıkarak çoğaltma kararlılığıyla yapılmıştır. Bu çalışmalarımızda tüm alanlarda kadın bakış açısıyla hayata yön vereceğiz dedik. Ve dediğimizi de yapıyoruz. Ezilenlerin, yok sayılanların, faşizme karşı direnenlerin tarihsel ittifakı olan 3. Yol siyasetinin özgürlükçü iradesi ile kadınlar lehine yeni yaşamı inşa edeceğiz. Kadın odaklı demokratik yerel yönetimlerimizi daha da güçlendirmeye ve örgütsüz tek bir kadın kalmayıncaya kadar mücadele etmeye kararlığını sürdüreceğiz.


     


    Biz kadınlar hep birlikte başaracak, hep birlikte kazanacağız


    Kayyımların kapattığı kadın kurumların yeniden açılması için kadın eş başkanlarımız büyük bir azim ve kararlılıkla çalışmaktadır. Kazanımlarımızı, yaşamlarımızı, özgürlüklerimizi hedef alan saldırılar karşısında bütün kadın örgütleri ve feminist hareket ile mücadeleyi ortaklaştıracağız; her düzeyde kadın dayanışmasını ve direnişini birlikte öreceğiz. Biz kadınlar hep birlikte başaracak, hep birlikte kazanacağız!


     


    Kadın ittifakını kurduk, umut olduk ve faşizmi birlikte sarstık


    31 Mart seçimlerinden önce, ittifak tartışmaları devam ederken herkes soruyordu, “kim kiminle ittifak yapacak” diye. O zaman çok net bir şekilde söyledik, “bizim ittifakımız kadınlarla” dedik. Öyle de yaptık. Amed’deki kadınlar, İstanbul’daki kadınlarla el ele mücadele etti. Van’daki kadınlar Antalya’daki kadınlarla omuz omuza verdi. Kadın ittifakını kurduk, umut olduk ve faşizmi birlikte sarstık. Şimdi bu ittifakı bu toprakların barışı için, demokrasisi için sürdürme, büyütme; faşizmi bitirme zamanıdır. Bunu yapabiliriz, başarabiliriz ve başaracağız da.


     


    Kadının fikrinin olmadığı bir anayasa demokratik olamaz


    Hayalini kurduğumuz barışa kavuşmak için, özgürce ve eşit koşullarda birlikte yaşamak için bir toplum sözleşmesine ihtiyacımız var. Hiçbir toplumsal grubu ve siyasi görüşü dışlamayan, ötekileştirmeyen bir anayasayı toplumsal müzakereyle var etmeyi başarırsak toplumsal barışı da var edebiliriz. Kadınlar olarak bu sürecin öncüsü olacağız. Çünkü kadının fikrinin olmadığı bir anayasa demokratik olamaz. Demokratik bir anayasanın yapım sürecine kadınların katılımını sağlamak için çalışmalarımızı başlattık.


     


    Kadın anayasasıyla demokrasiyi taçlandıralım


    Kadın meclisimiz hem kadın kurumlarıyla hem de yerellerde forumlar ve buluşmalarla genç kadın kitleleriyle bir araya gelecek ve anayasa çalışmalarını kolektif akılla yürütecek. Oluşturacağımız demokratik anayasayla sürekli tehdit altında olan kadın kazanımlarını güvence altına alacağız. Ve diyoruz ki bu ülkede kadınların yapacağı anayasayla ancak özgürleşebilir, demokratikleşebiliriz. Gelin bu işi erkeklere bırakmayalım. Kadınlar olarak demokratik anayasanın öncülüğünü yapalım. Kadın anayasasıyla demokrasiyi taçlandıralım.


     


    Demokratik siyaset yürütenler faşizm etrafında kurulmaya çalışılan siyasi ittifak tuzağına düşmemeli


    Demokratik siyaset yürüten herkesin, demokratik kamuoyunun buna karşı çıkması, faşizm etrafında kurulmaya çalışılan siyasi ittifak tuzağına düşmemesi gerektiğinin altını bir kez daha çizmek isterim. Buna karşı en geniş demokratik ittifakı oluşturmamız gerekir. Bunu da kadınlar olarak başaracağız. Bu ülkeyi erkek zihniyetine teslim etmeyeceğiz. İnanın AKP çözüldü çözülüyor. Bunu kadınlar başardı daha çok başaracak. Kadınlar daha çok şey değiştirecek. AKP’den kopmalara kimse bel bağlamasın. Umut ne AKP’dir ne de AKP benzeri partiler. Umut HDP’dir, umut kadınlardır, umut kadınların ittifakıdır.


     


    Bu ülkeyi kadınlar yönetseydi ülkenin gündeminde S-400 değil, demokrasi ve barış olurdu


    Bu ülkeyi gerçekten kadınlar yönetseydi ülkenin gündeminde ne S-400 olurdu ne de güvenlikçi politikalar. Demokrasi olurdu, özgürlük olurdu, eşitçe bir yaşam olurdu. Adalet olurdu. Yeni yaşam olurdu.


     


    Bu tekçi, erkek sistemi mutlaka değiştireceğiz


    Kadınlar olarak bunu mutlaka ama mutlaka başaracağız. Özgürce, eşitçe yeni bir yaşamı kadınlar olarak kuracağız. İşte kadın partisi HDP bunun için vardır. Kadınlar olarak neler başardığımızı 31 Mart ve 23 Haziran seçimlerinde tüm dünyaya gösterdik. Türkiye’nin önüne güçlü bir seçenek koyduk. Şimdi bu yoldan yürüyeceğiz ve bu tekçi, erkek sistemi mutlaka değiştireceğiz. Ülkeyi kadınlar açısından yaşanılır bir ülkeye dönüştüreceğiz. Buna gücümüz de var, inancımız da var, kararlılığımız da var, sesimiz de var, sözümüz de var. Çünkü HDP bunun için vardır ve bu sözün adı HDP’dir. Yolunuz ve yolumuz açık olsun. Hep birlikte Jin Jiyan Azadi diyoruz.

    Share. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Telegram Email

    İlgili İçerikler

    Dr. Toros Korkmaz: “Çerçeve yasa çözüm için hukuksal zemin oluşturabilir”

    6 Ağustos 2026

    DFG’den katledilen gazeteciler Ferhat Tepe, Çetin Ababay ve Yahya Orhan için anma mesajı

    28 Temmuz 2026

    ÖHD’den 6 aylık cezaevi raporu: “Barış sürecine rağmen tecrit ve ayrımcılık sürüyor!”

    9 Temmuz 2026
    Destek Ol
    Yazılar
    Remzi Altunpolat

    Otoriter barışın hukuku mu, demokratik toplumun eşiği mi?

    Tuncay Yılmaz

    Yasa Teklifi ve “bin kilometrelik yol”

    Korkut Akın

    Kılı kırk yararak çalışma: Yasaklara ve sansüre karşı mücadele!

    Mahsuni Gül

    1930 tarihli gizli genelge: Kadın öğretmenlere makyaj, takı ve gösterişli kıyafet yasağı

    Bağlantıda Kalın
    • Facebook
    • Twitter
    Seçtiklerimiz
    Ertuğrul Kürkçü

    Üçüncü kutbun yeniden inşası

    Hakan Koçak

    Sınıfın kayıp asabiyesi ve sendikal arayışlar : Yapı, dönem, duygular

    Volkan Yaraşır

    Faşizmin normalleşmesi: Geç faşizm ve geç emperyalizm ilişkisi

    Kıvanç Eliaçık

    ILO 193 ve algoritmanın zincirleri

    Güncel Kalın

    E Bültene üye olun gündemden ilk siz haberdar olun.

    Siyasi Haber, “tarafsız” değil “nesnel” olmayı esas alır. Siyasi Haber, işçi ve emekçiler, kadınlar, LGBTİ+’lar, gençler, doğa ve yaşam savunucuları, ezilen etnik ve inançsal topluluklardan yanadır.

    Devletten ve sermayeden bağımsızdır.

    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    EMEK

    Adana’da iş cinayeti: Önlemsiz altyapı çalışmasında göçük altında kalan işçi yaşamını yitirdi

    8 Ağustos 2026

    DİSK-AR ve ÇSGB Verileri: Her 100 işçiden 86’sı sendikasız, kadınlarda oran daha da düşük

    7 Ağustos 2026

    İSG Uzmanı Deniz İpek: “Müfettiş gelmeden önce temizlenen fabrika güvenli değildir”

    6 Ağustos 2026
    KADIN

    TKDF Temmuz 2026 Raporu: İlk 7 ayda 231 kadın erkek şiddeti ve şüpheli ölümler sonucu hayatını kaybetti

    6 Ağustos 2026

    1930 tarihli gizli genelge: Kadın öğretmenlere makyaj, takı ve gösterişli kıyafet yasağı

    5 Ağustos 2026

    EŞİK kuruluş yıl dönümünde duyurdu: “İstanbul Sözleşmesi’nden ve haklarımızdan vazgeçmiyoruz”

    1 Ağustos 2026
    © 2026 Siyasi Haber. Designed by Fikir Meclisi.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.