Editör: Mehmet Murat Yıldırım, (SH)
Kamuoyunda bir süredir tartışılan çerçeve yasanın içeriği, kapsamı ve Meclis’e ne zaman geleceği yönündeki soruya yanıt veren Nurettin Demirtaş, kendilerine doğrudan hiçbir bilginin ulaşmadığını vurguladı. Hükümetin süreci tek yanlı bir hava içinde yürütmesinin toplumdaki ve Kandil’deki heyecanı körelttiğini belirten Demirtaş, İmralı’daki tecrit durumuna dikkat çekti:
“Şu ana kadar hiçbir bilgi yok, hiçbir bilgi de ulaşmış değil. Kendileri çeşitli vesilelerle Önder Apo ile anlaşıyoruz, konuşuyoruz gibi mesajlar vermeye çalışıyorlar fakat 52 gündür Önder Apo ile herhangi bir görüşme yok. Ne DEM Heyeti ne de İmralı Heyeti bir görüşme gerçekleştirdi. Ortada 52 gündür aralıksız süren net bir tecrit durumu var. Sadece değerli sanatçı Kadir İnanır’ın vefatı vesilesiyle başsağlığı dilekleri gibi bazı mesajların dışarı çıkmasına izin verildi; bunu da bizler gibi herkes medyadan öğrendi.”
“Mesele sadece silah bırakmak değil, zihniyet değişmeli”
Demirtaş, çözüm sürecinin sadece gerillanın durumuna veya silahların bırakılmasına indirgenemeyeceğini, asıl amacın “Cumhuriyetin Demokratikleştirilmesi” olması gerektiğini ifade etti. Bir yılı aşkın süredir kendi cephelerinden köklü bir zihniyet değişimi yaşandığını ve çok tarihsel adımlar atıldığını dile getiren Demirtaş, Türk devletinin ise hâlâ güvenlikçi politikalardan sıyrılamadığını savundu:
“Eğer Türk devletinin zihniyeti değişmiş olsaydı bu süreç çok hızlı ilerlerdi. Devlet cephesinden, zihniyet açısından köklü bir değişim yok. Konjonktürel ve bölgesel gelişmelere bakıp ‘nerede en kârlı çıkarız’ hesabı yapıyorlar. Bu bir oyalama siyasetidir. Çerçeve yasanın anlamlı olabilmesi için; Önder Apo’nun baş müzakereci statüsünün yasal güvenceye kavuşması, yasa dışı sayılan kesimlerin demokratik siyasete katılımının önünün açılması, cezaevindeki ve sürgündeki siyasetçilerin sürece dâhil edilmesi gerekir. AKP kendi adına tek yanlı bir yasa çıkarırsa bunun karşılığı olmaz.”
Muhalefete eleştiri: “Hükümetin elini rahatlatıyorlar”
Sürecin sadece hükümetin veya tek bir partinin tekelinde yürütülmemesi gerektiğini belirten Demirtaş, toplumsal muhalefetin ve ana muhalefet partisi CHP’nin tutumunu eleştirdi. CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in süreci destekleyen istikrarlı açıklamalarını takdir ettiklerini ancak pratik sahiplenmede DEM Parti’nin yalnız bırakıldığını söyledi:
“Mevcut pozisyonuyla muhalefetin büyük bir kesimi hükümeti çözüme zorlamıyor, aksine elini rahatlatıyor. Muhalefet, DEM Parti’yi yalnız bırakarak sorunu tamamen onun üzerine yıkma eğiliminde. Oysa bu süreç seçim hesaplarının, partisel çıkarların ötesinde ortak bir demokratik akılla yürütülmelidir. ‘DEM Parti AKP ile anlaştı, bize operasyon yapılıyor’ eleştirileri haksızdır. DEM Parti’nin şu anki yönetim sayısından daha fazla siyasetçisi, belediye başkanı hapiste veya sürgündedir. Ortada bir uzlaşma olmadığı için bu baskılar devam ediyor.”
“Bu süreç Ortadoğu tarihini değiştirebilir”
Kürt sorununun demokratik çözümünün Türkiye sınırlarını aşan bir bölgesel etki yaratacağını ifade eden Nurettin Demirtaş, Ortadoğu’daki şiddet sarmalından çıkışın anahtarının bu barış olduğunu belirtti. Çözümün İran, Irak ve Suriye başta olmak üzere tüm bölge ülkelerinde demokratik bir model zinciri başlatacağını söyleyen Demirtaş, “Sürecin en büyük güvencesi toplumun bunu pratik olarak sahiplenmesidir. Barikatları yıkmak için aydınların, sanatçıların, sendikaların ve tüm demokrasi güçlerinin ortak bir akılla daha yaratıcı yol ve yöntemler geliştirmesi gerekiyor” diyerek sözlerini tamamladı.
