Close Menu
Siyasi HaberSiyasi Haber

    Subscribe to Updates

    Get the latest creative news from FooBar about art, design and business.

    What's Hot

    Şırnak’ta 18 aylık Mehmet Uytun’un ölümüne ilişkin davada sanık askere beraat kararı!

    11 Haziran 2026

    Evvel Temmuz: Bir halkın hafızasını savunmak

    11 Haziran 2026

    Marmara L Tipi Cezaevi’nde tecrit uygulaması: Kameralı takibe direnen siyasi tutsaklar açlık grevinde

    11 Haziran 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    • Güncel
      • Ekonomi
      • Politika
      • Dış Haberler
        • Dünya
      • Emek
      • Kadın
      • LGBTİ+
      • Gençlik
      • Ekoloji ve Kent
      • Haklar ve özgürlükler
        • Halklar ve İnançlar
        • Göçmen
        • Çocuk
        • Engelli Hakları
      • Yaşam
        • Eğitim
        • Sağlık
        • Kültür Sanat
        • Bilim Teknoloji
    • Yazılar

      Evvel Temmuz: Bir halkın hafızasını savunmak

      11 Haziran 2026

      Arnavutluk Satılık Değildir!

      9 Haziran 2026

      Türkiye’nin acil ihtiyacı, demokrasi cephesi ve enternasyonal dayanışma

      9 Haziran 2026

      Sosyal demokrasi ve aşırı sağ arasına sıkışmak: İspanya deneyimi

      7 Haziran 2026

      Mutlak Butlan sonrası CHP’deki “ikili iktidarın” demokrasi mücadelesindeki yeri

      6 Haziran 2026
    • Seçtiklerimiz

      Kürtlüğün tanısal halleri; muayene odasındaki sessizlik

      7 Haziran 2026

      Devlet aklı iktidar blokunun neresine düşer?

      7 Haziran 2026

      Yasin Börü’ye sahip çıkılırken diğer öldürülenler ve yaşananlar yok sayıldı: Skandallar zinciri ve 12 yıl gizlenen soruşturma

      4 Haziran 2026

      Milli Savunma Vekâleti’nden ilgili birimlere: “Irkları yüzünden askeri mekteplere alınmadıklarını azınlıklara söylemeyin”

      4 Haziran 2026

      Küba’yı hırpalamak: Trump’ın rüyası ve kâbusu

      3 Haziran 2026
    • Röportaj/Söyleşiler

      “Avrupa savaşa hazırlanıyor”

      28 Mayıs 2026

      Şampiyonluk sevinciyle yurttaşlara forma dağıttı, ırkçıların hedefi oldu

      4 Mayıs 2026

      Hatimoğulları: Süreç, siyasi partilerin gündelik siyasetteki çıkarlarına kurban edilemez

      2 Mayıs 2026

      Av. Sevda Karataş: Zulüm varsa direniş de var!

      21 Nisan 2026

      ABD-İran savaşı içeride baskı bahanesi

      7 Nisan 2026
    • Dosyalar
      • “Süreç” ve Sol
      • 30 Mart Kızıldere Direnişi
      • 8 Mart Dünya Kadınlar Günü 2022
      • AKP-MHP iktidar blokunun Kürt politikası
      • Cumhurbaşkanlığı Seçimleri
      • Ekim Devrimi 103 yaşında!
      • Endüstri 4.0 üzerine yazılar
      • HDK-HDP Tartışmaları
      • Kaypakkaya’nın tarihsel mirası
      • Ölümünün 69. yılında Josef Stalin
      • Mustafa Kahya’nın anısına
    • Çeviriler
    • Arşiv
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    Anasayfa » İstiklal Kadınları Hareketi ve Femonasyonalizm

    İstiklal Kadınları Hareketi ve Femonasyonalizm

    İREM KABATAŞ yazdı: İstiklal Kadınları Hareketi adıyla ortaya çıkan milliyetçi çizgi, kadın özgürlüğü söylemini göçmen düşmanı ve aşırı sağ politikalarla birleştiriyor. Sosyalist feminist açıdan bu yönelim, femonasyonalizmin Türkiye’deki güncel örneklerinden biri olarak değerlendiriliyor.
    İrem Kabataş27 Nisan 2026
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Reddit Tumblr Email
    Share
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    Dünya çapında yükselen aşırı sağın ve faşizmin en sinsi taktiklerinden biri, ezenlerin ideolojisini ezilenlerin kavramlarıyla ambalajlamaktır. Fransa’da aşırı sağcı, göçmen düşmanı ve kimlikçi Collectif Némésis ile büyüyen bu şarlatanlık, Türkiye’de karşımıza “İstiklal Kadınları Hareketi” adıyla, ucuz bir kopyalama denemesiyle çıkarılıyor.

    Kurucu Genel Başkanlığını Nursena Gür’ün yaptığı, nişanlısı olan Zafer Partili Arıkan Arı gibi isimlerin gölgesinde palazlanan bu yapı; kadınların asırlık kurtuluş mücadelesini ırkçı ve faşizan bir teoriye kurban etmeye çalışan pespaye bir femonasyonalizm, yani milliyetçi feminizm projesidir. Stratejilerinden sosyal medyadaki mağduriyet edebiyatlarına kadar her şeyleri, Némésis’in sığ bir kopyasından ibaret.

    Kadın mücadelesinin içini boşaltma girişimi

    Sosyalist feminist bir açıdan durumu ele aldığımızda en yalın gerçek, bana kalırsa şudur: Sınıf mücadelesini dışlayan, sömürülen milletlerin kadınlarını umursamayan, emeğin sömürüsünü görmezden gelen hiçbir hareket kadınların kurtuluşunu sağlayamaz. İstiklal Kadınları Hareketi’nin sınıfsal pozisyonu ise sadece bir alakasızlık değil, aleni bir düşmanlıktır. Hakları için açlık grevinde olan, bedenlerini sermayeye karşı siper eden madencilerin direniş alanına dayanışma şovuyla gidip, o işçilerin gözlerinin içine baka baka yemek yemeleri mideleri bulandıran bir ikiyüzlülüktür ve bu gösterdikleri yüz, bu faşist hareketin gerçek yüzüdür.

    İşçi sınıfının açlığı üzerinden sağcı bir PR çalışması yürütenlerin feminizmle uzaktan yakından ilgisi olamaz. Bu ancak burjuva şımarıklığının faşizmle harmanlanmış halidir. Gittikleri eylemlerde devasa “Türk Kadını” pankartlarıyla boy gösterip deklanşör sesleri kesilir kesilmez alanı terk etmeleri; meselelerinin kadın mücadelesi değil, milliyetçi bir vitrin dizaynı olduğunu kanıtlamaktadır. Alanlarda sarı torbalarla çöp toplayarak devrim şehitlerine eylem konusundan bağımsız şekilde hakarette bulunmaları, asıl amaçlarının dayanışma olmadığını aslında bize çok net gösteriyor.

    Patriyarka ile hesaplaşmadan feminizm olmaz

    Gerçek feminizm; patriyarkanın kurumlarıyla, aktörleriyle ve onun siyasal zihniyetiyle radikal bir hesaplaşmayı gerektirir. Aslolan feminizm; kadınlara erkek egemenliğinden arındırılmış, özerk ve güvenli alanlar açar. Oysa bu yapının üyelerinin, göçmen düşmanlığı üzerinden siyasi rant devşiren Zafer Partisi’nin erkek genel başkanıyla poz verip “feminizm” konuştuklarını dile getirmeleri bile hareketin bir kadın örgütlenmesinden ziyade, sağcı erkek siyasetinin kadın kollarından farksız olduğunu gösteriyor.

    Feminist olduklarını iddia ettikleri alanlara sürekli olarak cis-hetero erkek yardakçıları eşliğinde girmeleri, bağımsız bir kadın iradesinden ne kadar korktuklarının ve ataerkinin gölgesinden asla çıkamadıklarının en net fotoğrafıdır. Ümit Özdağ ile tıpatıp aynı çizgide olmalarını ve asla fonlanmadıkları yalanının yanı sıra, genel başkanları Nursena Gür’ün nişanlısının da yine Zafer Partisi üyesi Arıkan Arı olduğu gerçeğini de unutmamak gerekir.

    Kendi milliyetçi hezeyanlarını paylaşmayan herkesi düşmanlaştıran bu oluşum, eleştiriye karşı da ancak bir faşistin verebileceği tepkileri vermektedir. Sosyal medyada kendilerine yöneltilen en ufak bir eleştiriyi derhal “terörizm” ile yaftalayıp oluşturdukları trol ordularıyla kadınları linç ettirmeleri, bu hareketin yapı taşının halkı kin ve düşmanlığa sürüklemek olduğunu ortaya koyuyor. Onların sözde “kız kardeşlik” anlayışı, kendi etnik ve ideolojik sınırlarına hapsolmuş mini bir faşizm simülasyonudur.

    Türk kadınlarının farklı coğrafyalardaki ve etnisitelerdeki kadınlarla dayanışma kurmasını terörizm ilan edecek kadar aklını yitirmiş bu yapı, kendileri gibi ırkçı, dışlayıcı ve faşist olmayan kadınların “Türklüğünü” dahi reddetme cüretini kendinde bulmaktadır. Kimin “makbul kadın” olduğunu belirleme yetkisini kendinde gören bu üstenci ve hastalıklı zihniyet, tam da bizlerin yıllardır mücadele ettiğimiz erkek devlet aklının ta kendisidir.

    Faşizmin Pembesi Olmaz

    Kadın mücadelesi; göçmen nefreti kusmak, sınırları kutsamak, işçi sınıfına sırt çevirmek ve sağ popülizmin değirmenine su taşımak için araçsallaştırılamaz. İstiklal Kadınları Hareketi’nin sahnelediği bu rezil oyun; kadınları özgürleştirmek şöyle dursun, ezilenleri birbirine düşman ederek kapitalist patriyarkanın ömrünü uzatmaya hizmet eden bir Truva atından ötesi değildir, olamaz.

    Biz sosyalist feministler çok iyi biliyoruz ki kız kardeşlik sınır, sınıf ve renk tanımaz. İşçinin açlığıyla alay eden, faşist erkek siyasetine sırtını dayayan ve farklı olanı linç eden bu ırkçı grup; tarihin çöplüğüne, ataerkinin diğer şakşakçılarının yanına süpürülecektir. Enternasyonal bir dayanışma ve sınıfsız, sömürüsüz bir dünya inşa edilmeden hiçbir kadın özgür olamaz. Faşizm, hangi renk pankartın arkasına saklanırsa saklansın, tüm kadınların baş düşmanıdır.

    Bell Hooks’un Feminizm Herkes İçindir kitabında dediği gibi: “Mücadelede kız kardeş olabilmek için önce biz kadınların, diğer kadınları (cinsiyet, sınıf ve ırk farklılıkları dolayımıyla) nasıl baskı altına alıp sömürdüğümüzle yüzleşmemiz gerekiyordu.” Tıpkı ancak femonasyonalist olabilen İstiklal Kadınları Hareketi gibi, mücadelemize zarar veren toplulukların kendilerini feminist olarak tanıtma hakkı olmadığı gibi, enternasyonalist bilinçte olmayan kimsenin kendine feminist demeye hakkı yoktur. İki kutu pizza ve üç kare fotoğraf uğruna kadınları ateşe atmanın aslında kendilerini diri diri yakmak olduğunu elbet bir gün anlayacaklarına, inanmasam bile umuyorum.

    Share. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Telegram Email

    İlgili İçerikler

    Evvel Temmuz: Bir halkın hafızasını savunmak

    11 Haziran 2026

    Arnavutluk Satılık Değildir!

    9 Haziran 2026

    Türkiye’nin acil ihtiyacı, demokrasi cephesi ve enternasyonal dayanışma

    9 Haziran 2026
    Destek Ol
    Yazılar
    Siyasi Haber

    Evvel Temmuz: Bir halkın hafızasını savunmak

    Aycan E. Prifti

    Arnavutluk Satılık Değildir!

    Nuran Gelişli

    Türkiye’nin acil ihtiyacı, demokrasi cephesi ve enternasyonal dayanışma

    Tuncay Yılmaz

    Sosyal demokrasi ve aşırı sağ arasına sıkışmak: İspanya deneyimi

    Bağlantıda Kalın
    • Facebook
    • Twitter
    Seçtiklerimiz
    Cegerxwîn Polat

    Kürtlüğün tanısal halleri; muayene odasındaki sessizlik

    Ümit Akçay

    Devlet aklı iktidar blokunun neresine düşer?

    Gökçer Tahincioğlu

    Yasin Börü’ye sahip çıkılırken diğer öldürülenler ve yaşananlar yok sayıldı: Skandallar zinciri ve 12 yıl gizlenen soruşturma

    Siyasi Haber

    Milli Savunma Vekâleti’nden ilgili birimlere: “Irkları yüzünden askeri mekteplere alınmadıklarını azınlıklara söylemeyin”

    Güncel Kalın

    E Bültene üye olun gündemden ilk siz haberdar olun.

    Siyasi Haber, “tarafsız” değil “nesnel” olmayı esas alır. Siyasi Haber, işçi ve emekçiler, kadınlar, LGBTİ+’lar, gençler, doğa ve yaşam savunucuları, ezilen etnik ve inançsal topluluklardan yanadır.

    Devletten ve sermayeden bağımsızdır.

    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    EMEK

    Van’da kayyım tarafından işten çıkarılan belediye işçilerinin direnişi 317’nci gününde: “Direnerek kazanacağız”

    10 Haziran 2026

    Türkiye’de iş cinayetleri bitmiyor: Üç farklı kentte 4 işçi yaşamını yitirdi

    9 Haziran 2026

    KESK Sempozyumu: “Neoliberal politikalar ve dijitalleşme kamu emekçilerini güvencesizleştiriyor”

    6 Haziran 2026
    KADIN

    KCDP Mayıs 2026 Raporu: 16 kadın katledildi, 33 şüpheli ölüm var

    5 Haziran 2026

    Kızılay Kayseri İl Başkanı Cafer Beydilli’ye çalışan kadınları hedef alan paylaşımı nedeniyle suç duyurusu!

    20 Mayıs 2026

    EŞİK: “Eşitlikten ve laiklikten vazgeçmiyoruz”

    18 Mayıs 2026
    © 2026 Siyasi Haber. Designed by Fikir Meclisi.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.