Haber Merkezi, (SH)
İki üniversite öğrencisinin hikayesi
Kayıp dosyalarına konu olan gençlerden 22 yaşındaki Hüsamettin Yaman, İstanbul Üniversitesi Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu öğrencisiydi. 21 yaşındaki Mehmet Soner Gül ise Cerrahpaşa Tıp Fakültesi öğrencisi ve Öğrenci Derneği üyesi olarak faaliyet yürütüyordu. Her iki gencin de kaybedilmeden önce çeşitli tarihlerde gözaltına alındıkları ve ağır işkencelere maruz bırakıldıkları belirtildi.
Gözaltı süreci ve yetkililerin inkarı
Hüsamettin Yaman, 2 Mayıs 1992 tarihinde evinden çıktıktan sonra bir daha geri dönmedi. Olaydan iki gün sonra bir tanık, Yaman’ın Soner Gül ile birlikte Fındıkzade semtinde gözaltına alındığını ailesine haber verdi.
- Aileler, İstanbul Emniyet Müdürlüğü ve ilgili tüm resmi makamlara başvurdu ancak gözaltı işlemi reddedildi.
- İnsan Hakları Derneği ve Uluslararası Af Örgütü’nün girişimlerinden de herhangi bir sonuç alınamadı.
Ayhan Çarkın’ın itirafları ve hukuki süreç
Olayın üzerinden yıllar geçtikten sonra, 2011 yılında eski özel harekât polisi Ayhan Çarkın’dan sarsıcı bir itiraf geldi. Çarkın, her iki gencin gözaltına alındıktan sonra ormanlık bir alana götürülerek sorgulandığını ve orada öldürüldüklerini iddia etti. Çarkın ayrıca, gençlerin son sözlerinin “İnsanlık onuru işkenceyi yenecek!” olduğunu aktardı.
- Bu itirafların ardından Yaman Ailesi dosyayı yeniden yargıya taşıdı.
- Buna rağmen etkin bir soruşturma yürütülmediği ve faillerin hesap vermediği vurgulandı.
Anneler Günü’nde Saffet Yaman anıldı
Açıklamada ayrıca Anneler Günü vesilesiyle duygusal bir anma yapıldı. Evladının akıbetini öğrenemeden dünyadan ayrılan anneler, Hüsamettin Yaman’ın annesi Saffet Yaman şahsında saygı ve minnetle anıldı. Cumartesi Anneleri/İnsanları, kaç yıl geçerse geçsin hakikati savunmaktan ve adalet talep etmekten vazgeçmeyeceklerini bir kez daha ilan etti.
