Gündem Hapishane’nin aktardığı rapora göre, 31 Ocak 2025 itibarıyla Türkiye hapishanelerindeki toplam tutuklu ve hükümlü sayısı 392 bin 456 olarak kayıtlara geçti. Türkiye, her 100 bin kişiye düşen 458,1 mahpus oranıyla Avrupa Konseyi ülkeleri arasında ilk sırada yer alıyor. Avrupa genelinde bu ortalama yalnızca 127 seviyesinde.
| Ülke | 100 Bin Kişiye Düşen Mahpus Sayısı |
| Türkiye | 458,1 |
| Azerbaycan | 271,0 |
| Moldova | 245,0 |
| Gürcistan | 232,0 |
| Avrupa Ortalaması | 127,0 |
| Finlandiya | 58,0 |
| Hollanda | 55,0 |
| Norveç | 54,0 |
Son 10 yılda iki katından fazla artış
Türkiye’deki hapsedilme oranı 2015 yılında 223,3 iken, 2025 yılında 458,1’e ulaşarak son 10 yılda yüzde 105’in üzerinde bir artış gösterdi. Pandemi dönemi infaz düzenlemeleriyle 2020 yılında 257,2’ye gerileyen bu oran, son 5 yılda (2020-2025) yaklaşık yüzde 78 artarak yeniden hızlı bir yükseliş trendine girdi.
Kapasite aşımı kritik sınırda: Her 100 yatağa 131 mahpus
Türkiye’deki ceza infaz kurumlarının resmi kapasitesi 299 bin 880 kişi olarak bildirildi. Mevcut mahpus sayısının 392 bin 456 olması sebebiyle, her 100 kişilik kapasiteye karşılık 130,9 mahpus düşüyor. Avrupa’da genel yoğunluk ortalaması yüzde 86 iken, rapor metodolojisinde yüzde 110 barajının üzeri “ciddi aşırı kalabalık” olarak tanımlanıyor.
Türkiye tarafından rapora iletilen şerhte; kapasite aşımının ek yatak ve ranzalarla yönetildiği, yasal doğrultuda her mahpusa gece barınma imkanı sağlandığı aktarıldı. Yoğunlukta ilk üç ülke şöyle sıralandı:
- Slovenya: %134
- Türkiye: %130,9
- Fransa: %130,9
Kadın ve yabancı mahpus oranları ortalamanın altında
- Kadın Mahpuslar: Türkiye’de hapishane nüfusunun yüzde 4,4’ünü kadınlar oluşturuyor. Bu oran, yüzde 5,8 olan Avrupa ortalamasının altında. Nüfusu 1 milyonun üzerindeki ülkelerde Macaristan (%8,8) ve Çekya (%8,6) en yüksek kadın mahpus oranına sahip.
- Yabancı Mahpuslar: Türkiye’de yabancı uyruklu mahpusların oranı yüzde 3,8 ile, yüzde 26,4 olan Avrupa ortalamasının oldukça gerisinde kaldı. Avrupa’da yabancı mahpus oranının en yüksek olduğu yerler Liechtenstein (%100) ve Monako (%89,5) oldu.
Çocuk mahpuslar ve annesiyle yaşayan bebekler
Türkiye ceza infaz kurumlarında 18 yaş altı 3 bin 890 çocuk ve genç mahpus bulunuyor; bunların 479’u çocuk eğitimevlerinde tutuluyor. Ayrıca, 0-6 yaş arası 944 çocuk anneleriyle birlikte cezaevinde yaşıyor. Bu sayı, veri paylaşan Avrupa Konseyi ülkeleri arasındaki en yüksek mutlak değer olarak öne çıktı.
Personel yükünde Avrupa lideri
Türkiye, infaz koruma memurları ve cezaevi personeli üzerindeki iş yükünde de zirvede. Avrupa genelinde personel başına ortalama 1,7 mahpus düşerken, Türkiye’de bir personele düşen mahpus sayısı 4,6 seviyesinde. Türkiye’yi 2,6 mahpus ile Sırbistan ve 2,5 ile Yunanistan izliyor.
Suç dağılımı ve metodoloji uyarıları
Türkiye’de hükümlülerin suç dağılımında uyuşturucu suçları (%39,8) ve hırsızlık (%33,2) ilk sıralarda yer alıyor. Ancak raporda iki kritik yöntemsel uyarı öne çıkıyor:
1. Suç Kayıt Yöntemi: Avrupa ülkeleri genel olarak yalnızca kişinin aldığı en ağır cezayı (ana suçu) esas alırken; Türkiye, bir kişinin hüküm giydiği tüm suçları kaydettiği için hükümlü başına ortalama 1,4 suç düşüyor. Bu durum oranları yüksek gösterebiliyor.
2. Tutukluluk Tanımı: Türkiye’de kesinleşmemiş tutuklu oranı %14,4 (Avrupa ortalaması %30,3) görünse de, yerel mahkemede ceza alıp dosyası istinaf veya Yargıtay’da olan “hükümözlü” kişiler Türkiye’de resmi olarak “hükümlü” sayılıyor.
Giriş-çıkış trafiği ve ölüm verileri
2024 Ocak ile 2025 Ocak arasındaki bir yıllık dönemde Türkiye hapishanelerine 457 bin 175 giriş gerçekleşirken, 345 bin 89 tahliye işlemi yapıldı. Her 100 bin kişiye düşen 534 giriş oranıyla Türkiye, Avrupa’nın en yoğun hapishane trafiğine ev sahipliği yapıyor.
2024 yılı boyunca cezaevlerinde 745 ölüm vakası yaşandı. Bunların 54’ü intihar, 2’si cinayet olarak kaydedildi. Her 10 bin mahpusta 1,4 olan intihar oranıyla Türkiye, Avrupa genelinde düşük intihar oranına sahip ülkeler arasında yer aldı. Resmi kayıtlara geçen firar sayısı ise 8 olarak bildirildi (Açık cezaevinden izinli/izinsiz ayrılmalar Türkiye’de firar değil disiplin suçu sayılmaktadır).
