HPG Basın İrtibat Merkezi, örgütün 1 Haziran 2004 tarihinde aldığı askeri kararların ve eylemlilik sürecinin 22’nci yıl dönümü vesilesiyle yazılı bir açıklama yayımladı. Kürt sorununun çözüm yollarına dair değerlendirmelerin yer aldığı açıklamada, kalıcı bir uzlaşı için demokratik siyasetin önünün açılması gerektiği savunuldu.
“Uluslararası komploya karşı demokratik çözüm perspektifi”
Açıklamada, 15 Şubat 1999 tarihinde Abdullah Öcalan’a yönelik gerçekleştirilen uluslararası operasyonun, Kürt sorununun çözümsüz bırakılmasını hedefleyen bir saldırı olduğu ifade edildi. İmralı cezaevi koşullarına rağmen Öcalan’ın geliştirdiği “Kadın Özgürlüğüne Dayalı Demokratik Ekolojik Toplum Paradigması” ile ortak yaşam perspektifini ortaya koyduğu ve Türkiye’de barışçıl bir çözümün önünü açacak bir zemin yarattığı iddia edildi.
“5 yıllık ateşkes sürecinin ardından gelen askeri kararlar”
Silahlı güçlerin, 2 Ağustos 1999’da alınan geri çekilme kararından 1 Haziran 2004’e kadar geçen beş yıllık süreç boyunca ateşkes konumunu koruyarak demokratik çözüm için bir dönem oluşturduğu hatırlatılan açıklamada şu iddialara yer verildi:
- Devletin yaklaşımı: Türk devleti, ortaya çıkan bu süreci demokratik çözüm yönünde değerlendirmek yerine, hareketi tasfiye etmenin bir aracı olarak kullanmayı hedeflemiştir.
- Kararların gerekçesi: Kalıcı ve samimi adımların gelişmemesi, inkar politikalarının sürdürülmesi üzerine 1 Haziran 2004 tarihinde alınan askeri kararlar, varlığı ve özgür yaşam talebini koruma temelinde gelişen bir çıkış olmuştur.
“Çözümün yolu baş müzakereci rolünün oynanmasından geçiyor”
Aradan geçen 22 yıllık sürecin, Kürt sorununun baskı ve çözümsüzlük politikalarıyla ortadan kaldırılamayacağını gösterdiğini ileri süren HPG, açıklamasında şu talepleri sıraladı:
“Bugün de Kürt sorununun kalıcı çözümünün yolu; Rêber Apo’ya dönük klasik devlet yaklaşımının son bulmasından, tam özgürlüğünün sağlanmasından, Kürt halkının baş müzakerecisi olarak rolünü oynamasından, demokratik siyasetin önünün açılmasından, halkların eşit ve özgür yaşam temelinde buluşmasından geçmektedir. Bu perspektifin esas alınması ve Türk devleti tarafından gereğinin yapılması yalnızca Kürt halkı açısından değil, Türkiye ve Ortadoğu halklarının ortak geleceği açısından da tarihsel bir önem taşımaktadır.”
“Mücadele kararlılığımızı vurguluyoruz”
Açıklamanın son bölümünde, taşınan sorumluluğun bilincinde olunduğu ifade edilerek, bugüne kadar yaratılan değerlerin heba edilmesine izin verilmeyeceği aktarıldı. Belirlenen istikamette her koşul altında mücadele etme kararlılığının sürdürüleceği belirtilerek, “Bu temelde 1 Haziran 2004 çıkışının 22’inci yıldönümünü halkımıza, şehit ailelerimize, dostlarımıza ve tüm yoldaşlarımıza kutluyor; yeni mücadele yılında başarılar diliyoruz” denildi.
