Diyarbakır’da 11 Kasım 2025’te intihara sürüklenen ve 10 gün hastanede kaldıktan sonra yaşamını yitiren gazeteci ve aktivist Dilan Karaman hakkında hazırlanan inceleme raporu tartışma yarattı. Raporun açıklanmasının ardından hem Karaman’ın arkadaşları hem de ailesi rapora tepki gösterdi. Aile raporun geri çekilmesini isterken, arkadaşları raporda önemli eksikler ve hatalar bulunduğunu belirtti.
Öte yandan DEM Parti İstanbul Milletvekili Özgül Saki de sosyal medya hesabından yaptığı değerlendirmede raporun bazı yönlerini “cesur” bulduğunu ancak özellikle mahremiyet ve feminist ilkeler açısından ciddi sorunlar içerdiğini ifade etti.
Komisyon raporu yayımlandı
Dilan Karaman İnceleme Komisyonu, Diyarbakır’da 11 Kasım 2025’te intihara sürüklenen Karaman’ın ölümüne ilişkin raporunu kamuoyuna açıkladı.
Mücadele arkadaşımız Dilan Karaman'ı saygı ve sevgiyle anıyoruz.Bu rapor,kadınların
— ÖHD Amed (@ohdamed) March 9, 2026
yaşam hakkını tehdit eden yapısal erkek şiddetini görünür kılmak,adalet talebini büyütmek ve toplumsal
dönüşümü sağlamak sorumluluğuyla
oluşturulmuştur.Kamuoyuna saygıyla duyurulur. Raporun tamamı… pic.twitter.com/lFHRS7szR4
29 Kasım 2025’te kurulan komisyonda şu kurumlar yer aldı:
- Tevgera Jinên Azad (TJA)
- Diyarbakır Barosu
- Rosa Kadın Derneği
- Özgürlük İçin Hukukçular Derneği Kadın Komisyonu
- Dayanışmanın Kadın Hali Derneği
Komisyon raporun amacının cezai sorumluluk belirlemek olmadığını, olayın toplumsal, kurumsal ve insan hakları boyutlarını ortaya koymayı hedeflediğini belirtti.
Rapora göre olay günü partner şiddeti yaşandı
Raporda, Karaman’ın olay günü sabah saatlerinde yakın çevresini arayarak partneri Mazlum Toprak tarafından tehdit edildiğini söylediği aktarıldı.
Tanık anlatımlarına göre Karaman:
- telefon fırlatılarak uyandırıldı
- saçları çekildi
- bıçakla tehdit edildi
- evden kovuldu
Ayrıca Karaman’ın “Keşke kendini benim gözümün önünde öldürsen” sözünü duyduğunu aktardığı belirtildi.
Mazlum Toprak ise fiziksel şiddet uyguladığını reddetti ancak tehditte bulunduğunu ve ölüm çağrışımı içeren sözler söylediğini kabul etti. Komisyon bu durumun Karaman’ın psikolojik kırılganlığını artıran önemli bir tetikleyici olduğunu ifade etti.
Hastaneye sevkte gecikme
Raporda sağlık müdahalesinde gecikme yaşandığı da vurgulandı.
Tanıklara göre Karaman yüksek doz ilaç aldıktan sonra arkadaşlarını aradı. Partneri Mazlum Toprak ise saat 13.00 civarında eve gitti.
Karaman’ın hastaneye sevki yaklaşık saat 16.00’da gerçekleşti.
İlk çağrıda ambulans ve kolluk ekiplerinin “bilinci açık olduğu için zorla müdahale edilemeyeceğini” söylediği belirtilirken komisyon, intihar girişimlerinin acil durum sayıldığını ve müdahalenin gecikmesinin “ağır hizmet kusuru” olabileceğini kaydetti.
Raporda mobbing ve “politik yalnızlık” vurgusu
Komisyon raporunda Karaman’ın çalıştığı bazı kurumsal yapılarda sistematik psikolojik baskıya maruz kaldığına dair tanıklıklar da yer aldı.
Tanıklara göre Karaman:
- kurum içi iletişimden dışlandı
- herkesin önünde azarlanıp küçük düşürüldü
- emeği değersizleştirildi
- kapasitesinin üzerinde iş yükü aldı
Komisyon bu anlatımların birbirini doğruladığını ve “süreklilik gösteren ağır bir mobbing örüntüsü” oluşturduğunu belirtti.
Raporda ayrıca Karaman’ın yaşadığı durum “politik yalnızlık” kavramıyla tanımlandı. Komisyona göre bu yalnızlık kişinin çevresinde insan olmamasından değil, kriz anında gerçek dayanışmanın kurulamamasından kaynaklanıyor.
Uyuşturucu ve fuhuş çetesi iddiası
Raporda ayrıca bölgede faaliyet gösterdiği öne sürülen bazı suç yapıları hakkında iddialar bulunduğu da belirtildi.
Buna göre bazı tanıklar, özellikle politik kimliğe sahip kadınlar ve gençlerin tehdit ve şantaj yoluyla baskı altına alınmaya çalışıldığını ileri sürdü.
Komisyon bu iddialar hakkında kesin bir hüküm kurmadığını, ancak konunun daha geniş kapsamlı araştırılması gerektiğini ifade etti.
Aile: Rapor geri çekilsin
Raporun yayımlanmasının ardından Karaman’ın ailesinden sert tepki geldi.
Dilan Karaman’ın ablası Gönül Karaman, X (Twitter) hesabından yaptığı paylaşımda raporu kabul etmediklerini belirterek şunları söyledi:
“Dilan Karaman’ın ailesi olarak failleri koruyan bu raporu kabul etmiyoruz. Raporun derhal geri çekilmesini talep ediyoruz.”
Dilan Karaman’ın ailesi olarak failleri koruyan bu raporu kabul etmiyoruz. Raporun derhal geri çekilmesini talep ediyoruz.
— Gönül Karaman (@GKaraman77252) March 9, 2026
İnsan hakları savunucusu avukat Eren Keskin de sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada ailenin talebine saygı gösterilmesi gerektiğini belirtti.
Besna Tosun ise paylaşımında şu ifadeleri kullandı:
“Ailenin talebi yerine getirilsin; rapor geri çekilsin ve raporda adı yazılmayan milletvekili Saliha Aydeniz istifa etsin. #DilanKaraman”
Arkadaşlarından rapora kapsamlı itiraz
“Dilan Karaman’ın arkadaşları” imzasıyla yayımlanan açıklamada ise raporun birçok açıdan eksik ve hatalı olduğu savunuldu.
Dilan'ın intihara sürüklenme süreciyle ilgili komisyon raporuna dair 👇🏾#DilanKaramanaNeOldu pic.twitter.com/JiV2g1yEQZ
— Aram (@sb_kareusak) March 9, 2026
Açıklamada raporda yer alan zaman çizelgesinin gerçeği yansıtmadığı ifade edildi.
Arkadaşlarının aktardığına göre Karaman olay günü yeni bir ev bulmuş ve kontrat imzalamıştı. Saat 14.00’te bir arkadaşına “artık komşuyuz, hayırlı olsun” mesajı gönderdiği belirtildi.
Açıklamaya göre intihar girişimi yaklaşık saat 14.50’de gerçekleşti ve Mazlum Toprak bu saatten sonra Karaman’ın yanına gitti.
“Mahremiyet ilkesi ihlal edildi”
Arkadaşlarının açıklamasında komisyon raporunun “Uzun Dönem Psikososyal Arkaplan” bölümüne de tepki gösterildi.
Bu bölümde Karaman’ın çocukluk döneminde yaşadığı istismara, psikolojik tedavisine ve kullandığı ilaçlara dair ayrıntılı bilgilerin yer almasının mahremiyet ihlali olduğu belirtildi.
Açıklamada şu değerlendirme yapıldı:
“Artık bu beyanların hiçbirine cevap veremeyecek olan arkadaşımızın mahremiyetine dair bu denli ayrıntılı bilgiler sunulması çok sorumsuzcadır ve asıl faillerin sorumluluğunu azaltıcı bir manipülasyona dönüşmektedir.”
Mobbing iddiaları ve milletvekili tartışması
Arkadaşlarının açıklamasında en az 6–7 tanığın beyanına göre mobbing faili olduğu belirtilen bir milletvekilinin adının raporda gizlendiği de ifade edildi.
Açıklamada söz konusu kişinin DEM Parti Milletvekili Saliha Aydeniz olduğu belirtilerek şu değerlendirme yapıldı:
“Tanıkların birçoğunun beyanına rağmen ‘ciddi bir sorun olmadığı, mobbing yaşanmadığı’ yönünde ifade veren milletvekili Saliha Aydeniz açıkça komisyonu yanıltmaya çalışmıştır.”
LGBTİ+ örgütleri komisyona dahil edilmedi
Açıklamada ayrıca komisyonun oluşum sürecine de eleştiri yöneltildi.
Birçok tanığın talebine rağmen Amed’deki LGBTİ+ örgütlerinin komisyona dahil edilmediği belirtilerek, bu nedenle Karaman’ın maruz kaldığı iddia edilen LGBTİ+fobik şiddet iddialarının soruşturulmadığı ifade edildi.
Saliha Aydeniz: “Ben de sorumluyum”
DEM Parti Milletvekili Saliha Aydeniz de X hesabından yaptığı açıklamada Karaman’ın ölümünden dolayı kendisini de sorumlu hissettiğini belirtti.
Dilan için kurulan komisyon çalışmasını bitirip kamuoyuna raporunu paylaştı. Öncelikle belirtmek isterim ki Komisyon çalışmasına gölge düşürmemek , yaptıkları çalışmanın bağımsız yürümesi adına kamuoyuna özellikle tek kelime etmedim .Şimdi Dilan’ın çalışma arkadaşı olarak bu…
— Saliha Aydeniz (@Saliha_Aydeniz) March 9, 2026
Aydeniz paylaşımında şu ifadeleri kullandı:
“2,5 yıldır birlikte çalıştığım danışmanımın içinde bulunduğu sorunları bilmediğim, yanında olamadığım için bu sonuçtan ben de sorumluyum.”
Aydeniz, çalışma temposu içinde Karaman’ın yaşadığı sorunları yeterince fark edemediğini belirterek bu durumun kendisi için ağır bir yük olduğunu söyledi.
Özgül Saki: Rapor bazı yönleriyle cesur ama sorunlu
DEM Parti İstanbul Milletvekili Özgül Saki de sosyal medya hesabından yaptığı uzun değerlendirmede raporu “pozitif ve negatif anlamda oldukça cesur” bulduğunu belirtti.
Dilan’ın ölümü üzerinden 102 gün geçti. Dilan’ın intihara sürüklenmesi ve sürecin soruşturulması ve Dilan’ın ölümüne kadar olan sürede ihmali sorumluluğu olan kişilerin yapıların belirlenmesi ve "Dilan’ın Hakikatinin” açığa çıkarılması konusunda önemli bir işleve sahip olmasını… https://t.co/honU99WIiY
— Özgül Saki (@ozgulsakii) March 9, 2026
Saki, özellikle mobbing ve erkek şiddetinin raporda açık şekilde ifade edilmesini önemli bulduğunu söyledi.
Ancak raporun “Uzun Dönem Psikososyal Arkaplan” bölümünü eleştirerek şu değerlendirmeyi yaptı:
“Bu bölüm adeta faile mazeret bulan ve Dilan’ın mahremiyetini gözetmeyen bir yaklaşım içeriyor.”
Saki ayrıca yüz yüze görüşmeye dayanmayan bazı iddiaların raporda yer almasını da eleştirdi ve şu soruları gündeme getirdi:
- Şiddet faili erkek hakkında yargı süreci nasıl ilerleyecek?
- Raporda adı geçen diğer kişiler hakkında soruşturma açılacak mı?
- DEM Parti danışmanlık sistemi ve çalışma ilişkilerini yeniden düzenleyecek mi?
Saki paylaşımını “Özel olan politiktir ilkesi gereği Dilan’ın yaşadıkları bireysel değil yapısaldır” sözleriyle tamamladı.

