İstinaf Mahkemesi’nin Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) 38. Olağan Kurultayı hakkında verdiği “mutlak butlan” kararının ardından parti içindeki hareketlilik artarak devam ediyor. Kararı hukuksuz bularak 45 gün içinde olağanüstü kurultay toplanmasını isteyen 220 eski milletvekili ve senatöre, bugün 84 eski parlamenter daha katıldı. Yeni katılımlarla birlikte acilen kurultay yapılmasını talep eden eski CHP’li vekil sayısı 304’e ulaştı.
“Mutlak butlan milli iradeye vurulmuş bir darbedir”
Eski parlamenterler tarafından yapılan ortak açıklamada, mahkeme kararına çok sert tepki gösterilerek şu değerlendirmelerde bulunuldu:
- YSK Kararları Kesindir: Siyasi partilerin kurultay süreçlerinin Anayasa’nın 79. maddesi uyarınca yargı gözetiminde yapıldığı hatırlatılarak; ilçe seçim kurulları ve son merci olan Yüksek Seçim Kurulu (YSK) tarafından onaylanan, mazbataları verilen seçimlerin kesin olduğu ve itiraz edilemeyeceği vurgulandı.
- Siyasallaşmış Yargı Müdahalesi: Özgür Özel’in Genel Başkan seçildiği 38. Kurultay’ın “mutlak butlan” gerekçesiyle iptal edilmesi; demokratik siyasete, hukuk devleti ilkesine ve milli iradeye vurulmuş ağır bir darbe olarak nitelendirildi. Açıklamada, “Mutlak butlan kararıyla anayasal düzene, siyasallaşmış yargı eliyle müdahale edilmiştir. Bu kabul edilemez bir durumdur” denildi.
Cendereyi aşmanın yolu: 45 gün içinde kurultay
Açıklamada, yetkisiz bir istinaf mahkemesinin kararıyla parti içinde yaratılmak istenen tartışma ve ayrışmaların büyümeden çözülebilmesi için en meşru yolun sandık olduğu belirtildi:
“Anayasa hükümlerine rağmen, yetkisiz bir istinaf mahkemesinin aldığı kararla CHP içinde yaratılmak istenen ayrışma ve tartışmaların büyümeden çözülebilmesi için en doğru, meşru ve hukuki yolun derhal olağanüstü kurultay çağrısı yapmak olduğunu düşünüyoruz. Yargı eliyle oluşturulan mevcut ‘hukuki temsil boşluğu’, en geç 45 gün içinde gerçekleştirilecek olağanüstü kurultayla giderilebilir.”
“Özgür Özel’in yarattığı umut korunmalıdır”
Olağanüstü kurultay talebinin aynı zamanda partiyi birinci parti konumuna taşıyan iradeyi koruma amacı taşıdığı ifade edildi. Erken bir kurultay kararı alınmasının, iktidarın yargı aracılığıyla siyaseti şekillendirme girişimlerine anlamlı bir yanıt olacağı savunulurken şu ifadelere yer verildi:
“38. Kurultay’dan sonra iki olağanüstü ve bir olağan kurultayda delegelerin ve üyelerin büyük desteğiyle genel başkan seçilen, çalışmalarıyla CHP’yi yeniden Türkiye’nin birinci partisi konumuna taşıyan Sayın Özgür Özel’in yarattığı umut da korunacaktır. Türkiye’nin kurucusu ve güvencesi olan CHP sahipsiz değildir.”
Açıklama, kurultayın gecikmeden toplanmasının ertelenemez bir sorumluluk olduğu vurgulanarak “derhal kurultay” çağrısıyla son buldu.
