Haber Merkezi, (SH)
Farklı dönemlerde çeşitli davalar kapsamında yaklaşık 7 yıl cezaevinde kalan Küçük, son olarak Silivri Cezaevi’nden tahliyesinin ardından yaptığı açıklamada, “Yaşasın emekçi cumhuriyet, yaşasın aydın cumhuriyet” ifadeleriyle dikkat çekmişti.
Akademik ve siyasi yaşamı
1938 yılında doğan Küçük, Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nden 1960 yılında mezun oldu. 27 Mayıs sürecinde öğrenci hareketleri içinde yer aldı ve sonrasında Devlet Planlama Teşkilatı’nda görev yaptı.
1966’da Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nde akademik kariyerine başlayan Küçük, sosyalist düşünce doğrultusunda Yön, Emek ve Ant dergilerinde yazılar kaleme aldı. 1968-1970 yılları arasında Birmingham Üniversitesi bünyesinde çalışmalar yürüttü.
1971’de doçent unvanını aldı ancak 12 Mart Muhtırası sonrasında görevinden uzaklaştırıldı. 1970’li yıllarda Cumhuriyet gazetesi ekonomi servisinde görev yaptı ve Türkiye İşçi Partisi’nin yeniden kuruluş çalışmalarına katıldı.
Darbeler ve baskı dönemleri
12 Eylül Darbesi sonrasında üniversiteden uzaklaştırılan Küçük, 1983 yılında yayımladığı eser nedeniyle tutuklandı, daha sonra beraat etti. 1987’de Gazi Üniversitesi’nde profesör oldu ve 1994’te emekliye ayrıldı.
1980 sonrası dönemde Aziz Nesin ile birlikte “Aydınlar Dilekçesi” girişimini örgütleyen Küçük, bu süreçte aydınların siyasal alandaki örgütlenmesinde rol oynadı.
Tartışmalı çalışmalar ve sonraki yıllar
1990’lı yıllarda bölgeye giderek Abdullah Öcalan ile görüşen Küçük, bu görüşmeyi kitaplaştırdı. 1998’de Türkiye’ye dönüşünün ardından çeşitli suçlamalarla yargılandı ve hapis cezası aldı.
2000’li yıllarda Türkiye’nin yakın tarihi üzerine tartışmalı tezler ortaya koyan Küçük, özellikle “isimbilim”, “Sabetayizm” ve “kripto kimlikler” üzerine çalışmalar yürüttü.
Türkiye’de akademi, siyaset ve düşünce dünyasında iz bırakan isimlerden biri olarak kabul edilen Yalçın Küçük’ün vefatı, farklı kesimlerde yankı uyandırdı.
