Derleyen: Mehmet Murat YILDIRIM,(SH)
Kürt sorununun demokratik çözümü kapsamında Türkiye Büyük Millet Meclisi bünyesinde kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun nihai raporu, komisyonda yapılan oylamada 47 kabul, 2 ret ve 1 çekimser oyla kabul edildi. Hayır oyu kullanan partilerin TİP ve EMEP olduğu, çekimser oyun ise CHP’li Türkan Elçi’den geldiği öğrenildi.
Meclis’ten yapılan açıklamada, raporun bundan sonraki süreçte atılacak adımlara istikamet çizen önemli bir başvuru metni olduğu belirtilerek, metnin bir “nihayet” değil, yeni adımların mihenk taşı olduğu vurgulandı.
Raporda öne çıkan başlıklar
Silah bırakma ve yasal çerçeve
Raporun giriş bölümünde sürecin en belirleyici aşamasının PKK’nin silah bırakması olduğu ifade edildi. Silah bırakmanın devletin güvenlik birimlerince tespit ve teyit edilmesi gerektiği belirtilirken, bunun yalnızca bir son değil, yeni bir hukuki ve siyasi çerçevenin başlangıcı olacağı kaydedildi.
PKK’nin feshi ve silahların imhası sürecinde özel bir yasal düzenlemeye ihtiyaç olduğu vurgulanan raporda, silah bırakma süreciyle birlikte toplumsal bütünleşmeyi sağlayacak, amaca özgülenmiş, müstakil ve geçici nitelikte bir yasal çerçeve önerildi.
“Geri dönüş” ve demokratik siyaset vurgusu
Silah ve şiddeti reddeden bireylerin güvenli ve adil biçimde topluma dönüşünü düzenleyecek bir yasanın, demokratik siyaset zeminini güçlendirecek ölçüde kapsayıcı olması gerektiği ifade edildi. Sürecin tümüyle hukuki ve siyasi zemine çekilmesi temel hedef olarak gösterildi.
AİHM ve AYM içtihatları
Raporda infaz mevzuatının, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve Anayasa Mahkemesi içtihatları doğrultusunda yeniden gözden geçirilmesi önerildi. Özellikle hasta ve yaşlı tutuklular bakımından infaz ertelemesi uygulamasının yaşam hakkı çerçevesinde yeniden değerlendirilmesi gerektiği belirtildi.
Tutuksuz yargılamanın esas olması gerektiğine dikkat çekilen raporda, hukukun evrensel ilkelerine uyum vurgusu yapıldı.
Kayyım düzenlemesi ve yerel yönetimler
Belediye başkanlarının görevden alınması durumunda kayyım atanması yerine, seçimle gelen belediye meclisinin kendi içinden yeni başkan seçmesi gerektiği önerildi.
Ayrıca sürecin sağlıklı yürütülmesi için yürütme içinde bir izleme ve raporlama mekanizması kurulması tavsiye edildi.
DEM Parti’den şerh: “Terör kavramı uzlaşıya zarar veriyor”
DEM Parti, rapora kapsamlı bir şerh düştü. Şerhte, “terörsüz Türkiye süreci”, “terör örgütü” ve “terör belası” gibi kavramların kullanılmasına itiraz edildi. Kürt meselesinin “terör” kavramıyla tanımlanamayacağı belirtilerek, meselenin tarihsel, siyasal ve toplumsal boyutları olan bir hak ve özgürlükler sorunu olduğu ifade edildi.
DEM Parti, sürecin adının “Terörsüz Türkiye” yerine “Barış ve Demokratik Toplum Süreci” ya da “Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi süreci” olarak tanımlanması gerektiğini savundu.
Şerhte ayrıca anadil hakkına özel vurgu yapılarak, başta Kürtçe olmak üzere anadile yönelik tüm kısıtlayıcı düzenlemelerin kaldırılması istendi.
Öcalan ne dedi?
DEM Parti İmralı Heyeti, 16 Şubat 2026’da İmralı’da Abdullah Öcalan ile yaklaşık üç buçuk saat süren bir görüşme gerçekleştirdiğini açıkladı.
Öcalan’ın değerlendirmelerinde, sürecin “şiddet ve ayrışma siyasetinden demokratik siyaset ve entegrasyona geçiş” anlamına geldiği belirtildi. Komisyon raporunun toplumsal gerçeklerle uyumlu olması gerektiğini ifade eden Öcalan, “terörü tasfiye mantığıyla” yaklaşan bir siyasetin çözüm üretmeyeceğini savundu.
Vatandaşlık tanımına da değinen Öcalan, “anayasal vatandaşlık” yerine “özgür yurttaşlık” kavramını tercih ettiğini belirterek, etnik kimlik, inanç ve düşünce farkı gözetilmeksizin herkesin devlete eşit yurttaşlık bağıyla bağlı olması gerektiğini söyledi.
Yerel demokrasi vurgusu yapan Öcalan, bunun ayrı bir devlet anlamına gelmediğini, demokratik bütünleşmenin bir unsuru olduğunu kaydetti.
AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan ne dedi?
Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı’nda 81 ilin valileriyle yaptığı toplantıda komisyon raporuna ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan, raporu “yol haritası niteliğinde önemli bir kazanım” olarak nitelendirerek, sürecin yasal boyutunun Meclis’te ele alınacağını söyledi. Silah bıraktığını ilan eden örgütün tamamen tasfiyesi için bazı adımlar atılacağını belirten Erdoğan, “Önce Terörsüz Türkiye’yi, ardından terörsüz bölgeyi hayata geçireceğiz” dedi.
Sürecin 16 aydır hassasiyetle yürütüldüğünü ifade eden Erdoğan, özellikle sınır illerindeki valilere “provokasyonlara karşı dikkatli olunması” çağrısı yaptı. Suriye’nin kuzeyindeki gelişmelere de değinen Erdoğan, oradaki sorunun çözülmesiyle Türkiye’nin önünün daha da açılacağını söyledi.
Yeni anayasa tartışması
Meclis açıklamasında, yeni anayasa hazırlamanın komisyonun görev alanında olmadığı ancak Türkiye açısından ertelenmemesi gereken ortak bir sorumluluk olduğu belirtildi. Daha demokratik, sivil ve kapsayıcı bir anayasa ihtiyacı vurgulandı.
