HDK: Ne emperyalist müdahale, ne İran idam rejimi; çözüm demokratik Ortadoğu!

HDK’nin açıklamasında “Tarihsel deneyimler göstermektedir ki emperyalist müdahaleler, askeri operasyonlar ve güvenlikçi politikalar Ortadoğu’ya hiçbir zaman barış, demokrasi ve özgürlük getirmemiştir. Aksine halkları karşı karşıya getiren, sınırları çatışma hatlarına dönüştüren ve otoriter yönetimleri güçlendiren bir düzen yaratmıştır. Bu politikaların bedelini her zaman emekçiler, kadınlar, gençler ve ezilen halklar ödemiştir” dendi.
İran’da yıllardır hüküm süren otoriter molla rejiminin; halkın demokratik taleplerini bastıran, kadınların özgürlük mücadelesini hedef alan, başta Kürt halkı olmak üzere halkları ve toplumsal muhalefeti baskı altına alan uygulamalarıyla bir idam rejimi niteliği taşıdığı belirtilen açıklamada, “Halkların Demokratik Kongresi olarak İran halklarının özgürlük, eşitlik ve demokrasi mücadelesinin yanında olduğumuzu vurguluyor; savaş politikalarına, işgallere ve emperyalist müdahalelere karşı halkların ortak barış mücadelesini büyütme çağrısı yapıyoruz. Türkiye halklarını ve tüm demokrasi güçlerini savaş politikalarına karşı ses yükseltmeye, barışı, demokrasiyi ve halkların kardeşliğini savunmaya davet ediyoruz” ifadelerine yer verildi.
HDK’nin açıklaması, “Ortadoğu halkları ne emperyalist müdahalelere ne de İran’daki idam rejimine mahkûmdur. Ortadoğu’da savaş değil, halkların demokratik geleceği kazanacaktır” sözleriyle son buluyor.
BİV: İran’ı hedef alan emperyalist ve siyonist saldırganlığın kadınların özgürlüğüyle alakası yok!

Barışa İhtiyacım Var Kadın İnisiyatifi (BİV), İran’a saldıran emperyalist ve Siyonistlerin kadınların özgürlüğünü bahane etmesine tepki göstererek “Saldırıyı canlı yayında “kadınlar için özgürlük yolu açıldı” diyerek sunan emperyalistler İran’da kadınları ve kız çocuklarını bombalıyor”, “Bizim özgürlüğümüz sizin ellerinizle gelmeyecek” dedi.

İran’a Haziran ayında yapılan saldırı sırasında “İsrail İran’a saldırırken halkı —özellikle kadınları— molla rejimine karşı ayaklanmaya çağırıyor. Savaşını, ‘kadınları özgürleştirme’ söylemiyle meşrulaştırmaya çalışıyor. Netanyahu bir yandan İranlı kadınların üzerine bomba yağdırırken, diğer yandan Gazze’de on binlerce kadını öldürüyor, İsrail hapishanelerinde binlerce Filistinli kadına işkence ediyor ama yine de savaşını ‘Jin, jîyan, azadî’ yazarak süsleyebiliyor. Bu senaryoyu Amerika’nın Irak ve Afganistan işgallerinden çok iyi tanıyoruz. Bu yüzden bugün, önce kadınlar bu söyleme karşı çıkıyor; ‘Bizim özgürlüğümüz sizin ellerinizle gelmeyecek’ diyor” şeklinde açıklama yaptıklarını belirten BİV, emperyalist ve Siyonistlerin kadın özgürlüğünü saldırıları için bahane yapmalarına tepki gösterdi.
BİV’in açıklamasında, “Bugün de durum farklı değil. Elinde dünyanın bütün teknolojisini, yapay zekasını tutan, hedeflerini milimetrik hesapla vurma iddiasındaki ABD ve İsrail, İran halkının yaşam alanlarına saldırdı, en az 201 kişi hayatını kaybetti ve 747 kişi yaralandı. Hürmüzgan eyaletine bağlı Minab kentinde bir ilkokul hedef alındı, 85 kız öğrencinin katledildiği belirtiliyor. Saldırıyı canlı yayında “kadınlar için özgürlük yolu açıldı” diyerek sunan emperyalistler İran’da kadınları ve kız çocuklarını bombalıyor” dendi.
“Molla rejimi ise yıllardır kadınların bedenlerini, hayatlarını mutlak bir tahakküm altında tutuyor, sosyalist örgütlenmeleri, işçi sınıfının sendikal mücadelesini baskılıyor, Kürtlerin, Beluçların, Azerilerin, Ahvaz Araplarının haklarını gasp ediyor, tüm toplumsal muhalefeti sindirmek için ayaklanmaları kanla bastırıyor, binlerce insanı idam ediyor. Soykırımcı İsrail – ABD saldırganlığı ile molla rejimi arasındaki ikilemde kimseye özgürlük yok, biliyoruz” denilen BİV açıklamasında “Emperyalist güçler tarafından mollaların karşısında bu sefer de şahlar pazarlanırken, İran’da halkların, kadınların kendi özgürlük mücadelesinin sesi görünmez kalıyor. Biz duyuyoruz ve yüksek sesle söylüyoruz: İran halklarını hedef alan bombardıman bir an önce durmalı. Saldırıları sürdüren ABD ve İsrail’in kullanımına sunulan İncirlik ve Kürecik NATO üsleri derhal kapatılmalı. 22 yılın ardından 7-8 Temmuz’da Türkiye’de yapılması planlanan NATO zirvesi iptal edilmeli. Dünyanın her yerinde emperyalist ve siyonist saldırganlık karşısında işgale direnen halkların ve İran’lı kadınların yanındayız” ifadelerine yer verildi.
Adam-Der: Emperyalizmin saldırısına karşı İran halklarının yanındayız

Adam-Der, ABD ve İsrail’in iran’a yönelik saldırısı hakkında yayımladığı açıklamada “Bugüne değin nasıl İran İslam Cumhuriyeti’nin vahşetine karşı İran halklarının yanında olduysak, bugün de emperyalizmin saldırısına karşı İran halklarının yanındayız” dedi.
Askeri Darbeleri Asker Muhalifleri Derneği (Adam-Der) ABD ve İsrail’in İran’a yaptığı geniş kapsamlı saldırının amacının İran’a boyun eğdirmek, olabilirse parçalamak, “İran çökertilirken bölgenin jeopolitiğini yeniden düzenlemek, enerji kaynaklarını kontrol altına almak, halkların iradesini bastırmak” olduğunu savundu.
Adam-Der’in açıklamasında, “İran’da gerici molla rejiminin halklara, kadınlara ve emekçilere uyguladığı zulüm emperyalist saldırganlığa gerekçe olamaz. İran’da rejimi değiştirmek İran halklarının iradesi olmalıdır. Küresel haydutlar mazlum halkları özgürleştirmez, zenginliklerini talan eder ve yoksullaştırır; kendisine koşulsuz boyun eğen kukla rejimler kurar. Küresel haydut ABD ve bölgesel ortağı İsrail’in İran’a saldırısı sadece İran’ı değil, ülkemiz de dahil olmak üzere bütün bölge halklarını hedef almakta ve tehdit etmektedir” dendi.
Açıklamada, bu haksız savaşta Türkiye’nin hava ve deniz sahasının ABD ve İsrail uçaklarına gemilerine kapatılması, ABD ve İsrail’e verilen istihbarat desteğinin derhal sonlandırılması talepleri dile getirilirken, “Savaş ve işgal politikalarını reddediyoruz. Emek barış ve demokrasi güçleriyle birlikte, savaşa karşı barışı, emperyalizme ve militarizme karşı bağımsızlık ve demokrasiyi savunmayı sürdüreceğiz” sözlerine yer verildi.
