Sermaye Piyasası Kurulu’nun (SPK) 17 Eylül’de aldığı kararla 7 portföy yönetim şirketine ait 131 fon tasfiye sürecine alınmıştı. SPK’nın resmi verilerine göre bu fonlarda 455 bin 758 tekil yatırımcı bulunuyor. Tasfiye süresinin piyasa koşulları nedeniyle üç aydan altı aya çıkarıldığı açıklandı.
Kriz, özellikle Tera Portföy ve Pusula Portföy tarafından yönetilen bazı fonlardaki olağanüstü getiriler ve yatırımcıların para çekme taleplerinin karşılanamamasıyla görünür hale geldi. Soruşturma kapsamında bazı hisselerde fonlar aracılığıyla yoğun alım yapılarak fiyatların olağandışı biçimde yükseltilmiş olabileceği iddiaları araştırılıyor.
İlk ödemeler başladı
SPK, tasfiye sürecindeki bazı fonlar için ara ödeme mekanizması oluşturdu. Her yatırımcıya, her fon için en fazla 1 milyon TL ara ödeme yapılması öngörülüyor. Ödemelerin öncelikle para piyasası fonlarından başlatılması kararlaştırıldı.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın 7 Ekim’de TBMM’de yaptığı açıklamaya göre, A1 Capital, Bulls ve Pardus Portföy’e ait 17 fondaki 43 bin 643 yatırımcıya ödemeler bugün, 8 Ekim’de başladı. Tasfiye kapsamındaki diğer fonlar için süreç devam ediyor.
Ancak bu ödemeler, bütün yatırımcıların fonda görünen tutarlarının aynen geri ödeneceği anlamına gelmiyor. Nihai tutar, fon varlıklarının tasfiye sırasında hangi değerden nakde çevrileceğine bağlı olacak.
Soruşturma genişliyor
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü soruşturma kapsamında Tera Portföy Yönetim Kurulu Başkanı Erdin Özel ile Tera Yatırım CEO’su Emir Münir Sarpyener tutuklandı. Ayrıca Tera Yatırım, Destek Yatırım Bankası, Hedef Yatırım Bankası, Destek Finans Faktoring ve Tera Finans Faktoring’in yönetimleri TMSF’ye devredildi.
SPK ise soruşturmanın odağındaki işlemlerle ilgili denetimlerin sürdüğünü, 2026’nın ilk dokuz ayında toplam 174 kişi hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu ve bunların 96’sının fon işlemleriyle ilgili olduğunu açıkladı.
Sayan Kaya soruşturmasında yeni gelişme
Dosyanın siyasi açıdan en çok tartışılan isimlerinden eski Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı ve eski AKP Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya ile eşi İlyas Kaya, 7 Ekim’de İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nda şüpheli sıfatıyla ifade verdi.
Kaya çiftinin Özata Denizcilik hisselerine yaklaşık 163 milyon liralık yatırım yaptığı ve yatırımın kısa sürede yaklaşık 2,17 milyar liraya ulaştığı kamuoyuna yansımıştı. Çift, 5 Ekim’de yatırımlarının ana para dışındaki kısmını SPK’nın oluşturduğu gönüllü iade mekanizması kapsamında TMSF hesabına gönderdi.
Ancak gönüllü ödeme, işlemlerin hukuka aykırı olduğunun kabulü anlamına gelmiyor. Soruşturmanın temel sorularından biri, bu yüksek getirilerin hangi bilgi ve işlemler sonucunda elde edildiği.
Kaya AKP’den çıkarıldı
Soruşturmadaki son siyasi gelişme ise 8 Ekim sabahı geldi. AKP Genel Sekreteri Eyyüp Kadir İnan, Fatma Betül Sayan Kaya’nın artık AKP üyesi ve parti mensubu olmadığını açıkladı. Açıklamada kararın Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın talimatı ve parti kurullarının işlemleri doğrultusunda alındığı belirtildi.
Asıl sorular hâlâ yanıtlanmış değil
Soruşturmanın merkezinde yalnızca fonların neden tasfiye edildiği bulunmuyor. Asıl tartışma;
Fonların olağanüstü getirileri nasıl oluştu?
Hangi hisseler fonlar tarafından yoğun biçimde toplandı?
Krizden hemen önce kimler fondan çıktı?
Fonların gerçek varlık değeri ile kâğıt üzerindeki değeri arasında ne kadar fark vardı?
Siyasi ve ekonomik bağlantılar işlemlerde rol oynadı mı?
Ve yüz binlerce küçük yatırımcının nihai zararı ne olacak?
sorularında düğümleniyor.
SPK’nın resmi açıklamasına göre tasfiye edilen fonlardaki yatırımcı sayısı 455 bin 758 kişi. İlk ödemelerin başlaması mağdurlar açısından önemli bir adım olsa da, 131 fonun tamamının tasfiyesi ve yatırımcıların nihai olarak ne kadar para alacağının belirlenmesi için sürecin tamamlanması gerekiyor.
Soruşturma sürüyor. Dolayısıyla dosyada adı geçen kişiler açısından masumiyet karinesi geçerli; gözaltı, tutuklama veya soruşturma kapsamında bulunmak tek başına suçun kesinleştiği anlamına gelmiyor.
