Suriye İnsan Hakları Topluluğu (AHRS), Alevi kurumları, sosyalist partiler ve demokratik kitle örgütleri, Suriye’de Alevilere yönelik saldırılar, zorla yerinden etmeler ve özellikle kadınlara dönük hak ihlallerine dikkat çekmek amacıyla TBMM’de basın toplantısı düzenledi. Toplantıda, uluslararası imza kampanyasında toplanan imzalar Meclis Başkanlığı’na sunulurken, Alevi kadınlara yönelik kaçırma ve cinsel şiddet vakalarının araştırılması için uluslararası soruşturma çağrısı yapıldı.
Ankara’da 10 Haziran’da gerçekleştirilen program kapsamında Suriye İnsan Hakları Topluluğu (AHRS) ile Alevi Kültür Dernekleri (AKD), Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD), Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) ve Alevi Bektaşi Federasyonu’ndan (ABF) oluşan heyet, TBMM’de siyasi partilerin grup başkanvekilleriyle bir araya geldi.
Heyette AKD Genel Başkanı Seher Şengünlü Yılmaz, PSAKD Genel Başkanı Cuma Erçe, HBVAKV Genel Başkanı Ercan Geçmez, AHRS Başkanı Hasan Öğütcü ve ABF yöneticilerinin yanı sıra çeşitli Alevi kurumlarının temsilcileri yer aldı. Heyet, Yeniyol, TİP, EMEP, DEM Parti ve CHP grup başkanvekillerini ziyaret ederek Suriye’de başta Aleviler olmak üzere farklı halklar ve inanç topluluklarına yönelik saldırıların durdurulması için destek talebinde bulundu.
Görüşmelerde Lazkiye, Tartus, Hama ve Humus bölgelerinde yaşanan hak ihlalleri, zorla yerinden etme uygulamaları ve sivillere yönelik saldırılar gündeme getirildi.
TBMM’de geniş katılımlı basın toplantısı düzenlendi
Siyasi parti ziyaretlerinin ardından TBMM’de basın toplantısı gerçekleştirildi. Toplantıya AHRS ve Alevi kurumlarının yanı sıra DEM Parti İstanbul Milletvekili Celal Fırat, Sosyalist Yeniden Kuruluş Partisi (SYKP) Eş Genel Başkanı Mertcan Titiz, çeşitli sosyalist örgütler, demokratik kitle örgütleri ve çok sayıda milletvekili katıldı.
Basın toplantısında, Suriye’de devam eden insan hakları ihlalleri ile bu ihlallere karşı yürütülen uluslararası imza kampanyasının sonuçları kamuoyuyla paylaşıldı. Ortak açıklama metni, imzacı kurumlar adına DEM Parti İstanbul Milletvekili Celal Fırat tarafından okundu.
“Suriye’deki kriz uluslararası toplumun sorumluluğundadır”
Celal Fırat, Suriye’de yaşananların yalnızca ülke içi bir mesele olarak değerlendirilemeyeceğini belirterek, farklı inanç ve milliyetlerden halkların ağır baskılarla karşı karşıya olduğunu söyledi.
Fırat, başta Aleviler, Dürziler ve Hristiyanlar olmak üzere birçok topluluğun sistematik şiddet, zorla yerinden edilme ve etnik-dinsel temizlik politikalarına maruz kaldığını ifade etti. Yaşananların tekçi ve köktendinci bir yönetim anlayışının sonucu olduğunu belirten Fırat, HTŞ ve bağlı grupların işlediği iddia edilen suçların çok sayıda uluslararası kuruluş tarafından yayımlanan raporlarda yer aldığını kaydetti.
Açıklamada ayrıca seküler yaşam tarzını benimseyen çok sayıda kişinin işlerinden uzaklaştırıldığı, mülksüzleştirildiği ve ekonomik baskılarla karşı karşıya bırakıldığı vurgulandı.
Alevi kadınlara yönelik saldırılar öne çıktı
Basın toplantısında en dikkat çekici başlıklardan biri Alevi kadınlara yönelik kaçırma, cinsel şiddet ve zorla asimilasyon uygulamaları oldu.
Celal Fırat, 2025 yılı boyunca çok sayıda Alevi, Dürzi ve Kürt kadın ile kız çocuğunun ağır insan hakları ihlallerine maruz kaldığını belirterek, uluslararası kuruluşların raporlarında özellikle Alevi kadınların kaçırılması, zorla evlendirilmesi ve kimliklerinden koparılmasına yönelik ciddi bulgular bulunduğunu söyledi.
Fırat, kadınlara yönelik saldırıların çeşitli dini ve ideolojik gerekçelerle meşrulaştırılmaya çalışıldığını belirterek, bu durumun kaçırma ve alıkoyma vakalarının görünmez hale getirilmesine hizmet ettiğini ifade etti.
Betül Süleyman Alluş vakası gündeme taşındı
Açıklamada, 29 Nisan 2026 tarihinde kaçırıldığı belirtilen Betül Süleyman Alluş’un durumu özel olarak gündeme getirildi.
Fırat, Alluş’un ailesinden alınan bilgilere göre HTŞ kontrolündeki bir merkezde tutulduğunun iddia edildiğini belirterek, genç kadının kendi iradesini özgürce ortaya koyup koyamadığı ve ailesiyle serbestçe iletişim kurup kuramadığı konusunda ciddi endişeler bulunduğunu söyledi.
Betül Süleyman Alluş vakasının münferit bir olay olmadığını vurgulayan Fırat, benzer biçimde kaçırılan ve şiddete maruz bırakılan kadınların durumunun uluslararası kamuoyu tarafından yakından takip edilmesi gerektiğini kaydetti.
Uluslararası raporlara dikkat çekildi
Basın toplantısında, Birleşmiş Milletler Suriye Bağımsız Uluslararası Soruşturma Komisyonu ile Human Rights Watch başta olmak üzere çeşitli insan hakları kuruluşlarının raporlarına da atıfta bulunuldu.
Açıklamaya göre, Mart 2025’te Alevilere yönelik saldırılarda bin 400’den fazla kişi yaşamını yitirdi. Temmuz 2025’te Süveyda’da yaşanan saldırılarda ise bin 500’den fazla Dürzi yurttaş öldürüldü. Halep ve çevresindeki Kürt yerleşimlerine yönelik saldırılar nedeniyle de yüz binlerce kişi yerinden edildi.
Katılımcılar, bu gelişmelerin Suriye’nin çok kimlikli ve çok inançlı toplumsal yapısını hedef alan politikaların sonucu olduğunu savundu.
Bağımsız soruşturma ve uluslararası dayanışma çağrısı
Ortak açıklamada uluslararası topluma, kadın örgütlerine ve insan hakları kuruluşlarına çağrıda bulunularak şu talepler sıralandı:
- Betül Süleyman Alluş ve benzer şekilde kaçırılan tüm kadınların derhal serbest bırakılması,
- Kadınlara yönelik kaçırma, cinsel şiddet, zorla evlendirme ve ideolojik baskı uygulamalarının son bulması,
- HTŞ ve bağlı silahlı grupların işlediği iddia edilen suçların araştırılması amacıyla bağımsız uluslararası soruşturma komisyonu kurulması,
- Sivillere yönelik saldırıların ve etnik-dinsel temizlik uygulamalarının durdurulması,
- İnsan hakları ihlallerinin bağımsız mekanizmalar tarafından izlenmesi ve sorumluların yargılanması,
- Halkların kendi kaderini tayin hakkına saygı gösterilmesi ve azınlıkların temel haklarının güvence altına alınması.
Basın toplantısının ardından uluslararası imza kampanyasında toplanan imzalar TBMM Başkanlığı’na teslim edildi. Kampanya kapsamında hazırlanan dosyalar da Meclis’te temsil edilen siyasi partilere sunuldu.
Alevi kurumları, insan hakları örgütleri ve kampanyaya destek veren yapılar, Suriye’de tüm halkların eşit, özgür ve güvenli koşullarda yaşayabileceği demokratik bir geleceğin inşası için uluslararası dayanışmanın büyütülmesi gerektiğini vurguladı.
